İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/151 E. 2024/442 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/151
- Karar No
- 2024/442
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2023/151 Esas KARAR NO :2024/442 DAVA:Menfi Tespit DAVA TARİHİ:04/03/2023 KARAR TARİHİ:13/06/2024 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkili hakkında .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasıyla ilamsız takip başlatıldığını ve takibin şeklen kesinleştiğini, müvekkilinin işbu dosyadan 07.11.2022 tarihinde yapılan fiili haciz neticesinde haberdar olması üzerine dosya borcu olan 1.944.595,00 TL'yi icra dosyasına yatırdıklarını, takibin kamu düzenine aykırı olması sebebi ile iptali talepli olarak .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile dava ikame ettiklerini ve yargılama neticesinde takibin 33.843,59 USD yönünden iptaline ve fazlaya ilişkin talebin reddine karar verildiğini, reddedilen kısmın 977.573,71 TL olduğunu, takibin dayanağı olarak gösterilen .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı dosyasında müvekkili şirketin taraf olmadığını, işbu karara dayalı olarak müvekkili şirketin borçlu olduğunun kabul edilemeyeceğini, talep edilen alacağa konu kuyum eşyasının müvekkili şirkete ait olduğunu ve davalının bir alacağının söz konusu olmadığını ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takipten kaynaklı müvekkilinin borcunun olmadığının tespiti ile takibin iptalini ve %20 kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak müvekkili şirkete verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; borç icra dairesine ödendikten sonra menfi tespit davası açılamayacağından huzurdaki davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddinin gerektiğini, dava konusu icra takibinin müvekkilinin sahibi olduğu nevzat kuyumculuk tarafından davacı şirkete bırakılan emanet ürünlerin bedellerine ilişkin olduğunu, davacı şirketin müvekkiline borcu bulunduğundan davanın reddinin gerektiğini, müvekkilinin işbu kuyumcu dükkanında faaliyetine devam ederken riskli bir gebelik yaşayacağını öğrenmesi üzerine kuyumcu dükkanıyla ilgilenemeyeceğini düşünerek faaliyetine ara verme kararı aldığını ve dükkanını boşalttığını, bunun üzerine dükkanında yer alan 1.623,33 gr altın takı ve mücevherler ile 76 gr inci gerdanlıklar ve etiket bedeli 32.425 USD olan pırlanta kolye, yüzük ve bileklikleri babasından intikal ettiği hisseler neticesinde fiili olarak ortağı olduğu ve de dükkanın bulunduğu pasajda komşusu olan davacı şirkete 11 Şubat 2022 tarihinde emaneten bıraktığını, bu hususun .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı dosyasınca yapılan keşif esnasında davacı şirket ortağı ...'ın beyanları ile sübut bulmuş olduğunu ve bilirkişi tarafından raporda açıkça belirtilmiş olduğunu, müvekkilinin emanet olarak bıraktığı ürünlerin iadesini talep ettiğinde sürekli olarak oyalandığını, bunun üzerine .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası nezdinde ilamsız icra takibi başlattıklarını, dava konusu alacak likit ve haklı olduğundan ve ihtiyati tebdir kararı neticesinde müvekilinin uğradığı zararın tazmini için borçlunun %20 tazminata mahkum edilmesi gerektiğini ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle davanın reddini savunmuş ve davacının tazminata mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir. Dava; emaneten davacıya bırakıldığı ileri sürülen altın eşya bedellerinin tahsili amacıyla davalı tarafça davacı hakkında girişilen ilamsız icra takibine konu alacaktan dolayı takip alacaklısı davalıya borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Bir davanın Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülebilmesi için mutlak veya nispi ticari dava olması ve bu uyuşmazlık için başka bir mahkemenin özel olarak görevlendirilmemiş olması gerekir. Eldeki davanın temeli emaneten bırakıldığı ileri sürülen altın eşya bedellerinin tahsili için girişilen takipten dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkin olup, dava mutlak ticari davalardan değildir. Davanın nispi ticari dava niteliğinde kabul edilebilmesi için ise her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili uyuşmazlıktan kaynaklı bir dava olmalıdır. Bu açıklamalardan sonra eldeki dava açısından durum değerlendirildiğinde; davacının tacir olduğunda şüphe yok ise de, dosyaya gelen cevabi yazılara göre; davalının esnaf kaydının ve gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunmadığı; öte yandan VUK'un 177. maddesinde yazılı olanların dışında kaldığı ve İşletme Hesabı Esasına göre defter tuttuğu anlaşılmış olup, bu haliyle davalı gerçek kişi tacir değildir. Bu haliyle uyuşmazlığın genel görevli mahkemeler olan Asliye Hukuk Mahkemelerinde çözümlenmesi gerektiği anlaşılmakla, davanın görev dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın, görev dava şartı yokluğu nedeni ile Usulden Reddine, 2-Görevli Mahkemenin İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna, 3-Karar kesinleştikten sonra HMK'nın 20.maddesi gereğince 2 haftalık yasal sürede taraflardan biri tarafından başvuru halinde dosyanın görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, aksi halde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, 4-Harç ve yargılama giderinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, HMK 331/2. maddesi gereğince davaya başka bir mahkemede devam edilmediği taktirde talep halinde harç ve yargılama giderinin ve gider avansının harcanmayan kısmının mahkememizce karar altına alınmasına, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkca okunup, usulen anlatıldı. 13/06/2024 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır