İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/236 E. 2024/428 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/236
Karar No
2024/428
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2023/236 Esas KARAR NO :2024/428 DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:05/04/2023 KARAR TARİHİ:22/05/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı firma ile davacı firma arasında 12.08.2021 tarihli satış sözleşmesine istinaden fiber lazer kesim makinası model ... satışının yapıldığını, bu satışa istinaden makinenin servis ve bakım hizmeti davacı firma tarafından verildiğini, verilen servis ve bakım hizmetine rağmen davalının ticari hesap ekstresinden kaynaklanan borçlarını ödemediğini. cihaz hakkında gerçek dışı arızalar uydurarak makine ayarlarıyla oynayarak, makinenin çalışması için uygun koşulları sağlamayarak davacı firmadan haksız kazanç elde etmeye çalıştığını, bu nedenle davalı firmanın.... Noterliğinden 23.01.2023 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarname keşide ettiğini, davacı firmadan lazer kesim makinesinin iade alınmasını 130.980.00-USD tutarın faiziyle ödenmesini talep ettiğini, talebinin hiçbir haklı ve hukuki geçerliliği bulunmadığından söz konusu haksız taleplere ilişkin olarak .... Noterliği 01.02.2023 tarih ... yevmiye numarasıyla haksız taleplere itiraz edildiğini, verilen servis ve bakım hizmet bedelini ödemeyen davalı/borçlunun firma aleyhine ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasıyla 13.02.2023 tarihinde 120.,973,00 TL bedelli ilamsız icra takibine başlandığını, davalı tarafından borca, faize, yetkiye itiraz edildiğini, davalının her ne kadar borca itiraz etmişse de 24.02.2023 tarihinde borcun 24.161,79 TL'sini haricen davacı firmanın banka hesabına ödediğini, ancak borcunu kabul ettiği tutara ilişkin harç ve icra vekalet ücretlerini ödemediğini, yapılan itiraza ilişkin olarak arabuluculuk müzakerelerinin sonuçsuz kaldığını, davalının haricen yaptığı ödemeler neticesinde ticari hesaptan kaynaklanan bakiye borcunun dava tarihi itibariyle 84.060,21 TL olduğunu, bu nedenlerle ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasında ödenmeyen 84.060,21 TL yönünden itirazın iptaline karar verilmesine, bu tutar yönünden icra inkar tazminatına hükmedilmesine, takipten sonra davadan önce haricen ödenen 24.161,79 TL için ödenmeyen icra vekalet ücretinin harç ve masraflarının da hüküm altına alınmasını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava ettiği görüldü. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... marka ... kw 2021 Model ... GTİP no.lu Fiber Lazer Kesim Makinesinin ... A.Ş. ... Şubesi tarafından davalıya 15.09.2021 tarihli leasıng sözleşmesi ile kiralandığını, davacı ile davalı arasında ayrıca 12.08.2021 tarihinde işbu makineye ilişkin olarak Satış Sözleşmesi başlıklı sözleşme imzalandığını, Davacı ile davalı arasında imza edilen işbu sözleşmenin 9. Maddesine göre; “Satıcı, sözleşme konusu makine/ekipman sağlam eksiksiz siparişte belirtilen niteliklere uygun ve varsa garanti belgeleri ve kullanım kılavuzları ile teslim edilmesinden sorumludur.” denilerek makinen sorunsuz çalışmasından eksiksiz ve sağlam olmasından ...'in sorumlu olduğunun açıkça hüküm altına alındığını, söz konusu lazer kesim makinesinin davalı firmaya teslim edildiği ilk günden beri davalı tarafından üzerine düşen yükümlüklerin yerine getirilmesine rağmen muhtelif tarihlerde arızalandığını, bu arızalar sebebiyle defalarca kez yetkili servise başvurulmasına ve parça değişimi yapılmasına rağmen kalıcı bir çözüm sağlanamadığını, bu arızalardan bazılarının servo motor hatası, tabla ve switch hatası, sensör alarmı, cam kararması. kafa takılma, çapaklı kesim, aşırı yağlanma, körüklerden yağ gelmesi, nozzle uç dokunma hatası, yeterli olmayan düşük kesim hızı, hava kesme ve cam kirletme, çapraz kesim sorunu, (makinede 90X90 kesilen düz bir parçada 7 mm fark meydana geldiğini) optiklerin kısa sürede yanması gibi olduğunu, bu kapsamda söz konusu lazer kesim makinesinin kronik olarak arızalanması sebebiyle ...'e defaten ayıp bildirimi ve arızanın düzeltilmesine ilişkin talep mailleri gönderildiğini, ne varki vefa ilkesine riayet etmeksizin ve hukuka ve dürüstlük kurallarına aykırı şekilde sözleşmede makinenin sorunsuz çalışması eksiksiz ve sağlam olması konusunda taahhüt edilen edimin tüm uyarı ve bildirimlere rağmen ısrarla yerine getirilmediğini bu sebeple ... ...'ta bulunan fabrikada işlerin dahi durduğunu ve bu suretle davalının zarara uğramasına sebebiyet verdiğini, davalının, devamlı olarak kusur arz eden ayıplı malın iadesi için 23.01.2023 tarihinde davalı yana malın ayıplı olması, sözleşmeden dönülmesi ve dava konusu malın iadesi için davacı tarafa ihtarname gönderildiğini, bir dönüş alınamadığından söz konusu ayıplı malın arızanın tespiti için 13.02.2023 tarihinde ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... D. İş sayılı dosyasında delil tespiti dosyası ikame edildiğini, 18.04.2023 tarihli raporda eksik incelemeler olduğunu ve rapora itiraz edildiğini, ek raporun temini için sürecin devam ettiğini, davalının sürecin başından itibaren makine kullanımında ve muhafazasında azami gayret gösterdiğini ve davacı ile sorunların çözümü için devamlı irtibat halinde olduğunu, ancak davacının basiretli tacir ilkesine aykırı davranarak ayıplı malın bedelini iade etmediği gibi aynı zamanda makinede yer alan ayıpları gidermediği halde fahiş bir servis ücretini haksız şekilde talep ettiğini, 130.980,00 USD tutarında garanti kapsamında bir makine satışı gerçekleştiren davacının malın aktif kullanımını kati surette defalarca engelleyen kusurların hiçbirine çözüm getirmediğini, ayıplı malın iadesinden haksız ve hukuka aykırı bir şekilde kaçındığını, çözüm getirmediği servislerin de iadesini haksız bir şekilde talep etmek adına icra takibi başlattığını, icra takibine itiraz etmeleri üzerine de işbu davayı ikame ettiğini, bu nedenlerle davanın reddine, davacının %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep ettiği görüldü. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, satım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhine yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Dava dilekçesi, süresinde sunulmamış olan cevap dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir. Dosyamıza getirtilen ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine toplam 120.973,00 TL üzerinden icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, buna göre davanın, İİK.67.maddesinde yazılı 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. İddia ve toplanan deliller kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş ve bilirkişi sunmuş olduğu 17/01/2024 tarihli raporunda özetle; "Davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarma göre; İcra takip tarihi itibariyle davacının davalıdan ticari defterlerine göre talep edildiği gibi 120.973,00 TL değil 108.222.02 TL alacaklı olduğu, Dava tarihi itibariyle davacının davalıdan ticari defterlerine göre talep edildiği gibi 84.059.21 TL değil 84.060,23 TL alacaklı olduğu. İcra takip talebinde takip öncesi işlemiş faiz talep edilmediği takip tarihinden tahsil tarihine kadar itibaren istenilen 4 10,75 ticari faiz oranının icra takip tarihindeki TCMB verileri ile uyumlu olduğu. Davacı tarafından talep edilen kısmi ödemeye ilişkin gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere icra dosyasına kısmi ödeme değil uyuşmazlık konusu edilemeyen cari hesaba ait ödeme olduğunun kabulü ile hesaplama yapılamayacağı. Davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarında tespit yapma olanağı olmadığı, hususları tespit edilmiştir. " şeklinde görüş bildirdiği görülmüştür. Bu kapsamda somut olaya bakıldığında; taraflar arasında satış akdi gereğince davacı tarafça satım bedeline ilişkin cari hesap toplam alacağına ilişkin davalı aleyhine takip yapıldığı, davalının takibe itirazı üzerine duran takibe devam edilebilmesi amacıyla itirazın iptali istemli işbu davanın açıldığı, davacının ticari defter ve kayıtlarının iddia ve savunma kapsamında incelendiği, davalının ticari ilişki dönemine ait defterlerinin tamamını usulüne uygun sunmadığı anlaşılmaktadır. Yukarıda ayrıntılarına yer verilen ve dosya kapsamına göre denetime elverişli bulunan bilirkişi raporunda davacının usulüne uygun tutulmuş ve lehine delil olma vasfına haiz olan ticari defter ve kayıtlarına göre davacının davalıdan dava konusu yapılan miktar itibariyle alacaklı olduğu tespit edilmiştir. 'İki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri Yasa'da belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'ndaki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır.' ... BAM 5. HD 2022/588E 2022/1020K Somut olayda tarafların arasında akdedilen satış sözleşmesinden kaynaklı davacının davalıdan alacaklı olduğunun iddia edildiği, davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmesinde davacının davalıdan alacaklı olduğu, davalının ihtaratlı kesin süre verilmesine rağmen dava konusu döneme ait tüm ticari defterlerini usulüne uygun ve eksiksiz olarak sunmaktan kaçındığı, davalı tarafça cevap dilekçesinde her ne kadar ayıp itirazında bulunulmuş ise de, cevap dilekçesinin yasal süresi içerisinde sunulmamış olması sebebiyle yalnızca inkar kapsamında değerlendirme yapılabileceği gözetilerek ayıp savunmasına itibar etme olanağı bulunmamıştır. Bu hali ile HMK m.222 uyarınca davacının ticari defter ve kayıtlarının esas alınması gerektiği, davacının defter ve kayıtlarına göre de davacının davalıdan takip tarihi itibari ile dava değeri olan 84.059,21 TL alacaklı olduğu dolayısı ile takibin dava ile talep edilen miktar yönünden yerinde olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne ve ayıp savunması her ne kadar süresinde sunulmamış cevap dilekçesi sebebiyle dikkate alınmamış ise de takip tarihi itibari ile alacağın likit olduğu sonucuna varılamadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesisi edilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; ... İcra Dairesi ... Esas sayılı icra takibinin davalı tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 84.059,21 TL üzerinden aynen devamına, 2-Şartları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine, 3-Alınması gerekli 5.742,08-TL karar ve ilam harcından 830,66-TL peşin harcın mahsubu ile geriye kalan 4.911,42-TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafça başlangıçta yapılan 1.036,16 -TL yargılama gideri ile yargılama aşamasında yapılan 2.810,00-TL masraf olmak üzere toplam 3.846,16‬-TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 5-Gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, 6-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 7-3.120,00-TL Arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/05/2024 Katip ... E-İmzalıdır Hakim ... E-İmzalıdır

Atıf: İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/236, K. 2024/428, T. 22.05.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-12-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-236-e-2024-428-k-278bd443431e