İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/596 E. 2025/771 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/596
Karar No
2025/771
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/596 Esas KARAR NO : 2025/771 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/10/2024 KARAR TARİHİ : 22/10/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketin perakende ticaret alanında iştigal ettiğini, üretim sektöründe hatırı sayılı şirketlerden olduğunu, davacı şirket tarafından davalıya bir takım mallar satıldığını, bu satıma istinaden ... numaralı 22.12.2023 tarihli 05.02.2024 vadeli fatura tanzim edildiğini, Davalı yan ile yapılan görüşmelerin neticesiz kaldığını, fatura bedelinin ödenmemesi üzerine işbu faturaya istinaden .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... E. Sayılı icra dosyasından davalı aleyhine ilamsız icra takibine girişildiğini, davalı borçlu tarafından işbu takibe haksız ve mesnetsiz bir şekilde itiraz edildiğini, bu itiraz neticesinde icra takibinin durdurulduğunu, icra takibinin durması üzerine ticari alacaklarda dava şartı olan arabuluculuk başvurusunun taraflarınca yapıldığını, İstanbul Arabuluculuk Bürosu 2024/... Arabuluculuk numaralı başvurularının da 13.08.2024 tarihinde davalı yan ile yapılan görüşmelerin olumsuz sonuçlandığını, bu nedenlerle davanın kabulüne, davalı tarafından .... İcra Müdürli 2024/... Esas sayılı dosyasına yapılan haksız ve kötü niyetli itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava ettiği görüldü. CEVAP : Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşıldı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, fatura alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Dava dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir. Dosyamıza getirtilen .... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine toplam 30.119,33-TL üzerinden icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, buna göre davanın, İİK.67.maddesinde yazılı 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. İddia ve toplanan deliller kapsamında tarafların ticari defter ve kayıtları incelenmek suretiyle bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş ve bilirkişi sunmuş olduğu 17/08/2025 tarihli raporunda özetle; ".... Davacı şirket ilgilisi tarafından inceleme günü davacı şirketin 2023 yılına ait sadece yevmiye defteri ibraz edilmiştir. Sunulan yevmiye defterinin noter açılış sayfası yerinde olmadığından görülememiştir. Bu nedenle açılış tasdikinin hangi noterde ve hangi tarihte onaylandığı bilinmemekte olup, defterin diğer sayfalarından sadece yevmiye no.sunun ... olduğu görülmüştür. Ayrıca 17.05.2025 Perşembe günü yani inceleme gününden bir gün önce yazıldığı anlaşılan defterin kapaş tasdikinin de 28.06.2024 olması da anlaşılamamıştır. İnceleme günü 2023 yılına ait defter-i kebir ve envanter defterleri de sunulmamıştır. Davalı şirketin 2024 yılında e-defter olması nedeni ile bu kayıtlar için bir adet USB bellek dosyaya ibraz edilmiştir Bellek incelendiğinde 2024 yılı Eylül sonuna kadar ilk 9 ayın yevmiye defteri ile defter-i kebir beratlarının olduğu görülmüştür. 2024 yılı Ocak ayı açılış beratlarının yasal süresinde olduğu anlaşılmışsa da aralık ayı kapanış beratları olmadığından süre konusunda tespit yapılamamıştır. Diğer yandan 18.04.2025 inceleme günü henüz Aralık ayı beratlarının verilme süresi de devam ettiğinden bu hususun eksik verildiği düşünülmemektedir. Sunulan USB içinde sadece berat belgeleri olmakla beraber yevmiye defteri ile defter-i kebir kayıtları bulunmamaktadır. Bir başka deyişle 2024 yılı muhasebe kayıtları üzerinde tespit yapılamamıştır. Ancak mevzuatımız gereği elektronik ortamda tutulmayan 2024 yılı envanter defteride ibraz edilmemiştir. Açıklanan gerekçeler ile davacı şirketin ticari defterlerinden 2024 yılı ocak ayı yevmiye defterinin kapanış tasdikinin ve 2024 yılı Ocak ayı yevmiye defteri ile defter-i kebir beratlarının yasal süresinde yapıldığı anlaşıldığından sahibi lehine delil olma vasfı Sayın Mahkemenin takdirlerine bırakılmıştır. Neticede davacı şirketin sadece 2023 yılı yevmiye defteri kayıtları görülebilmiştir. -09.05.2024 tarihinde davacı şirket tarafından davalı şirket aleyhine İlamsız Takipte Ödeme Emri yolu ile takip başlatıldığı, -Davacı şirket tarafından davalı şirkete 22.12.2023 tarih ve ... no.lu ve 26.805,70 TL bedelli satış faturası düzenlendiği, işbu faturanın huzurdaki davaya ve icra takip talebine konu edildiği, -Davacı şirketin 2023 yılı kapanış bilançosunda işbu faturadan dolayı davalı şirketten 26.805,70 TL alacaklı olduğu, -Fatura üzerinde son ödeme tarihinin 05.02.2024 olarak belirlendiği, -Davacı şirket tarafından 2024 yılı ticari defterleri ibraz edilmediğinden davacının davalıdan icra takip talebinde bulunduğu 26.805,70 TL bedelin icra ve dava tarihi itibariyle belirlenmesinin mümkün olmadığı, -İcra takip talebinde 3.313,63 TL takip öncesi faiz talep edildiği, dava esas değeri içinde işbu tutarında dahil edildiği, o halde bu faizin denetlenmesi gerektiği, -05.02.2024 tarihli vade ile 09.05.2024 icra takip tarihi arasında ki gün sayısı 94 gün, icra takip talebinde talep edilen temerrüt faiz oranının 2024 yılında 96 48 olduğu, buna göre; -26.805,70 TL X 94 X 48/3650=3.313,63 TL olduğu, ödeme emrinde talep edilen işlemiş faiz tutarının hesaben doğru olduğu, -Dava esas değerinin 26.805,70 TL ana para + 3.313,63 TL=30.119,33 TL olduğu," şeklinde görüş bildirilmiştir. Davacı şirket tarafından 2024 yılı ticari defterleri ibraz edilmediğinden davacının davalıdan icra takip talebinde bulunduğu 26.805,70 TL bedelin icra ve dava tarihi itibariyle belirlenmesinin mümkün Olmadığı," şeklinde tespit yapılmıştır. Bu kapsamda somut olaya bakıldığında; bilindiği üzere tek başına fatura düzenlenmesi veya cari hesap ekstresi alacağın ispatı için yeterli değildir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesi uyarınca ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması ile diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması, diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Ek cümle: 22/7/2020-7251/23 md.) veya defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Türk Medeni Kanunu'nun 6.maddesi hükmü uyarınca; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan herbiri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. HMK'nın 190.maddesinde de; ispat yükünün kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu vurgulanmıştır. Yukarıda ayrıntılarına yer verilen ve dosya kapsamına göre denetime elverişli bulunan bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere, mahkememizce verilen ihtaratlı kesin süreye rağmen davacı tarafça davalı ile ticari ilişki dönemine dair tüm defter ve kayıtların sunulmadığı anlaşılmaktadır. Mahkememizce defter ve kayıt incelemesine ilişkin verilen ara karar ihtarında verilen inceleme gününde ibraz etmemenin hukuki sonuçlarının açıkça ihtar edilmiş olmasına rağmen davacı tarafça defter ve kayıtların inceleme gününde eksiksiz olarak ibraz edilmediği, ispat yükü kendisinde olan davacının alacağı ispata elverişli tüm delillerini sunması gerektiği gerçeği karşısında ispat külfetinin yerine getirilmemiş olduğu anlaşılmakla ispatlanamayan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gerekli 615,40-TL karar ve ilam harcından 427,60-TL peşin harcın mahsubu ile geriye kalan 187,80-TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üstünde bırakılmasına 5-Karar kesinleştiğinde artan gider avansının ilgili tarafa iadesine, 6-3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/10/2025 Katip ... E-imzalıdır Hakim ... E-imzalıdır

Atıf: İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/596, K. 2025/771, T. 22.10.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-12-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-596-e-2025-771-k-b2163911bdf8