İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/500 E. 2024/628 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/500
Karar No
2024/628
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/500 Esas KARAR NO : 2024/628 DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/07/2023 KARAR TARİHİ : 25/09/2024 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; müvekkili ile davalı arasında imza edilen 26.10.2020 tarihli hizmet sözleşmesi ile davalının, müvekkili şirkette portföy yöneticisi olarak çalıştığını, iş akdinin 02.08.2021 tarihinde sona erdiğini, taraflar arasındaki uyuşmazlığın iş akdinin sona ermesinden sonraki dönemde davalının sözleşmesindeki " rekabet yasağına " aykırı hareketi ile ödemesi gereken cezai şarta ilişkin olduğunu, yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca davaya bakmaya Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli bulunduğunu, dava öncesi taraflar arasında yapılan arabuluculuk görüşmelerinin 16.02.2023 tarihi itibariyle anlaşmazlıkla sonuçlandığını ve bu davanın açıldığını, taraflar arasında akdedilen rekabet yasağı sözleşmesinin 3. Maddesinde " çalışan, 4.maddedeki sınırlamalar içerisinde kalmak koşuluyla, .. ilinde 2 yıl müddetle işveren iş kolunda faaliyet göstermeyeceğini, faaliyet gösteren bayi ve acenteler dahil olmak üzere bir başka gerçek ya da tüzel kişi nezdinde çalışmayacağını, bunlarla ortaklık ilişkisine girmeyeceğini, bunlara danışmanlık vermeyeceğini, bunlar ile herhangi bir ticari ilişki içerisinde bulunmayacağını taahhüt eder " hükmünün bulunduğunu 5. Maddesinde ise " çalışan , rekabet etmeme borcuna aykırı davranır ise işverene, son brüt ücreti üzerinden hesaplanacak 12 (on iki) aylık brüt ücretinin toplamı kadar cezai şart öder, bu cezai şart tenkis edilemez, işveren cezai şartı aşan zararlarını ayrıca talep edebilir" yaptırımının yeraldığını,2 yıl çalışmama yasağının ölçülü olduğunu, zira müvekkili açısından önem arz eden en önemli sırrın müşteri portföyü olduğunu, 24 ay süreli sözleşmeyle bağlı olan müşterilerinin davalı veya herhangi bir personelinin rekabet yasağına aykırılığı sebebiyle müvekkil şirketle olan hukuki bağını sonlandırmak istemesinin müvekkili şirket açısından büyük bir risk teşkil ettiğini, davalının iş akdinin feshinden sonra müvekkili ile aynı faaliyet konusunda hizmet veren 80.20.01 kodlu " ... " nde çalışmaya başladığını, davalının çalıştığı pozisyon gereği müvekkil şirketinin tüm müşteri portföyüne, ticari sırlarına, işverenin yapmış olduğu işe, müşterinin iletişim adresleri başta olmak üzere diğer bilgilerine ulaşabilecek pozisyonunda olduğunu, çalıştığı yeni şirkette bu bilgileri kullanarak müvekkilin zararına sebep olabileceğini, ... 16.Asliye Ticaret Mahkemesinin...esas ...karar sayılı emsal davasında davanın kabul edildiğini, ifade ederek davanın kabulü ile davalının rekabet yasağına aykırı eylemi nedeniyle 12 aylık brüt maaşı tutarınca hesaplanacak cezai şartın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınmasına karar talep ve dava etmiştir. Davalı tarafa usulüne uygun tebligat çıkartıldığı ancak davalı tarafın dosyaya cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür. 10/07/2024 tarihli bilirkişi raporundan özetle; " Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacı bünyesinde çalışan davalının davacı ile imzaladığı 26.10.2020 tarihli hizmet sözleşmesinde düzenlenen çalışma ilişkisinin sona ermesinden sonraki döneme ilişkin rekabet yasağına dair hükmü ihlal edip etmediği noktasında toplandığı, yapılan incelemeler ve araştırmalar sonucunda değerlendirmenin yapıldığında, davalı davacı şirkette 26.10.2020 tarihine kadar portföy yöneticisi olarak çalıştığı hizmet sözleşmesi ve SGK kayıtları ile belli olduğu, Ticaret Odası ve Türkiye Ticaret Sicili Gazete ilanlarına göre davacı şirketin konusunun" Güvenlik sistemi hizmet faaliyetleri ( hırsız ve yangın alarmı, elektronik kasa gibi güvenlik sistemlerinin kontrolü, kurulumu, bakımı, alınan alarm sinyali ile sistemin doğrulanması ve polis, itfaiye gibi birimlerin harekete geçirilmesi " olduğunu, davacı ile davalı arasında imzalanan " rekabet yasağı sözleşmesi"ne göre davacı, davalı şirketten ayrılış tarihinden itibaren İzmir yöresinde 2 yıl müddetle davacı ile aynı konuda iştigal eden rakip bir firmada çalışmayacağını, aksi takdirde 12 aylık brüt ücreti tutarında cezai şart ödemek durumunda kalacağını, bu hükme rağmen davalı, 02.08.2021 tarihinde davacı şirkette çalıştığı "... " adresindeki iş yerinden istifa suretiyle ayrılarak , aynı tarihte " ... " adresindeki ... A.Ş de çalışmaya başladığı ve bu çalışmasını 03.08.2022 tarihine kadar sürdürdüğünü, ... A.Ş nin faaliyet konusunun da " Güvenlik sistemi hizmet faaliyetleri ( hırsız ve yangın alarmı, elektronik kasa gibi güvenlik sistemlerinin kontrolü, kurulumu, bakımı, alınan alarm sinyali ile sistemin doğrulanması ve polis, itfaiye gibi birimlerin harekete geçirilmesi " olduğu rakip firma olduğunu, davalının böylece rekabet yasağını ihlal ettiği kanaatinin hasıl olduğunu , davalı aylık brüt ücreti davacı tarafından sunulan hesap dökümlerinde 5.000 TL olarak görülse de bu dökümler davalı imzasını taşımamaktadır. Tarafların imzasını taşıyan hizmet sözleşmesinde ise aylık brüt ücret 4.500,00 TL olduğunu, taraflar arasında imzalanan rekabet yasağı sözleşmesinin 5. Maddesinde ise " çalışan, rekabet etmeme borcuna aykırı davranır ise işverene, son brüt ücreti üzerinden hesaplanacak 12 (on iki ) aylık brüt ücretinin toplamı kadarını ödemesi gerektiğini, 4.500,00 TL x 12 ay = 54.000,00 TL, mahkememizin yukarıda verilen 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 445. Maddesi uyarınca davalının davacı şirkette çalışma süresi, somut bir rekabet yasağının ileri sürülmemesi vb. nedenlerle takdiren indirim yetkisi bulunduğunu, taraflar arasında tanzim ve imza edilen " rekabet yasağı sözleşmesi' ne aykırı hareket eden davalının ödemesi gereken cezai şart tutarı 54.000,00 TL nın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınması gerektiğini, mahkememizin tazminat miktarından hakkaniyet indirimi yapabileceğine" ilişkin rapor düzenlendiği görülmüştür. DELİLLER VE GEREKÇE/ Dava konusu uyuşmazlık, davacı şirket bünyesinde çalışan davalının, davacı şirket ile imzaladığı 26/10/2020 tarihli hizmet sözleşmesinde düzenlenen çalışma ilişkisinin sona ermesinden sonraki döneme ilişkin rekabet yasağına dair hükmü ihlal edip etmediğine ilişkindir. Taraflar arasında akdedilen 26.10.2020 tarihli Rekabet Yasağı Sözleşmesi'nin 3. Maddesinde çalışan , 4. maddedeki sınırlamalar içerisinde kalmak koşuluyla, İstanbul ilinde 2 yıl müddetle işveren iş kolunda faaliyet göstermeyeceğini, faaliyet gösteren bayi ve acenteler dahil olmak üzere bir başka gerçek ya da tüzel kişi nezdinde çalışmayacağını, bunlarla ortaklık ilişkisine girmeyeceğini, bunlara danışmanlık vermeyeceğini, bunlar ile herhangi bir ticari ilişki içerisinde bulunmayacağını taahhüt eder " demektedir. 5. Maddede ise " çalışan , rekabet etmeme borcuna aykırı davranır ise işverene, son brüt ücreti üzerinden hesaplanacak 12 ( on iki ) aylık brüt ücretinin toplamı kadar cezai şart öder, bu cezai şart tenkis edilemez, işveren cezai şartı aşan zararlarını ayrıca talep edebilir" demektedir. ... Sosyal Güvenlik Müdürlüğü'nün 26/02/2024 tarihli yazı cevabında davalının davacı iş yerinden 02/08/2021 tarihinde ayrıldığı, yine aynı tarihte ... isimli iş yerinde çalışmaya başladığının bildirildiği görülmüştür. Mahkememizin 20/02/2024 tarihli duruşmasının 5 nolu ara kararı ile dosyanın mahkememizce resen seçilecek bir haksız rekabet alanında uzman akademisyen ve bir iş hukuku alanında uzman hukukcu bilirkişiye tevdi ile davacının cezai şart talebinin haklı olup olmadığı ve varsa alacak miktarının tespiti konusunda rapor alınmasına karar verilmiş olup, mahkememiz dosyasından alınan bilirkişi raporunda: " Nihai Değerlendirme ve takdir Yüce Mahkemenize ait olmak kaydıyla, Taraflar arasında tanzim ve imza edilen " rekabet yasağı sözleşmesi' ne aykırı hareket eden davalının ödemesi gereken cezai şart tutarı 54.000,00 TL nın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınmasına, Mahkemenizin tazminat miktarından hakkaniyet indirimi yapabileceği " yönünde rapor düzenlendiği görülmüştür. Rekabet etmeme borcu, iş akdinin sonuçlarından olan; işçinin, işverene sadakat borcunun olumsuz yönünü ifade eder. TBK m.444'te düzenlenen rekabet yasağı asli yükümlülük doğuran bir sözleşme değildir, iş akdine bağlı olarak fer'i nitelikte bir yükümlülük doğurmaktadır. Bu yasak taraflar arasındaki hizmet ilişkisi sona erdikten sonra hükümlerini doğuran bir borçtur. İş ilişkilerinden doğan rekabet yasağının düzenlenmesinin dayanağı iş ilişkisidir. Rekabet yasağı sözleşmesi, işçinin iş sözleşmesi devam ederken İşverenin müşterilerini tanıması ya da iş sırlarını öğrenmesi sebebiyle, iş ilişkisi sona erdikten sonra belirli bir faaliyet alanında, belirli bir coğrafi alanda ve belirli bir zaman diliminde işverenle rekabet teşkil edebilecek herhangi bir faaliyette bulunmaması hususunu içeren sözleşmedir (UŞAN Fatih, “İş Hukukunda Rekabet Yasağı Sözleşmesi”, Mercek Dergisi, Nisan 2005, s. 100.) TBK m.444/2'ye göre, “rekabet yasağı kaydı, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir”. Rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olabilmesi için, bir iş sözleşmesinin bulunması, işçinin fiil ehliyetine sahip olması, iş sahibinin menfaatinin bulunması, yasağın sınırlı olması, sözleşmenin yazılı olması ve rekabet yasağının zaman, yer ve konu bakımından sınırlandırılması gerekir. Tüm bu koşulların hepsinin gerçekleşmiş olması şarttır ve bu koşullar emredici nitelikte olduklarından bu koşullardan herhangi birisinin bulunmaması halinde sözleşme batıl olacaktır. Tüm bu açıklamalar muvacehesinde taraflar arasında akdedilen 26/10/2020 Tarihli sözleşme, SGK kayıtları ve denetime elverişli hükme esas alınan 08/07/2024 tarihli bilirkişi raporu bir arada değerlendirildiğinde, davalının, davacı şirkette 26.10.2020 tarihinden 02.08.2021 tarihine kadar portföy yöneticisi olarak çalıştığının hizmet sözleşmesi ve SGK kayıtlarından anlaşılmakla, Ticaret Odası ve Türkiye Ticaret Sicili Gazete ilanlarına göre davacı şirketin iş konusunun " Güvenlik sistemi hizmet faaliyetleri, hırsız ve yangın alarmı, elektronik kasa gibi güvenlik sistemlerinin kontrolü, kurulumu, bakımı, alınan alarm sinyali ile sistemin doğrulanması ve polis, itfaiye gibi birimlerin harekete geçirilmesi " olduğu, davacı şirket ile davalı arasında imzalanan rekabet yasağı sözleşmesi'ne göre davalının, davacı şirketten ayrılış tarihinden itibaren İzmir yöresinde 2 yıl müddetle davacı ile aynı konuda iştigal eden rakip bir firmada çalışamayacağı, aksi takdirde 12 aylık brüt ücret tutarında cezai şart ödemek durumunda kalacağının kararlaştırıldığı, bu hükme rağmen davalının ,02.08.2021 tarihinde davacı şirkette çalıştığı ...adresindeki iş yerinden istifa suretiyle ayrılarak aynı tarihte ... İl sınırları içerisinde ...adresindeki ... A.Ş de çalışmaya başladığı ve bu çalışmasını 03.08.2022 tarihine kadar sürdürdüğü, ... A.Ş nin faaliyet konusunun da davacı şirket gibi " Güvenlik sistemi hizmet faaliyetleri hırsız ve yangın alarmı, elektronik kasa gibi güvenlik sistemlerinin kontrolü, kurulumu, bakımı, alınan alarm sinyali ile sistemin doğrulanması ve polis, itfaiye gibi birimlerin harekete geçirilmesi " olduğu, dolayısı ile firmaların rakip firma olduğu ve davalının böylece rekabet yasağını ihlal ettiği kanaatine varılmıştır. Taraflar arasında imzalanan rekabet yasağı sözleşmesinin 5. Maddesine göre, çalışanın rekabet etmeme borcuna aykırı davranması halinde işverene, son brüt ücreti üzerinden hesaplanacak 12 ( on iki ) aylık brüt ücretinin toplamı kadar cezai şart ödeneceğinin kararlaştırıldığı, tarafların imzasını taşıyan hizmet sözleşmesinde aylık brüt ücretin 4.500 TL olarak belirlendiği, dolayısı ile davacı yanın aylık brüt ücret üzerinden sözleşmede kararlaştırıldığı şekilde 54.000 TL cezai şart bedeli talep edebileceği ancak 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 445. Maddesi uyarınca davalının davacı şirkette çalışma süresi, davacı tarafça somut bir rekabet yasağının ileri sürülmemesi dikkate alındığında hakkaniyet indirimi yapılması kanaatine varılmış, belirlenen cezai şart bedeli üzerinden indirme gidilerek 45.000-TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, 45.000-TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin talebin reddine, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 3.073,95-TL nispi karar harcından, 269,85-TL peşin harcın mahsubu ile noksan kalan 2.804,10-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 17.900-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 9.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan toplam 6.493,50-TL yargılama giderinden davanın kabul red miktar ve oranı göz önüne alınarak hesaplanan 5.411,25-TL yargılama gideri ile 269,85-TL peşin harç ve 269,85-TL başvuru harcı ve 652,31-TL ıslah harcı toplamı 6.603,26-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ret miktar ve oranı göz önüne alınarak kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 2.600,00-TL'nin davalıdan, ret edilen miktar üzerinden hesaplanan 520,00-TL'nin ise davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına, Davacı tarafından yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde davacıya iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak ve istinaf başvurma ve karar harcı ile istinaf gider avansı yatırılmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenmesi için tarafların istinaf kanun yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 25/09/2024 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/500, K. 2024/628, T. 25.09.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-500-e-2024-628-k-2c2c8d15b3fb