İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/445 E. 2024/633 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/445
- Karar No
- 2024/633
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2023/445 Esas KARAR NO :2024/633 DAVA:İtirazın İptali (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:05/07/2023 KARAR TARİHİ:12/07/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .... İcra Müdürlüğünde ... Esas sayılı ilamsız icra takibine davalının 31.05.2023 tarihinde itiraz ettiğini, müvekkili ile davalı arasında 07.12.2022 tarihinde hisse devri ön sözleşmesi düzenlendiğini, davalı .... Ltd. Şti'yi tüm hisseleriyle birlikte devredeceğini ve ... No'lu Dük. .../İstanbul adresinde bulunan ...'ın işletmesini de devredeceğini, ön sözleşmeye istinaden müvekkilinin davalıya 900.000,00-TL ödeme yaptığını, davalının sözleşmesinin sonuna 900.000,00-TL'yi müvekkilinden aldığını kendi el yazısı ile ikrar ettiğini, iş yeri sahibi ile davalının arasında kira sözleşmesi olmadığını bu nedenle işyerinin kiracılık hakkının hisseler ile birlikte devrinin mümkün olmadığının anlaşıldığını, müvekkilinin yukarıda belirtilen meblağı davalıya adi yazılı sözleşme ile ödediğini, devir için ödediği meblağı davalıdan geri istediğini, davalının, müvekkiline 150.000,00-TL ödediğini, sözleşmenin TTK 595. Maddesine uygun yapılmadığını, bu nedenlerle davalının borca yeter tutarda menkul, gayrimenkul ve 3. Şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine, davanın kabulü ile itirazın iptaline ve takibin devamına, alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek ticari faizle ödenmesine, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil ile davacı arasında imzalanan sözleşme akabinde müvekkil, sözleşmeye konu restoranı işletmesi için davacıya fiilen devretmiştir. Davacı birkaç ay restoranı işletmiş ve kullanmaya devam etmiştir. Bu süre zarfında davacı, sözleşmedeki taahhüdü uyarınca peyderpey müvekkile ödemede bulunmuştur fakat sözleşmedeki taahhüdü uyarınca ödemeyi tamamlamamıştır. Akabinde davacı, restoranı birkaç ay işlettikten sonra terk etmiş ve bu durumdan müvekkili haberdar etmemiştir. Davacı, restoranı işlettiği süre boyunca da kira giderlerini, elektrik, su vd. herhangi bir gideri ödememiştir. Bu nedenle müvekkil oluşan tüm bu giderlere katlanmak zorunda kalmış, işletme gelirinden de mahrum olmuştur Davacı, fiilen sürdürdüğü işletme sonucunda sözleşmeye aykırı hareket ederek, işletmeyi terk etmiştir. Müvekkil, hisse devrini gerçekleştirmek istemesine rağmen davacı, hisseleri devralmaktan vazgeçtiğinden müvekkil, üzerine düşen yükümlülüğü davacının kusurundan kaynaklı nedenlerle tam anlamıyla yerine getirememiştir. Hisselerin devredilememesinde müvekkilin kusuru bulunmamakta olup davacının sözleşmeye aykırı kusurlu davranışları ifayı engellemiştir. Aynı zamanda davacı, taahhüt ettiği bedeli tam olarak ödememiştir.vacı, dava dilekçesinde sözleşmenin şekle aykırılıktan geçersiz olduğunu ileri sürmektedir. Davacının bu iddiası TMK m.2 uyarınca dürüstlük kuralına aykırılık teşkil etmektedir. Taraflar arasındaki sözleşme geçersiz değildir. Davacı geçerli olan işbu sözleşmeyi feshettiğine dair müvekkile herhangi bir yazılı bildirimde bulunmamış, müvekkil temerrüde düşmemiştir. Bu nedenle davacının sözleşmeyi geçersiz kabul ederek ödediği bedeli istemesi hukuken mümkün değildir. Hali hazırda sözleşme ayaktadır. Yukarıda arz ve izah ettiğimiz ve sayın mahkemece resen göz önünde bulundurulacak sebepler ile birlikte; Fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydıyla; davanın görev ve yetki yönünden reddine, davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına, karar verilmesini DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, adi yazılı limited şirket hisse devir sözleşmesi uyarınca ödenen bedelin iadesi amacıyla davalı aleyhine yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir. Davacı vekili tarafından davacı ile davalı arasında 07.12.2022 tarihinde hisse devri ön sözleşmesi düzenlendiği, davalı .... Ltd. Şti'yi tüm hisseleriyle birlikte devredeceği ve ... No'lu Dük. .../İstanbul adresinde bulunan ...'ın işletmesini de devredeceği, ön sözleşmeye istinaden davacının davalıya 900.000,00-TL ödeme yaptığı, davalının sözleşmesinin sonuna 900.000,00-TL'yi müvekkilinden aldığını kendi el yazısı ile ikrar ettiğini, iş yeri sahibi ile davalının arasında kira sözleşmesi olmadığını bu nedenle işyerinin kiracılık hakkının hisseler ile birlikte devrinin mümkün olmadığının anlaşıldığını, müvekkilinin yukarıda belirtilen meblağı davalıya adi yazılı sözleşme ile ödediğini, devir için ödediği meblağı davalıdan geri istediğini, davalının, müvekkiline 150.000,00-TL'yi iade ettiği, sözleşmenin TTK 595. Maddesine uygun yapılmadığını, bu nedenlerle bakiye bedelin iadesi için takip yapıldığı ileri sürülerek davanın kabulü ile itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesinin talep edildiği, davalı vekili tarafından ise, davalının hisse devrini gerçekleştirmek istemesine rağmen davacının hisseleri devralmaktan vazgeçtiğinden davalının üzerine düşen yükümlülüğü davacının kusurundan kaynaklı nedenlerle tam anlamıyla yerine getiremediği, hisselerin devredilememesinde müvekkilinin kusurunun bulunmadığı, davacının sözleşmeye aykırı kusurlu davranışları ile ifayı engellemiş olması sebebiyle ödediği bedelin iadesinin talep edilemeyeceği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir. Dosyamıza getirtilen .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 800.000,00-TL asıl alacak ve 24.283,33 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 824.283,33-TL üzerinden icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, buna göre davanın, İİK.67.maddesinde yazılı 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizce dava konusu adi yazılı hisse devir sözleşmesi aslının sunulması için verilen ihtaratlı kesin sürede davacı vekili tarafından hisse devir sözleşmesi aslının sunulduğu, mahkememiz kasasına alındığı, incelenmesinde; sözleşmenin "hisse devrine ilişkin ön sözleşme" başlığı ile adi yazılı şekilde düzenlendiği, sözleşmede hisse devir bedelinin 1.000.000,00 TL olarak belirlendiği, davacının devir alan, davalının ise devir eden olduğu, sözleşme konusunun dava dışı .... Ltd. Şti.'nin tüm hisselerinin devri olduğu, sözleşmenin her iki tarafçada imzalanmış olduğu, imzaların alt kısmında ise; el yazısı ile "bu sözleşme gereği; 8 şubat 2023 tarihinde toplam 900.000 TL ödeme yapılmıştır." ifadesinin bulunduğu ve söz konusu ifadenin altında davalı ...'nun yine el yazısı ile isim ve ıslak imzasının bulunduğu görülmüştür. Davacı tarafça sunulan ödeme dekontlarının teyitleri amacıyla bankalara yazılan müzekkerelere yanıt verildiği incelenmesinde beyan edilen ödemelerin yapılmış olduğu görülmüştür. Mahkememizce 10/07/2024 tarihli celsede sözleşme aslı huzurda bulunan davalı vekiline gösterilmiş ve sözleşme aslına ilişkin davalı vekilinin alınan beyanında aynen; " Sözleşmeye bir diyeceğimiz yoktur" şeklinde beyanda bulunulmuştur. Mahkememizce aynı celsede; "Davacı vekiline dava konusu takibin 800.000,00 TL asıl alacak ve 24.283,33 TL işlemiş faiz olmak üzere 824.283,33 TL alacak üzerinden yapılmış olmasına karşın davanın 750.000,00 TL üzerinden açıldığı, ancak netice-i talep kısmında takibe yapılan itirazın iptali ve takibin devamının talep edildiği, bu haliyle netice-i talebin dava değerinin açık olmadığı anlaşılmakla netice-i talebin dava değeri üzerinden açıklanması ve takibin bir kısmı yönünden itirazın iptali talep ediliyor ise bunun açıkça belirtilmesi hususunda bir sonraki celseye kadar kesin süre verilmesine, aksi halde dosyanın mevcut durumuna değerlendirme yapılacağı hususunun davacı vekiline ihtarına (ihtar edildi)" şeklinde ara karar kurulduğu, ara karar ereğince davacı vekili tarafından sunulan beyan dilekçesi ile; "Davalı borçluya karşı her ne kadar, 800.000,00 TL asıl alacak ve 24.283,33 TL takip tarihine kadar işlemiş ticari temerrüt faizi olmak üzere toplamda, 824.283,33 TL üzerinden icra takibi başlatmış olsak da, dava dilekçemizde de belirttiğimiz üzere, iade edilen 150.000,00 TL hesaba katıldığında, ana para alacağımızın 750.000,00 TL olduğu ve ana paraya temerrüt tarihi 08.02.2023'ten icra takibini başlattığımız 12.05.2023 tarihine kadar işlemiş ticari temerrüt faizi 23.178,08 TL'de eklendiğinde toplamda 773.178,08 TL'lik kısmı üzerinden itirazın iptalini ve icra takibinin devamını talep etmekteyiz." şeklinde beyanda bulunulduğu anlaşılmıştır. Bu kapsamda somut olaya bakıldığında; taraflar arasında dava dışı limited şirketin hisselerinin devri hususunda adi yazılı hisse devir sözleşmesinin akdedildiği, sözleşmenin Türk Ticaret Kanunu'nun 595. maddesinde belirtilen usule uygun yapılmadığı netice olarak da dosyaya celbedilen ticaret sicil kayıtlarına göre davacıya devredilen hisse olmadığı dolayısı ile davacının geçersiz sözleşmeye dayalı olarak ödenen bedelin sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince iadesini isteme hakkı bulunduğu tartışmasızdır. Dosya kapsamında bulunan adi yazılı hisse devir sözleşmesinde davalı tarafın devir eden sıfatı ile sözleşme gereği 900.000,00 TL bedeli aldığı kendi yazılı beyanı ile ikrar edilmiş olup, davalı tarafça sözleşmenin ve sözleşme altındaki imzaların inkar edilmediği açıktır. Davacı tarafa 150.000,00 TL'nin iade edildiğinin her iki tarafın da kabulünde olduğu, ödenen 900.000,00 TL'den iade edilen 150.000,00 TL'nin mahsubu sonunda davacının 750.000,00 TL bakiye bedel alacağı bulunduğu takibin asıl alacak bakımından bu miktar üzerinden yerinde olduğu anlaşılmıştır. Her ne kadar takip 800.000,00 TL asıl alacak üzerinden yapılmış ve fazladan talep edilen 50.000,00 TL yönünden takibin yerinde olmadığı görülmüş ise de, yukarıda ayrıntılarına yer verilen mahkememizce dava değeri bakımından netice-i talebin açıkça beyan edilmesi yönündeki ihtaratlı ara karar gereğince sunulan beyan dilekçesi ile; davadaki talebin 750.0000,00 TL asıl alacak üzerinden olduğunun belirtildiği gözetildiğinde davanın asıl alacak talebi bakımından kabulü gerektiği anlaşılmıştır. Ancak ödenmeyen bakiye miktar bakımından temerrüt ihtarı bulunmadığı bu sebeple işlemiş faiz talebinde bulunulamayacağı gözetilerek işlemiş faiz talebi bakımından takibe yapılan itirazın iptali isteminin reddi gerekmiş olup davanın kısmen kabulü ile; davalı tarafından .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın kısmen iptaline, takibin 750.000,00-TL asıl alacak üzerinden aynen devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 750.000,00 TL asıl alacak yönünden alacağın likit olduğu gözetilerek alacağın %20'si oranında hesap olunan 150.000,00-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; davalı tarafından .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın KISMEN İPTALİNE, takibin 750.000,00-TL asıl alacak üzerinden aynen devamına, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 2-Alacağın %20'si oranında hesap olunan 150.000,00-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gerekli 51.232,50-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 9.082,53-TL harcın mahsubu ile geriye kalan 42.149,97-TL eksik harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafça başlangıçta yapılan 9.288,03-TL gider ile yargılama aşamasında yapılan 66,00-TL olmak üzere toplam 9.354,03-TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 8.510,29-TL yargılama gideri ve peşin yatan harç gideri 9.082,53-TL'nin toplamı olan 17.592,82-TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, geriye kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, 6-Mahkememizin 1875 numaralı kasasında bulunan, "hisse devrine ilişkin ön sözleşme" başlıklı adi yazılı sözleşme aslının kararın kesinleşmesiyle birlikte sözleşme aslını dosyaya sunan davacı vekiline iadesine, 7-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 111.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 8-Davalı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/07/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır