İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/724 E. 2024/787 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2017/724
Karar No
2024/787
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2017/724 Esas KARAR NO :2024/787 DAVA:Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:08/08/2017 KARAR TARİHİ:17/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı ... ...A.Ş, arasında, 16/09/2002 tarihinde, akdedilmiş olan bayilik sözleşmesi bulunduğunu, bu sözleşme ile müvekkili şirketin davalı şirketin mallarını ... ili ve çevresinde satış ve pazarlamasını yapacağının hükme bağlandığıhı, taraflar arasındaki sözleşme her ne kadar bayilik sözleşmesi ise de, niteliği yasalar ile belirlenmiş olan bir tek satıcılık sözleşmesi olduğunu, davalı şirket müivekkili şirket ile aralarındaki bayilik sözleşmesini sona erdireceklerini müvekkili şirketiniyetkilisi ... ya bildirdiğini, müvekkili şirkekin davalı şirket ile 2002 yılından 2016 yılına kadar ticari ilişkilerinin devam ettiğini, mhivekkili şirketin işyerinde sadece davalı şirketin mallarını sattıklarını, başka bir mal satrhadıklarını, geçimlerini bu iş ile temin ettiklerini, bu işin dışında başka bir işlerinin olmadığımı, davalı şirketin âralarındaki sözleşmeyi tek taraflı fesih etmelerinin sebebi olarak, OHAL uygulamasını ve Önümüzdeki günlerde öngörülen çok daha büyük krizlerin olacağını gösterdiklerini, ayrıca küçülmeye ve kapanmaya gitmek durumunda olduklarını, kendi şirketlerinde aldıkları bu kararlar çerçevesinde bayilerine de aynı uygulamayı yaptıklarını beyan ettiklerini, müvekkilinin tek taraflı feshin zamansız olduğunu bildirerek uzlaşma aradığını, bu feshin kendilerini çok zor durumda bırakacağını, ticari faaliyetlerinin bir süre daha devam etmesi gerektiğini, bu mümkün olmaz ise, davalı şirketin kendilerine verdiği fesih süresinin çok kısa olduğunu, bu kısd zaman içerisinde bayilik feshi için gerekli işlemlerin yerine getirilemeyeceğini kendilerine yazılı olarak bildirdiklerini, ancak kabul görmediğini, davalı şirket ilg aralarındaki bayilik sözleşmesinin tek taraflı olarak davalı şirketin fesih etmesinin hiçbir haklı sebebinin bulunmadığını, yapılan bu fesih işleri ile şirketlerinin telafisi mümkün olmayan ağır bir kayba uğradığını iddia ederek, müvekkilinin mağazasını kapatmak ve ticari faaliyetini sona erdirmek zorunda kalmış olması nedeni ile) yapmış olduğu giderlerin tazminini, davalının talepleri doğrultusunda yapmış olduğu giderlerin tazminini, satış yapılamlıması nedeni ile oluşan gelir kaybının tazminini, TIK. 122. Ye göre denkleştirme istemine ilişkin tazminata, ihtarname mâsraflarının, davalının zamansız olarak yaptığı fesih nedeni ile uğramış oldukları manevi zararların tazminini, talep ve dava ettiği görüldü. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile aralarında 16.09.2002 tarihli bayilik sözleşmesi yapıldığını, bu sözleşmenih 3. Maddesinde, ( Bayilik bölgesinin genişletilmesi veya daraltılması veya aynı bölge içerisihde başka bayi ve bayiliklerin açılması, ...'nun yetkisi dâhinde olup, Bayi buna muhalefet edemez ve bu sebebe dayanarak ... dan her hangi bir hak talep edemez. Bölgede yeni bir bayi ihtiyacı, bölgenin ekonomik gelişimi, bölgede yapılan alışveriş merkezi yatırımları ve satış ciroları gibi ölçülerin bir yada tamamı gözetilerek ... tarafından tespit edilir ) hükmü gereği, ... ve bölgesinde başka bayilerle anlaşılması tamamen ...'nun tasarrufunda olduğunu, 15 Temmuz 2016 tarihinde yaşanan darbe girişimi neticesinde OHAL ilanı ile birlikte , ülkede yaşanan olağanüstü durum ekonomiyi de olumsuz etkilemiş, bu durum basiretli bir iş adamı gibi hareket etme yükümlülüğü bulunan müvekkilinin de önlemler almasını gerekli kıldığını, müvekkilinin bu sebeple hem kendi mağazalarında hem de bayilerinde küçülmeye gitme kararı aldığInı, davacı şirket müvekkili şirkete ticari ilişkilerinin devam etmesini teklif ettiğini, buna karşılık müvekkil şirket ... nun davacı şirkete ticari faaliyetini ... da bulunan ... alış veriş merkezinde devam etmesini teklif ettiğini, söz konusu alış vgriş merkezinin ... un en büyük alış veriş merkezi olduğunu, davacının buradalticari faaliyetini sürdürmesinin marka yönünden olumlu katkısının olacağını teklif etiniş ise de, davacı şirketten bu teklife müspet veya menfi hir cevap gelmediğini, bu nedenle de davacı şirket ile müvekkilleri arasındaki bayilik ilişkisinin sona erdiğini, davacı şirketin, müvekkili şirketten 3.324.000,00 TL ödenmesini talep ettiğini, müvekkili şirketin bu isteği kabul etmediğini, sadece davacı şirketin değil başka bayilerinde bayiliklerinin bu süreçte müvekkili tarafından sona erdirildiğini, müvekkili şirkekin davalı şirkete mağazasında bazı değişiklikler yapmasını talep etmiş davacı şirkette bıınu kabul etmiş olmasına rağmen bunları yapmamış olmasının da bayilik iptalinde etkili olduğunu, taraflar arasınllaki sözleşmenin davacının iddia ettiği gibi tek satıcılık sözleşmesi olmadığını, nitekim aralarındaki sözleşmenin 3. Maddesinde bu durumun açıkça yazılı olduğunu iddia ederek, davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görüldü. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin haksız olarak feshedildiği iddiası ile, maddi ve manevi tazminat ile denkleştirme tazminatı talebine ilişkindir. Sözleşmedeki imzaya itiraz üzerine bayilik sözleşmesi aslında davacı şirket kaşesi üzerinde bulunan imzanın, davacı şirket yetkilileri ... ve ...'ya ait olup olmadığının belirlenmesi için, kasada bulunan sözleşme aslı, diğer evraklar ve mahkememizce alınan davacı yetkililerine ait imzalar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir. Mahkememize sunulan 11/08/2021 tarihli bilirkişi raporundan özetle; "1-Davacı şirket yetkilisi ...'nın referans imzaları ile aralarında genel biçimlendirme, imza yolu ve karşılaştırmalı incelemelerde esas alınan diğer kriterler itibarıyla aynı elden çıktıklarını gösterir nitelikte uygunluk ve benzerlik saptanmadığından; inceleme konusu, “... ... Şirketi” ile “... ve Tic.Ltd.Şti.” adlarına düzenlenmiş tarihsiz Bayilik Sözleşmesi aslında “... ... ve Tic. Ltd. Şti...” içerikli kaşe izleri üzerinde atılı bulunan imzaların davacı şirket yetkilisi ...'nın eli ürünü olmadığı, 2-Davacı şirket yetkilisi ...'nın referans imzaları ile aralarında genel biçimlendirme ve imza yolu yönünden gözlemlenen benzerlikler yanında karşılaştırmalı incelemelerde esas alınan diğer kriterler bakımından da ileri düzeyde uygunluk ve benzerlik saptandığından, inceleme konusu, “... ...” ile “... ve Tic.Ltd.Şti.” adlarına düzenlenmiş tarihsiz Bayilik Sözleşmesi aslında “... ... ve Tic. Ltd. Şti... içerikli kaşe izleri üzerinde atılı bulunan imzaların davacı şirket yetkilisi ...'nın eli ürünü olduğu, kanaatine varılmıştır." şeklinde görüş bildirdiği görülmüştür. Mahkememiz 18/10/2021 tarihli duruşmasının 1 nolu ara kararı gereğince davacı şirket kaşeleri üzerinde bulunan imzaların, davacı şirket yetkilileri ... ve ...'ya ait olup olmadığının belirlenmesi için İstanbul ATK Fizik İhtisas Dairesi'ne gönderilmesine karar verildiği, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı tarafından sunulan raporda özetle; "- İnceleme konusu Bayilik Sözleşmesinde ''... ... VE TİC. LTD.ŞTİ'' kaşe izi üzerinde atılı basit tersimli imzalar ile ...'nın mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzaların kuvvetle muhtemel ...'nın eli ürünü olduğu hususlarını bildirir KANAAT RAPORUDUR." şeklinde görüş bildirildiği görülmüştür. Mahkememiz 04/04/2022 tarihli duruşmasının 1 nolu ara kararı gereğince, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarının incelenerek rapor hazırlanması hususunda ... Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmasına karar verildiği, bilirkişi tarafından sunulan 28/06/2022 tarihli raporda özetle; "1-Davaya konu olan dönemlere ilişkin Davacı ... ve Tic. Ltd. Şti.'nin 2016 dönemine ait Resmi Defterlerinde muhasebe kayıtlarının 3568 sayılı Kanununda belirtilen standartlar içeriğinde ve T.T.K ile 213 V.U.K.'na uygun bir şekilde tutularak, aynı döneme ait yevmiye defterinin kapanış tasdikinin kanuni süresinde onaylatılmış olması nedeniyle, resmi defter kayıtlarının davacı şirketin lehine delil niteliğinde olduğunun tespiti yapılmıştır. 2-Davacı ... ve Tic. Ltd. Şti.'nin 2016 yılına ait resmi defter kayıtlarında yapılan tespitlerde, ...'ye ve ...'a ödemesi yapıldığı beyan edilen "Kıdem ve İhbar Tazminatına" ilişkin herhangi bir muhasebe kaydına rastlanılmamıştır. 3-Davacı ... ... İmalat ve Tic. Ltd. Şti'nin 03/08/2016 - 01/09/2016 dönemlerine ait muavin kayıtlarında, 122,03-TL'lik telefon harcaması, toplam 353,98-TL elektrik harcaması yapılmış olduğu tespit edilmiştir. 4-Davacı şirket tarafından mağaza ekipman olarak kullanılmak üzere temini yapılan ürün ve mallara ilişkin yapılan ödemelerin tutarı ile ödeme tarihlerine ilişkin şirketin muhasebe kayıtlarına herhangi bir muhasebe kaydına rastlanılmamıştır. 5-Taraflar arasındaki ticari ilişkinin sürdüğü dönemlerde davacı ... ve Tic. Ltd. Şti'nin karlılık durumu, 2005-18.841,98-TL 2016-58.344,00-TL 2007-6.850,41 TL 2008-18.329,36 TL 2009-122.279,66 TL 2010-97.118,17 TL 2011-108.292,89 TL 2012-131.162,58 TL 2013-106.257,38 TL 2014-102.483,24 TL 2015-57.779,10 TL 2016-58.344,00 TL" şeklinde görüş bildirildiği görülmüştür. Talimat mahkemesi raporuna yapılan itirazlar üzerine ... ATM'ye yeniden talimat yazılarak ek rapor alınmasına karar verilmiştir. Talimat mahkemesi aracılığı ile düzenlenen 03/01/2023 tarihli ek raporda 1-) Davaya konu olan dönemlere ilişkin Davacı ... ve Tic.Ltd. Şti.'nin 2016 dönemine ait Resmi Defterlerinde muhasebe kayıtlarının 3568 sayılı Kanununda belirtilen Standartlar içeriğinde ve T.T.K. ile 213 sayılı V.U.K.'na uygun bir şekilde tutularak, aynı döneme ait Yevmiye Defterinin kapanış tasdikinin kanuni süresinde onaylatılmış olması nedeniyle, Resmi Defter kayıtlarının Davacı şirketin lehine delil niteliğinde olduğunun tespiti yapılmıştır. 2-) Davacı ... ve Tiç,Ltd. Şti'nin 2016 yılına ait Resmi Defter kayıtlarında yapılan tespitlerde, ...'A ödemesi yapıldığı beyan edilen “Kıdem ve İhbar Tazminatına” ilişkin her hangi bir muhasebe kayıtına rastlanılmamıştır. 3-) Davacı ... ve Tic.Ltd. Şti.'nin 03.08.2016 — 01.09.2016 dönemlerine ait muavin kayıtlarında, 122,03 TL.'lık telefon Harcaması, Toplam 353,98 TL. Elektrik Harcaması yapılmış olduğu tespit edilmiştir. 4-) Davacı şirket tarafından mağaza ekipman olarak kullanılmak üzere temini yapılan ürün ve mallara ilişkin yapılan ödemelerin tutarı ile ödeme tarihlerine ilişkin Şirketin muhasebe kayıtlarına herhangi bir muhasebe kayıtına raştlanılmamıştır. 5-) Taraflar arasındaki ticari ilişkinin sürdüğü dönemlerde Davacı ... ve Tic.Ltd. Şti.'nin Karlılık durumu, 2005-18.841,98-TL 2016-58.344,00-TL 2007-6.850,41 TL 2008-18.329,36 TL 2009-122.279,66 TL 2010-97.118,17 TL 2011-108.292,89 TL 2012-131.162,58 TL 2013-106.257,38 TL 2014-102.483,24 TL 2015-57.779,10 TL 2016-58.344,00 TL" şeklinde görüş bildirildiği görülmüştür. Mahkememiz 03/04/2023 tarihli duruşmasının 1 nolu ara kararı gereğince, yeni bir bilirkişiden rapor alınması hususunda ... Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmasına karar verildiği, bilirkişi tarafından sunulan 07/06/2024 tarihli raporda özetle; Davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarını sunmadığına dair görüş bildirdiği görülmüştür. Netice olarak mahkememizce yapılan değerlendirmeye göre; taraflar arasında davalıya ait ürünlerin davacı mağazasında satılması için sözleşme bulunduğu, sözleşmede yer alan imzaların davacı şirket yetkilisine ait olduğu anlaşılmşıtır. Taraflar arasındaki sözleşmenin 3. Maddesinde, Bayilik bölgesinin genişletilmesi veya daraltilmasi veya ayni bölge içerisinde başka bayi ve bayiliklerin açilmasi, ...'nun yetkisi dahilinde olup, Bayi buna muhalefet edemez ve bu sebebe dayanarak ...'dan herhangi bir hak talep edemez. Bölgede yeni bir bayi ihtiyacı, bölgenin ekonomik gelişimi, bölgede yapılan Alışveriş Merkezi yatırımları ve satış ciroları gibi ölçülerin bir yada tamamı gözetilerek ... tarafından tespit edilir. ... bölgede yeni bir bayi ihtiyacı tespit etmiş ise öncelikle bayi' ye yeni bir mağaza açması için teklif götürür. Bayi bu teklife yedi gün içinde müspet yada menfi bir cevap vermek ve müspet cevap verdiği takdirde iki Üç ay içinde ... konseptine uygun olarak mağazasını açmak zorundadır. Cevap vermediği takdirde, yada mağaza açacağını bildirdiği halde iki aylık sürede mağaza açmadığı takdirde, ... bölgede yeni bir bayilik kurar. Şeklinde düzenleme yapılmıştır. Davacı taraf taraflar arasındaki sözleşmenin tek satıcılık sözleşmesi olduğunu ileri sürmüş ise de, sözleşmenin 3. Maddesinde yer alan "Bayilik bölgesinin genişletilmesi veya daraltilmasi veya ayni bölge içerisinde başka bayi ve bayiliklerin açilmasi, ...'nun yetkisi dahilinde olup, Bayi buna muhalefet edemez ve bu sebebe dayanarak ...'dan herhangi bir hak talep edemez". düzenlemesi karşısında sözleşmenin tek satıcılık sözleşmesi olmadığı kanaatine varılmıştır. Davalı taraf 15 Temmuz 2016 tarihinde yaşanan olaylar ve sonrasındaki gelişmeler sebebi ile küçülmeye gitme kararı aldıklarını, bu sebeple ihtar gönderilerek sözleşmenin feshedildiğini, davacı tarafın kendi mağduriyetini de dile getirerek davalı şirkete ticari ilişkilerinin devam etmesini teklif ettiğini, buna karşılık davalının davacı şirkete ticari faaliyetini ... da bulunan ... alış veriş merkezinde devam etmesini teklif ettiğini, davacı şirketten bu teklife müspet veya menfi hir cevap gelmediğini, bu nedenle de davacı şirket ile müvekkilleri arasındaki bayilik ilişkisinin sona erdiğini beyan etmiş olup, davacı şirketin ... AVM'de faaliyeti devam etme teklifine olumlu yanıt verdiğine dair bir bilgi ve belge bulunmamaktadır. Feshin haklı olup olmadığı yönünden yapılan değerlendirmeye göre, davalı tarafın ileri sürdüğü hususların 15 Temmuz olayları ve sonrasındaki ülkemizdeki ekonomik ve sosyal durum karşısında haklı gerekçe olarak kabul edilebileceği kanaati ile feshin haklı olduğu kanaati oluşmuştur. Feshin mahkememizce haklı olarak kabul görmesi bir kenara bırakılıp, fesih haksız olsa bile, gerek taraflar arasındaki sözleşmenin tek satıcılık sözleşmesi olmaması, gerekse talimat mahkemesi aracılığı ile alınan raporların yeterli olmaması, en son yazılan talimat uyarınca davacı tarafın defter ve kayıtlarını sunmaması karşısında davacı tarafın maddi tazminat taleplerini ispatlayamadığı, tek satıcılık sözleşmesi olmaması sebebi ile denkleştirme tazminatı talep edemeyeceği, yine manevi tazminata ilişkin ileri sürdüğü hususların da mahkememizce kabul görmediği gerekçeleri ile ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere; 1-Davanın reddine, 2-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 427,60 TL ilam harcının peşin alınan 7.042,85 TL'den düşümü ile bakiye 6.615,25 TL'nin karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 3-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üstünde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yatırılan gider avansından kullanılan 130,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden, reddedilen maddi tazminat talepleri için lehine Asgari Ücret Tarifesi 13/4 maddesi gereği 30.000,00 TL ücret takdirine, bunun davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine 6-Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen manevi tazminat talebi için lehine Asgari Ücret Tarifesi 10/3 maddesi gereği 30.000,00 TL ücret takdirine, bunun davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine 7-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde artan gider avansının ilgili tarafa iadesine, Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 17/10/2024 Başkan ... E-İmzalıdır Üye ... E-İmzalıdır Üye ... E-İmzalıdır Katip ... E-İmzalıdır

Atıf: İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/724, K. 2024/787, T. 17.10.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-12-asliye-ticaret-mahkemesi-2017-724-e-2024-787-k-6b8dd99af71d