İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/484 E. 2024/719 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/484
Karar No
2024/719
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2022/484 Esas KARAR NO :2024/719 DAVA:Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:08/07/2022 KARAR TARİHİ:16/10/2024 GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı arasından 05.10.2020 tarihli Franchise Sözleşmesi ve ayrıca aynı tarihte ek sözleşme (mesai saatleriyle ilgili)akdedildiğini , davacı şirketin Franchise Sözleşmesinin yürürlüğü sürecinde sözleşmeden kaynaklanan her türlü yükümlülüğünü usulüne uygun şekilde ifa ettiğini, buna karşın davalı Franchise Alan Franchise Sözleşmesinden kaynaklanan birçok yükümlülüğünü davacı şirketin iyi niyetli tüm uyarılarına rağmen birçok kez ihlal ettiğini, davalı Franchise Alan'ın süreklilik arz eden ihlalleri nedeniyle, davacı şirketin .... Noterliğinden keşide edilen 19.04.2022 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile F.ranchise Sözleşmesi'ni haklı nedenle feshetmiş ve sözleşmenin ilgili hükümleri gereğince cezai şart ödenmesi talebinde bulunduğunu, doktorinde Franchise alanın franchise verenin ilkelerine ve talimatlarına uyma yükümlülüğü, franchise sözleşmesinin niteliği gereği ortaya çıkan bir yükümlülük olduğu için sözleşmede açıkça kararlaştırılmasa bile mevcut kabul edildiğini, doktorinde, franchise alanın, sözleşmeye aykırı davranarak verilen talimatlara uymamasının franchise verene sözleşmeyi haklı nedenle derhal fesih hakkı verdiğinin kabul edildiğini, davacı şirketin Denetim Ekibi tarafından franchise zincirindeki tüm şubelerin düzenli olarak denetlendiğini, davacı şirketin denetim ekibindeki denetçilerin gıda mühendisi olduğunu, tüm Denetim Ekibi standart kurallara göre inceleme yaptığını, Denetim Ekibi tarafından yapılan denetimlerin (i) sahada fiziki denetim ve (ii) kamera sistemi üzerinden denetimi olmak üzere ikiye ayrıldığını, kamera sistemi üzerinden ana batlarıyla, gıda ürünlerinin çöplerle aynı ortamda tutulup tutulmadığını, ürünleri servise hazırlayan satış ekibinin hijyen kurallarına uygun davranıp davranmadığını (eldiven ve bone takıp takmadıklarını), tezgah üzerinde gıda malzemeleri dışında bir malzeme olup olmadığını, tezgahın hijyen koşullarına uygun kullanılıp kullanılmadığını, dönerin saatinde takılıp takılmadığını, bir önceki günden kalan dönerin imha edilmesi gerektiği halde döner ocağına dökülüp dökülmediğini, tezgah üzerinde farklı marka ürün olup olmadığını ve şubenin saatinde açılıp açılmadığını tespit ettiğini, niteliği gereği diğer ihlallerin (örneğin gramaj kurallarına uygun davranılmaması, kızartma yağının derecesi gibi) ancak yerinde denetimlerde tespit edilebildiğini, Denetim Ekibi tarafından yapılan denetimlerde tespit edilen aykırılıkların tutanağa geçirilmekte ve aykırılıklara ilişkin delillerin (görüntüler) denetim tutanağına eklendiğini, ayrıca şubede bulunan Denetim Defterine ihlale ilişkin tespitlerin yazıldığını, Denetim Defterine kayıt düşme hakkının Franchise Veren'e ait olduğunu, diğer taraftan defter şubede olduğundan Denetim Defterini muhafaza etme yükümlülüğünün Franchise Alan'a ait olduğunu, davacı şirketin 2021 ve 2022 yıllarında yaptığı denetimler ve neticesinde davalının tespit edilmiş bulunan sözleşme ihlallerinin; 09.04.2021 tarihinde Muhatabın işlettiği şubede yapılan denetimde bir gün önceden kalmış dönerin olduğu tespit edilmiş ve sözleşme hükmüne aykırı bu davranışının tutanağa geçirildiği, 05.07.2021 tarihinde Muhatabın işlettiği şubede yapılan denetimde temizlik ve hijyen kurallarına uyulmadığı, kızartma yağında standart duruma aykırı davranıldığı tespit edilmiş ve sözleşmeye aykırı bu durumun da tutanağa geçirildiği, 13.09.2021 tarihinde şubede yapılan denetimde, Muhatabın; temizlik ve hijyen koşullarını ihlal ettiği ve gıda güvenliğini riske atacak şekilde davrandığı tespit edilmiş ve sözleşmeye aykırılığın tutanağa geçirildiğini, 21.01.2022 tarihinde şubede yapılan denetimde, daha önce denetimlerde uyarılmış olmalarına rağmen muhatabın çalışanlarının maskeyi aktif kullanmadığı, fritözde bulunan kızartma yağında yapılan ölçüm sonucunda yasal limitte olmadığı ölçülmüş, 05.01.2022 tarihinden beri patates alınmadığı ve şubede patates olmadığı tespit edilmiş ve Franchise Sözleşmesine aykırı bu durumun tutanağa geçirildiğini, 04.02.2022 tarihinde yerinde yapılan denetimde, -18 derece dolap içerisinde bir önceki günden kalan 2738 gram kalmış döner tespit edilmiş ve sözleşmeye aykırılığın tutanağa geçirildiğini, 07.04.2022 tarihinde yerinde yapılan denetimde; şubenin kapatıldığı ve tabelanın indirildiği tespit edilmiş, tutanakla, fotoğrafla ve video kaydı ile kayıt altına alındığını, 07.04.2022, 08.04.2022, 09.04.2022, 10.04.2022 tarihlerinde davalının işyerine dair yapılan denetimlerde işyerinin kapalı olduğunu gösteren video kayıtlarını da dava dilekçesi ekinde flash bellek içerisinde dosyaya sunduklarını, tüm uyarılara rağmen davalı Franchise alanın, Franchise sözleşmesine aykırı davranışlarına devam ettiğini, bunun üzerine davacı şirket tarafından davalı Franchise alana ihtarnamenin keşide edildiğini ve haklı sebeple Franchise Sözleşmesinin tek taraflı olarak feshedildiğini, dava konusu olayda, cezai şartın tüm koşullarının mevcut olduğunu, kural olarak, geçerli olan bütün hukuki işlemler için cezai şartın kararlaştırıldığını, uygulamada çoğunlukla sözleşmeden doğan borçlar için cezai şartın kararlaştırıldığını, dava konusu talebin de sözleşmeden kaynaklanan cezai şart alacağına ilişkin olduğunu, davacı şirketin Franchise Sözleşmesi uyarınca talep edebileceği ve fakat işbu davaya konu edilmemiş olan cezai şart alacakları ve tazminat taleplerinin saklı olduğunu, davalı şirketin Franchise Alan, Franchise Sözleşmesi'nin 9. Maddesi, 15. Maddesi ve 25. Maddesini açıkça ihlal ettiği için davacı şirkete (talep edilebilecek tutardan fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak) şimdilik toplam 500.000 TL (beş yüz bin Türk Lirası) tutarındaki cezai şartın ödenmesine karar verilmesini talep ettiklerini, talep edilen cezai şart tutarının tamamı - 500.000 TL (beş yüz bin Türk Lirası)- Cezai şart yaptırımına bağlanmış her bir ihlal için ayrı ayrı ve birlikte talep edilmesi gerektiğini, taraflar arasındaki franchise sözleşmesinin yürürlük süresinin 20 (yirmi) yıl olduğunu, davacı şirketin davalı Franchise Alan'ı franchise zincirine dahil ederken franchise sözleşmesinin yürürlükte kalacağı süreyi, mağazanın bulunduğu lokasyonu ve mağazanın özelliklerini dikkate alarak kar beklentisi ile sözleşmeyi akdettiğini, davalının kusuru nedeniyle, Franchise Sözleşmesinin sona ermesinin davacı şirketi kar kaybına sürüklediğini, Franchise Sözleşmesinin yürürlüğü sırasında şubenin (mağazanın) döner ve malzeme satış rakamları ve ciroları cari hesap ekstresi ve muavin defterden tespit edilebileceğini, kazanç olarak, değerlendirildiğinde matrah rakamlarının %20 (yüzde yirmi)'si gibi bir oran brüt kar olarak hesaplanabildiğini, bu hesaplar neticesinde de davacı şirketin müspet zararının ortaya çıktığını, franchise sözleşmesinin fesihten itibaren kalan süresinin ise 18 yıl 6 ay olduğunu, bu noktada mağazanın bulunduğu lokasyonda aynı maliyetlerle ve aynı konum ve büyüklükte alternatif mağaza bulunmasının mümkün olmadığını, mağazanın bulunduğu lokasyon için 2022 yılında kiralarda olan artışlar nedeniyle ciddi maliyet farları olduğunu, bu nedenle aynı lokasyonda açılacak bir mağaza için yeni bir yatırımcı bulmanın mümkün olmadığını, davacı şirketin fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 1.000 TL tutarındaki müspet zararının ( kar kaybının ) ödenmesini talep ettiklerini, dava konusu olayda alacağın tahsil edileceği bir mal varlığının kalmasının imkansız hale geldiğini, franchise sözleşmesi uyarınca davacı şirket tarafından tutulan kayıtların kesin delil niteliğinde olduğunu, bu nedenle franchise alanın taşınır ve taşınmaz malvarlığına dava tutarı tedbirsiz veya derhal ihtiyati tedbir koymasını talep ettiklerini belirterek teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilerek davalının menkul ve gayrimenkul malları üzerine tedbir konulmasına, fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla davacı şirketin müspet zararının tazmini için şimdilik 1.000 TL tazminatın mevduata uygulanan en yüksek faizi ile ödenmesine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500.000 TL tutarında cezai şartın mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekilinin ihtiyati tedbir kararının Mahkememizin 18/07/2022 tarihli ara kararı ile davanın tazminat davası olması, tedbir talebinin ise dava konusu olmayan davalıya ait taşınır ve taşınmazlar üzerine tedbir konulmasının talep edildiği, HMK 389 maddesi gereği ancak davaya konu müddeabih hakkında tedbir kararı verilebileceğinden HMK 389.maddesi şartlarını taşımayan tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. ISLAH: Davacı vekili 01/10/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile; Maddi(Müspet) tazminat taleplerini 1.000-TL den, kök bilirkişi raporunda hesap edilmiş bulunan 66.691,21-TL ye yükselttiklerini, Cezai şart taleplerini dava dilekçesinde 500.000-TL olarak belirttiklerini, cezai şartlarla ilgili asıl talep etme haklarının toplamda 3.600.000-TL olması gerektiği halde, davalının ekonomik mahvıyla ilgili bilirkişilerin raporda görüşleri bulunmakta olması nedeniyle bu tutarı ıslah etmediklerini, ödenebilir ve makul ölçüde bulunan ilk talepleri gibi yani bütün cezai şartlar için toplamda 500.000 TL tutar üzerinde cezai şarta hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı tarafa usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilmiş ancak davaya cevap verilmemiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, davalı şirketin ticaret sicil kayıtları, 2020 Kurumlar Vergi Beyanı ve 2021 Kurumlar Vergi beyanı, ...'tan davalı şirketin mevcudiyetine rastlanılmadığına ilişkin bilgi, davalı şirketin SGK bilgileri, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünden davalı şirketin yetki alanında muhtemel aktif veya pasif taşınmaz kaydına rastlanmadığına ilişkin bilgi, Gaziosmanpaşa Vergi Dairesi Müdürlüğünden davalı şirketin 25,27 TL vadesi geçmiş vergi borcu bulunduğuna ilişkin bilgi, ...'tan davalı şirketin hesabına ilişkin bilgi, ...'tan davalıya ilişkin müşteri kaydına rastlanılmadığına ilişkin bilgi, Türkiye Noterler Birliğinden davalı adına tescilli aktif - pasif araç kaydına rastlanılmadığına ilişkin bilgi dosyamız içerisine alınmıştır. Mahkememiz 22/03/2023 tarihli celsede dinlenen tanık ...;" ben davacı şirkette denetim koordinatörü olarak görev yapmaktayım, zaman zaman frahchise abonelerimizin dükkanlarını belirli periyotlarla kontrol etmekteyiz, denetim gerçekleştirmekteyiz, bu denetimlere ilişkin tutanaklar tutulmaktadır, yine tespit edilen denetimlere ilişkin tutanaklar tutulmaktadır, ... Mey ile ilgili olarak da gerek ben gerekse şirketin denetim ekiplerince çeşitli tarihlerde tutanaklar tutulmuştur, ben onaylayan denetim takım lideriyim, dosya içerisinde ek-8 olarak gözüken imza bana aittir, bu tespiti yerinde tespit eden ... yapmıştır, yine ek-9 da ki tespitteki imza da bana aittir, bu 2 tespitte ben bizzat olay mahalline gitmedim ancak saha denetlemecileri olay mahalline gitti, ek-10.2 deki denetim de aynı şekildedir, yine biz tespit ettiğimiz usulsüzlükleri tutanağa tutuyoruz, bazen tutanaklara şube yetkilileri imza atmak istemiyor, yine bazı tespit ettiğimiz durumları da fotoğraflıyoruz, yine bildiğim kadarıyla genel merkezden onay almadan davalı şirket işletmeyi kapatmış, bu konuda bilgim var."şeklinde, tanık ...:" ben davacı şirkette Gıda Mühendisi ve Denetmen olarak çalışmaktayım zaman zaman biz şubelerimizi kalite standartları gereği denetlemekteyiz, davalının işlettiği ... şubesine ise zaman zaman tespitlere gittik, bu tespitlerimizde ise yanlış hatırlamıyorsam bir gün öncesinden kalmış döner tespit ettik, yine mutfaktaki sinekliklerde olması gerekenden daha yüksek açıklıklar tespit ettik ayrıca mutfakta haşere tespit ettik bunlara ilişkin tutanaklar tuttuk, ayrıca yağ da yasal limitin aşılmasıyla ilgili bir problem vardır, dosyada tarafıma gösterilen 05/07/2021 - 13/09/2021 - 21/01/2021 ve 04/02/2022 tarihi tutanaklardaki imzalar bana aittir, tutanak içerikleri doğrudur ayrıca bütün şubelerde kendimize ait denetim defterleri mevcuttur, o denetim defterlerine yaptığımız denetimler işlenmektedir."şeklinde, tanık ...;" ben davacı şirkette kamera gözlem odasında görevliyim daha doğrusu ben frahchise sorumlusuyum kamera odaları da bana bağlıdır, davalının işlettiği şubede tabela indirme olayı oldu, biz bunu şubeleri denetleyen kameralardan tespit ettik, 07-10/04/2022 tarihleri arasında tutulan 4 adet tutanağı bu şekilde tuttuk ayrıca sahada da buna yönelik tespitlerimiz vardır."şeklinde, tanık ...;"ben işletme saha sorumlusuyum, zaman zaman şubeleri denetlemeye gideriz, davalının işlettiği ... şubesine bir gün gittiğimizde tabelaların indirilmiş olduğunu ve döner satışının yapılmamış olduğunu tespit ettik, buna ilişkin dosya içerisindeki bulunan videoyu çektik ve genel merkeze durumu bildirdik."şeklinde beyanda bulunmuştur. Dosya Sektör Uzmanı, Mali Müşavir ve Nitelikli Hesaplama Uzmanından oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, düzenlenen 01/08/2023 tarihli raporda; davacı şirketin 2020-2021-2022 yıllarına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliğine haiz olduğu ve Davacı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.`nin Davalı şirketten 2.986,93 TL alacaklı olduğu, davalı şirket bilirkişi incelemesine katılmamış ve yerinde inceleme talebinde de bulunmadığı, sözleşmenin 9. maddesi kapsamında gün sonunda kalmış dönerin imha edilmesi gerektiği, dosyada yer alan ve davacı tarafça hazırlanan tutanakta 09.04.2021 tarihinde bir önceki günden kalan dönerin bulunduğu ve imha edilmediği bilgisi yer aldığı, Sözleşmenin 15. Maddesinde temizlik ve hijyen kurallarını düzenlendiği, 05.07.2021, 13.09.2021, 21.01.2022 tarihlerinde temizlik ve hijyen kurallarına aykırılık tespit edilip tutanak tutulduğu, Sözleşmenin 29. Maddesi uyarınca mağazanın üç günden uzun süreli kapatılmasının tek taraflı fesih sebebi olduğu, dosya kapsamında yer alan tutanaklara göre 04.2022-08.04.2022-09.04.2022-10.04.2022 tarihlerinde davalının şubeyi kapattığı ve tabelayı indirdiğinin tespit edildiği, Mahkemenin sözleşme ihlallerinin gerçekleştiğine kanaat getirmesi halinde davacının sözleşmeyi haklı nedenle feshettiği ve sözleşme kapsamında cezai şart talebinde bulunabileceği, davalı şirketin mali verilerinin incelenmesi sonucunda, davacı şirketin cezai şart talebinin 500.000,00 TL olduğu ve davacının talep edebileceği cezai şartın davalının ekonomik mahvına neden olabileceği, davacının müspet zarar yönünden taleplerinin incelenmesi sonucunda; davacı şirketin gelir tabloları üzerinde yapılan incelememelerde davalı şirkete 48,50 Aylık dönemde toplamda 822.524,94 TL tutarında satış yapıldığı bu satış ortalamasının 44.460,81 TL olduğu, incelememe ibraz edilen 2020-2021 gelir tabloları üzerinde yapılan hesaplamalarda bu satışlardan aylık ortalama 44.460,81 TL brüt satış karı elde edileceği, bu tutardan şirketin çalışan sayısı, personel ve işletme maliyetleri, dağıtım ve büro giderleri gibi kalemleri içeren faaliyet giderlerinin düşümü ile aylık ortalama kar kaybının 22.230,40 TL olduğunun hesaplandığı, Yargıtay yerleşik içtihatlarında kar kaybının 3 ay ile sınırlandırıldığı da dikkate alınarak yapılan hesaplamada Davacı şirketin 3 aylık kar kaybı olarak (22.230,40 TLX3 Ay=) 66.691,21 TL kar kaybı talep edebileceği belirtilmiştir. Dosya yeniden bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, düzenlenen 01/08/2023 tarihli ek raporda; takdiri Mahkememize ait olmak üzere fesih edilen sözleşme neticesinde davalının yeni bir anlaşma sağlama süresinin 3 ay olduğu dikkate alınması halinde brüt karlılık oranlarına göre davalının kar kaybının 40.563,60 TL olduğu, Ancak yargıtay yerleşik içtihatlarındaki işle ilgili giderlerin düşümü ile 3 aylık sürede 7.890,55 TL faaliyet karından mahrum kaldığı, kök raporda davalı şirket ekonomik mahvı yönünden yapılan tespitler ve iş bu raporda Davalı şirket ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan tespitler neticesinde davacı şirketin cezai şart talebinin 500.000,00 TL olduğu da dikkate alındığında davacının talep edebileceği cezai şartın davalının ekonomik mahvına neden olabileceği belirtilmiştir. Dava, taraflar arasında akdedilmiş Franchise Sözleşmesi sebebiyle davalının sözleşmeye aykırı davranışlarından dolayı sözleşmenin feshi sonucu davacının davalıdan talep ettiği cezai şart istemi ve zarar tazminine yönelik tazminat davasıdır. Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davacı bir döner üretim firması olup, davalı dönerci şirketi ile 05.10.2020 tarihli adi yazılı franchise sözleşmesi ile ek sözleşmeyi aktettikleri sunulan sözleşme suretlerinden anlaşılmıştır. Bu sözleşmeye istinaden davalı şirketin ... markası altında, ... Mah. ... adresinde döner işletmesi faaliyeti sürdürdüğü, dosyaya sunulan görüntü ve tutanaklar ile sözleşmelerden anlaşılmıştır. Yine davacı tarafından sunulan görüntü suretleri ile denetim tutanaklarından davalının 20.04.2021 tarihinde, önceki günden kalma döneri sözleşme gereği imha etmeyip, dolapta doğranmış bir şekilde muhafaza ettiği, 12.07.2021 tarihinde mutfak alanında sigara içildiği, aktif maske kullanılmadığı, kızartma yağının TPM miktarının %25 seviyesinde olması gerekirken %50,5 seviyesinde kullanılmaya devam edildiği, 21/22.09.2021 tarihinde dezenfektan ya da kolonya bulundurulmadığı, sinekliğin tamir edilmemesi sebebiyle mutfakta sineklerin dolaştığı, 21.01.2022 tarihinde şubede patates bulundurulmadığı, yine maskenin aktif kullanılmadığı, 04.02.2022 tarihinde yine önceki günlerden kalma 2736 gr dönerin muhafaza edildiği, yağ TPM oranlarının %35 ve %39 seviyelerinde kullanılmaya devam edildiği, 07.04.2022 tarihinden sonraki denetimlerde de davalının şubeti kapattığı ve tabelayı da indirerek faaliyetine son verdiği anlaşılmıştır. Yapılan bu tespitlerden davalının ısrarlı bir şekilde hijyen kurallarını ihlal ettiği ve önceki günlerden kalma dönerleri imha etmeyip muhafaza ettiği, bu surette sözleşmenin 9. Ve 15. Maddelerinin davalı tarafından ihlal edildiği ve davacının 29. Maddeye istinaden sözleşmeyi haklı fesih sebeplerinin gerçekleştiği sabit görülmüştür. O halde davacının 19.04.2022 tarih ve ... yevmiye numaralı fesih ihbarını göndermekte haklı olduğu anlaşılmıştır. Bununla beraber, davacının 9. Maddede düzenlenen önceki günden kalma dönerin kullanılmasından dolayı ayrı ve temizlik ihlalinden dolayı ayrı cezai şart talep edebileceği kabul edilmiştir. Sözleşmede bu iki ihlalin her biri için 1.200.000 TL maktu cezai şart öngörülmüştür. Ne var ki, yerleşik Yargıtay içtihatlarında ve dosyaya resen emsal olarak alınan İstanbul BAM 13. HD'nin 2022/200 E ve 2024/907 K sayılı güncel kararında da işaret edildiği üzere, bir tarafın mahvına sebep olabilecek cezai şartın tenkisi hakkaniyet gereğidir. Mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesinde ve mal varlığı araştırmasında davalı şirketin öz kaynaklarını dahi kaybetmiş bir ekonomik durum içerisinde olduğu tespit edilmiştir. O halde sözleşmede belirlenen cezai şart miktarının, anılan emsal kararda da işaret edildiği üzere, %95 seviyesinde tenkisinin somut dosya adaletine uygun düşeceği sonucuna varılmış ve her bir ihlal için 60.000,00 TL cezai şart miktarının uygun olacağı kabul edilmiştir. Davacının, haber vermeden davalı tarafın şubeyi kapatıp gitmesinden kaynaklı, mesai saatlerine riayetsizlik sebebine dayalı cezai şart talebine gelince; Yukarıda da izah edildiği üzere, davalının halk sağlığını da menfi etkiler mahiyette temizlik ve önceki günden kalma döneri muhafaza etme eylemlerini başlatması ilk defa 20.04.2021 tarihinde tespit edilmiş ve bir yıl boyunca muhtelif ihlaller olduğu tutanak altına alınmıştır. O halde davacının daha 20.04.2021 tarihinde sözleşmeyi fesih hakkı doğduğu muhakkaktır. Dolayısı ile davacı bu tarihte ve devam eden her bir ihlal tarihinde tek taraflı sözleşmeyi feshetme ve bu surette şubenin kapanmasını kendisinin sağlama hak ve yetkisi vardır. Zaten şubenin kapanma şartları, daha evvelden diğer ihlallerden dolayı tahakkuk ettiğine göre, davalının ayrıca kendiliğinden şubeyi kapatıp gitmesi ayrı bir ihlal olarak görülemez. Bu surette zaten kapanma şartları gerçekleşmiş şubeden ayrıca mesai saatlerine riayet edilmediğinden bahisle cezai şart talep edilmesi TMK 2. Maddesinde yer alan dürüstlük kuralı ile bağdaşmadığından bu talebin de reddi gerekmiştir. Davacının, sözleşmenin haklı feshi sebebiyle uğradığı zararın tazmini talebine gelince; Bilindiği üzere, devam eden bayilik, şube ve franchais ilişkilerini kesen bir haklı fesih durumunda, sözleşmeyi haklı feshedenin yeni bir şube açabileceği süre zarfı nazara alınarak bu süre için mahrum kaldığı karın kendisine ödenmesi sağlanmalıdır. Mahkememizce bu minvalde bilrkişi incelemesi yaptırılmış, davacının davalıdan yaptığı aylık karların ortalaması üzerinden bilirkişilerce üç aylık kar mahrumiyeti hesaplanmıştır. Ştşraz üzerine aldırılan son ek raporda anılan hukuki rejim muvacehesinde, davacının talep edebileceği zararın 7.890.55 TL olduğu hesaplanmıştır. Anılan gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilerek, aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının KISMEN KABUL, KISMEN REDDİNE, 7.890,55 TL kar kaybının 01/05/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Temizlik ihlali ve süresi geçmiş ürün kullanılmasından kaynaklı her bir ihlal için 60.000,00 TL olmak üzere 120.000,00 TL cezai şartın 01/05/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Mesaiye riayet etmemeye bağlı cezai şart talebinin reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 8.736,20-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 958,63-TL'nin yatıran tarafa iadesine, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 İkinci Kısım İkinci Bülüm) göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yatırılan ( iadesine karar verilen kısım düşüldükten sonra kalan); 8.736,20 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan; 16.500,00-TL Bilirkişi ücreti, 651,75-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 17.151,75-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 3.870,80-TL lik kısmanın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından hüküm kurulmasına yer olmadığına, 7-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul reddi oranında yapılan hesaplama neticesinde 1.238,91 TL'sinin davacıdan, 361,09 TL'sinin davalıdan tahsili ile Hazine adına gelir kaydına, 8-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK yönetmeliğinin 47/1 maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 Hafta süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 16/10/2024 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/484, K. 2024/719, T. 16.10.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-10-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-484-e-2024-719-k-57a12f58dd2b