İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/6 E. 2024/593 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/6
Karar No
2024/593
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2024/6 Esas KARAR NO:2024/593 DAVA:Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ:04/01/2024 KARAR TARİHİ:10/09/2024 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili sunduğu dava dilekçesi ile; müvekkilinin yetkili teknik servise gönderilmek üzere “... marka model pembe renk ...” emtiasını müşterisinde alarak “inceleme ve tamir” amacı ile 20.07.2023 tarihinde davalıya ... numaralı kargo takip evrakı ile taşıma sürecine verilerek ... adresinde ... ... firmasına gönderildiği, alıcı adresine taşınan emtianın 25.07.2023 tarihinde alıcının taşınmış olduğundan bahisle, 01.08.2023 tarihinde davacıya geri taşınmak üzere yola çıkarıldığı, kargonun iade taşıması tamamlanarak dava tarihine kadar davacı yana teslimi sağlanmadığı, 19.09.2023 tarihinde hasar tazmin talep formu dolduran davacı yana 2.721,32 TL zararı olmasına karşın 363 TL tazminat önerildiği, davacının müşterisine karşı olan yasal onarım süresi dolduğu için sorumlu olduğu, davalının süreçte çözüm odaklı davranmadığı, 16.10.2023 tarihi itibarı ile arabulucu sürecine girilmesine karşın 06.11.2023 anlaşamama şeklinde sonuçlandığı, kayıp olan ... bedelinin ödenmesini ve yargılama giderlerinin davalı yan üzerinde bırakılmasını dava ve talep ettiği görülmektedir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; kargo emtiasının tamir için gönderildiği ileri sürülmesine karşın, satış faturası bedelinin talep edildiği, TTK m.880 ve m.882 hükümlerine göre tazminat hesabı gerektiği, kargo firmasının kapalı alınan ambalaj içeriğinde ne olduğunu bilmediği, malın satın alma bedeli değil, taşıma için alındığı tarih ve yerdeki malın rayiç bedelinin tazminat hesabında gözetilmesi gerektiği, 01.08.2023 tarihinde davacı adresine taşınan emtianın alınmadığı, 02.08.2023 tarihinde Avrupa yakası aktarma merkezine götürülme sürecinde “… diğer kargoların dağıtılması ve toplanması esnasında araçtan düşürülmüş olacak ki bir daha işlem görmemiştir….” beyanlarına göre kayıp olduğu, dava dışı ... firmasının dava dışı ... adına düzenlediği 16.06.2023 tarihli satış faturasına istinaden 2.721,32 TL zarar ileri sürülmekte olduğu, davalı yana TTK m.882 ve m.880 hükümlerine göre 363,00 TL tazminat önerildiği, arızalı-bozuk ... emtiası için talep edilen yeni satın alma fiyatının somut olaya uymadığı, 21.07.2023 tarihli taşıma başlangıcı gözetilerek 1 kg emtia varsayımı ile 301,90 TL sınırlı sorumluluk limitini aşan miktar bakımından davanın reddi gerektiği, ileri sürerek davanın kısmen önerildiği halde kabul edilmeyen tazminat tutarı da gözetilerek 301,90 TL tutarını aşan kısım bakımından esas yönünden reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER ve GEREKÇE: Lojistik taşıma ve sigorta uzmanı bilirkişi tarafından hazırlanan 02/05/2024 tarihli raporunda; davacının göndereni olduğu kargo emtiasının davalı yanca taşınması sürecinde kayıp olmak suretiyle zayi olduğu, bir adet kap ve 1 kg hesaplama ağırlığı ile taşımaya alınan emtia için zayii sebebi ile sınırlı sorumluluk esasına göre davalının sorumlu olabileceği tazminatın 301,90 TL hesaplandığı, davalı yanın bu miktar kadar tazminatı kabul ettiği, oysa somut olayda sebebi açıklanamayacak şekilde kayıp olan kargo zayiinde davalının tam tazmin sorumlusu olacağı, buna göre her ne kadar tamir ve kontrol için taşınmakta ise de, henüz 1 ay kadar olan satın alma süreci gözetilerek zararın fatura tutarı şeklinde değerlendirilmesinin somut olaya uygun olacağı, davalının 2.721,32 TL mal bedeli kadar tazminattan sorumlu tutulabileceği, bu miktardan hakkaniyet gereği bir indirim değerlendirmensin yüce mahkemenin takdirinde olduğu, ancak söz konusu çocuk saatinin teknoloji ürünü olması, fiyatlarında sürekli bir artış olması hususları gözetilerek bilirkişi kanaatinin indirime yer olmadığı yönünde olduğu, davacının dava dilekçesinde faiz talebi olmadığı hususunun Mahkemece değerlendirilmesinin yerinde olacağı sonuç ve kanaatine varılmıştır. Tüm dosya kapsamı ve delillerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda: Dava; taşıma sözleşmesinden kaynaklı alacak davasıdır. Alınan bilirkişi raporu, fatura ve irsaliyeler, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; davacı tarafın yetkili teknik servise gönderilmek üzere “... marka model pembe renk ...” emtiasını müşterisinden alarak “inceleme ve tamir” amacı ile 20.07.2023 tarihinde davalıya ... numaralı kargo takip evrakı ile taşıma sürecine verilerek ... adresinde ... ... firmasına gönderildiği, alıcı adresine taşınan emtianın 25.07.2023 tarihinde alıcının taşınmış olduğundan bahisle, 01.08.2023 tarihinde davacıya geri taşınmak üzere yola çıkarıldığı, kargonun iade taşıması tamamlanarak dava tarihine kadar davacı yana teslimi sağlanmadığı ve davacı tarafa ait saatin taşıma sırasında kaybolduğu, davalı tarafın bir adet kap ve 1 kg hesaplama ağırlığı ile taşımaya alınan emtia için zayii sebebi ile sınırlı sorumluluk esasına göre davalının sorumlu olabileceği tazminatın 301,90 TL olduğunu beyanla bu miktar kadar ödemeyi teklif ettiği, bu teklifin davacı tarafça kabul edilmeyerek işbu davayı ikame ettiği, dosyamızdan alınan bilirkişi raporu ile somut olayda sebebi açıklanamayacak şekilde kayıp olan kargo zayiinde davalının tam tazmin sorumlusu olacağı, buna göre her ne kadar tamir ve kontrol için taşınmakta ise de, henüz 1 ay kadar olan satın alma süreci gözetilerek zararın fatura tutarı şeklinde değerlendirilmesinin somut olaya uygun olacağı, davalının 2.721,32 TL mal bedeli kadar tazminattan sorumlu tutulabileceğinin tespit edildiği anlaşıldığından dosya kapsamına uygun denetime açık ve hükme elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne; Her ne kadar malın bozuk olması nedeni ile hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği iddia edilmiş ise de; söz konusu çocuk saatinin teknoloji ürünü olması, fiyatlarında sürekli bir artış olması hususları gözetilerek hakkaniyet indirimi yapılmamasına miktar itibari ile kesin olarak karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜ ile 2.721,32 TL alacağın temerrüt tarihi olan 19/09/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 2- Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 2.721,32 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 4-Davacı tarafından yapılan bilirkişi ücreti ve posta masrafı olmak üzere toplam 4.100,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 5-Arabuluculuk ücreti olan 3.120 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının talep halinde taraflara iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi.10/09/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/6, K. 2024/593, T. 10.09.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-10-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-6-e-2024-593-k-f2bafd35a764