İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/511 E. 2025/318 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/511
- Karar No
- 2025/318
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/511 Esas KARAR NO : 2025/318 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/09/2024 KARAR TARİHİ : 09/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının MÖHUK 48. kapsamındaki teminattan muaf olduğunu, davacı şirket merkezi İngiltere olmakla birlikte Türkiye, ... ili, ... ilçesinde ikameti bulunduğunu, arz edilen tüm sebeplerden ötürü davacı şirketin MÖHUK madde 48. kapsamındaki teminattan muaf tutularak yargılamanın yürütülmesi gerektiğini, her ne kadar davalı borçlunun sonrasında ödeme emrini havi tebligatın usulsüz olduğu iddiasıyla açmış olduğu dava neticesinde ... 23. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ...E. ...K. sayılı kararı ile itirazın süresinde olduğu tespitiyle takip durdurulmuş ise de huzurdaki itirazın iptaline konu olan ... 22. İcra Müdürlüğü'nün...E. sayılı icra takip dosyasında 03/06/2024 tarihinde icra müdürlüğü tarafından takibe, davalı tarafından süresinde itiraz edilmemiş olduğu gerekçesiyle kesinleştirildiğini, davacı borçlunun takibin kesinleştiği gün dosya alacağını karşılar mahiyetteki binlerce ton pamuk cinsi emtiayı muvazaalı şekilde elinden çıkardığını, karşılıksız şekilde başkalarınca devrettiğini, her ne kadar davalı borçlu dava dilekçesinde, sözde 09/06/2024 tarihinde söz konusu takipten haberdar olduğunu iddia etmiş ise de; taraflarınca haricen yapılan araştırmalarda, davalı borçlunun dava konusu icra takibinin kendisi yönünden kesinleştiği 03/06/2024 tarihinde, 2022 yılından beri ... Gümrük Müdürlüğü'ne bağlı özel antrepolarda bekleyen ve davacının dosya alacağını karşılayabilecek piyasa değerindeki binlerce ton pamuk cinsi emtiasını alacaklı müvekkili zarara uğratmak ve müvekkilin alacağını sürüncemede bırakmak kastıyla antrepo beyannamesi ve ivazsız faturalar mukabilinde...V.D. ...) firmasına muvazaalı şekilde devrettiğini, bahse konu şirketin sahibi Gelir İdaresi Başkanlığı kayıtlarına göre davalı borçlunun devre konu ettiği bu malların bekletildiği antreponun sahibi ile aynı kişiler olduğunu, bu muvazaalı işleme karşı davacı şirket adına İİK 277 tasarrufun iptali davası ikame edeceklerini ve davacı borçlunun işlemi yürüten yetkilileri hakkında İİK 331 dahil tüm yasal şikayet haklarını kullanacaklarını, tüm bu haklarının mahfuz olduğunu, somut olayda ihtiyati haciz taleplerinin reddi halinde davalı borçlu alacaklı davacının mal kaçırmaya devam edecektir ve bu durum da davacının doğrudan alacağının tahsilinin imkansız hale gelmesi tehlikesi ile karşı karşıya kalmasına sebep olacağını, dosya alacağı miktarı nazara alındığında bu durumun davacının ticari olarak mahvına ve iflasına sebep olacağını, nitekim dava konusu icra takibinin daha evvel takibin kesinleştiği dönemde yapılan icra takip işlemleri incelendiğinde açıkça görüleceği üzere, dosya kapsamında davacı borçlunun banka hesaplarındaki mevduatların, üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ve ... Gümrük Müdürlüğü'ndeki henüz serbest dolaşıma girmemiş emtialarının haczine yönelik taleplerinin hepsinin karşılıksız kaldığını, zira davacı borçlu şirket icra takibinden haberdar olur olmaz davacı alacağının karşılıksız kalması için tüm hak, alacak ve emtialarını elden çıkardığını, bunların davalının yalnızca resmi olarak taraflarına tespit edilebilen bazı mal kaçırma eylemlerinden olduğunu, bu durumun oldukça vahim olduğunu, tüm bu delillerle sabit olan davalının mal kaçırması olgusu karşısında İİK 257 vd. maddeleri çerçevesinde ihtiyati haczin tüm şartları oluştuğunun sabit olduğunu, Mahkemenin alacak miktarının yüksekliğini de göz önünde bulundurarak takdir edeceği bir teminat mukabilinde alenen mal kaçırdığı sabit olan davalı hakkında dosya alacağını karşılar miktardaki mallarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı şirketin davalı şirket ile bir miktar pamuk cinsi emtia satışı konusunda anlaştığını, davalı şirketin ilgili anlaşma gereği kendisine hitaben düzenlenen proforma ve ticari faturalardaki tüm tutarları eksiksiz şekilde ödemiş olmasına rağmen, faturalarda miktarları belirtilen pamuk cinsti emtialar davacı şirkete teslim edilmediğini, davacı şirkete hitaben ve söz konusu satışa istinaden, davalı şirketçe düzenlenen faturalar ile davacının ilgili faturalar çerçevesinde yapmış olduğu ... ödemelerine ilişkin kayıtları dava dilekçesi ekinde sunduklarını, davacının defalarca davalı şirket yetkilileri ile parasını ödemiş olduğu malların teslimi yahut yapmış olduğu ödemelerin iadesi hususunda iletişime geçmiş ve hiçbirisinde olumlu veya doyurucu bir yanıt alamamış ve en sonunda taraflarınca davalı borçlu hakkında fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla takip tarihinden itibaren müvekkilin asıl alacağına fiili ödeme tarihine kadar ve fiili ödeme gününde ki döviz efektif satış kuru üzerinden, USD mevduata 1 yıla kadar vadeli mevduatlara kamu bankalarınca fiilen uygulanan azami yıllık faiz (%3,25) ve değişen oranlardaki işleyecek faizi, icra harç ve masrafları ve vekâlet ücreti birlikte tahsili talebi ile ... 22. İcra Müdürlüğü'nün...E. Sayılı dosyası ile davalı aleyhine ilamsız haciz yolu ile icra takibi yapıldığını, söz konusu icra takibi esasında öncesinde borçlunun itirazının süresinde olmadığı gerekçesiyle icra müdürlüğü tarafından kesinleştirilmiş ise de davalı borçlu tarafından ilgili icra takip dosyası çerçevesinde kendilerine gönderilen tebligatın usulsüz olduğu iddiasıyla ikame ettikleri dava neticesinde ... 23. İcra Hukuk Mahkemesi tarafından tebliğ tarihi değiştirilmiş ve bu minvalde de ilgili icra takibi icra müdürlüğü tarafından durdurulduğunu, anılan icra hukuk mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulmuş ise de icra hukuk mahkemesi kararları kesinleşmeden icra edilen kararlardan olduğu için vaki itirazın iptali için yasal başvuruların yapılması zaruretinin hasıl olduğunu, davalı borçlunun itirazı üzerine, itirazın iptali amacıyla davacı şirket adına Arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak anlaşmanın sağlanamadığını, davalının itirazının haksız ve icra takibini sürüncemede bırakmaya yönelik olduğunu, söz konusu icra takibi teslim edilmeyen fakat satış bedeli ödenen emtiaların satış bedelinin geri ödenmemesinden kaynaklanmış olup borçlu icra dosyasına hiçbir ödemede bulunmadığı gibi sırf zaman kazanmak için kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiğini, ticari satıma konu edilmiş ve faturası kesilmiş bir emtianın bedeli ödenmiş ise o malın ya teslim edilmesinin yahut da bedelin iadesinin zorunlu olduğu aksi halde satıcının doğrudan sebepsiz zenginleşmiş olacağının izahtan vareste olduğunu belirterek davalı borçlunun ... 22. İcra Müdürlüğü'nün ...E. sayılı dosyasına vaki haksız ve mesnetsiz itirazının iptaline ve takibin devamına, davalı borçlunun takip talebinde yazılı müvekkilin alacağının %20sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin davacının iş ortakları ... ve ... adlı dava dışı şirketler ile ham pamuk satış ilişkisi içerisine girdiğini ve bu kapsamda tüm siparişlerine ilişkin teslimatların kendilerine yapıldığını, davacının da davalı şirketin sözleşme tarafları olan ... ve ... adlı şirketten gelen talimatlar neticesinde gerekli ödemeleri davalı şirkete yaptığını, diğer bir deyişle, davacının davalı şirketten hiçbir teslim almadığı mal bulunmadığı gibi davalı şirketin ne ...'a ne de davacıya bir borcunun olduğunu, davacının tamamen maddi vakıaları gizleyerek sanki davalı şirketin kendisine bir borcu varmış gibi göstererek adeta davalı şirketten haksız bir kazanç sağlamaya çalıştığını, dolayısıyla bu haksız ve kötü niyetli taleplerin reddine karar verilmesi gerektiğini ve talep edildiğini, her ne kadar davacının huzurdaki itirazın iptali davası ile birlikte ihtiyati haciz talebinde bulunmuş ise de somut olayda ihtiyati haciz şartlarının mevcut olmadığını, nitekim her şeyden önce huzurdaki davada taraf ehliyetinin eksikliği ve Türk mahkemelerinin yetkili olmadığına ilişkin dava şartlarına yönelik itirazlarının mevcut olduğunu, dava şartlarına yönelik ilk itirazlar sonuçlandırılmadan zaten esasa etki edecek bir karar verilmesinin de mümkün olmadığını, yine davalı şirketin davacıya hiç bir nam ve ad altında bir borcunun olmadığını, mevcut olmayan olmadığı içinde muaccel hale gelmesi mümkün olmayan bir alacak iddiasına dayalı zaten ihtiyati haciz kararının verilemeyeceğini, ayrıca davacının iddia ettiği gibi bir mal kaçırma söz konusu dahi olmayıp tamamen ticari teamüller içerisinde yapıldığını, hal böyleyken davacının ihtiyati haciz talebinin derhal reddi gerektiği açık olup talep ettiklerini, öncelikle davacının tüzel kişiliğinin bulunmaması sebebiyle aktif husumet yokluğundan, akabinde ise huzurdaki davayı Türk mahkemelerinin yetkisi altına sokan hiçbir durumun mevcut olmaması sebebiyle huzurdaki davanın dava şartı eksikliğinden derhal reddinin gerektiğini, Mahkeme aksi kanaatte ise ve her halükarda davalı şirketin davacıya karşı hiçbir borcu olmadığı gibi davacı ile arasında hiçbir satış sözleşmesinin de bulunmadığını, bu nedenle huzurdaki kötü niyetli davanın reddini talep ettiklerini belirterek huzurdaki davanın öncelikle dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddine, şayet Sayın Mahkeme aksi kanaatte ise davanın ... Mersis numaralı ... Şti.'ye ve 20,..., ..., ... adresinde mukim ...'a ihbar edilmesine, davacının haksız ve temelsiz iddialarına dayalı mezkur davanın esastan reddine, davacı'nın haksız icra takibi sebebiyle dava değerlerinin %20'si oranında İİK m. 68/son uyarınca kötü niyet tazminatının davalı şirkete ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava 6098 sayılı TBK'nın 212/2. maddesinde göre ticari satım sözleşmesinde satıcının temerrüdü iddiasına dayalı tazminatın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK 67. Maddesine göre iptali talebidir. Taraflara usulüne uygun davetiyeler tebliğ edilmiş olup, ... 22. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosya UYAP sureti dosyamız içerisine alınmıştır. ...anbul ... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalı şirketinde içerisinde bulunduğu borçlular aleyhine toplam 4.796.498,27 USD üzerinden takip başlattığı, borçluların itirazı üzerine takibin durdurulduğu anlaşılmıştır. Davalı taraf verdiği cevap dilekçesinde tahkim şartı olduğunu ileri sürdüğünden, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-(a) ve 116/1-(c) maddelerine göre bu hususun öncelikli ele alınması gerekmiştir. Davalının cevap dilekçesinde Ek-6'da sunduğu ...nolu sözleşme incelendiğinde başlığında "TAHKİM" şartı bulunduğu ve maddede "uyuşmazlıların ... kurallarına göre ve ... nezdindeki tahkimde çözüleceği kararlaştırılmıştır. Davacı aşamalarda verdiği dilekçelerde, bu sözleşmenin altındaki kaşe ve imzayı inkar etmemiştir. O halde taraflar arasında tahkime dair bir sözleşme olduğu kabulü ile davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın tahkim şartı nedeniyle USULDEN REDDİNE, 2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 187,80-TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından hüküm kurulmasına yer olmadığına, 6-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13)- (14) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsiliyle Hazine adına gelir kaydına, 7-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine, Dair, davalı vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 Hafta süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 09/04/2025 Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır