İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/544 E. 2025/573 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/544
Karar No
2025/573
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/544 Esas KARAR NO : 2025/573 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/09/2024 KARAR TARİHİ : 01/07/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket ile davacı şirket arasında ticari ilişki sonucu mal ve hizmet alımına ilişkin Gaziosmanpaşa ...Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı icra dosyası ile takibe dayanak teşkil eden 18.04.2024 düzenleme Tarihli ... nolu yemek faturasının düzenlendiğini, faturaya davalı şirketin itiraz etmediği gibi dava ve icra konusu edilen faturaya ilişkin kısmi ödeme yaptığını, bakiye alacağının tahsili amacıyla Gaziosmanpaşa ...Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, dava şartı arabuluculuk başvurusunun yapıldığını, 05.08.2024 tarihinde anlaşamama tutanağı düzenlendiğini, davalı tarafından Gaziosmanpaşa ...Müdürlüğü’nün ... Esaslı dosyasına yapılan borca itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı borçlu aleyhine alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, alacağımız için borçlunun borcunu karşılayabilecek derece de taşınır,taşınmaz malları ve 3.kişilerdeki hak ve alacakları, maaşları üzerine öncelikle teminatsız olarak, mahkemeniz aksi takdirde ise mahkemenizce takdir edilecek olan teminatın yatırılması karşılığında ihtiyati haciz konulmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya usulüne uygun tebligat yapıldığı ancak cevap dilekçesi sunmadığı görüldü. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, davacı tarafın davalı aleyhine fatura alacağından kaynaklı olarak Gaziosmanpaşa ... müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptaline ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, Gaziosmanpaşa ...müdürlüğünün...Esas sayılı dosya uyap sureti, İtiraz Dilekçesi , Takibe Konu Fatura , Arabuluculuk İlk Oturum ve Anlaşmama Son Tutanağı , ... Kaymakamlığı İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü müzekkere cevabı, Ticaret Sicil Kayıtları, v.s her türlü yasal delil dosya arasına alınmıştır. Gaziosmanpaşa ...müdürlüğünün...Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalı aleyhine toplam 153.021,05-TL alacak üzerinden takip başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğu anlaşılmıştır. Dosyanın SMMM ...'ye tevdi edildiği, bilirkişinin 15/12/2024 tarihli raporunda özetle ; Davacı şirketin incelenen 2024 yılı ticari defterlerinin sahibi lehine delil vasfına haiz olduğunu, davalı şirketin ticaret merkezinin Ankara İli’nde olduğundan ticari defter belge incelemesinin yapılamadığını, davacı şirketin ticari defterlerinde icra takibine konu ettiği 151.823,00 TL. tutarında davalıdan alacağının olduğu tespit edilmiş ise de; faturanın tek başına alacağın varlığı için yeterli olmaması, düzenlenen e-arşiv fatura içeriği öğle yemeklerine ilişkin hizmetin verilip verilmediğine ilişkin tespit yapılamadığından davacının Gaziosmanpaşa... Müdürlüğü...E. nolu icra dosyası ile 20.05.2024 Tarihinde yaptığı icra takibinin yerinde olmadığını, davacının, davalıdan 20.05.2024 tarihinde yaptığı icra takibi ile talep ettiği ana para talebi 151.823,00-TL ile icra takip tarihinden itibaren adi faiz talebinin yerinde olduğunu, işlemiş faiz talebi 1.197,95 TL'nin yerinde olmadığını, icra inkâr tazminatına hükmedilmesi meselesi Sayın Mahkemenizin münhasıran yargılama yetkisine dair bir husus olduğu tespit ve rapor edilmiştir. Ankara ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin...Talimat sayılı dosyasında SMMM ... tarafından sunulan bilirkişi raporunda özetle ; Davacı tarafın davalı adına 2024 yılında düzenlediği 1 adet fatura karşılığının KDV dahil 151.823,10 TL olduğunu, davalı tarafından davacı adına yapılan herhangi bir ödeme bulunmadığını, davacı tarafından düzenlenen faturaya göre davacı tarafın alacak bakiyesinin 151.823,10 TL olduğu tespit ve rapor edilmiştir. Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Her ne kadar, davacı tarafça davalı aleyhine Gaziosmanpaşa ...müdürlüğünün... Esas sayılı takip dosyası ile toplam 153.021,05-TL alacak üzerinden takip başlatılmış ve davalının itirazı üzerine takip durmuş ise de, dosyada davacı ve davalı tarafın ticari defterleri üzerinde inceleme yapılarak tanzim edilen dosya kapsamına uygun denetime açık ve hükme elverişli bilirkişi raporları ile; davacının davalıdan 151.823,10-TL alacağının olduğunun tespit edildiği, alacağın yemek hizmetinden kaynaklandığı, bu bağlamda davacı tarafça yemek dağıtım hizmetini verdiği hususunun ...Milli Eğitim Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabı ile de teyit edildiği, dolayısı ile davacının davalıdan takipteki miktar kadar alacaklı olduğu, yine davacının, tanzim ettiği faturaların üzerinde ödeme süresini ilişkin bilgi bulunuyorsa da, bu hususun bilgi mahiyetinde kabul edileceği, taraflar arasında kabul edilmiş husus olarak kabul edilemeyeceği, taraflar arasında ödemenin ne şekilde yapılacağı ve süresine ilişkin bir sözleşmenin olmadığı, alacağını icra takibinden önce davalıdan talep ettiğine ilişkin dava dosyasına belge sunulmadığı dolayısı ile davacının, davalıyı 20/05/2024 icra takip tarihi itibariyle temerrüde düşürdüğü ve takip öncesi faiz talebinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, davanın kısmen kabulüne, davalının Gaziosmanpaşa... müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takibin 151.823,10 ana para ile ana paraya talep doğrultusunda takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, İcra inkar tazminatı talebi yönünden; İİK 67/2 maddesinde " Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." denilmektedir. Borçlunun icra inkar tazminatı ile mahkumiyeti açısından itirazın kötü niyetli olması şartı aranmayıp geçerli bir takibin ve itirazın bulunması, takip konusu alacağın belirlenebilir (likid) alacak olması ve davalının itirazında haksız olması gerekmektedir. "Likid alacak" kavramına gelince; eğer borçlu, ödeme emri ile kendisinden istenilen alacak bakımından borçlu olduğunu bilmekte veya bilmek durumunda ise ve buna rağmen itiraz ederse, itirazında haksızdır. O halde, borçlunun haksız olup olmadığının saptanabilmesi için, “alacağın bilinmekte veya bilinmek durumunda olması”nın ne anlama geldiği önem arz etmektedir. Öğretide genel olarak kabul edildiği üzere, borçlu, alacaklının icra takibinde talep ettiği alacağı veya alacağın bütün unsurlarını bilmekte veya bilmek (kolayca hesap edebilmek) durumunda ise ve alacağın miktarının belirlenmesi için tarafların ayrıca mutabakata varmasına (anlaşmasına) veya mahkemenin tayin edeceği bilirkişi eliyle bir değerlendirme yapılmasına ihtiyaç yoksa, alacak likidedir. Yargıtay’ın çeşitli kararlar vesilesiyle genel olarak yaptığı tanım da buna paraleldir: Ör- neğin, Hukuk Genel Kurulu'nun emsal kararlarında belirtildiği ve benimsendiği üzere , “alacağın gerçek miktarı belli ve sabit ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmekte veya bilinmesi gerekmekte ve böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesi mümkün ise başka bir ifadeyle, borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacak likiddir." Yargıtay'ın burada ifade ettiği, “borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise” ölçütü çok önemlidir. Burada dile getirilen borçlunun “yalnız başına” tespiti hususu, alacağın ve miktarının borçlu tarafından bütün unsurları ile bilinebilir (hesap edilebilir) olması ve bu konuda alacağın tespiti için ayrıca yargılama yapılmasına gerek olmaması anlamındadır. Alacağın likid olması bakımından “alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması" da şart değildir. ( İcra İnkar Tazminatı Açısından “Likid Alacak” Kavramı - Prof. Dr. Ejder Yılmaz/ Banka cılar Dergisi, Sayı 67, 2008) Açıklamalar doğrultusunda; takibe konu alacağın likit ve belirlenebilir olduğu, yine davalının hakkındaki icra takibine haksız olarak itiraz ederek durmasına neden olduğu da dikkate alınarak asıl alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, -Davalının Gaziosmanpaşa ... Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takibin 151.823,10-TL ile bu alacağa talep gibi takip tarihiden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, fazlaya ilişkin talebin reddine, -151.823,10-TL asıl alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 10.371,04-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 2.613,22-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 7.757,82-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 İkinci Kısım İkinci Bülüm) göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan; 2.613,22-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 2.613,22TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, , 5-Davacı tarafından yapılan; 10.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 987,50-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 10.987,50-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 10.901,48-TL lik kısmanın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına, 6-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davada haklı çıkma oranına göre 24,43-TL'sinin davacıdan, 3.095,57-TL'sinin davalıdan tahsiliyle Hazine adına gelir kaydına, 7- Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı.01/07/2025 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/544, K. 2025/573, T. 01.07.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-10-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-544-e-2025-573-k-e681468c8e8c