İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/86 E. 2024/862 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/86
- Karar No
- 2024/862
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2024/86 Esas KARAR NO :2024/862 DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:15/10/2021 KARAR TARİHİ:18/12/2024 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, pastırma, sucuk, kavurma gibi gıda üretimi yapan bir firma olup, davalıya ürün satıklarını, davalının faturaların bir kısmını ödediğini, ödenmeyen kısma ilişkin davalı aleyhine ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında icra takibi başlattıklarını, davalının itiraz ederek haksız olarak takibi durduğunu belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı mahkememize sunmuş olduğu 18/04/2022 tarihli cevap dilekçesinde; dava konusu borcu kabul etmediklerini, davacı şirkete borçları olmadığına dair dilekçe sunmuştur. DELİLLER: Davacı taraf delil olarak; ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası, banka, ödeme kayıtları, faturalar, ticari defter ve kayıtlar, tanık, yemin, keşif, bilirkişi incelemesi ve sair delillere dayanmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava; ticari satıma ilişkin faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu hakkında .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile 19.083,60 TL asıl alacak üzerinden ilamsız icra takibine girişildiği, davalı borçlunun itirazı üzerine takibin durduğu ve yasal 1 yıllık süre içerisinde davacı tarafça, itirazın bertarafına yönelik dilekçede ileri sürülen nedenlerle eldeki davanın açıldığı görülmüştür. Mahkememiz ... Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonrasında; "Talimat mahkemesi aracılığıyla alınan bilirkişi raporunun dosyamız kapsamı ile uyumlu ve denetime elverişli olması nedeniyle rapora itibar edilerek, davacıya ait ticari defter ve kayıtlara göre davacının iade faturasını defterine kaydetmesi nedeniyle artık iadeyi kabul etmediği iddiasının dinlenemeyeceğinden bahisle davanın kısmen kabulü ile davalının ....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına vaki itirazının 0,36 TL asıl alacak ve 0,38 TL işlemiş faiz(01.03.2021-15.10.2021 arası 228 gün, % 13,75 oran üzerinden mahkememizce hesaplanmıştır) olmak üzere toplam 0,74 TL yönünden iptali ile 0,36 TL'lik asıl alacağa dava tarihinden itibaren % 13,75 oranında faiz uygulanarak takibin işbu alacak kalemleri üzerinden talepnamedeki diğer koşullar ile aynen devamına, davacının fazlaya ilişkin istemin reddine, alacak likit olduğundan kabul edilen toplam 0,74 TL üzerinden % 20 oranında hesaplanan 0,14 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir..." şeklinde verilen karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiş olup İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin 2023/1832 E. 2024/25 Karar sayılı 24/01/2024 tarihli kararında:"Mahkemece, davacı defterlerinin incelenmesi sonucunda alınan bilirkişi raporuna göre, davacının defter kayıtları uyarınca 0,38 TL alacağı bulunduğu gerekçesiyle bu miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, ilk derece mahkemesince, davacının talebi açıklattırılmadan ve takipten sonraki ödemeler nazara alınmadan eksik inceleme ile karar verildiği görülmektedir. Zira davacının itirazın iptali talebinin, takipten sonra yapılan ödemelerin öncelikle icra harç, faiz ve masraflarından mahsubu ile bakiye asıl alacağa yönelik mi yoksa takipten sonra ödeme ve mal iadesi suretiyle borcun tamamen kapatıldığı benimsenerek sadece icra harç, masraf, vekalet ücreti ve icra inkar tazminatına mı yönelik olduğu dosya kapsamından net olarak anlaşılamamaktadır. Bu hususta davacı talebi açıklattırılmadan yazılı şekilde, eksik inceleme ile karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. Bu durumda mahkemece, davacının itirazın iptali talebinin, takipten sonra yapılan ödemelerin öncelikle icra harç, faiz ve masraflarından mahsubu ile bakiye asıl alacağa yönelik mi yoksa takipten sonra ödeme ve mal iadesi suretiyle borcun tamamen kapatıldığı benimsenerek sadece icra harç, masraf, vekalet ücreti ve icra inkar tazminatına mı yönelik olduğu hususunda açıklama talep edilerek bu hususta yapılan açıklamadan sonra talep edilen hususa ilişkin inceleme yapılıp bir karar verilmesi için kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda, işin esasına dair istinaf nedenleri incelenmeksizin, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir..." şeklinde verilen karar gereği mahkememizin esasına kaydı yapıldığı anlaşıldı. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi 2023/1832 E. 2024/25 Karar sayılı kararı doğrultusunda davacı tarafa talebi açıklattırılmış olup, davacı vekili 04/03/2024 tarihli dilekçesi ile takipten sonra yapılan ödemelerin öncelikle icra harç, masraf, vekalet ücreti ve işlemiş faizden mahsubu ile bakiye asıl alacağa yönelik itirazın iptali talebinde bulunmuştur. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinden;21/03/2022 tarihli bilirkişi raporuna göre; davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, 19.083,60 TL bedelli faturanın davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı tarafça 26/02/2021 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalının 01/03/2021 tarihinde davacının banka hesabına 6.500,00 TL ödeme yaptığı, 03/03/2021 tarihinde dava konusu alacağa konu 10.074,24 TL'lik malı davacıya iade ettiği, son olarak 10/03/2021 tarihinde yine banka yoluyla davacıya 2.509,00 TL ödeme yaptığı, ödemelerin ve iade faturasının davacı defterlerine kayıtlı olması nedeniyle davacının kendi ticari defterine göre 0,36 TL alacaklı göründüğü, ancak ödemelerin icra takibinden sonra yapıldığı anlaşılmakla hesaplama yapılması için bilirkişiden rapor almak gerekmiş, icra hukuk alanında hesap uzmanı bilirkişi Celal Yaşar tarafından düzenlenen bilirkişi kök raporu sonuç kısmı özetle; .... İcra müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında icra takibinin dayanağı olan 19.083.60-TL alacak miktarından, takip sonrası 03.03.2021 tarihli fatura ile 10.074,24 TL değerindeki bir takım ürünlerin alacaklıya iade edilmesi sonucunda tutarın borç miktarından mahsup edilerek 26/02/2021 takip tarihi itibari ile 9.009,36 TL asıl alacak miktarı üzerinden yapılan hesaplama ile borç tutarı kaldığını, kalan miktarı üzerinden yapılan ödemeler TKB nın 100. Maddesi uyarınca dikkate alınarak 15/10/2021 dava tarihi itibariyle toplam alacak miktarının 12.367,34 TL olduğu, bu miktarın 9.009,00-TL miktarının haricen ödendiği, dava tarihi itibariyle bakiye 3.358,34-TL tutarında borçlu olduğunun kanaatine varıldığı bildirilmiş, alınan bilirkişi ek raporu sonuç kısmında ise özetle; dava tarihi itibariyle alacak miktarının 22.464,35 TL olduğu, takipten sonra yapılan ödeme ve iade edilen ürün bedeli toplamının 19.083,24 TL olduğu bu halde davacının bakiye asıl alacağının 3.381,11 TL olduğu yönünden kanaat bildirdiği, ek raporun denetime elverişli olduğu, mahkememizce de uygun bulunduğu, dolayısıyla ek rapora göre davalının icra takibinden sonra yaptığı ödeme ve iade ettiği ürün bedelleri TBK md. 100. Dikkate alınarak mahsubu halinde davacının 3.381,11 TL alacağının bulunduğu, davalının takibe itirazında bu miktar yönünden haksız olduğu, alacak miktarının davalı yanca hesaplanabilir diğer bir ifade ile likit olduğu bu halde icra inkar tazminat şartlarının da oluştuğu anlaşılmakla davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın kabulü ile Davalının ....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına vaki itirazının 3.381,11 TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin talepnamedeki koşullar ile aynen devamına, 2-İtirazın iptaline karar verilen miktar üzerinden %20 oranında hesaplanan 676,22 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 3-Alınması gereken 427,60-TL ilam harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 4-Davacı tarafından yapılan 59,30-TL peşin harç, 59,30-TL başvurma harcı, 368,30-TL tamamlama harcı, 8,50 vekalet harcı ve 6.080,80-TL tebligat/posta/bilirkişi gideri olmak üzere toplam 6.576,20-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 3.381,11-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 5-Gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, 6-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak maliyeye gelir kaydına, Dair, davacı vekilinin e duruşma yoluyla yüzüne karşı davalının yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 HAFTA içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup, usulen anlatıldı. 18/12/2024 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı