İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/52 E. 2024/541 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/52
- Karar No
- 2024/541
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/52 Esas KARAR NO : 2024/541 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/01/2024 KARAR TARİHİ : 16/07/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirketi arasında ... numaralı satış işlemine istinaden müvekkili şirketi tarafından 10/10/2023 tarihinde 200.000,00-TL kapora yatırıldığını, davalı şirketin ne aracı teslim edip satışı tamamladığını ne de kaporayı iade ettiğini, aradan geçen 3.5 aylık süre içinde de kapora bedelini iade etmeyerek müvekkilini zarara uğrattığını, bu kaporanın iadesine ilişkin ... 11. İcra Dairesi'nin ...Esas dosyası ile başlatılan icra takibine de haksız olarak itiraz edildiğini ve müvekkili adına başlatılan icra takibinin durdurulduğunu, davacı müvekkili şirket tarafından söz konusu satış işlemi gereği 200.000,00-TL kapora ödemesinin davalı şirkete yapıldığını ancak satış işlemi yapılmadığı gibi yatırılan kaporanın iadesini de yapılan tüm uyarılara rağmen yapmadığını, bu nedenle kapora bedelinin tahsili amacıyla 12.12.2023 tarihinde ... 11. İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyası ile yapılan icra takiplerine davalı vekili tarafından 18/12/2023 tarihinde hiçbir haklı sebebe dayanılmaksızın usul ve yasaya aykırı olarak itiraz edildiğini ve takibin durmasına sebebiyet verildiğini, davalının itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu, zaman kazanmaya ve de takibi sürüncemede bırakmaya yönelik olduğunun açık olduğunu, davalı vekilinin itiraz dilekçesinde borcun olmadığını öne sürse de satış işlemine ilişkin kapora ödeme dekontunun ekte bulunduğunu, arabuluculuk faaliyeti başlatılmış olsa da görüşmenin borçlu vekilinin oyalaması nedeniyle son görüşmenin ancak 23/01/2024 tarihinde yapılabildiğini ve davalı şirketin ödemeyi yapamayacaklarını beyan ettiğini, son tahlilde büyük resme bakıldığında davalı tarafın tamamıyla zaman kazanma ve takibi sürüncemede bırakma maksadıyla hareket ettiğinin görüldüğünü, bu sebeplerle, ... 11. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına yapılmış olan haksız, usul ve yasaya aykırı itirazın iptaline, icra takibinin 200.000,00-TL asıl alacak üzerinden devamına, haksız ve kötü niyetli itiraz edildiğinden takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama masrafları, faiz ve vekalet ücretinin de davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA/ Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın dava kapsamındaki iddia ve taleplerinin haksız olduğunu, mahkememizce davanın reddine karar verilmesinin gerektiğini, öncelikle davaya konu şirkette halihazırda yönetimsel bir sorun bulunduğu bilgisi harici olarak taraflarına iletilmiş bulunduğunu, bu itibarla huzurdaki davaya konu takibin açılış tarihi itibariyle davacı tarafın mevcut hukuki durumu, davacı şirkete kayyım atanıp atanmadığı ve davacı şirketin takip başlatmaya yetkisi olup olmadığı hususlarının araştırılmasının gerektiğini, diğer taraftan davacı tarafın huzurdaki davaya konu takip kapsamında muaccel bir alacağının bulunmadığını, müvekkili şirket ile davacı taraf arasında sipariş onay formu ile kurulan sözleşmenin 11. Maddesi uyarınca sözleşmeye konu aracın satış işleminin müşteri tarafından iptal edildiği durumda müvekkili şirketin ödenen rezervasyon bedelini tamamen iade etmeme hakkının saklı tutulduğunun açıkça hüküm altına alındığını, davacı tarafın bahse konu araca dair siparişi tamamlamadığını ve mezkur siparişin davacıdan kaynaklanan sebepler ile iptal edildiğini, müvekkili şirketin ilgili sözleşmeden kaynaklı hakkını kullanmış bulunduğunu, mezkur siparişin iptali nedeni ile müvekkili şirketin stok zararının meydana geldiğini, bu sebeple dava konusu takip kapsamında davacı tarafın müvekkili şirketten muaccel herhangi bir alacağının bulunmadığını, bu doğrultuda gerek mevzuat gerekse somut olay koşulları göz önüne alındığında, davacı tarafın dava dilekçesi kapsamındaki iddialarının taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, davacı tarafın itirazın iptali ve icra inkar tazminatına ilişkin haksız ve hukuka aykırı taleplerinin mahkememizce reddine karar verilmesinin gerektiğini, bu sebeplerle haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE/ Dava, İİK m.67 kapsamında itirazın iptali davasıdır. Davalı vekili tarafından sunulan 08/07/2024 tarihli dilekçe ile geldikleri noktada müvekkili şirketi ile davacı şirketi arasında 05/06/2024 tarihli ibraname ve sulh protokolü imzalandığını, davanın sulh ve feragat nedeniyle konusuz kaldığına ve karar verilmesine yer olmadığına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 16/07/2024 tarihli duruşmaya katılarak: " Sulh protokolüne bir diyeceğimiz yoktur, ancak vekalet ücreti talebimiz bulunmaktadır, davanın kabulüne karar verilsin. " şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür. Dosyaya ibraz edilen protokol incelendiğinde, tarafların dava konusu üzerinde anlaştıkları, davacı vekilinin sunduğu beyan dilekçesinden de bu hususun inkar edilmediği, tarafların anlaştığı hususunda ihtilaf bulunmadığı, talep konusunda davanın konusuz kalmış olduğunun anlaşıldığı, Yargıtay 4. HD, 27/06/2022 tarihli, 2022/6905 Esas, 2022/9483 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, sunulan protokol içeriği de dikkate alınarak davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiş ancak sunulan protokol içeriğinde dava harç ve vekalet ücreti hususunda düzenleme bulunsa da protokolün davacı vekilinin yokluğunda düzenlendiği davacı vekilinin vekalet ücreti taleplerinin halen devam ettiğine dair yazılı ve sözlü beyanları dikkate alındığında, 6100 sayılı HMK'nin 331/1. Maddesinde yer alan "Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder." düzenlemesi de göz önünde bulundurularak, davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmiş olup davaya konu takip borcunun ödendiği davalı tarafça sunulan 08/07/2024 tarihli dilekçe ile mahkememize bildirilmiş olup, buna göre ödemenin dava tarihinden sonra ve fakat ön inceleme duruşmasında önce imzalandığı anlaşılmakla dava belirtilen tarih aralığında konusuz kalmıştır. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6. Maddesine göre uyuşmazlığın davanın konusuz kalması nedeni ile ön inceleme tutanağı ile imzalanıncaya kadar giderilmesi halinde avukatlık ücretinin , tarife hükümleri le belirlenen tutarın yarısına hükmedileceği belirtilmiştir. Belirtilen yasal düzenlemelere göre davanın ön inceleme duruşmasında önce konusuz kalması nedeni ile belirlenen vekalet ücretinin yarısına hükmedilmesi gerekmiştir. Mahkememizce tüm dosya kapsamı, sunulan dilekçeler ve duruşmadaki beyanlar birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasında ibraname ve sulh protokolü imzalandığı, tarafların sulh oldukları anlaşılmakla yargılamanın konusuz kaldığı bu nedenle konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Dava konusuz kaldığından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 427,60 TL karar harcının peşin yatırıldığı anlaşılmakla hazineye gelir kaydına, 3-Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden 1/2 oranında hesaplanan 16.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafça yapılan toplam 30,00 TL yargılama gideri, 427,60-TL başvuru harcı, 2.415,50-TL peşin harç toplamı 2.873,10-TL yargılama giderinin 05/06/2024 tarihli sulh protokolü uyarınca davacı üzerinde bırakılmasına 5-Gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde davacıya iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak ve istinaf başvurma ve karar harcı ile istinaf gider avansı yatırılmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenmesi için tarafların istinaf kanun yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.16/07/2024 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır