İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/636 E. 2025/318 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/636
Karar No
2025/318
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/636 Esas KARAR NO : 2025/318 DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/08/2022 KARAR TARİHİ : 29/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA/ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin merkezinin ...'da olan ve uluslararası ticaret alanında faaliyet gösteren kurumsal bir şirket olduğunu, müvekkili şirketin ... Ltd. Şti yetkilisi ...ile...'dan ticari ilişki içerisinde bulunduğu kişi aracılığıyla tanıştığını, görüşmeler sonucunda ekli faturada yer alan ve çeşitli ebatlarda olmak üzere ... marka nitril tek kullanımlık eldivenin kendisine gönderilmesi konusunda anlaştığını, bahse konu fatura bedelinin müvekkili şirketi tarafından 08/02/2021 tarihinde 100.000 Euro olmak üzere davalı ... Şti'ne ödendiğini, davalı şirket yetkilisinin paranın kendi hesaplarına geçmediğini iddia ederek müvekkili şirketi uzunca bir süre oyaladığını, söz konusu paranın müvekkili şirket hesabından çekildiğini onayladığını, bu d urumun ortaya çıkmasından sonra davalı şirketin paranın hesaplarına yatığını 24/02/2021 tarihinde kabul etmek zorunda kaldıklarını, bahse konu malların bir türlü müvekkili şirkete teslim edilmemesi sebebiyle müvekkili şirket yetkilisinin davalı şirket yetkilisiyle defalarca iletişime geçmeye çalıştığını, davalı şirket yetkilisinin sürekli bahaneler üreterek teslimattan kaçtığını, son çare olarak müvekkilinin ürün bedeli olarak ödediği 100.000-Euro'nun iadesini 24/02/2021 tarihinde talep etmek zorunda kaldığını, yaşanan tüm bu olumsuzluklara rağmen davalı şirketin eldivenleri 26/02/2021 tarihinde kesin olarak göndereceklerine ilişkin verdiği söze güvenerek teslimin sağlanmasını beklediklerini, davalı şirketin hem sözünü tutmadığını, hem de ürün bedelini iade etmediğini, 26/04/2021 tarihinde davalı şirket tarafından müvekkili şirkete bir teslimat gerçekleştirdiğini, müvekkili şirketin davalının sonunda tüm teslimatı gerçekleştirdiğini düşünürken aslında kısmi bir teslimat gerçekleştiğini, müvekkili şirketin davalının sonunda tüm teslimatı gerçekleştirdiğini düşünürken aslında bir kısmi teslimatın gerçekleştirildiğini, onaylanmış olan 11.500 kutu eldiven yerine 2000 utuluk değeri 17.400 Euro olan kısmın tesliminin gerçekleştiğini, bunun üzerine gerçekleşen görüşmelerde davalı şirket yetkilisinin kalan 9.500 kutuluk teslimatın yakın zamanda gerçekleşeceğini fakat gümrük sorunları nedeniyle gerçekleşmediğini iddia ettiğini, tüm bu nedenlerle, davalı şirketin taşınır ve taşınmaz mallarına ve üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarına İİK 257 vd. Maddeleri uyarınca uygun teminat mukabilinde ihtiyati haciz konulmasını, müvekkili şirket ile davalı arasındaki ticari ilişki kapsamında ... marka eldivenlerin satım bedeli olarak kararlaştırılan ve müvekkilince ödenen 100.000-Euro'nun karşı tarafın eldivenleri zamanında ve anlaşma gereğince teslim etmeyip sadece 17.400 Euro'luk kısmını müvekkiline teslim ederek diğer tutarı uhdesinde tutması sebebiyle fazladan ödenen tutar olan 82.600 Euro'nun fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve ıslah hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000-Eurosu'nun davalıdan tahsili ile taraflarına iadesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı şirketlerden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA/ Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davanın belirlenebilir bir alacak davası olduğunu, uyuşmazlığın belirsiz alacak davasına konu edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, tutarın belirlenebilir olduğunun açıkça ikrar edildiğini, HMK m.107 hükmünden de anlaşılacağı üzere davacı tarafın uyuşmazlık konusunu belirleyebilecek olduğu gibi dava dilekçesinde de açıkça ifade ettiğini, davanın alacak davası olarak açıldığı da dikkate alındığında davacının belirsiz alacak davası açmada hukuki yararı bulunmadığını, davacının şirket yetkilisi olarak belirttiği ... isimli şahsın şirket yetkilisi olmadığını, çalışanı da olmadığını, davacı tarafın müvekkili şirketten satın aldığı ürünleri kendi iradesi ile teslim almadığını, aralarındaki anlaşmaya riayet etmeyerek kendisinin de dava dilekçesinin 13. Maddesinde ikrar ettiği üzere malların değerinin düştüğünü, malların teslimini bu nedenle kabul etmesinin mümkün olmadığını beyan ettiğini, müvekkili şirketin çok yüksek meblağlarda siparişler alan ve dünyanın bir çok yerine ihracat yoluyla ülkemize döviz kazandıran bir şirket olduğunu, davacının uyuşmazlığa konu alacağına ilişkin uyuşmazlık konusu miktarın kolaylıkla hesaplanabileceğinden dava değerinin de en az bu miktar kadar olmasının gerektiğini, davacının işbu davayı belirsiz alacak davası olarak açmak için hukuki yararı bulunmadığından davanın usulden reddini talep ettiklerini, davacının müvekkili şirketle ürüne ulaşılması daha zor olan bir dönemde anlaştığını, sonradan muhtemelen başka bir tedarikçiden aynı ürünü daha ucuza tedarik etme yoluna gittiğini, ardından ödemiş olduğu bedelin kendisine iadesi konusunu direterek, bilerek ve isteyerek sipariş edilen ürünleri teslim almadığını, müvekkili şirketin aldığı siparişle edindiği yükümlülüğü yerine getirebilmek adına piyasaya gerekli ödeme ve satın almalar yaptığını, üstüne de bir de depolama külfetine katlanmak zorunda kaldığını, müvekkili şirketin yapılan sözleşme gereği üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini, davacının teslim almaktan imtina ettiği malları satın alıp hem büyük bir mali külfet altına girdiğini hem de bu ürünlere ilişkin depolama giderlerine katlanmak zorunda kaldığını, bu zararlarına dair hakları saklı tuttuğunu ve işbu kötü niyetli davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE/ Dava, alacak davasıdır. Uyuşmazlığın davalının tarafların alım satım konusunda anlaştığı ürünü teslim etmediği iddiası ile teslim edileceği inancı ile ödenen bedelden kısmi olarak 1000 Euro'luk kısmının daha sonra artırılmak üzere talebinin yerinde olup olmadığı hususlarından kaynaklandığı görülmüştür. Mahkememizin 13/12/2022 tarihli duruşmasının 5 nolu ara kararı ile mahkememizce resen seçilecek Mali Müşavir bilirkişi tarafından tarafların iddia ve savunmaları sunulan deliller ve tüm dosya kapsamı ve de tarafların ticari defterleri itibariyle inceleme yapmak suretiyle rapor alınmasına karar verilmiş, mahkememiz dosyası bilirkişi ...'e tevdi edilmiş ve bilirkişi tarafından sunulan 14/12/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle: "Tüm dava dosyası, davacı iddiası, davalı savunması, arabuluculuk son tutanağı, tarafların birbirine keşide ettiği ihtarnameler ile dava dosyasına sunulan tüm deliller üzerinde, yapılan inceleme denetim, tahlil ve hesaplamalar neticesinde; Davacı şirket vekilinin dosyaya sunmuş olduğu 06.01.2022 tarihli dilekçede davacı müvekkilinin ...'da yerleşik bir ... şirketi olduğu ve Türk Ticaret Kanununda belirtilen defterleri tutmadığı bu nedenle bilirkişiye sunacak ticari defterlerinin bulunmadığını beyan ettiği, 13.12.2022 Tarihli Duruşmanın 5. Bendinde HMK 219-222 maddeleri uyarınca taraflara inceleme gün ve saatinde ticari defter ve kayıtları hazır etmesinin ihtar edildiği, 22.2.2023 Tarihinde davalı şirket ticari defterlerini inceleme sunmadığı yerinde inceleme talebinin de olmadığı, bu nedenle inceleme yapılamadığına dair tutanak tanzim edildiği, Davalı şirketin davacı şirkete düzenlemiş olduğu 211087 numaralı Proforma fatura içeriğinin; 2.500 paket küçük, 4.500 paket orta, 3.238 paket büyük tek kullanımlık nitril eldiven olduğu, paket birim fiyatının 8.6957.-EUR, faturadaki toplam mal bedelinin (...) 10.238x8.6957- 89.026,58.-EUR olduğu, 10.973,42.-EUR taşıma bedeli ile birlikte proforma faturanın toplam 100.000,00.-EUR olarak düzenlendiği, Proforma faturada teslim tarihi bilgilerinin bulunmadığı, ancak nakliye bedelinin fatura bedelinin içinde olduğu, 08.02.2021 Tarihinde davacı şirket tarafından davalı şirketin ... İban hesabına 100.000,00.-EUR gönderildiği, Davalı şirket tarafından davacı şirkete düzenlenen 26.04.2021 Tarih, 211087/1 numaralı ticari faturanın 2.000 adet orta boy nitril tek kullanımlık eldiven olduğu, 8.6957 birim fiyattan toplam 17.391,40.-EUR bedelli olduğu, Taraflar arasından uyuşmazlığın çözümü ile ilgili 11.11.2021 Tarihinde arabuluculuk sürecinin başladığı 07.12.2021 tarihinde tarafların anlaşamadığı, Davalı şirketin, davacı şirkete keşide ettiği, ... 8. Noterliği ... Tarih, ... yevmiye numaralı ihtarnamede özetle: Siparişe konu Nitril eldiven'lerden kalan miktarın sipariş koşulları uyarınca teslim alınması için ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içerisinde gerekli işlemlerin başlatılması ve teslimat için müvekkil şirketle iletişime geçilmesini, aksi takdirde sipariş edilen ürünlerin teslim alınmaması nedeniyle depolama maliyetleri ile her türlü zararın tahsil edilmesi için yasal yollara müracaat edileceğinin ihtar ettiği Davacı şirketin, davalı şirkete ... 11. Noterliği, ... tarih, ... yevmiye numaralı cevap ihtarnamesinde özetle; ... 8. Noterliği ... Tarih, ... yevmiye numaralı ihtarnamenin taraflarına ulaştığını, müvekkilinin parasını ödeyip, defalarca talep ettiği ürünleri alamadığını, makul süre aşıldığından talebini değiştirip ödediği , bu süreçteki arabuluculuk başvurusundan da sonuç alınamadığını, ticari arabuluculuk başvurusundan sonra taraflarına gönderilen ihtarnamenin hukuki geçerliliğin olmadığı, bu nedenlerle ihtarnamedeki hususları kabul etmediklerini ihtar ettiği, Yüce mahkemeniz tarafından davacı şirketin haklılığının kabulü halinde; dava tarihinde, davacı şirketin davalı şirketten (100.000-17.391,40=) 82.608,60.-EUR alacağının olacağı, davacı şirket talebinin ise 82.600,00.-EUR olduğu, sonucuna ulaşılmıştır. " şeklinde rapor düzenlendiği görülmüştür. Mahkememizin 28/05/2024 tarihli duruşmasının 1 nolu ara kararı ile davalı vekilinin itirazları doğrultusunda mali bilirkişiye ilaveten Dosyanın mahkememizce resen seçilecek 1 ithalat ihracat ve transit ticaret işlemleri mesleğinde uzman gümrük müşaviri bilirkişi eklenmesine ve itirazlar kapsamında dosyanın bilirkişi heyetine tevdi ile ek rapor alınmasına karar verilmiş, mahkememiz dosyası bilirkişiler ... ve ...'a tevdi edilmiş, bilirkişiler tarafından müştereken hazırlanan 03/10/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle: "Yukarıda detaylı açıklanan tespit ve değerlendirmeler kapsamında; Gerek dosyada yer alan Whatsapp yazışmalarından ödemeden sonra ürünlerin olağan şekilde sevk edilmesinin beklendiğinin anlaşılabildiği gerekse ürünlerin teslimat süresi ile ilgili Davalı satıcı tarafından aksine bir durum belirtilmediği dikkate alındığında Davacı talebinin ticaretin olağan akışında kabul edilebilir ve tutarlı olduğu sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır. Sayın Mahkeme tarafından davacı firmanın haklılığının kabulü halinde; dava tarihinde Davacı firmanın Davalı firmadan 82.608,60-EUR (100.000,00-EUR-17.391,40-EUR) alacağının olacağı, Davacı firmanın talaebinin ise 82.600,00-EUR olduğu sonucuna ulaşılmıştır. " yönünde rapor düzenlendiği görülmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalı satıcı tarafından dosyaya sunulu proforma faturada yer alan ürünlerin üretilip teslime hazır hale getirilip getirilmediği, fatura bedeli ödenen ürünlerin bir kısmının davacı şirkete teslim edilmediği iddiası ile bu kapsamda sözleşme bedelinin iadesi koşullarının bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır. Taraflar arasında yazılı bir sözleşme ilişkisi bulunmadığından ve sözleşme ilişkisinin proforma fatura, ödeme dekontu, ihtarname ve whatsapp yazışmaları ile yürütüldüğünden, taraflarca ibraz edilen belgelerin bu çerçevede değerlendirilmesi gerekmektedir. Proforma fatura mahiyet itibariyle teklif mektubu olup sözleşmeye davet niteliği taşımaktadır. Bu faturanın taraflar arasında sözleşme niteliğinde olduğunun kabul edilebilmesi için düzenlenen şartların taraflarca uygulanması gerekmektedir. İbraz edilen proforma fatura incelendiğinde; satılacak malın modeli, sayısı, birim fiyatı, toplam ürün bedeli ve ödeme şeklinin düzenlendiği görülmüştür. Davalı şirketin davacı şirkete düzenlemiş olduğu ... numaralı Proforma faturanın 2500 paket küçük, 4500 paket orta, 3238 paket büyük tek kullanımlık nitril eldiven içerikli 8.6957.-EUR birim fiyatında toplam: (2500+4500+3238)10.238x8.6957— 89.026,58.-EUR mal bedeli 10.973,42.-EUR taşıma bedeli olmak üzere toplam 100.000,00.-EUR olduğu, 08.02.2021 tarihinde davacı şirket tarafından davalı şirketin TR l0 0020 6001 7404 2132 7501 02 İban hesabına 100.000,00.-EUR gönderildiği, davalı şirket tarafından davacı şirkete düzenlenen 126.04.2021 Tarih, 211087/1 numaralı ticari faturanın 2.000 adet orta boy nitril tek kullanımlık eldiven olduğu, 8.6957 birim fiyattan toplam 17.391,40.-EUR bedelli düzenlendiği anlaşılmaktadır. Dava tarihinde yürürlükte bulunan Türk Borçlar Kanunu'nun 125. Maddesi borçlunun temerrüdü halinde alacaklının seçimlik haklarını düzenlemiştir. Bu maddeye göre temerrüde düşen borçlu, verilen süre içinde, borcunu ifa etmemişse veya süre verilmesini gerektirmeyen bir durum söz konusu ise alacaklı, her zaman borcun ifasını ve gecikme sebebiyle tazminat isteme hakkına sahip ise de (TBK 125/1) alacaklı, ayrıca borcun ifasından ve gecikme tazminatı isteme hakkından vazgeçtiğini hemen bildirerek, borcun ifa edilmemesinden doğan zararın giderilmesini isteyebilir veya sözleşmeden dönebilir (TBK 125/2). Sözleşmeden dönme hâlinde taraflar, karşılıklı olarak ifa yükümlülüğünden kurtulurlar ve daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebilirler. Bu durumda borçlu, temerrüde düşmekte kusuru olmadığını ispat edemezse alacaklı, sözleşmenin hükümsüz kalması sebebiyle uğradığı zararın giderilmesini de isteyebilir. (TBK 125/3). Mahkememizce tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu ürünlerin yükleme, teslim şekli, teslimat zamanı, ödeme şekli, fiyat vb detaylarla ilgili alıcı ile satıcı arasında sözleşme bulunmadığı, ancak sözleşme mahiyetinde davalı satıcı tarafından davacı alıcı müşteriye 08.02.2021 tarihinde proforma fatura gönderildiği, sözleşme mahiyetindeki proforma faturanın içeriğinde yapılan dış ticaret işlemi ile ilgili bazı detaylar belirtilmekle birlikte eşyanın teslim zamanı ile ilgili doğrudan bir ifadenin yer almadığı, davacı alıcı tarafından sözleşme mahiyetindeki proforma faturanın kabul edildiğinden dolayı dosyada yer alan ödeme dekontundan anlaşıldığı üzere 08.02.2021 tarihinde istenilen ödemenin yapıldığı, sonrasında 26.04.2021 tarihinde davalı firma tarafından davacı firmaya proforma ile uyumlu şekilde 2.000 adet eşya gönderildiği, ilerleyen süreçte kalan ürünlerin sevk edilmesi ile ilgili olarak davacı ile davalı arasında Whatsapp üzerinden yazışmalar yapıldığı, her ne kadar sözleşme mahiyetindeki proforma faturanın içeriğinde doğrudan ürünlerin teslim süresi ile ilgili bir ifade yer almasa dahi Gümrük ve Dış Ticaret Bilirkişisi tarafından dosyaya sunulan mahkememizce de hükme esas alınan 03/10/2024 tarihli raporda belirtildiği üzere dosyada yer alan Whatsapp yazışmalarından ödemeden sonra ürünlerin olağan şekilde sevk edilmesinin beklendiğinin anlaşılabildiği, ürünlerin teslimat süresi ile ilgili davalı satıcı tarafından aksine bir durumunda belirtilmediği görülmektedir. Taraflar arasındaki satım sözleşmesi TBK'nın 207. maddesine göre, kural olarak ani edimli sözleşme olup, tarafların borçlarını aynı anda ifa etmeleri gerekir. Bu durumda, davalının ürünleri sözleşmede belirtilen niteliklere uygun şekilde ve süresinde üreterek, ürünlerin teslim alınabileceğini davacıya bildirmesi, gerekirse satıma konu bedeli alınan emtiayı tevdi ederek alıcıyı temerrüde düşürmesi ve bu aşamadan sonra davacı tarafından bakiye sözleşme bedelinin ödenmesi gerekir. Taraflar arasındaki ticari ilişkide, davalı fatura konusu bakiye ürünleri üreterek hazır etmemiştir. Dosya kapsamındaki belgelerden ve davacı tarafından davalıya hitaben gönderilen ... 11. Noterliği'nin ...tarih, ... yevmiye numaralı ihtarnamesinden artık sözleşmenin ifasında davacının yararının kalmadığı anlaşılmaktadır. Davalının edimi, ürünün teslimi olup, ürünü sözleşmeye uygun şekilde temini ve teslime hazır edilmesi satıcının asli edimidir. Bu konuda ayrıca, davalı satıcının temerrüte düşürülmesine gerek bulunmamaktadır. Davalının edimini yerine getirmemesi nedeniyle, bakiye fatura bedelinin davacı tarafından sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre istenebileceği kanaatine varılmış olmakla sübut bulan davanın kabulü cihetine gidilerek, 82.600 EURO'nun dava tarihinden tarihinden itibaren fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden 3095 Sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarınca döviz cinsinden açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanmak suretiyle işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline ve davacı şirkete verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)Davanın KABULÜ ile; 82.600 EURO'nun dava tarihinden tarihinden itibaren fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden 3095 Sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarınca döviz cinsinden açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanmak suretiyle işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline ve davacı şirkete verilmesine, 2-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 103.783,03-TL nispi karar harcından peşin yatırılan 313,29-TL harcı ve 50.785,00-TL ıslah harcından mahsubu ile noksan kalan 52.684,74-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-)Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 224.701,28-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 4-)Davacı tarafından yatırılan 5.562,00-TL yargılama gideri ile 313,29-TL peşin harç, 50.785,00-TL ıslah harcı ve 80,70-TL başvurma harcı toplamı 56.740,99-TL'nin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 5-)Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 6-)6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına, 7-)Taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde kendilerine iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, mahkememiz gerekçeli kararının HMK 345 maddesi gereğince taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenebilmesi için tarafların istinaf yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 29/04/2025 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/636, K. 2025/318, T. 29.04.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-636-e-2025-318-k-49d6dbb9258a