İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/434 E. 2024/857 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/434
Karar No
2024/857
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2021/434 Esas KARAR NO :2024/857 DAVA:Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:23/06/2021 ------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------- Mahkememiz Dosyası ile Birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesi' nin ... Esas ... Karar Sayılı Dosyası Yönünden DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/12/2021 KARAR TARİHİ : 14/01/2022 KARAR TARİHİ : 17/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 16/07/2013 tarihli Arsa Payı Karşılığı Bina Yapımı ve Satış Vaadi Sözleşmesi' nin imzalandığını, bu sözleşmeye göre ... Parsel' de ( ifraz nedeniyle değişen son ada parsel no ) bulunan davalıya ait arsa üzerinde davacı 3616 adet devre mülk yapacak ve iş sonunda satılan bu devre mülklerin gelirinden %68 davacıya, %32 davalı firmaya kalacağını, en son 05/10/2018 tarihinde ise hisse devri ve tasfiye protokolü imzalanmış, buna göre satışı yapılmayan devre mülklerde bulunan davacının hisse payı bedel karşılığında davalıya satılmış, davacının fiili olarak tatil köyünde varlığı sonlandırıldığını, ancak davacı ana sözleşme gereği üstlendiği devre mülk satışlarında 3.kişilere karşı hukuki sorumluluğu devam ettiğinden 6502 sayılı Tüketici Koruma Kanunu gereği bazı üyeler devre mülk satışından vazgeçip iptal ettiklerinden davacıda bu iptaller nedeniyle 3.kişilerin parasını ödemek zorunda kaldığını ancak 2018 ' deki tasfiye sözleşmesi nedeniyle iptal edilen devre mülklerin satışı sonucu bu devre mülklerin mülkiyeti davalıya geçtiği için ve de bu iptallerin bedelini de davacı ödemek zorunda kaldığı için davalı sebepsiz zenginleştiğini, bu şekilde 29 adet devre mülk olduğunu, davalının bu şekilde davacıya vermesi gereken sebepsiz zenginleşme bedeli de 347.984,32 TL olup temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesi' nin ... Esas sayılı dosyasında davacı ... A.Ş, davalı ... İnşaat A.Ş ' ye karşı açtığı davada; aynı gerekçelerle davalının sadece 38 kişinin iptal bedellerini ödediğini, 90 üyenin devre mülkten caydığı halde davacıya sözleşme bedeli iadesi yapmadığını, bu nedenle davalının sebepsiz zenginleştiğini, .... Noterliği' nin 17/11/2020 tarihli ihtarnamesinin kesildiğini, devre mülk satışı sözleşmelerinin iptali, dolayısıyla sözleşme tarafı alıcıya iade edilmesi gereken tutar bakımından şimdilik 1.000,00 TL, devre mülk alıcılarının iptal edipte tekrar satılan devre mülk bedellerinin davacının payı olan miktarın şimdilik 1.000,00 TL' si, 6502 sayılı Tüketici Koruma Kanunu kapsamındaki kesinti ile davalıya ödenen ancak alıcılara ödenmesi gereken tutar bakımından şimdilik 1.000,00 TL ' nin muaccaliyet tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte talep etmiştir. CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesinin eklerinin kendilerine tebliğ edilmediğini, ana sözleşme gereği inşa edilecek konutlar %40 arsa sahibi olan davalıya, %60 davacıya olacak şekilde paylaşıldığını, daha sonra %32 ' ye payın düşürülmesinin nedeninin proje ve sözleşme ile arsa sahibinden istenebilecek her türlü komisyon ve masraflar için olduğunu, satılamayan bağımsız bölümler için %40-60 oranındaki paylaşımın devam ettiğini, toplam 5000 devre mülk olduğunu, 05/10/2018 tarihli hisse devri ve tasfiye protokolü tarihi itibariyle 3616 devre mülkün satıldığını, davacının bu tarih itibariyle satılmayan devre mülklerdeki %60 ' lık hissesini davalıya devrettiğini, bu tarih itibariyle davacının satış yetkisinin de sona erdiğini ancak cayma hakkı çerçevesinde 29 devre mülkün satışı cayma hakkı çerçevesinde iptal edildiğini, iptal edilen 29 adet devre mülk alıcısına davacı ... A.Ş kendi payını ödemiş, davalıya düşen pay kısmı içinse davacının talebi davalı tarafından davacıya iade edildiğini, bu 29 adet devre mülkün 2.kez satışı henüz yapılmadığından davalının davacıya vermesi gereken bir bedel olmadığından davanın reddini talep etmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Birleşen her iki dosyada da davacının talep konusu taraflar arasında yapılan devre mülk sözleşmesi gereği yüklenici davacının arsa sahibi davalıdan olan payını (%60) 2018 yılında yapılan ek protokol ile bedel karşılığı davalı arsa payı sahibine devrettikten sonra, bir kısım devre mülkleri olan tüketicilerin cayma hakkını kullanmaları nedeniyle Tüketici Kanunu gereği tüketicilerin iptal edilen satış bedellerini ödeyen davacının bu bedelin davalıdan tahsili talebidir. Davacı tüm haklarını davalıya devrettim, dolayısıyla cayma hakkını kullanan tüketicilere yapılan ödemeleri davalı karşılamalıdır. Çünkü davacının artık iptal edilen devre mülkler üzerinde hakkı 2018 tarihli protokol sonucu kalmamıştır demektedir. Davalı ise iptal edilen devre mülkler yeniden satılıncaya kadar sebepsiz zenginleşme hükümlerinin oluşmayacağını savunmaktadır. Taraflar arasında dört adet dava bulunmaktadır. Her dört davanın davacısı ve davalısı da aynıdır. Mahkememiz dosyası ile birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesi' nin ... Esaslı dosyanın konusu ile mahkememiz davasının konusu aynıdır. Bunun yanında .... Asliye Ticaret Mahkemesi' nin ... Esas sayılı dosya ile.... Asliye Ticaret Mahkemesi' nin ... Esas sayılı dosyaların konusu ise birleşen dosyamızdan farklı olarak 2018 tarihindeki protokol sonucu düzenlenen taksitlerin ödenmemesi nedeniyle açılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali davası olup, bedellerin konusu davamızdan farklı olduğundan bu dosyaların birleştirilmesine veya bekletici mesele yapılmasına gerek olmadığı gibi derdestlik veya kesin hüküm durumu da yoktur. Yani birleşmeyen bu iki dosyanın konusu 2018 yılındaki devir nedeniyle yapılan taksitlerin bir kısmının ödenmemesi nedeniyle başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali davaları iken; mahkememizde birleşen dosyanın konusu ise 2018 ' de yapılan protokol sonucu hissesini davalıya satıp sözleşmeden ve devre mülkten tamamen soyutladığını zanneden davacıya Tüketici Kanunu gereği cayma hakkını kullanıp aldığı devre mülkü iade eden tüketicilerin daha önce ödediği bedelleri ödemek zorunda kalan davacının 2018 ' deki hisse devri nedeniyle sebepsiz zenginleştiğini iddia ettiği devre mülkün tek sahibi davalıya sebepsiz zenginleşme hükümleri gereği açtığı tazminat davasıdır. Davalı her ne kadar tüketicilerin caydığı devre mülkler henüz tekrar satılmamıştır, bu yüzden sebepsiz zenginleşme hükümleri uygulanamaz demiş ise de Tüketici Koruma Kanunu gereği cayma hakkını kullanan tüketicilere bedellerini veren davacıdır. Davacı bu bedelleri dava dışı tüketicilere ödemesine rağmen cayılan bu devre mülkler 2018 tarihli hisse devri gereği davalının mülkiyetine geri dönmektedir. Yani davalı burada sebepsiz zenginleşmektedir. Sebepsiz zenginleştiği oranda davacıya karşı sorumluluk altındadır. Taraflar arasında yapılan ana sözleşme ve 2018 tarihli tasfiye protokolünde bu husus ayrıntılı olarak düzenlenmediğinden TBK' nın sebepsiz zenginleşme hükümlerine müracaat etmek gerekir. Ana sözleşmede hüküm olmadığı gibi 2018 tarihli Tasfiye Protokolü' nün C6 maddesinde de bu husus düzenlenmemiştir. 11/01/2023 tarihli ilk bilirkişi raporunda beşinci sayfasındaki listede isimleri yazılı tüketiciler devre mülk satış işlemini cayma hakkını kullanarak iptal etmişlerdir. Bu 29 kişinin toplam sözleşme bedeli 658.690,00 TL ' dir. Davacı ... ' in ödediği tutar 449.653,36 TL' dir. Ödeme tarihleri her bir tüketici 3.şahıs için farklı olup ilk ödeme 17/07/2019, 29.ödeme ise 28/12/2020 tarihidir. 2018 tarihinde yapılan sözleşme ile bu iptaller için sorumluluk davalıya geçmiştir. Çünkü tüm hisseleri davalı, davacıdan satın almıştır. Her ne kadar Tüketici Koruma Kanunu gereği davacı da 3.kişi tüketicilere karşı sorumlu ise de tarafların iç ilişkisinde davalı da sebepsiz zenginleştiği oranda davacıya karşı sorumludur. Sebepsiz zenginleştiği oranda davalının davacıya sebepsiz zenginleşme tarihlerinden yani tüketicilere bedellerin ödeme tarihinden itibaren faizi ile birlikte sorumluluğu başlar. Ancak ana dosyada davacı temerrüt tarihinden itibaren faiz istemiştir. Yani noter ihtarnamesini çektiği 17/11/2020 tarihi dikkate alınmalıdır. Bu ihtarnamede ayrıca davalıya 3 günlük süre de vermiştir. Bu durumda temerrüt tarihi 20/11/2020 tarihi olup ana dosya için 29.sıradaki ... hariç diğer 28 şahıs için ödeme tarihleri daha önce ise de taleple bağlılık ilkesi gereği ödeme tarihleri yerine temerrüt tarihi olan 20/11/2020 tarihinden itibaren avans faizine hükmetmek gerekir. 29.sıradaki ... ' in ödemesi ( 12.240,00 TL) için ise ödeme tarihi olan 28/12/2020 tarihinden itibaren avans faizine hükmedilir. Ancak sebepsiz zenginleşme hükümleri uygulanacağından davacının yaptığı tüm ödemeden kesintiyi çıkarmak gerekir. Çünkü bu kesintiler davalıya geçmemiştir. Davacının yaptığı ödeme olan 449.653,36 - 35.350,50 = 414.302,86 TL' dir. Davacı ana dosyada bu miktarda talepte bulunabilir. Davacı başta 347.984,32 TL talep etmiş, daha sonra ıslah dilekçesi ile 75.886,54 TL artırmış ve toplam 423.870,86 TL talep etmiştir. Bilirkişi raporları tam yeterli değil ise de mahkememiz hesaplamaları ve hukuki değerlendirmeleri kendisi yaparak ( denetime elverişli) dosyayı karara bağlanmıştır. Ana dosyada 11/01/2023 tarihli bilirkişi raporuna göre davacının 29 müşterinin devre mülklerinin iptali nedeniyle bu 29 kişiye ödediği miktar bu bilirkişi raporunun 5.sayfasında 449.653,36 TL ' dir. Yine aynı listede bu 29 kişi için yapılan kesinti toplamı 35.350,50 TL' dir. Bu kesintinin bu toplamdan indirilmesi gerekir. Çünkü davacının davalıdan talep edeceği şey sebepsiz zenginleşilen kısımdır. Halbuki bu kesintiler davalıya kalmayacağı için 35.350,50 TL ' nin davacının sebepsiz yere ödediği miktardan düşülmesi gerekir. Davacının ödediği ( sebepsiz zenginleşmeye konu edilen ) miktar 449.653,36 TL' den yapılan kesinti ( davalıya da kalmayacak kısım ) olan 35.350,50 TL indirim yapıldığında ( 449.653,36 - 35.350,50 = 414.302,86 TL) davalının kesinti hariç sebepsiz zenginleştiği miktar 414.302,86 TL' dir. Kural olarak ana dosyada davacının sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacağı bu miktardadır. Davalı cevap dilekçesinde zaman aşımı definde bulunmamış, bu miktarın 347.984,32 TL' sini talep etmiştir. Dava konusu belirsiz alacak davası olmayıp ödemeler belli olduğundan kısmi dava olarak nitelendirilmesi gerekir. Belirsiz alacak davasında dava açılmakla talep edilmeyen kısım için de dava dururken kısmi davada talep edilmeyen kısım için zaman aşımı işlemeye devam eder. Sebepsiz zenginleşmede zaman aşımı 2 yıl ve 10 yıllık zaman aşımına tabidir. ( TBK 82.) 11/01/2023 tarihli bilirkişi raporu 5.sayfasında 29 kişi için davacının yaptığı ödeme tarihleri tek tek listelenmiştir. TBK 82.maddesine göre bu listede yazılı ödeme tarihlerinden itibaren her bir müşteri için ödenen paranın zaman aşımı süresi başlar. Ödemelerin ilki 17/02/2019 olup, sonuncusu 28/12/2020 ' dir. İki yıllık zaman aşımı eklendiğinde 17/07/2021 ve 28/12/2022 tarihleri olmaktadır. TBK 154.maddesinde zaman aşımını kesen haller yazılmıştır. Dava tarihi ( ana dosyada) 23/06/2021 olup bir kısım ödemeler için iki yıllık dava zaman aşımı dolmuş ise de davalı cevap dilekçesinde ana dosya için zaman aşımı definde bulunmadığından mahkememiz resen bu hususu dikkate almamıştır. Ancak dava kısmi dava olarak açıldığından ıslah edilen kısma yönelik davalı zaman aşımı itirazında bulunmuştur. Islahla artırılan kısım yönünden zaman aşımı süresi geçmiş olup bu kısım yönünden zaman aşımı itirazında bulunulduğundan davacının ıslah edilen kısımlara yönelik davasının zaman aşımı nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir. Bu değerlendirmeler birleşen dosya için de geçerlidir. Birleşen dosyada da 3.000,00 TL dışındaki ıslah edilen 221.090,07 TL zaman aşımına uğramış olup davalı taraf ıslah dilekçesine karşı itiraz dilekçesinde zaman aşımı itirazında bulunduğundan bu miktar yönünden zaman aşımı defi nedeniyle davanın reddi yoluna gidilmiştir. Birleşen dosya yönünden davacının toplamda 224.090,07 TL alacağı tespit edilmiş ise de bunun 3.000,00 TL dışındaki kısmına ( ıslah ile açılan kısım ) zaman aşımı definde bulunulduğundan 3.000,00 TL' lik kısım yönünden davanın kabulüne, geri kalan 221.090,07 TL için ise zaman aşımı nedeniyle davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Bilirkişi raporundaki bilgiler esas alındığında, birleşen dosyada davacının 152.013,28 + 72.076,79 = 224.090,07 TL alacağı olduğu hesaplanmıştır. Davacı birleşen dosya yönünden kısmi dava ile 3.000,00 TL talep etmiş olup temerrüt tarihinden itibaren avans faizi talep ettiğinden 3.000,00 TL için temerrüt tarihi olan 20/11/2020 tarihinden itibaren avans faizine hükmedilirken geri kalan ıslah ile artırılan 221.090,07 TL için ise zaman aşımına uğradığından bu kısmın reddine karar vermek gerekmiştir. KARAR : Gerekçesi yukarıda yazılı kararda açıklandığı üzere; 1-Davacının ana dosyada açtığı davanın KISMEN KABULÜ ile, 347.984,32 TL alacağın ( bunun 12.240,00 TL ' si için 28/12/2020 tarihinden geri kalan kısmı için ise temerrüt tarihi olan 20/11/2020 tarihinden itibaren ) işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, a-Alınması gereken 23.770,81 TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 5.942,71 TL harçtan ve ıslah harcı olarak yatırılan 1.296,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 16.532,10 TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, b-Davacı tarafından ödenen 5.942,71 TL peşin harcın ve 1.296,00 TL ıslah harcının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, c-Davacı tarafından bu yargılama nedeni ile ödenen 59,30 TL başvuru harcı ile 79.868,00 TL posta, tebligat ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 79.927,30 TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 65.617,74-TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, geriye kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, d-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereği hesap olunan 55.677,49 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, e-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereği hesap olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, f-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabulucu ücretinin 1.083,68 TL' sinin davalıdan, 236,32 TL' nin davacıdan alınarak Hazine'ye ödenmesine, 2-Birleşen davanın KISMEN KABULÜ ile, 3.000,00 TL ' nin 28/12/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, a-Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 59,30 TL' den ve ıslah harcı olarak yatırılan 3.776,00 TL' den düşümü ile kalan 3.407,70 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı yana iadesine, b-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereği hesap olunan 3.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, c-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereği hesap olunan 35.374,43TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, d-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabulucu ücretinin 17,67 TL'sinin davalıdan, 1.302,33 TL' sinin davacıdan alınarak Hazine'ye ödenmesine, 4-Gider avansının harcanmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF YOLU açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 17/12/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/434, K. 2024/857, T. 17.12.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-11-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-434-e-2024-857-k-38ce1af5e2ef