İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/333 E. 2024/997 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/333
- Karar No
- 2024/997
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2019/333 Esas KARAR NO :2024/997 DAVA:Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:31/05/2019 KARAR TARİHİ:17/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde: 17/02/... tarihinde, saat 18:31 sıralarında ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... Caddesi, ... Bulvarı kesişimine yakın mesafede ... Kavşağı olarak bilinen trafik lambalarının bulunduğu yerde, askeri ve sivil servis araçlarının kırmızı ışıkta bekledikleri sırada, bomba yüklü ... plakalı ... marka aracın patlatılması sonucu 29 kişi hayatını kaybetttiğini, 87 kişinin de yaralandığını, birçok araç ve binanın da zarar gördüğü bu terör eylemi neticesinde müvekkili ... da ağır yaralandığını, müvekkili 17/02/... tarihinde, ... Merkez Komutanlığına bağlı ... ... er olarak görev yapmaktayken söz konusu bombalı eylem sonucu ağır bir şekilde yaralandığını, 143 no.lu serviste muhafaza görevlisi olduğunu ve servisin ön tarafında oturduğunu, servis hareket ettikten kısa bir süre sonra bir patlama olduğunu, patlamanın etkisiyle aracın dışına fırladığını, yerden kalkmaya çalıştığını, fakat ayaklarının tutmadığını ve yüzünden kan geldiğini, o sırada bayıldığını, bilinci kapalı bir şekilde ambulans ile ... ... Hastanesi'ne götürüldüğünün belirtildiğini, müvekkili söz konusu terör eyleminde hayatta kalan tek vatandaş olduğunu, askeri servis aracındaki herkes vefat ettiğini, müvekkilinin ağır yaralanarak sağ kurtulduğunu, müvekkili hakkında ... ... Hastanesi tarafından düzenlenen 17/02/... tarih ve 37709 sayılı geçici adli raporda müvekkilin sol kulak parçalı laserasyon (dokunun kesintiye uğrayarak yırtılması), frontal bölgede sol üst köşede 1 cm'lik laserasyon, sol tibiadan (kaval kemiği) ayak bileğine uzanan şekil bozukluğu olduğu bildirildiğini, ... ... Hastanesince düzenlenen 01/11/... tarih ve .../20 sayılı adli rapora göre; basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek, saptanan kırığın hayat fonksiyonlarını derecede etkileyecek nitelikte olduğunun tespit edildiğini, ... ... ... ... Komutanlığınca düzenlenen 30/03/... tarihli üç uzman tabip imzalı sağlık raporunda ise müvekkilinin 22/02/... tarihinde hastaneye giriş yaptığı klinik, laboratuvar ve röntgen bulgularında "5 gün önceki patlama sonrası sol kalkaneus kırığı (tarsal kemiklerin en büyüğü ve ayağın en büyük kemiğidir) gelişen, ... hastanesinde ilk müdahalesi yapılan hasta, polikliniğimizde yapılan muayene sonucu kliniğimize yatırıldı. Hareket muayenesinde sol ayak bileği hareketleri ağrılı ve ağrı nedeniyle kısıtlıdır. 24/03/... tarihinde hastaya aneztezi altında 2868 ameliyat numarası ile arif ameliyatı yapıldı." ibaresinin yazıldığını, müvekkili burada zorlu ve ağrılı bir ameliyat geçirdiğini, rapor sonucunda verilen karara göre müvekkiline iki ay hava değişimi verildiğini, her hava değişimi süresi bitişinde müvekkili ... Merkez Komutanlığı - ... Karargahı tarafından emir üzerine muayeneye gönderildiğini, iki aylık hava değişimi sonrası 20/05/... tarihli ... ... Eğitim Hastanesi Komutanlığındaki muayenede ise müvekkili hakkında "..., ... ... Hastanesi'nin 09/05/... tarihli sevki ile polikliniğimize müracaatında şifası zaman istediğinden sıhhi kurula çıkartıldığını, 2.ci Sıhhi Kurul işlemi olduğunu, hava değişimi sonrası kontrole gelen hastanın yapılan muayenesi sonucu şifası zaman istediğinden ayaktan sağlık kuruluna sevk edildiğini, sol ayak parmak eklem hareketleri ve ayak bileği eklem hareketleri ağrılı ve kısıtlı. Sol ayak çevresi, sağa göre ödem nedeniyle artmış, 1,5 ay hava değişimi uygundur." şeklinde rapor düzenlendiğini, müvekkilinin 1,5 aylık istirahati sonrası aynı hastanede yapılan 30/06/... tarihli muayenesinde "cerrahi sonrası iyileşme dönemi (opere sol kalkaneus kırık nekahatlisi)" tanısı konulduğunu, "sol kalkaneusta belirgin kortikal düzensizlik dikkat çekmiştir." şeklinde bir rapor düzenlendiğini, sonunda muayene kaydı ile bu kez müvekkile 2 ay hava değişimi uygun görüldüğünü, aradan geçen yine iki aylık istirahat sonrası müvekkilinin, ... ... Eğitim Araştırma Hastanesi 22/09/... tarihli son muayenesinde "7 ay önce EYP patlaması sonrası sol ayak tabanından ve sol kulak bölgesinden yaralandığını, ilk müdahale ... hastanesinde yapıldığını, bu hastaneden ...'ya sevk edildiğini, ...'da yüzünden ameliyat olduğunu, yabancı cisim eksizyonu yapılmış ve ortopedi kliniğince sol kalkaneus kırığı nedeniyle açık redüksiyon internal fiksisyon ameliyatı yapıldığını, sonrasında fizik tedavi aldığını, hastanın şuanki şikayeti sol ayak tabanında ağrı şeklinde raporla sağlık kuruluna sevki yapıldığını, müvekkilinin 7 aylık tedavi süreci sonunda gelinen noktada sol ayağın hareketi ağrılı ve kısıtlı olmakla birlikte bacağında şekil bozukluğu oluştuğunu, ayrıca patlamada yüzünün sol tarafı ve sol kulağı ile birlikte sol kolunda düzensiz yerleşimli birçok yara oluştuğunu, müvekkilde patlamanın izleri halen mevcut olduğunu, kendisinin hayatını önemli ölçüde etkileyen yaralanma ise kaval kemiğinin kırılması ve bunun neticesinde geçirdiği ameliyat olduğunu, müvekkilinin 20/06/2017 tarihli ... Devlet Hastanesi'nden aldığı dereceli son durum bildirir sağlık kurulu raporuna göre ise opere sol kalkaneus kırığı özür oranı %14 olarak teşhis ve tespit edildiğini, genel cerrahi uzmanı, fiziksel tıp ve reh.uzmanı, nöroloji uzmanı, kulak burun boğaz uzmanı, iç hastalıkları uzmanı, göz hastalıkları uzmanı, plastik rekonstrüktif ve estetik uzmanı, ortopedi ve travmatoloji uzmanı tarafından oybirliği ile kararlaştırılarak hazırlandığını, müvekkili 03.01.1993 doğumlu, henüz 25 yaşında olduğunu, olay tarihinde 23 yaşında olduğunu, ... ... er olarak çalıştığını, genç, dinamik ve sağlıklı bir asker iken yukarıda izah edilen bombalı terör saldırısı ile %14 oranında engeli ortaya çıktığını, yaşamının geri kalanına bu engel ile devam etmek zorunda bırakıldığını, söz konusu olayın davası ... ... Ceza Mahkemesi .../22 Esas ... Karar numaralı dosyasından görüldüğünü, davada gerekli karar yazıldığını, dosya kapsamında müvekkil beyanlarında: ""Katılan ... beyanında: Olay tarihinde hedef alınan aracın muhafızı olduğunu, patlama sonrası gözlerini açtığında kaldırımda yattığını, etrafına bakıp ne olduğunu anlamaya çalıştığını, arkasına baktığında kendi servis aracının yandığını gördüğünü, olayı kavramaya çalıştığını, çünkü aracın dışında olduğunu, gözlerini açtığında olayı idrak etmeye çalıştığını, bir daha arkasına baktığını, kendi aracının yandığını gördüğünü ve araçtan kaportanın patlaması sonucu çıktığını anladığını, servis araçlarının full benzin dolu gittikleri için ikinci patlama ihtimalini dikkate alarak oradan uzaklaşmak istediğini, ayaklarının hareket etmediğini gördüğünü, sadece kollarının hareket ettiğini, sürünerek uzaklaşmak istediğini, kollarıyla iki defa kulaç attığını ama dermanı kalmadığı için daha fazla gidemediğini ve beklemeye başladığını, iki yada üç kişinin kendisini ışıklara kadar taşıdığını, sonra Samet İkiz’in kendisine seslendiğini, yanına geldiğini, ambulansla beraber gittiklerini, sol yanağının, kulağının ve ayağının zarar gördüğünü, buna ilişkin raporların dosyada mevcut olduğunu, olay sebebiyle sanıklardan şikayetçi olduğunu, davaya katılmak istediğini, beyan etmiştir." tedavi süreci boyunca nihai rapora göre müvekkili "%14 oranında özürlü" raporuna sahip engelli bir vatandaş olarak hayatına devam etmek zorunda bırakıldığını, dolayısıyla söz konusu olay sonucu müvekkilinin uğradığı bedensel zarar hastane raporlarında belirtildiği üzere sabit olduğunu, ... ...'na ait ... plakalı, 2011 model ... marka araç aşağıda bilgileri verilen iki sigorta şirketi tarafından sigortalandığını, meydana gelen cismani zararın sigorta şirketlerince giderilmesini talep ettiklerini, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile poliçede tanımlanan motorlu taşıtın işletilmesi sırasında 3. şahısların ölümümüne veya yaralanmasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen bir takım hukuki sorumluluklar vardığını, sigorta şirketleri genel şartlarda belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibarıyla geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlü olduğunu, sigorta kapsamında birtakım teminatlar sigorta edildiğini, bunlar arasında maddi zararlar, sağlık giderleri ve sürekli sakatlık teminatı yer aldığını, olay meydana geldikten kısa bir süre sonra sigorta şirketlerine yazılı şekilde başvuru yapıldığını, gereken evraklar teslim edilmişse de söz konusu sigorta şirketlerince yeterli değerlendirme yapılmadığını, taraflarına dönüş sağlanmadığını, sigorta şirketi ... tarafından Genişletilmiş Kasko Filo Poliçesi Sigorta Sözleşmesinde yer alan teminat hakkında genel bilgiler başlıklı yazıda teminat verilen riskler teker teker sayıldığını, bu risklerin arasında "Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları A.5 Maddesinin 9.bendinde belirtilen zararlar hariç olmak üzere, 3713 Sayılı terörle mücadele kanununda belirtilen terör eylemleri ve bu eylemlerden doğan sabotaj ve bunları önlemek ve etkilerini azaltmak amacıyla yetkili organlar tarfından yapılan müdahaleler sonucunda meydana gelen zararlar yer aldığını, poliçe kapsamında teminat verilen risklerden biri terör eylemi sonucu oluşan zararlar olduğunu, yaralanan ve bedensel bütünlüğü zarar gören, ayrıca %14 beden gücü kayıp oranı oluşan müvekkilini uğradığı bedensel zararların sigorta şirketinden tazmin ve tahsil edilmesini, müteselsil sorumlu olan diğer sigorta şirketi ... Sigorta ise sözleşmede yer alan "şahıs başı tedavi giderleri ve kaza başı tedavi giderleri" başlıklı yazısında bu tarafımıza talep edilen zarar kalemlerini teminat altına alındığını, sigorta şirketi tarafından temin edilen risklerden biri oluştuğunu, aynı şekilde bu sigortacıdan da oluşan zararların tazmin ve tahsil edilmesini talep ettiklerini, müteselsil sorumlu sigorta şirketlerinden teminat verilen risk kapsamında yukarıdaki kanun maddesinde yazılı tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücü azalmasından/yitirilmesinden doğan kayıplar, ekonomik geleceğin sasılmasından doğan kayıplar'ın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tazmin edilmesini talep ettiklerini, dava görevli ve yetkili yargı yerinde açıldığını, dava mutlak ticari dava niteliğinde olduğunu, taraflarınca ticari arabuluculuğa başvurulduğunu, tüm raporlar doğrultusunda, fazlaya dair tüm talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik: 10.000,00 TL maddi tazminatın, olay tarihi olan 17/02/... tarihinden itibaren işletilecek faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini, vekalet ücreti, yargılama harç, masraf ve sair masrafların davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde: Davaya konu ... plakalı araç, müvekkil şirket nezdinde ... no.lu 27.02.2015-27.02.... tarihleri arasında ... ... ... adına, Genişletilmiş Kasko Filo Poliçesi ile teminat altına alındığını, terör olaylarından kaynaklanan zararla ilgili poliçe kapsamında teminat dışı olduğunu, davacının talepleri teminat dışı olduğunu, Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartlarında terör sonucu oluşabilecek zararlar aksine sözleşme yoksa teminat kapsamı dışında olan haller arasında yer aldığını, somut olayda başvuran tarafça müvekkili şirkete hasar bildirimi yapılmasının akabinde .../... numaralı hasar dosyası açılmış ve gerekli inceleme ile araştırılmalar yapıldığını, yapılan inceleme neticesinde poliçe teminatı dahilinde olmadığının tespit edildiğini, talebin reddedildiğini, davacı tarafça dayanak olarak sunduğu Genel Şartlar ve Sözleşme Maddeleri incelendiğinde talebin teminat dışı olduğunun açıkça ortada olduğunu, davacı tarafça ilgili maddeler kapsamında tazminat talebinde bulunulması taraflarınca anlaşılamadığını, müvekkili şirket nezdinde Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları mucibince akdedilmiş olan poliçe ile birlikte; sigortalının sigorta süresi içerisinde maruz kalacağı kaza neticesinde sürekli maluliyete uğraması hali teminat kapsamına alındığını, davacı tarafça dayanak gösterilen sağlık kurulu raporunda belirtilen maluliyet ile kaza arasında herhangi bir illiyet bağı bulunmadığını, davacı tarafça sağlık kurulu raporu dayanak gösterilmek suretiyle, kaza neticesinde maluliyet oluştuğu iddia edildiğini, kabul anlamına gelmemek üzere, müvekkili şirketin sorumluluğunun net bir şekilde tespit edilebilmesi açısından davacıda daha önce var olan tüm hastalıkların tespitinin gerektiğini, davacı tarafın poliçe akdedildiği esnada beyan yükümlülüğünü ihlal edip etmediği hususu da ayrıca irdelenmesinin gerektiğini, dolayısı ile davacıda poliçe akdedilmeden önce mevcut bulunan tüm hastalıkların belirlenmesi ve beyan yükümlülüğü ihlalinin söz konusu olup olmadığı ayrıca incelenmesinin gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere kaza ile maluliyet arasında illiyet bağının tespiti amacıyla Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Kurulundan rapor alınmasının gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere Ferdi Kaza Sigortası bir meblağ sigortası olduğunu, müvekkili şirket açısından zarar hesabına göre sorumluluk belirlenmesinin mümkün olmadığını, müvekkili şirketin sorumluluğu belirlenirken zarar hesabının dikkate alınamayacağını, kesinlikle kabul anlamına gelmemek üzere, ferdi kaza sigortacısı olan müvekkilimiz şirket’in sorumluluğunun belirlenebilmesi için davacının maluliyet oranının Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları uyarınca belirlenmesi gerektiğini, bu hususta Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Kurulundan rapor alınmasını, kazadan müvekkilimiz şirket’in sorumlu tutulabilmesi için Ferdi Kaza Sigortası genel şartları ve müvekkili şirket nezdinde tanzim edilen poliçede belirtilen diğer tüm şartların gerçekleşmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere dava konusu kazanın bu şartlara haiz olduğunun kati surette teyidinin gerektiğini, kazanın teminat dışı sayılan hallerden olup olmadığının ayrıca araştırılmasının gerektiğini, dava konusu trafik kazasına ilişkin olarak ceza yargılamasında tutulanlar da dahil olmak üzere tüm belgelerin araştırılması gerektiğini, kaza belgelerinin toplanması neticesinde sağlıklı ve doğru bir şekilde teminat kapsamı değerlendirmesi yapılabileceğini, bu kapsamda dava konusu trafik kazası bakımından kusur durumlarının araştırılmasının gerektiğini, hem Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi’nden hem de Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyetinden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmasını, kaza bakımından müvekkili şirket’in sorumluluğunun değerlendirebilmesi açısından sigorta hukuku bilirkişisinden görüş alınmasının gerektiğini, müvekkili şirketin hiçbir şekilde faizden sorumlu tutulamayacağını, haksız ve hukuka aykırı davanın, söz konusu kazanın davacıda herhangi bir kalıcı maluliyete sebebiyet vermediğinden ve poliçe kapsamı teminatında olmadığını, bu nedenle reddini, harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde: ... plakalı kazaya karışan araç müvekkil şirkete, 01.01....-01.01.2017 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... numaralı Karayolu Zorunlu Mali Mesuliyet Poliçesi ile sigortalı olduğunu, poliçeden dolayı sorumluluklarının sigortalının kusuru oranında olmak üzere, bedeni zararlarda şahıs başına azami 310.000 TL ile sınırlı olduğunu, poliçe limitini bildirmeleri davayı ve iddiaları kabul anlamına gelmediğini, poliçeye müstenit müşterek müteselsil sorumlulukları poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, keza masraf ve vekalet ücreti sorumluluklarının da bu miktara isabet eden oranlarda olacağını, poliçe limiti maktuen ödenecek rakam olmadığını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla; zorunlu trafik sigortası sorumluluk sigortası olup, bu nedenle bu sigorta ile sigorta ettiren kişinin işleteni olduğu motorlu araçların üçüncü kişilere verdikleri zararların karşılanması amaçlandığını, davaya konu kaza sebebiyle davaya konu kaza sebebiyle Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı konumunda olan müvekkili sigorta şirketinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, kazanın Genel Şartlarda belirtilen teminat dışında kalan hallerden olması sebebiyle müvekkili sigorta şirketinin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığından haksız ve mesnetsiz davanın reddini talep ettiklerini, kazanın genel şartlarda belirtilen teminat dışında kalan hallerden olması sebebiyle sorumluluklarının bulunmadığını, itirazlarının saklı kalmak ve hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydı ile müvekkili şirketin davacıya tazminat ödemesi gerektiği kanaatine varılması halinde tazminat miktarının, Zorunlu Mali Sorumluluk (trafik) Sigortası Genel Şartlarınca (yeni genel şartlar) benimsenen trh-2010 kadın/erkek tablosu ve %1,8 teknik faiz kullanılarak hesaplanması gerektiğini, Yeni Genel Şartlar Uyarınca maluliyet tazminatı hesaplamaları Türk Borçlar Kanunu hükümlerine göre değil, ZMM genel şart ekinde yer alan TRH-2010 kadın/erkek tablosu ve %1,8 teknik faiz kullanılarak hesaplama yapılması gerektiğini, meydana gelen kaza nedeniyle geçici iş göremezlik tazminatından müvekkili şirket sorumlu tutulamayacağını, bu hususta sorumluluk Sosyal Güvenlik Kurumuna ait olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğundan bahsedebilmek için, öncelikle sigortalı araç sürücüsünün kusurunun ispat edilmesi gerektiğini, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmadığı itirazlarımız saklı kalmak ve kabul anlamına gelmemek kaydıyla SGK tarafından rücuya tabi gelir bağlanıp bağlanmadığının sorulması gerektiğini, müvekkili sigorta şirketi aleyhine ikame edilen işbu davanın reddine, masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacının 17/02/... tarihinde meydana gelen terör eylemi neticesinde sigorta poliçelerine dayalı olarak davalılardan maluliyete ilişkin talepte bulunup bulunamayacağı, davacının maluliyet oranının ne olduğu noktalarında tazminat istemine ilişkindir. 7155 sayılı Yasa ile 6102 sayılı Yasaya 5/A maddesi eklenerek ticari davalarda arabuluculuk dava şartı haline getirilmiş olup, mahkememizdeki dava 31/05/2019 tarihinde açılmakla davacının dava şartı arabuluculuk koşulunu yerine getirdiği görülmüştür. Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip, deliller toplanmıştır. İstanbul 2.Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan 24/05/2021-... sayılı Adli Tıp Maluliyet raporunda: "Mevcut belgelere göre; ... oğlu, 03.01.1993 doğumlu ...'ın 17.02.... tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve mesleği bildirilmemekle Grup1 kabul olunarak: Gr1 XII (18Ba.................5)A %9, E cetveline göre %7.1 (yüzdeyedinoktabir) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur." şeklinde rapor düzenlenmiştir. Taraf vekillerince maluliyet raporuna yönelik beyan ve itirazlarının değerlendirilmesi ve Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik uygulanması suretiyle rapor alınmasına karar verilmiştir. İstanbul 2.Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan 26/11/2021-18831 sayılı raporunda: "Kas-İskelet Sistemi, Alt ekstremiteye ait sorunlar, eklem hareket açıklığı, ayak bileği hareket kısıtlılığı, Tablo 3.10’a göre, %7+%7, Tablo 3.11’e göre, %2+%2, alt ekstremite özürlülük oranı, Balthazard formülüne göre %17 olup, Tablo3.2’ye göre; %9 olduğu, kişinin tüm vücut engellilik oranının %9 (yüzdedokuz) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4(dört) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur." şeklinde rapor düzenlenmiştir. Adli Tıp İkinci Üst Kurulu tarafından hazırlanan 07/07/2021/1652 sayılı raporda: "... hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bildirilen veriler İkinci Üst Kurulca tekrar değerlendirildiğinde; ... oğlu, 1993 doğumlu, ...'ın 17.02.... tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında yönetmeliği dikkate alındığında; kas-İskelet Sistemi, Alt ekstremiteye ait sorunlar, eklem hareket açıklığı, ayak bileği hareket kısıtlılığı, Tablo 3.10’a göre, %7+%7, Tablo 3.11’e göre, %2+%2, alt ekstremite özürlülük oranı, Balthazard formülüne göre %17 alt ekstremite engelliliği olup, tüm vücuta çevrildiğinde, Tablo3.2’ye göre; %9 olduğu, kişinin tüm vücut engellilik oranının %9 (yüzdedokuz) olduğu, 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve mesleği bildirilmemekle Grup1 kabul olunarak: Gr1 XII (18Ba.........5)A %9, e-cetveline göre %7.1 (yüzdeyedinoktabir) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, özürlülük kavramıyla meslekte kazanma gücü kaybı, çalışma gücü kaybı kavramlarının farklı kavramlar oldukları, farklı tüzük ve yönetmeliklerin, farklı bölümlerinde değerlendirildikleri, aralarında bağlantı bulunmadığı, aralarında çelişkiden bahsedilemeyeceği, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur. " şeklinde rapor düzenlenmiştir. Bilirkişi tarafından hazırlanan 25.02.2023 tarihli Doç. Dr. ... ve ... tarafından hazırlanan raporda: "1- Sigorta Mevzuat Yönüyle: Davaya konu olayda 1 nolu davalı ... Sigorta A.Ş., dava dışı ... ...'nın maliki olduğu ... plakalı aracı ... poliçe numarası ile 27/02/2015 - 27/02/... vade tarihleri arasında Genişletilmiş Kasko Filo Poliçesi ile sigortalayan şirket olduğu, davaya konu olayda 2 nolu davalı ... Sigorta A.Ş., dava dışı ... ...'nın maliki olduğu ... plakalı aracı ... plakalı aracı ... poliçe numarası ile 01.01.... - 01.01.2017 vade tarihleri arasında Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası ile sigortalayan şirket olduğu, dava dışı ... ...'nın maliki olduğu ... plakalı araçta muhafaza görevlisi olarak bulunan ve zarar gören üçüncü şahıs konumunda bulunan davacı ...'ın meydana gelen terör eylemi sebebiyle zarar gördüğü taraf dilekçelerinden anlaşıldığı, Zorunlu Trafik Sigortası aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde üçüncü şahıslara verilecek maddi ve bedeni zararları teminat altına bir sigorta türü olduğu, davacı ...'ın gördüğü zararın Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartlarında belirtilen 2918 sayılı Kanuna göre sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan tazminat taleplerinden olduğu, davaya konu olayda zarar gören davacı ...'ın tazminat talebinin; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası genel şartları A.6. Teminat Dışında Kalan Haller maddesinin i) bendi, Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın Aşağıdaki haller sigorta teminatının dışındadır maddesinin j bendi ve Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları'nın Madde 5- Aşağıdaki haller sigortadan hariçtir maddesi e) bendine istinaden davalı sigorta şirketleri tarafından düzenlenmiş olan sigorta poliçeleri teminat kapsamı dışında olduğu, tazminat talebi yönüyle: davacı adına hesaplanan maddi tazminatın toplam 432.276,81 TL olduğu, söz konusu tutardan davalı ... Sigorta A.Ş.'nin ZMMS poliçe teminat kapsamında sorumlu olduğu tutarın 310.000,00 TL olduğu, söz konusu tutara 04.09.2017 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiği, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi kapsamında sorumlu olduğu tutarın 20.000,00 TL ve aynı poliçenin ihtiyari mali mesuliyet klozu kapsamında 100.000,00 TL olduğu, söz konusu tutarlara 12.06.2019 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiği" şeklinde rapor düzenlenmiştir. ...'nın 07/12/2022 tarihli cevabi müzekkeresine ekli sigorta poliçelerinin detaylı bir şekilde incelenmek suretiyle davacı vekilinin itirazları doğrultusunda ek rapor alınmak üzere dosya önceki heyete yeniden tevdi edilmiştir. Bilirkişiler tarafından hazırlanan 22/08/2023 tarihli ek raporda: "Davacı ...'ın 17.02.... tarihli olayda yaralanması sonrası uğradığı zararların tazmini talebine ilişkin olarak; Sigorta Mevzuat Yönüyle: Davacı ve davalı vekilleri tarafından Sayın Mahkeme'ye sunulan Kök Rapor itirazlarında, Kök Rapor görüş ve kanaatimi değiştirecek yeni bilgi ve belge bulunmadığından, Kök Rapor görüş ve kanaatlerimin değişmediği, tazminat talebi yönüyle: davacı adına hesaplanan maddi tazminatın toplam 502.962,69 TL olduğu, söz konusu tutardan davalı ... Sigorta A.Ş.'nin ZMMS poliçe teminat kapsamında sorumlu olduğu tutarın 310.000,00 TL olduğu, söz konusu tutara 04.09.2017 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiği, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi kapsamında sorumlu olduğu tutarın 20.000,00 TL ve aynı poliçenin ihtiyari mali mesuliyet klozu kapsamında 100.000,00 TL olduğu, söz konusu tutarlara 12.06.2019 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiği, SGK Kamu Görevlileri Emeklilik Daire ..., Davacı ...'a 3713 sayılı Kanun kapsamında 01.01.2017 tarihinden itibaren vazife malullüğü aylığı ve 5434 sayılı Kanunun Ek 79. Maddesine göre tütün ikramiyesi verildiği belirtilmiş olup, ilgili daire başkanlığından söz konusu tutarların rücuya konu edip edilmediği ile rücuya konu edildi ise mahsuba konu edilebilmesi için rücu edilen miktarların bildirilmesinin istenmesinin gerektiği " şeklinde rapor düzenlenmiştir. Dosyanın önceki sigortacı bilirkişiye yeniden tevdi edilerek, dosyada mevcut 07/12/2022 tarihli ... cevabi müzekkersi ekinde sunulan sigorta poliçeleri de irdelenmek suretiyle meydana gelen kazanın teminat kapsamında olup olmadığının yeniden değerlendirilmesi istenilmiştir. Bilirkişi Doç. Dr. ... tarafından hazırlanan 04/07/2024 tarihli raporda: Davacı ...'ın 17.02.... tarihli olayda yaralanması sonrası uğradığı zararların tazmini talebine ilişkin olarak; Sigorta Mevzuat Yönüyle: Davaya konu olaya benzer nitelikte bir dosya ile ilgili Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2018/189 Esas ve 2019/12011 Karar sayılı kararı ile somut olay arasında önemli benzerlikler bulunduğu, davacı ve davalı vekilleri tarafından sayın mahkeme'ye sunulan kök rapor itirazlarında, kök rapor görüş ve kanaatimi değiştirecek yeni bilgi ve belge bulunmadığından, Kök Rapor görüş ve kanaatlerimin değişmediği şeklinde ek rapor düzenlenmiştir. Davacı vekili 15/11/2024 tarihli bedel artırım dilekçesinde:"Dava dilekçesinde talep edilen alacaklarımızdan maddi zarar 10.000,00 TL'yi 492.962,69TL arttırarak 502.962,69TL'ye yukarıda belirtildiği şekilde artırıldığını, dava dilekçemizde talep edilen 10.000,00 TL'nin bedel arttırımı ile 502.962,69 TL'ye arttırarak tüm taleplerimizi 17.02.... tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsilini " talep etmiştir. Yapılan yargılama sonucunda; davaya konu olayda davalı ... Sigorta A.Ş.'nin, dava dışı ... ...’nın maliki olduğu ... plakalı aracı ... poliçe numarası ile 27/02/2015 – 27/02/... vade tarihleri arasında Genişletilmiş Kasko Filo Poliçesi ile sigortalayan şirket olduğu, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin, dava dışı ... ...’nın maliki olduğu ... plakalı aracı ... plakalı aracı ... poliçe numarası ile 01.01.... – 01.01.2017 vade tarihleri arasında Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası ile sigortalayan şirket olduğu, dava dışı ... ...’nın maliki olduğu ... plakalı araçta muhafaza görevlisi olarak bulunan ve zarar gören üçüncü şahıs konumunda bulunan davacı ...’ın meydana gelen terör eylemi sebebiyle zarar gördüğünün taraf dilekçelerinden anlaşıldığı, zorunlu trafik sigortasının aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde üçüncü şahıslara verilecek maddi ve bedeni zararları teminat altına bir sigorta türü olduğu, davacı ...’ın gördüğü zararın Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartlarında belirtilen 2918 sayılı Kanuna göre sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan tazminat taleplerinden olduğu anlaşılmıştır. Somut olayda dava konusu araca ilişkin kasko sigorta sözleşmesinin düzenlendiği tarihte yürürlükte olan Kasko Sigortası genel şartlarına göre 3713 sayılı terörle mücadele kanununda belirtilen terör eylemlerinden ve bu eylemlerden doğan sabotajda kullanılan araçların neden olduğu ve 2918 sayılı karayolları trafik kanununa göre işletenin sorumlu olmadığı zararlar ile aracın terör eylemlerinde kullanıldığını veya kullanılacağını bilerek binen kişilerin zarara uğramaları halinde ileri sürecekleri talepler, aracı terör ve buna bağlı sabotaj eylemlerinde kullanan kişilerin taleplerinin teminat dışı bırakıldığı, dava konusu araç için düzenlenen poliçede terör eylemlerinin teminat altına alındığını ancak terör teminatının kasko poliçeli araçta oluşacak maddi hasarları kapsadığı, bunun dışında 3. Şahıslara meydana gelen bedeni zararların ise ZMMS kapsamında teminat altına alındığı, kasko poliçesinde yer alan ihtiyari mali mesuliyet sigortasının ise ZMMS poliçesi ile teminat altına alınan zararın teminat limitini aşması durumunda ihtiyarı mali mesuliyet sigortasında belirtilen teminat limitinin devreye girebileceği, bu kapsamda davacıların uğradıklarını iddia ettiği destek tazminatı zararının davalı groupoma sigorta şirketi tarafından düzenlenen kasko poliçesi teminatı dışında olduğu, diğer davalı ... Sigorta'nın da poliçesinin incelenmesinde davacının uğramış olduğu zararın teminat kapsamında olmadığı anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Karar harcı 427,60 TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 170,78 TL peşin harç ve 8.420,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 8.590,78 TL harcın mahsubu ile bakiye 8.163,18 TL harcın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalılar tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 79.444,40 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 6-7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına, 7-Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde davacıya iadesine, Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekilinin yüzüne karşı, davalılar vekillerinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 17/12/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır