İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/767 E. 2024/794 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/767
Karar No
2024/794
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/767 Esas KARAR NO : 2024/794 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/10/2022 KARAR TARİHİ : 06/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA/ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 31.03.2022 tarihinde davalı firmaya ait olup sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın park halinde bulunan davacıya ait ... plaka sayılı araca park halinde dururken %100 kusurlu olarak çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği,davacının aracının 06.04.2022 -10.06.2022 tarihleri arasında onarımda kaldığı, davacının aracında kaza öncesi orjinal olduğu bu parçalarında orjinal olması nedeniyle davalı tarafın ödeme yapmak istemediği; davacının araç kiralama işi yaptığı için mağduriyetinin daha da fazla olduğu, ilgili tarihte araç kiralama bedellerinin kış aylarına göre daha yüksek olduğu, neticeten fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla zararın tespit edilerek 1.000,00 TL2nin davalıdan alınarak davacıya iadesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. SAVUNMA/ Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesini, davacı şirketin faaliyet alanı araç kiralama işi olduğundan aracın günlük kiralama bedelini bilebilecek durumda olduğu, davalının sorumluluğunun bulunmadığını, aracın onarım bedelinin hem davalı hem de ilgili sigorta şirketi tarafından davacıya ödendiği, talep edilen kazanç kaybı bedelinden takas mahsup ile yapılan ödemenin düşülmesi gerektiği, ödemenin 09.06.2022 tarihinde ... yapıldığı, davalının 5.047,24 TL alacağının bulunduğu, bu nedenle davacının talep ettiği bir bedelin bulunmadığı, davalının kaybının daha fazla olduğu, davacının talebinin fahiş olduğu, önemli olan husus aracın onarılacağı makul süre olduğu neticeten davanın öncelikle usulden reddine; haksız davanın reddine yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. DELİLLER VE GEREKÇE/ Dava, haksız fiilden kaynaklı tazminat davasıdır. Dava konusu uyuşmazlığın, davacının işleteni olduğu ... plakalı araç ile davalının işleteni olduğu ... plaklı araçların 31/03/2022 tarihinde maddi hasarlı trafik kazası yapmaları neticesinde davacının işleteni olduğu ... plakalı araçta meydana gelen hasarın giderilmesi için davacının olağan tamir süresinin aracın kullanma hakkından yoksun kalmış olması nedeniyle oluşan tazminatın tespiti hususlarından kaynaklanmakta olup ispat yükü davacıda bulunmaktadır. Ancak alacak miktarının tespiti hukuk dışında özel ve teknik bilgiyi gerektiren hal olduğundan 6100 sayılı HMK m.266 gereği mahkemenin tarafların talebi yahut kendiliğinden vereceği karar ile bu hususları bilirkişiye tespit ettirmesi mümkündür. Mahkememizin 26/04/2023 tarihli duruşma ara kararı ile dosyanın mahkememzice resen seçilecek makine mühendisi bilirkişiye tevdi ile vaki kazada tarafların tazminata esas kusur oranları ile aracın olağan tamir süresi dikkate alınmak suretiyle aracın cins ve evsafı dikkate alınmak suretiyle davacının aracın kullanım hakkından yoksun kalmış olması nedeniyle maruz kalmış olduğu zarar miktarının tespiti konusunda rapor alınmasına karar verilmiştir. Makine mühendisi ...'dan alınan ...tarihli bilirkişi raporu ile yapılan incelemeler ve değerlendirmeler neticesinde 31/03/2022 tarihinde meydana gelen kazada ... plakalı araç sürücüsünün 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanun Maddesinin 1-b bendindeki ” Hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özeli görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak, “ kuralını, 67. Maddesinin 1-a bendindeki ” Sürücülerin, park yapmış taşıtlar arasından çıkarken, duraklarken veya park yaparken taşıt yolunun sağına veya soluna yanaşırken, sağa veya sola dönerken, karayolunu kullananlar için tehlike doğurabilecek ve bunların hareketleri, zorlaştıracak şekilde davranmaları yasaktır. ” ve ile 84. Maddesinin | bendindeki a: kusurlardan olan ” Park için ayrılmış yerlerde veya taşıt yolu dışında kurallara uygun olarak park edilmiş araçlara çarpma, ” kuralını ihlal ettiği ve 0100 kusurlu olduğu, ... plakalı araçta oluşan hasarların yapılan piyasa araştırmaları neticesinde kaza ile parça temin ve tamir süresinin maksimum 10 gün olacağı ve 10 günlük kullanım hakkından mahrum kalacağı, kaza tarihi göz önüne alındığında benzer araçların kiralama bedelinin KDV dahil 412 TL olacağı, 10 günlük kullanım hakkından mahrum kalmasından dolayı KDV Dahil 10 x 4134.130 TL olacağı tespit edilmiştir. İş bu bilirkişi raporunda kusur oranının makine mühendisi bilirkişi tarafından tespit edilmesi ve aracın onarıldığı servis faturaları ile araca dair hasar dosyası celbedilmeden düzenlendiği için hükme esas alınmamıştır. Mahkememizin 18/10/2023 tarihli duruşma ara kararı ile aracın onarıldığı servise müzekkere yazılarak, 31/03/2022 tarihinde gerçekleşen trafik kazası nedeniyle yalnızca bu kaza ile ilgili olmak üzere davacıya ait ... plakalı aracın hangi parçalarının onarıldığı, değiştirildiği, değiştirilen parça varsa değerinin ne olduğu ve işçilik olarak ne miktarda ücret alındığı hususlarında mahkememize ayrıntılı olarak bilgi verilmesinin istenilmesine ve kaza ile ilgili faturaların okunaklı suretlerinin (faturada kaza ile ilgili olmayan kalemlerin yer alması halinde bu kalemlere ait parça ve işçilik bedelinin ayrıca belirtilmek suretiyle) mahkememize gönderilmesi sonrası dosyanın bir trafik bilirkişi ile otomotiv konusunda uzman bir makine mühendisi bilirkişisine tevdi edilerek davaya dayanak trafik kazasında davacının davalıdan olağan tamir süresinin aracın kullanma hakkından yoksun kalmış olması nedeniyle tazminat alacağının bulunup bulunmadığı, varsa alacak miktarının ne kadar olduğu belirler şekilde rapor aldırılmasına karar verilmiştir. Makine mühendisi ... ile trafik bilirkişisi ...'tan alınan 08/01/2024 tarihli bilirkişi raporu ile ... Plakalı Araç sürücüsü ...'in, ... Plakalı Araç sürücüsü...'in, Kaza esnasında aracının park halinde bulunduğu, Kazanın meydana gelmesinde herhangi bir ihlalinin olmadığı, Kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı, ...plakalı araç sürücüsü ...'in Karayolları Trafik Yönetmeliği Madde 118.(a),(b) ve (c) de belirtilen hususları ihlal etmiş olduğu, kazanın bu ihlaller neticesinde meydana geldiği, 2918 Sayılı KTK Madde 84.1 “ Sürücüler Park halindeki araçlara çarpma hallerinde Asli Kusurlu sayılırlar” maddesinin bulunduğu, bu nedenlerle sürücünün kazanın meydana gelmesinde tam ve asli kusurlu olması gerektiği; dosya muhteviyatında davacı tarafından ... Bankası kanalı ile ...'e 09.06.2022 tarihinde 5.047,25 TL gönderilmiş olduğuna dair banka dekontunun bulunduğu, her ne kadar dosya muhteviyatına ... tarihli ve ... no.lu teklif sunulmuş olsa da onarım faturasının dosya muhteviyatında bulunmadığı, dava konusu kaza ve hasar durumunun kısmen uyumlu olduğu, dosya muhteviyatındaki kazadan hemen sonra çekilmiş olan fotoğrafların incelenmesi neticesinde dava konusu aracın Yargıtay içtihatları gereği makul onarım süresinin ilgili servis / onarım atölyelerinin iş yükü ile doğru orantılı olarak yaklaşık 7 ( yedi ) iş günü olacağı, dava konusu araçta basit işçilikler ile giderilebilecek hasar meydana gelmiş olduğu görüldüğü, bu kapsamda aracın onarımda olduğu süre içerisinde kullanılamayacak olmasından kaynaklı kaza tarihi itibariyle 7 iş günü x 400,00'TL - 2.800,00 TL araçtan mahrum kalma / ikame araç bedeli oluşacağı, Yargıtay içtihatları gereği aracın onarım süresince kullanılamamış olmasından kaynaklı zorunlu giderlerden yakıt gideri, bakım gideri, amortisman vb. giderlerin tenzil edilmesi gerektiği, ancak her ne kadar Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında “...araç mahrumiyeti sebebiyle olduğu iddia edilen zarara dair deliller ibraz edilmeli, zarar gördüğünü iddia eden tarafın ne iş yaptığı, aracını ne maksatla kullandığı, evi le işi arasında kat ettiği mesafe belirlenmeli, araç kullanılırken yapılması gereken zorunlu giderler de belirlenecek olan zarardan indirilmelidir...,.” hususu benimsenmiş olsa da davacının ikame olarak kullanacağı aracın yakıtını kendisinin doldurması ve masraf yapacağı hususunun göz ardı edilmemesi gerektiği, (müspet), söz konusu aracın günlük olarak 7 (yedi) gün onarımda olduğu süre için amortisman payının 263,88 TLX7- 1.847,16 TL olacağı, bu kapsamda ikame olarak kullanılacak aracın yakıtının davacı tarafından doldurulacağı dikkate alındığında hesaplaması yapılmış olan amortisman payının tenzili ile davacının 2.800,00 TL - 1.847,16TL = 952,84 TL, araçtan mahrum kalma tazminat alacağının bulunduğu tespit edilmiştir. Taraf vekillerinini itirazları üzerine mahkememizin 21/02/2024 tarihli duruşma ara kararı ile 08/01/2024 tarihli bilirkişi raporunu hazırlayan heyete dosyanın tevdii ile taraf vekillerinin de itirazları değerlendirilmek suretiyle dosya içerisinde yer alan ...'den talep edilen belgelerdeki fatura da mevcut bulunan tamir bedelleri de dikkate alınarak ek rapor tanzim edilmesinin istenilmesine karar verilmiştir. Bilirkişi heyetinden alınan 22/04/2024 tarihli bilirkişi ek raporu ile davacı vekili tarafından müvekkilinin yakıt vb. giderlerden aracı kiralayanın sorumluluğunda olduğunu, bu nedenle Kök Raporda normal bir araç gibi değerlendirme yapılmış olduğu iddiasının bulunduğunu, bu iddianın asılsız olduğu, Sn. vekil tarafından ya raporun tam olarak okunamadığı yada yazılanların tam olarak anlaşılamamış olduğu kanaatinin oluştuğu, çünkü; kök raporda aynen; bu kapsamda aracın onarımda olduğu süre içerisinde kullanılamayacak olmasından kaynaklı Kaza tarihi itibariyle 7 iş günü x 400,00 TL ( Muadil Araç kiralama bedeli günlük) (..., ..., ... ortalamasıdır.) = 2.800,00 TL araçtan mahrum kalma / ikame araç bedeli oluşacağı, ancak Yargıtay içtihatları gereği aracın onarım süresince kullanılamamış olmasından kaynaklı zorunlu giderlerden yakıt gideri, bakım gideri, amortisman vb. giderlerin tenzil edilmesi gerektiği, söz konusu aracın Kasko değerinin dikkate alınması ile 2. El piyasa rayiç değerinin ortalama yaklaşık olarak 475.000,00 TL civarında olduğu, öncelikle, bu kazada kusuru bulunan araç sahibi ve sürücüsünün bu zarardan birlikte sorumlu olduğunu belirtelim. Borçlar Hukuku 'na göre, bir şey hasar gördüğü zaman, onun kullanılamamasından doğacak olan zarar, bu zarardan sorumlu kişiden talep edilebilir. Medeni Kanunu'nun 6. Maddesine göre, kanunda aksine bir hüküm olmadığı takdirde, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. Bu nedenle, araç mahrumiyeti sebebiyle olduğu iddia edilen zarara dair deliller ibraz edilmeli, zarar gördüğünü iddia eden tarafın ne iş yaptığı, aracını ne maksatla kullandığı, evi le işi arasında kat ettiği mesafe belirlenmeli, araç kullanılırken yapılması gereken zorunlu giderler de belirlenecek olan zarardan indirilmeli: Aracın ne kadar süre içerisinde tamir edileceğine dair, Bilirkişi raporu da izenlenmesi gerekmektedir. Eğer, araç mahrumiyetine dair delil sunulamıyorsa, bu durumda Borçlar Kanunu'nun 50. maddesi 2. fıkrasına göre, hakkaniyete uygun bir bedel tayin ve takdir edilmesi gerekmektedir...” ancak her ne kadar Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında “...araç mahrumiyeti sebebiyle olduğu iddia edilen zarara dair deliller ibraz edilmeli, zarar gördüğünü iddia eden tarafın ne iş yaptığı, aracını ne maksatla kullandığı, evi le işi arasında kat ettiği mesafe belirlenmeli, araç kullanılırken yapılması gereken zorunlu giderler de belirlenecek olan zarardan indirilmelidir...” hususu benimsenmiş olsa da davacının ikame olarak kullanacağı aracın yakıtını kendisinin doldurması ve masraf yapacağı hususunun göz ardı edilmemesi gerektiği,( müspet) bu kapsamda tespiti yapılan rakamdan sadece Amortisman payının düşülmüş olduğu, dosya kapsamında aracın makul onarım süresinin Yargıtay içtihatları kapsamında yapılmış olduğunu, yukarıda belirtilen hususların Sn. Mahkeme tarafından değerlendirmeye alınmasını bunun haricinde Kök Rapor görüş ve kanaatlerini değiştirebilecek ek bilgi, belge ve doküman sunulmamış olduğundan görüş ve kanaatlerinin aynen devam ettiği görüş ve tespit edilmiştir. Davacı vekili 16/07/2024 tarihli bedel artırım dilekçesi sunduğu 17.600,00 TL olarak dava değerini artırdığını beyan ettiği; 09/09/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile bilirkişi tarafından olağan tamir günü hesaplandığını, yeni bilirkişi raporu alınmadığından mahrum kalınan kar talebimizin sayın mahkeme tarafından takdir edilmesini talep ettikleri, 09.05.2023 tarihli bilirkişi raporu esas alınarak bedel arttırım yapılmakta olduğu, iş bu raporda olağan tamir süresi 10 gün belirtildiği, kiralama bedeli de günlük 412 TL belirtildiği, 20.05.2022 tarihinde parçaların orjinal olduğu tespiti üzerine parça temini ve parçaların takılma süresi ile birlikte araç servisten 10.06.2022 tarihinde çıktığı, parça temin süresi de taraflarca 412 TL'den mahrum kalınan kar olarak arttırılacağı, yukarıda izah edilen nedenlerle, dava dilekçesinde şimdilik 1000 TL üzerinden talepte bulunulmuş ise de; aracın servise giriş tarihi 06.04.2022 olup davalını talebi ile eksper raporu alınma tarihi 20.05.2022 olduğu, kök raporda belirtilen 10 günlük süre de bu süreye dahil edilerek talebimiz arttırılacağı, 06.04.2022-30.05.2022 tarihleri arasında geçen zaman mahrum kalınan kar olduğu, taraflarınca 10 günlük olağan tamir süresi ile arada geçen zaman birleştirilerek toplam 44 gün talep edileceği, 44x412=18. 128 TL olduğu; bu nedenle taleplerini 7.128 TL arttırdıkları, sayın mahkeme aksi kanatte ise bedel arttırım taleplerini nazara alınarak 1000 TL olan taleplerini 17.128 TL arttırarak, talepleri olan 18.128 TL üzerinden karar verilmesi, takas ve mahsup definin davalının talep ettiği bedeli ayrı bir yargılamaya konu olabilecek bir alacak kalemi olması nazara alınarak takas-mahsup taleplerinin reddi ile davanın kabulüne, davanın açılmasına sebebiyet veren taraf davalı taraf olduğundan yargılama harç ve giderlerinin davalıdan alınarak taraflarına verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede 31.03.2022 tarihinde davalıya ait ... plaka sayılı aracın park halinde bulunan davacıya ait ... plaka sayılı araca çarpması neticesinde meydana gelen kazada davacının kusurunun bulunmadığı; davalı şirkete ait sürücünün tam ve asli kusurlu olduğu; davacının aracının ...'de tamir gördüğü ve düzenlenen fatura kapsamında yapılan tamir işlemleri de dikkate alındığında heyet bilirkişi kök ve ek raporunda dava konusu aracın Yargıtay içtihatları gereği makul onarım süresinin ilgili servis / onarım atölyelerinin iş yükü ile doğru orantılı olarak yaklaşık 7 ( yedi ) iş günü olacağı, dava konusu araçta basit işçilikler ile giderilebilecek hasar meydana geldiği bu kapsamda aracın onarımda olduğu süre içerisinde kullanılamayacak olmasından kaynaklı kaza tarihi itibariyle 7 iş günü x 400,00 TL = 2.800,00 TL araçtan mahrum kalma / ikame araç bedeli oluşacağı, Yargıtay içtihatları gereği aracın onarım süresince kullanılamamış olmasından kaynaklı zorunlu giderlerden yakıt gideri, bakım gideri, amortisman vb. giderlerin tenzil edilmesi gerektiği, ancak her ne kadar Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında “..araç mahrumiyeti sebebiyle olduğu iddia edilen zarara dair deliller ibraz edilmeli, zarar gördüğünü iddia eden tarafın ne iş yaptığı, aracını ne maksatla kullandığı, ev ile işi arasında kat ettiği mesafe belirlenmeli, araç kullanılırken yapılması gereken zorunlu giderler de belirlenecek olan zarardan indirilmelidir.” hususu benimsenmiş olsa da davacının ikame olarak kullanacağı aracın yakıtını kendisinin doldurması ve masraf yapacağı hususunun göz ardı edilmemesi gerektiği anlaşılmakla söz konusu aracın günlük olarak 7 (yedi) gün onarımda olduğu süre için amortisman payının 263,88 TLX7= 1.847,16 TL olacağı, bu kapsamda ikame olarak kullanılacak aracın yakıtının davacı tarafından doldurulacağı dikkate alındığında hesaplaması yapılmış olan amortisman payının tenzili ile davacının 2.800,00 TL - 1.847,16TL = 952,84 TL araçtan mahrum kalma tazminat alacağının bulunduğu anlaşılmıştır. Davacı vekilinin dava dilekçesinde her ne kadar davacının aracının 06.04.2022 -10.06.2022 tarihleri arasında onarımda kaldığı iddiasında bulunulmuş ise de kaza nedeniyle meydana gelen zarar kapsamında makul onarım süresinin ilgili servis / onarım atölyelerinin iş yükü ile doğru orantılı olarak yaklaşık 7 ( yedi ) iş günü olacağı, dava konusu araçta basit işçilikler ile giderilebilecek hasar meydana geldiği anlaşılmakla iş bu süre dikkate alınmıştır. Davalı vekilinin takas mahsup defi yönünden yapılan değerlendirmede TBK m.139 hükmü gereği yapılacak olan takas mahsup işlemlerinde, mahsup edilecek alacaklar aynı nitelikte, aynı türden olmalı ve takasa konu alacak muaccel olması gerektiği ancak davalı tarafça takas edildiği ifade olunan alacak, davacıya kazaya konu araca ilişkin servise ve davalının sigortalısı tarafından ödendiği belirtilen miktarlara ilişkin olduğu davalı tarafın kendisi tarafından davacı tarafa yapılan aynı nitelikte, aynı türden ve muaccel bir alacağı bulunmadığından davalı vekilinin takas mahsup def’i yerinde görülmemiştir. Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede yukarıda izah olunan deliller ve alınan bilirkişi heyet kök ve ek raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmakla davacının davasının kısmen kabulüne; 952,84 TL alacağın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının kısmen kabulüne, 2-952,84 TL alacağın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 427,60 TL karar harcının, peşin yatırılan 80,70 TL harçtan mahsubu ile noksan kalan 346,90 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 952,84 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 952,84 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan toplam 6.902,00 TL yargılama giderinden davanın kabul red miktar ve oranı göz önüne alınarak hesaplanan 362,78 TL yargılama giderinin ve 80,70 TL peşin harç ve 80,70 TL başvurma harcı toplamı 524,18 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ret oranına göre hesaplanması sonrası 81,99 TL'nin davalıdan, 1.478,01 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına, 8-Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine, dair taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen miktar itibarıyla KESİN nitelikteki karar açıkça okunup anlatıldı. 06/11/2024 KATİP ¸e-imzalıdır HAKİM ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/767, K. 2024/794, T. 06.11.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-767-e-2024-794-k-ea3fc1192481