İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/424 E. 2026/164 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/424
- Karar No
- 2026/164
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/424 Esas KARAR NO : 2026/164
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/06/2025 KARAR TARİHİ : 03/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA/ Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket ile müvekkili arasında müvekkilinin sahip olduğu otelde üçüncü kişilerin konaklama hizmetine aracılık yapılmasından doğan ticari ilişkinin mevcut olduğunu, söz konusu konaklamalardan kaynaklı tanzim edilen faturalardan kalan toplam 33.527,78-TL bakiyenin tahsili amacıyla ... 1. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında ilamsız icra takibinin başlatıldığını, başlatılan ilamsız icra takibinde ödeme emrinin usulüne uygun şekilde tebliğ edildiğini, ancak davalı tarafın ödeme emrine hiçbir gerekçe göstermeden haksız ve mesnetsiz bir şekilde itiraz ederek takibi durdurduğunu, haksız, kötüniyetli ve mesnetsiz olarak yapılan bu itirazın iptalinin gerektiğini, davalı tarafın otel rezervasyon platformu olduğunu, müvekkilinin bu platforma üyeliği neticesinde ödemeleri peşin almış olmasına rağmen, müvekkiline bu bedelleri ödemekten imtina ettiğini, arabuluculuk sürecinin anlaşamama olarak sonuçlandığını, bu nedenlerle, davalarının kabulü ile icra dosyasındaki itirazın iptaline ve icra takibinin devamına, davalının haksız ve kötü niyetle yaptığı itirazı nedeniyle İİK md. 67 hükmü kapsamında hükmolunacak alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA/ Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacının açmış olduğu işbu haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davayı ve dilekçedeki beyan ve iddiaları tümü ile reddettiklerini, görev yönünden itirazlarının olduğunu, müvekkilini şirketin davacıdan komisyon alacakları ve fatura alacaklarının olduğunu, tüm bu nedenlerle, haksız ve hukuka aykırı işbu davanın görevsizlik nedeni ile davanın usulden reddine, davanın haksız ve hukuka aykırı davasının esastan reddine, dava masrafının ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine, davacının haksız olarak başlattığı icra takibi nedeni ile %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE/ Dava, İİK m.67 kapsamında itirazın iptali davasıdır. Dava konusu uyuşmazlığın, taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan fatura alacağına vaki ... 1. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından başlatılan takibe davalı takip borçlusu tarafından yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkin hususlarından kaynaklandığı görülmüştür. Davalı vekili tarafından 01/08/2025 tarihli cevap dilekçesinde görev itirazında bulunulmuş ise de, ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 02/07/2025 tarihli müzekkere cevabında davacının 213 sayılı VUK'un 177. Maddesine göre 1. Sınıfa tabi gerçek usulde ticari kazanç mükellefi olduğu ve bilanço esasına göre defter tuttuğu bilgisinin verildiği anlaşılmakla her iki taraf yönünde de ticari dava sayılan işbu dava bakımından göreve ilişkin itirazın reddi gerekmiştir. Taraflarca ibraz edilen ticari defterler de nazara alınarak uyuşmazlığa ilişkin bir mali müşavir bilirkişisinden rapor alınmıştır. Mahkememizin 18/11/2025 tarihli duruşmasının 5 nolu ara kararı ile Dosyanın mahkememizce resen seçilecek 1 mali müşavir bilirkişiye tevdi ile tarafların iddia ve savunmaları, sunulan deliller kapsamında davacının takip talebinde haklı olup olmadığı konusunda rapor alınmasına karar verilmiş, mahkememiz dosyasından rapor alınması için ... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılmış ve ... Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından bilirkişi ... vasıtası ile alınan bilirkişi raporunda özetle; " Mahkemenin ara kararı ile Davacı ...’in muhasebe kayıtlarının incelenerek, davalı ...A.Ş. den; ilamsız icra takibiyle talep ettiği faiziyle birlikte toplam 33.527,78 TL alacağının olup olmadığı yönünde inceleme yapılarak rapor düzenlenmesi istenmiştir. Yapılan incelemelere aşağıda yer verilmiştir: Davalı ...A.Ş., ... alan adlı web sitesinin sahibi olup(otel rezervasyon platformu), davacı ...’in işletmekte olduğu ''... ''isimli otelin odalarının davalı şirketin sahibi olduğu internet sitesi üzerinden konaklama hizmeti satışının yapılması için taraflar arasında internet ortamında online olarak sözleşme akdedilmiştir. Davacı ... internet üzerinden yaptığı konaklama hizmeti satışları için 17.07.2024-10.12.2024 döneminde (10) adette toplam 54.859,93 TL fatura düzenlemiştir. Davalı şirketin kesilen faturalara bir itirazı olduğuna dair bir belge sunmamıştır. Bu dönemde davalı şirket 15.000,00 TL banka havalesiyle ödeme yapmıştır. Buna göre; 54.859,93 – 15.000,00= 39.859,93TL Davalı şirketin bakiye borcu kalmaktadır. Davacı ...’in davalı ... A.Ş. aleyhine; 07.04.2025 tarihli ... 1. İcra Dairesi ... Esas dosyası ile ilamsız ödeme emri göndererek, yıllık adi kanun faiziyle birlikte toplam 33.527,78 TL lık alacak talep etmiştir. Cari hesap borç bakiyesine takip tarihine kadar 7.112,94 TL faiz hesaplanmıştır. 39.859,93 TL asıl alacak, 7.112,94 TL faiz olmak üzere toplam 46.972,87 TL davacının davalı şirketten alacağı bunmaktadır. davacı ...22.05.2019 tarihli sözleşme hükümlerine aykırı bir davranışı saptanmamıştır. Davalı ... A.Şdava konusu faturalarla ilgili tahsilatı yapmış, ancak davacıya 15.000,00 TL banka havalesinden başka ödeme yapmamıştır. yukarıdaki bölümlerde detaylı olarak yapılan açıklamalar neticesinde; Davalı ...A.Ş.. nin davacı ...’e 39.859,93 TL asıl alacak, 7.112,94 TL faiz olmak üzere toplam 46.972,87 TL borcu bunmaktadır. İcra takibinde asıl alacak ve faiz olmak üzere toplam 33.527,78 TL talep edilmiştir. " şeklinde rapor düzenlendiği görülmüştür. 6102 sayılı TTK'nun 21/2 maddesinde "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü yer almaktadır. Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 08/02/2016 tarihli ... E. ... K. sayılı ilamı; "...Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir.." şeklindedir. Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 10/02/2016 tarihli ... E.... K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 08/02/2016 tarihli ... E. ...K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 09/12/2015 tarihli...E. ... K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 11/01/2016 tarihli ...E. ... K. sayılı ilamları da aynı mahiyettedir.(İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi ... Esas ... Karar) Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davalı... A.Ş., ... alan adlı web sitesinin sahibi olup(otel rezervasyon platformu), davacı ...’in işletmekte olduğu ''...'' isimli otelin odalarının davalı şirketin sahibi olduğu internet sitesi üzerinden konaklama hizmeti satışının yapılması için taraflar arasında internet ortamında online olarak sözleşme akdedildiği, davacının internet üzerinden yaptığı konaklama hizmeti satışları için 17.07.2024-10.12.2024 döneminde (10) adette toplam 54.859,93 TL fatura düzenlendiği, davalı şirketin kesilen faturalara bir itirazı olduğuna dair bir belge sunmadığı, bu dönemde davalı şirket tarafından 15.000,00 TL banka havalesiyle ödeme yapıldığı, buna göre davalı şirketin bakiye borcunun 39.859,93TL olduğu, davacının, davalı şirket aleyhine; 07.04.2025 tarihli ... 1. İcra Dairesi ... Esas dosyası ile ilamsız ödeme emri göndererek, yıllık adi kanun faiziyle birlikte toplam 33.527,78 TL lık alacak talep ettiği, Cari hesap borç bakiyesine takip tarihine kadar 7.112,94 TL faiz hesaplandığı, 39.859,93 TL asıl alacak, 7.112,94 TL faiz olmak üzere toplam 46.972,87 TL davacının davalı şirketten alacaklı olduğu, ancak İcra takibinde asıl alacak ve faiz olmak üzere toplam 33.527,78 TL talep edildiği, HMK md. 26 uyarınca talebe bağlılık ilkesi gereği davacının, davalıdan 33.527,78 TL alacak talebinde bulunabileceği kanaatine varılmıştır. Davalı tarafından her ne kadar davcı tarafından hizmet verilmediği savunmasında bulunulmuş ise de, anılan faturalara davalı tarafından kısmi ödeme yapıldığı, yukarıda belirtilen emsal "borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir.." şeklindeki Yargıtay içtihatları nazara alınarak faturaların davalının da kabulünde olduğu anlaşılmakla davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-) Davanın KABULÜ ile davalı tarafından ... 1. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, 2-) Alacak likit olduğundan İİK md. 67/2 uyarınca asıl alacağın %20'si oranındaki 6.705,56-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 2.290,28-TL harçtan peşin yatırılan 615,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.674,88-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 4-)Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 33.527,78-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 5-)Davacı tarafından yatırılan 7.652,50-TL yargılama gideri ile 615,40-TL peşin harç, 615,40-TL başvurma harcı toplamı 8.883,30-TL'nin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 6-)6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına, 7-)Taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde kendilerine iadesine, Davacı vekilinin yüzüne karşı miktar itibari ile KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 03/03/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır