İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/436 E. 2025/544 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/436
- Karar No
- 2025/544
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/436 Esas KARAR NO : 2025/544 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/07/2024 KARAR TARİHİ : 24/06/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Davacının icabı ve davalının kabulü ile taraflar arasında 27.12.2023 tarihli,...No'lu, 15.000-USD bedelli sipariş formu imzalanmak suretiyle ticari iş ilişkisi kurulduğunu ve kurulan ticari iş ilişkisi sebebi ile 27.12.2023 tarihli, ... No'lu, 15.000-USD bedelli faturayı düzenlendiğini, davalı şirkete teslim edildiğini, İlgili sipariş formunda belirtilen vadede ilgili ödemenin tamamı yapılmamış olup sipariş formunun 7. Maddesinin; ''Ödemelerin gecikmesi durumunda, yasal temerrüt faiz oranının altında kalmamak kaydıyla, TCMC avans faiz oranının 2 (iki) katı gecikme faizi talep edilecektir. İşbu gecikme faizi, ödeme planı, sipariş formu veya sözleşmede belirlenmiş olan ödeme günü ile fiili ödeme günü arasındaki gün sayısına göre hesaplanarak tarafınıza vade farkı faturası şeklinde düzenlenecektir. Yine bu halde, sipariş edilen ürünler ile ilgili kampanya kapsamında yapılmış olan indirimle ilgili tarafınıza fiyat farkı faturası düzenlenecek; şayet hediye ürün, promosyon desteği vs sağlanmışsa aynen iadesi, mümkün değilse bedeli talep edilecektir. '' şeklinde olduğu, ilgili hüküm doğrultusunda ödemenin tamamının zamanında yapılmaması sebebiyle davacı şirket tarafından yapılmış olan indirim iptal edilerek, 21.03.2024 tarihli, ... No'lu, 15.038,40-USD bedelli indirim iptali- fiyat farkı faturası düzenlenip, davalıya teslim edildiğini, davalı şirket tarafından, 27.12.2023 tarihli, ... No'lu, 15.000-USD bedelli faturaya istinaden ise 7.427-USD bedelli kısmi ödeme yapılmışsa da davalı şirketin iki adet faturaya istinaden bakiye kalan tutarı (22.611,40-USD) ödemesine ilişkin gerek finans departmanı gerek satış departmanı ile iletişime geçilmesine rağman olumlu sonuç alınamaması sebebiyle ilgili iki adet faturaya ilişkin davalı şirket aleyhine 22.611,40-USD asıl alacak üzerinden ... 8. İcra Müdürlüğü’nün...E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin itirazı ile icra takibinin durduğunu, davacı tarafından arabuluculuğa başvurulduğunu, arabuluculuk görüşmeleri neticesinde anlaşma sağlanamadığını, fazlaya ilişkin tüm talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; ... 8. İcra Müdürlüğü ...E. sayılı dosyasına yapılan borca, faize ve borcun tüm ferilerine ilişkin tüm itirazların iptali ile takibin devamına, davalı şirket aleyhine dava konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama masrafları ile avukatlık ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya usulüne uygun tebligat yapıldığı ancak cevap dilekçesi sunmadığı görüldü. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, davacı tarafça davalı aleyhine ... 8. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile başlatmış olduğu takibe davalı tarafça yapılan itirazın iptali olduğu anlaşıldı. Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, ... 8. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası uyap sureti, 27/12/2023 Tarihli, ... No'lu, 15.000-usd Bedelli Sipariş Formu , 27/12/2023 Tarihli. ... No'lu, 15.000-USD Bedelli Fatura , 21/03/2024 Tarihli, ... No'lu,15.038,40-USD Bedelli İndirim İptali-Fiyat Farkı Faturası , Arabuluculuk Son Tutanağı , Vekaletname v.s her türlü yasal delil dosya arasına alınmıştır. .. 8. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalı aleyhine toplam 22.611,40 USD alacak üzerinden takip başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğu anlaşılmıştır. Dosyanın SMMM ...'ye tevdi edildiği, bilirkişinin 27/05/2025 tarihli raporunda özetle; Davacı şirketin incelenen 2023-2024 yılı ticari defterlerinin sahibi lehine delil vasfına haiz olduğunu, davalı şirketin ticaret merkezinin “Konya” İli olması sebebiyle 2023-2024 yılı ticari defterlerinin incelenemediğini, davacı şirketin ticari defter kayıtlarında gerek ica takip tarihi, gerekse dava tarihi itibariyle kdv dahil 22.611,40 USD. (TL karşılığı kdv dahil 487.788,55 TL) alacağının olduğunu, davacı tarafından düzenlenen ve icra takibine konu edilen faturaların, davalı tarafından kaşe ve imza yapılan 27.12.2023 tarihli Sipariş Formu’na uygun düzenlendiğini ve davalı şirkete GİB e-Fatura sistemi üzerinden teslim edildiğini, ... 8.İcra Müdürlüğü.... E. nolu icra dosyası ile talep ettiği 22.611,40 USD tahsil talebinin yerinde olduğunu, 17.04.2024 tarihinde icra takip tarihi itibariyle 22.611,40 USD. alacağı için, USD mevduata kamu bankalarınca fiilen uygulanan azami yıllık % 3,5 faiz talebinen yerinde olduğunu, icra inkâr tazminatına hükmedilmesi meselesi Sayın Mahkemenizin münhasıran yargılama yetkisine dair bir husus olduğu tespit ve rapor edilmiştir. Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Her ne kadar, davacı tarafça davalı aleyhine ... 8. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile toplam 22.611,40 USD alacak üzerinden takip başlatılmış ve davalının itirazı üzerine takip durmuş ise de, dosyada davacı tarafın ticari defterleri üzerinde inceleme yapılarak tanzim edilen dosya kapsamına uygun denetime açık ve hükme elverişli bilirkişi raporu ile; davacının lehine delil kudretini haiz ticari defter kayıtlarına göre davalıdan takipteki miktar kadar olmak üzere 22.611,40 USD alacağının olduğunun tespit edildiği, davalının davaya cevap vermediği gibi, bilirkişi raporuna karşı da herhangi bir itirazının bulunmadığı anlaşıldığından, davanın kabulü ile, davalının ... 8. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin aynen devamına, İcra inkar tazminatı talebi yönünden; İİK 67/2 maddesinde " Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." denilmektedir. Borçlunun icra inkar tazminatı ile mahkumiyeti açısından itirazın kötü niyetli olması şartı aranmayıp geçerli bir takibin ve itirazın bulunması, takip konusu alacağın belirlenebilir (likid) alacak olması ve davalının itirazında haksız olması gerekmektedir. "Likid alacak" kavramına gelince; eğer borçlu, ödeme emri ile kendisinden istenilen alacak bakımından borçlu olduğunu bilmekte veya bilmek durumunda ise ve buna rağmen itiraz ederse, itirazında haksızdır. O halde, borçlunun haksız olup olmadığının saptanabilmesi için, “alacağın bilinmekte veya bilinmek durumunda olması”nın ne anlama geldiği önem arz etmektedir. Öğretide genel olarak kabul edildiği üzere, borçlu, alacaklının icra takibinde talep ettiği alacağı veya alacağın bütün unsurlarını bilmekte veya bilmek (kolayca hesap edebilmek) durumunda ise ve alacağın miktarının belirlenmesi için tarafların ayrıca mutabakata varmasına (anlaşmasına) veya mahkemenin tayin edeceği bilirkişi eliyle bir değerlendirme yapılmasına ihtiyaç yoksa, alacak likidedir. Yargıtay’ın çeşitli kararlar vesilesiyle genel olarak yaptığı tanım da buna paraleldir: Ör- neğin, Hukuk Genel Kurulu'nun emsal kararlarında belirtildiği ve benimsendiği üzere , “alacağın gerçek miktarı belli ve sabit ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmekte veya bilinmesi gerekmekte ve böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesi mümkün ise başka bir ifadeyle, borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacak likiddir." Yargıtay'ın burada ifade ettiği, “borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise” ölçütü çok önemlidir. Burada dile getirilen borçlunun “yalnız başına” tespiti hususu, alacağın ve miktarının borçlu tarafından bütün unsurları ile bilinebilir (hesap edilebilir) olması ve bu konuda alacağın tespiti için ayrıca yargılama yapılmasına gerek olmaması anlamındadır. Alacağın likid olması bakımından “alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması" da şart değildir. ( İcra İnkar Tazminatı Açısından “Likid Alacak” Kavramı - Prof. Dr. Ejder Yılmaz/ Banka cılar Dergisi, Sayı 67, 2008) Açıklamalar doğrultusunda; takibe konu alacağın likit ve belirlenebilir olduğu, yine davalının hakkındaki icra takibine haksız olarak itiraz ederek durmasına neden olduğu da dikkate alınarak asıl alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine miktar itibari ile kesin olarak karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE, -Davalının ... 8. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin aynen devamına, -Asıl alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 51.075,56-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 9.093,19-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 41.982,37-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 Üçüncü Kısım) göre hesaplanan 116.155,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan; 9.093,19-TL Peşin/nisbi Harcı, 5.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 810,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 14.903,19TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, , 5-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan alınarak Hazine adına gelir kaydına, 6-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine, Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı. 24/06/2025 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır