İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/266 E. 2026/14 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/266
- Karar No
- 2026/14
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/266 Esas KARAR NO : 2026/14
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/04/2025 KARAR TARİHİ : 13/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA/ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında Danışmanlık Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin 7.maddesi ile ödenecek hizmet bedelinin belirlenmiş olduğunu, davalı şirket tarafından ödenmeyen fatura alacağının tahsili için ... 29. İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı itirazı üzerine takibin durduğunu, Müvekkili şirketin 04.01.2024 tarihinde ... nolu fatura ile davalı şirkete 25.000,00 TL+ KDV'nin bedeli olan 30.000,00 TL'lik fatura kestiğini, ancak davalı şirket tarafından yine herhangi bir ödeme yapılmadığını, daha sonra alacaklarını tahsil edebilmek için müvekkilinin sözleşmede yetkili kılınan icra dairelerinden olan ... 29. İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasıyla icra takibi başlattığını, davalı şirketin borca ve yetkiye itiraz ettiğini, tarafların imzalamış olduğu sözleşmeyle ... İcra Dairelerini yetkili kıldıklarını, bu yönden davalı şirketin yetki itirazının haksız olduğunu, İtirazın iptali davası açabilmek için ... Arabuluculuk Bürosu ... Başvuru no, .. dosya numaralı dosyasıyla zorunlu arabuluculuğa başvurulduğunu, tarafların anlaşamadıklarını, Görüldüğü üzere imzalanan sözleşmede, sözleşmenin imzalanmasıyla müvekkili şirketin ücrete hak kazanacağının açıkça belirtildiğini, alacağın miktarının belli olduğunu ve alacağın likit olduğunu, dolayısıyla davalı şirket tarafından yapılan borca itirazın haksız olduğunu, davalı şirketin itirazının iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesinin gerektiğini, Tüm bu nedenlerle; ... 29. İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyasına yapılan haksız itirazın iptali ile takibin devamına, %20 orandan az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA/ Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin şirketinin ... olduğunu, yetki yönün itirazlarının olduğunu, Davacı tarafından İcra Müdürlüğüne yapılan başvuruda ...Tic. A.Ş. Firması borçlu olarak gösterildiğini; hatta işbu davada da aynı firma unvanı ile başvuru yapıldığını, Alacaklı tarafından belirtilen sözleşmede ise ... Tic. A.Ş. Unvanının geçmediğini, davacının davasının husumet sebebiyle dava şartı yokluğundan reddinin gerektiğini, icra takibine yapılan itirazın kabulü ile davanın reddini talep ettiklerini, mahkeme aksi kanaatte ise itirazın iptaline karar verilecekse dahi ödeme emrinin ekindeki belgenin gönderilmediğini, ayrıca borcun net olarak ispatının yine yargılamaya muhtaç olduğunu, yine mahkeme aksi kanaatte ise itirazın iptaline karar verilecekse dahi faizin başlangıç tarihi, işlemiş ve işleyecek faiz tutarı, faiz oranı usule ve yasalara aykırı olarak hesap edildiğini, takibin bu yönüyle mesnetsiz olduğunu, tüm bu nedenlerle, Davacı tarafça haksız ve mesnetsiz olarak açılan itirazın iptali davasının öncelikle dava şartı- husumet yokluğundan reddine, Yetki itirazımızın kabulü ile dosyanın yetkili Bursa Ticaret Mahkemesine gönderilmesine; Mahkeme aksi kanaatte ise esas yönünden davacının davasının reddi ile; Takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE/ Dava, İİK m.67 kapsamında itirazın iptali davasıdır. Dava konusu uyuşmazlığın, taraflar arasında akdedilen danışmanlık hizmet sözleşmesi kapsamında faturaya konu alacağın tahsili amacıyla ... 29. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından davacı tarafça başlatılan takibe davalı takip borçlusu tarafından yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkin hususlarından kaynaklandığı görülmüştür. Taraflar arasında davacı tarafından davalı aleyhine ... 29. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında taraflar arasında akdedilen danışmanlık hizmet sözleşmesinin 7. Maddesinin 2. Fıkrasının A ve B bendinden kaynaklanan 25.000 TL +KDV bedeli olan 30.000 TL bedelli faturaya dayanan ilamsız icra takibi başlatıldığı davalı tarafından icra takiplerine süresi içinde itiraz edildiği hususunda herhangi bir uyuşmazlık yoktur. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı ile davalı şirket arasında akdedilen 11/2023 tarihli sözleşmesi çerçevesinde 30.000 TL bedelli faturadan kaynaklanan, faturaya konu hizmetin davalıya verilip verilmediği, davacının alacak talebinde haklı olup olmadığı, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi kapsamında tanzim edilen fatura bedelinden davalının sorumlu olup olmadığı hususlarındadır. Taraf vekillerine müvekkillerinin ticari defterlerini dosyaya ibraz etmek üzere kesin süre verilmiş, kesin sürenin sonuçları usulüne uygun ihtar edilmiş, davacı taraf ticari defterlerini dosyaya ibraz etmiş, davalı taraf ticari defterlerin dosyaya ibrazdan kaçınmıştır. Mahkememizin 16/09/2025 tarihli duruşmasının 6 nolu ara kararı ile mahkememizce resen seçilecek 1 mali müşavir bilirkişiye tevdi ile tarafların iddia ve savunmaları, sunulan deliller, taraflar arasında akdedilen danışmanlık hizmet sözleşmesinin de incelenmesi suretiyle davacının takibe konu faturaların ticari defterlerde kayıtlı olup olmadığı, davalının ticari defterlerinde kayıtlı ise faturalara davalı tarafından süresi içinde itiraz veya iade işlemi yapılıp yapılmadığı, tarafların ticari defterleri arasında mutabakat bulunup bulunmadığı, var ise mutabakatsızlık nedeninin ne olduğu, takibe dayanak faturaların taraflarca bağlı oldukları vergi müdürlüklerine beyan edilip edilmediği, tarafların BA/BS formları arasında mutabakat olup olmadığı, davacının şartları varsa fatura bedeli yönünden takip tarihine kadar işlemiş faiz tutarının ne kadar olduğu hususunda rapor alınmasına karar verilmekle, mahkememiz dosyası mali müşavir bilirkişi ...'na tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 13/11/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle: "Taraflar arasında imzalanan Sağlık Turizmi Hizmet İhracatı Teşvikleri Hizmet Alım/Danışmanlık Sözleşmesi bulunduğu, davacı tarafın Danışman olarak ve davalı tarafın Müşteri olarak sözleşmeyi imzalamış olduğu, Sözleşmenin 7.2 maddesinin; A Sınıfi Turizm Acente Belgesi Alımı: ...' a başvuru ve ücret ödemeleri dışında sürecin yönetilmesi için 35.000.-TL+KDV hizmet ücreti alınır (tek seferlik) Yarısı peşin yarısı başvuru tamamlandıktan sonra alınır. Danışman tarafından tahsil edilen ücretler, yapılacak işlerden vazgeçilmesi durumunda dahi iade edilmez. Sağlık Turizmi Yetki Belgesi Ücreti: Müşteri, her bir sağlık turizmi yetki belgesi alımı danışmanlık hizmeti için 15.000.-TL+KDV ücret öder. Söz konusu ücretin yarısı sözleşme imzalanması ile birlikte, kalan yarısı ise başvuru tamamlandıktan sonra ödenir. Danışman tarafından tahsil edilen ücretler, yapılacak işlerden vazgeçilmesi durumunda dahi iade edilmez.” Şeklinde olduğu, Dava konusu icra takibinde talep edilen “... 1/2 taksit” açıklamalı 04.01.2024 tarihli ... no.lu 25.000.-TL4#KDV— 30.000.-TL tutarlı faturanın; davacı şirket tarafından tanzim edilmiş olduğu, muhatabının davalı şirket olduğu, faturanın davalı şirket ktronik ortamda iletilmiş olduğu, Söz konusu faturaya karşı davalı şirket tarafından yasal itiraz süresi içerisinde yapılan herhangi bir itiraza dosya kapsamında rastlanılmadığı, davacı şirket tarafından tanzim edilen 25.000.-TL+KDV faturanın; Sözleşmenin 7.2 maddesi ile belirlenen A sınıfı turizm acente belgesi alımı ile sağlık turizmi yetki belgesi ücreti toplamı olan 50.000.-TL+KDV tutarının, sözleşmede kararlaştırıldığı üzere 1/2 oranı için düzenlenmiş olduğunun anlaşıldığı, Taraf şirketlere ait 2024 yılı BA-BS Karşılaştırmalı Alış-Satış Analizi formuna göre; davacı şirket tarafından tanzim edilen | adet faturanın davalı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olduğunun anlaşıldığı, Dava konusu icra takibinde talep edilen 04.01.2024 tarihli ... no.lu 30.000,00 TL tutarlı faturanın, davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, fatura bedeline istinaden davalı şirket tarafından yapılan herhangi bir ödeme kaydı bulunmadığı, Davalı şirketin icra takip tarihi itibarıyla davacı şirkete 30.000,00 TL Borcu bulunduğu, ... 29. İcra Müdürlüğü ...E. sayılı dosyasında icra takip tarihi itibarıyla 30.000,00 TL asıl alacak tutarının talep edilebileceği sonuç ve kanaatine varılmıştır." şeklinde rapor düzenlendiği görülmüştür. 6100 sayılı HMK'nın 222. maddesinde, "mahkeme ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir" hükmü bulunmaktadır. Ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delil niteliğindedir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de, ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bu durumda her iki tarafın ticari defterlerinin de incelenmesi zorunludur. Ancak karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defteri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden, verilen kesin süreye rağmen defterlerini ibraz etmediği takdirde mahkeme karşı taraf defterindeki kayıtların doğru olduğunu kabul edebilir. Bu açıklamalar ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde, mahkemece taraflara ticari defterlerini sunmaları için süre verilmiş olup davacı defterleri üzerinden yapılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporu ile talep edilen alacağın varlığı kanıtlanmıştır. Davalı, defterlerini sunmayarak, davacının ticari defter kayıtlarının HMK 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığını tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan, sunulmayan ticari defterlerinde davacının alacaklı olduğuna dair kayıtları mevcut olduğu halde sunulmadığını ve bunun sonucunda davacının incelenen defter kayıtlarının davacı lehine değil oluşturduğunun kabulü gerekir.( Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi...Esas ...Karar) 6102 sayılı TTK'nun 21/2 maddesinde "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü yer almaktadır. Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 08/02/2016 tarihli ...E. ...K. sayılı ilamı; "...Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir.." şeklindedir. Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 10/02/2016 tarihli ... E....K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 08/02/2016 tarihli... E. ... K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 09/12/2015 tarihli ... E. ...K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 11/01/2016 tarihli ... E. ... K. sayılı ilamları da aynı mahiyettedir.(İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi ...Esas ... Karar) Ayrıca Yargıtay (kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 23.03.2017 tarihli,... E., ...K. sayılı kararının da belirtildiği üzere davalının faturayı BA formuyla ilgili Vergi Dairesine bildirmesi faturaya konu malların davalıya teslim edildiğine dair bir karine oluşturacak olup daha sonra düzeltme beyannamesi verilmesi davacı yararına oluşan bu karineyi ortadan kaldırmayacaktır. Bu karinenin aksini ispat külfeti ise davalıya aittir.( Yargıtay 11. Hukuk Daires... Esas ... Karar) Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının ticari defterlerini ibraz etmekten kaçındığı, davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve sahibi lehine delil niteliğini haiz olduğu, taraflar arasında imzalanan Sağlık Turizmi Hizmet İhracatı Teşvikleri Hizmet Alım/Danışmanlık Sözleşmesi bulunduğu, davacı tarafın Danışman olarak ve davalı tarafın Müşteri olarak sözleşmeyi imzalamış olduğu, Sözleşmenin 7.2 maddesinin;"... ve ücret ödemeleri dışında sürecin yönetilmesi için 35.000.-TL+KDV hizmet ücreti alınır(tek seferlik) Yarısı peşin yarısı başvuru tamamlandıktan sonra alınır. Danışman tarafından tahsil edilen ücretler, yapılacak işlerden vazgeçilmesi durumunda dahi iade edilmez." "Sağlık Turizmi Yetki Belgesi Ücreti" başlıklı b bendinde ise "Müşteri, her bir sağlık turizmi yetki belgesi alımı danışmanlık hizmeti için 15.000.-TL+KDV ücret öder. Söz konusu ücretin yarısı sözleşme imzalanması ile birlikte, kalan yarısı ise başvuru tamamlandıktan sonra ödenir. Danışman tarafından tahsil edilen ücretler, yapılacak işlerden vazgeçilmesi durumunda dahi iade edilmez.” şeklinde düzenlendiği, dava konusu icra takibinde talep edilen “... 1/2 taksit” açıklamalı 04.01.2024 tarihli 30.000.-TL tutarlı faturanın; davacı şirket tarafından tanzim edilmiş olduğu, muhatabının davalı şirket olduğu, faturanın davalı şirkete elektronik ortamda iletilmiş olduğu, Söz konusu faturaya karşı davalı şirket tarafından yasal itiraz süresi içerisinde yapılan herhangi bir itiraza dosya kapsamında rastlanılmadığı, davacı şirket tarafından tanzim edilen 25.000.-TL+KDV faturanın; Sözleşmenin 7.2 maddesi ile belirlenen A sınıfı turizm acente belgesi alımı ile sağlık turizmi yetki belgesi ücreti toplamı olan 50.000.-TL+KDV tutarının, sözleşmede kararlaştırıldığı üzere 1/2 oranı için düzenlenmiş olduğunun anlaşıldığı, davacı tarafa ait yasal defterlerde davacı tarafın davalıdan 30.000.-TL tutarında alacaklı olarak göründüğü, dava konusu icra takibine dayanak faturaların taraflarca bağlı oldukları vergi müdürlüklerine BA BS formları ile beyan edildiği, taraf şirketlere ait 2024 yılı BA-BS Karşılaştırmalı Alış-Satış Analizi formuna göre; davacı şirket tarafından tanzim edilen faturanın davalı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olduğunun anlaşıldığı, dava konusu icra takibinde talep edilen fatura bedeline istinaden davalı şirket tarafından yapılan herhangi bir ödeme kaydı bulunmadığı, davalı şirketin icra takip tarihi itibarıyla davacı şirkete 30.000,00 TL borçlu durumda olduğu, her ne kadar davalı tarafça faturaya konu hizmetin davacı tarafça verilmediği veya eksik verildiği bulunulmuş ise de, yukarıda belirtilen emsal Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarından da anlaşılacağı üzere "borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği" şeklindeki içtihatlar göz önüne alındığında işbu itirazın yerinde görülmediği, dava konusu icra takip tarihi itibarıyla davacının fatura alacağı olarak 30.000,00 TL tutarındaki alacağı bakımından haklılığını ispat ettiği, davacı şirket tarafından icra takibinde asıl alacak ile birlikte işlemiş faiz de talep ettiği görülse de, Taraflar arasında imzalanan sözleşmede temerrüt faizine ilişkin bir düzenleme bulunmadığı ayrıca davalıyı temerrüde düşürecek ihtarnameye dosya kapsamında rastlanılmamış olması sebebiyle, davacının takip tarihi itibarıyla işlemiş faiz talebinin reddi ile Mahkememizce tüm dosya kapsamı, alınan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; davanın kısmen kabulü ile davalı tarafından ... 29.İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasından başlatılan takibe yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 30.000,00 TL asıl alacak üzerinden takip talepnamesindeki şartlar uyarınca kısmen devamına, işlemiş faiz alacağı miktarı olan 16.478,00 TL fazlaya ilişkin talebin reddine, Alacak likit olduğundan İİK md. 67/2 uyarınca asıl alacağın %20'si oranındaki 6.000,00-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)Davanın kısmen kabulü ile davalı tarafından ... 29.İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasından başlatılan takibe yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 30.000,00 TL asıl alacak üzerinden takip talepnamesindeki şartlar uyarınca kısmen devamına, işlemiş faiz alacağı miktarı olan 16.478,00 TL fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-)Alacak likit olduğundan İİK md. 67/2 uyarınca asıl alacağın %20'si oranındaki 6.000,00-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 2.049,30-TL karar harcının, peşin yatırılan 615,40-TL harçtan mahsubu ile noksan kalan 1.433,90-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-)Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-)Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 16.478,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 6-)Davacı tarafından yapılan toplam 7.302,50-TL yargılama giderinden davanın kabul red miktar ve oranı göz önüne alınarak hesaplana 4.713,52-TL yargılama giderinin ve 615,40-TL peşin harç ve 615,40-TL başvurma harcı toplamı 5.944,32-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 7-)6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin 3.783,10-TL'nin davalıdan, 816,90-TL'nin ise davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına, 8-)Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine, Dair davalı vekilinin yüzüne karşı davacının yokluğunda HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak ve istinaf başvurma ve karar harcı ile istinaf gider avansı yatırılmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenmesi için tarafların istinaf kanun yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 13/01/2026
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır