İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/730 E. 2025/39 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/730
Karar No
2025/39
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2021/730 Esas KARAR NO:2025/39 DAVA:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:16/11/2021 KARAR TARİHİ:16/01/2025 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 2021 yılı Ağustos ayında taşınmazını satmak isteyen davacı şirketin tapu kaydında .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasından haciz şerhi işlendiğini öğrendiğini, bunun üzerine yapılan araştırma sonucu davalı tarafından davacı hakkında çeke dayalı takip yapıldığını, ciranta sıfatıyla ihtiyati haciz kararı alınarak .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasından mal varlığına haciz uyguladığının anlaşıldığını, bahsi geçen dosyada usulsüz tebligatlarla takibin şeklen kesinleştirilmiş dolayısıyla davacının takip ve hacizlerden bu zamana kadar haberdar olmadığını, icra dosyasında yapılan incelemede takibe konu çekin davacı şirket adına yapılmış cironun ve imzanın sahte olduğunun görüldüğünü, hacizlerin bir an önce kaldırılmasını sağlamak için dosya borcunun ihtirazı kayıtla ödenmek zorunda kalındığı icra dairesine bildirildiğini, davalarının kabulü ile davacının borçlu olmadığının tespiti ile borçlu olmadığı halde cebri icra takibi neticesinde ödemek zorunda kaldığı 124.400,00 TL'nin icra dosyasına ödeme tarihi olan 15/09/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan istidartına karar verilmesini, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminatın ve vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davalıdan tahsiline karar verilmesini arz ve talep etmektedir. CEVAP: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı bankanın borçlu ...( Tc: ...), .... San. Ve Tic. Ltd. Şti. , .... San. Ve Tic. Ltd. Şti., ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. Ve ... San. Tic. A.ş.’nin keşide ve ciro ettiği C1-... çek nolu 25/04/2016 tanzim tarihli 60.000,00 TL bedelli çeke müstenid alacaklı olduğunu, söz konusu çekin yasal süresi içinde muhatap bankasına ibraz edilmişse de karşılığının çıkmadığını, bu sebeple 01/09/2016 tarihinde .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile borçlular aleyhine ilamsız kambiyo takibinin yapılmış olduğunu, ilgili borçlu yönünden takibin kesinleştirildiğini, davacı şirketin ise dava dilekçesinde beyan ettiğinin aksine bu süreçte ve daha sonrasında tebligatın usulsüz olduğuna ilişkin icra dosyasına sunduğu bir beyanı veya icra hukukta bir şikayetinin ve buna bağlı takibin durdurulması sürecinin olmadığını, davacı şirketin dava dilekçesinde takibe konu çekte .... San. Ve Tic. Ltd. Şti. Adına yapılan ciro ve imzanın sahte olduğunu iddia ettiğini, ancak davalı şirket ... Bankasının cirantalara başvururken imzaların geçerliliğini araştırma yükümlülüğü olmadığından çekten cirolar arasında düzenli bir teselsülün varlığını görüp davacı ... de borçlu olarak takibe dahil ettiğini, söz konusu çekte de davacı şirketin 4. Ciranta olarak gözükmekte olduğunu, çek üzerinde imzası bulunduğundan ilgili alacak yönünden yapılan takibin haklı olup söz konusu istirdat taleplerinin mesnetsiz olduğunu, davanın reddine karar verilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmektedir. DELİLLER VE GEREKÇE: Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, çek fotokopisinin, .... Asliye Ticaret MAhkemesi2nin ... Değişik iş sayılı dosyasının UYAP suretinin dosya arasına alındığı, .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosya aslının dosya arasına alındığı, ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden gelen sicil kayıtlarının, davacının imza örneklerinin dosya arasına alındığı anlaşılmıştır. Dosya Grafolog bilirkişiye tevdi edilmiş, düzenlenen 07/02/2024 tarihli raporda; Çek aslı arka yüzdeki 4. ciranta imzasının mukayese imzaları ile grafolojik ve grafometrik usullere göre optik cihazlar kullanılarak ve çıplak gözle yapılan incelemede; Şahsın mukayese örneği imzalarının kendi içinde uyum gösterdiği dikkati çekmekte ve inceleme konusu imza ile mukayese imzaları arasında tersim tarzı, istif, eğim, seyir, sürat, ebat, baskı derecesi ve alışkanlıklar yönünden yeterli benzerlik kurulamadığı ve dolayısıyla çekteki 4.ciranta imzasının ...'nun eli mahsulü olmadığı kanaat ve görüşüne varılmıştır. Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Uyuşmazlığın ... tarafından keşide edilen ... Bankası ... Sitesi Şubesi'ne ait ... Iban nolu hesaba ait 01-... çek nolu 25.04.2016 tarihli 60.000 TL bedelli çekteki ciranta imzasının davacıya ait olmadığı iddiasına dayalı menfi tespit davası ve icra dosyasına ödenen bedelin istirdatına ilişkindir. Dava konusu ... Bankası ... Sitesi Şubesi'ne ait ... Iban nolu hesaba ait 01-... çek nolu 25.04.2016 tarihli 60.000 TL bedelli çekin arka yüzünde davacı şirkete atfen atılmış imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla davacı şirket yetkilisi ...'nun eli ürünü olmadığı grafolog bilirkişi raporuyla tespit edilmekle imza defi herkese karşı ileri sürülebileceğinden ve mutlak defi olduğundan davacının dava konusu çek nedeni ile davalıya borçlu olmadığı anlaşılmakla davanın kabulü ile davacının dava konusu ... Bankası ... Sitesi Şubesi'ne ait ... Iban nolu hesaba ait 01-... çek nolu 25.04.2016 tarihli 60.000 TL bedelli çek nedeni ile davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. İstirdat davası İİK 72/7. maddesinde düzenlenmiştir. Kendisine karşı ilamsız icra takibi yapılmış olan borçlu, ödeme emrine itiraz etmemiş veya itiraz etmiş olup da, itirazının icra mahkemesince kaldırılmış olması nedeniyle kesinleşen icra takibi ile ve menfi tespit davası da açmaması sonucu, gerçekte borçlu olmadığı bir parayı ödemek zorunda kalırsa, ödemiş olduğu paranın kendisine geri verilmesi için alacaklıya karşı istirdat davası açabilir. İstirdat davasında, icra takibi sırasında sebepsiz olarak ödenmiş olduğu iddia edilen paranın geri verilmesi istenir. İstirdat davasının açılması için ilk şart, geri verilmesi istenen paranın icra takibi sırasında, borçlunun ödeme emrine itiraz etmemesi veya itiraz etmiş olmasına rağmen itirazın kesin olarak kaldırılmış olması nedeniyle kesinleşmiş olan icra takibi dolayısıyla, nakten yada malların haczedilip satılması suretiyle cebri icra tehdidi altında ödenmek zorunda kalınmış olması gerekir. İkinci şart ise, borçlu olmadığı bir paranın cebri icra tehdidi altında ödenmek zorunda kalınmasıdır. İcra İflas Kanununun 72. maddesinde öngörülen istirdat davası, TBK'nun 77 ve devamı maddelerinde öngörülen istirdat ( sebepsiz zenginleşme) davasının özel bir türü olup, bu nedenle kendine has özellikler taşır. (Emsal için bkz İst.BAM 44 HD 2020/263 E 2021/438 K sayılı ilamı). Somut olayda davacının çek bedelini ihtirazi kayıt ile ödediği, ve çek üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığı, imza itirazının mutlak defi olup, herkese karşı ileri sürülebileceği, karşı tarafın iyi niyet iddiasının bedel istirdatı yönünden mutlak defi olması nedeniyle dinlenemeyeceği anlaşılmakla menfi tespit ve bedel istirdatı yönünden davanın kabulüne, davacının kötüniyet tazminat talebinin koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile, -Davacının davanın dayanağı .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyası ve takibe konu ... Bankası ... Sitesi Şubesi'ne ait ... Iban nolu hesaba ait 01-... çek nolu 25.04.2016 tarihli 60.000 TL bedelli çekten dolayı davalı ...Ş.'ye borçlu bulunmadığının tespitine, -Davacının icra dosyasına yaptığı ödeme olan 124.400-TL'nin 15.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, -Kötü niyet tazminatı koşulları oluşmadığından REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 8.497,76-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 2.124,45-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 6.373,31-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 İkinci Kısım İkinci Bülüm) göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan; 2.124,45-TL Peşin/nisbi Harcı, 2.700,00-TL Bilirkişi ücreti, 89,25-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 4.913,70TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine, 6-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına, 7-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13)- (14) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri u yarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsiliyle Hazine adına gelir kaydına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda 5235 sayılı Kanun'un 33-(1), 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341-(1) ve devamı maddeleri uyarınca, gerekçeli kararın usulen taraflardan her birine tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre dahilinde, Mahkememize dilekçe ile başvurmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 16/01/2025 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/730, K. 2025/39, T. 16.01.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-10-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-730-e-2025-39-k-4ca5293f1263