İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/608 E. 2024/546 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/608
- Karar No
- 2024/546
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/608 Esas KARAR NO : 2024/546 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/07/2022 KARAR TARİHİ : 16/07/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA/ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketi ile borçlu şirketi arasında ticari ilişki itibari ile dilekçe ekinde belirtilen faturada yer alan malzemelerin satışlarının gerçekleştirildiğini, müvekkili şirket tarafından malzeme+KDV=181.012,00-TL olacak şekilde 24/06/2021 tarihli ve ... numaralı faturanın keşide edildiğini, işbu ticari ilişkiden kaynaklı düzenlenen faturanın akabinde borçlu şirket tarafından ödemelerde gecikme yaşandığını ve karşılığında müvekkili şirket tarafından 07/01/2022 tarihli ... fatura numaralı 14.279,62-TL ve 03/01/2022 tarihli ... fatura numaralı 13.985,03-TL olmak üzere 2 adet gecikme tutarlı fatura düzenlendiğini, şirketler arasında kurulan ticari ilişkiler nedeniyle borçlu şirketin müvekkili şirkete toplamda 146.378,51-tutarında cari hesap borcunun bulunduğunu, tüm bildirimlere ve iyiniyetli yaklaşımlara rağmen müvekkili şirketin alacağına kavuşamaması neticesinde tarafınca borçlu şirket aleyhine ... 5. İcra Müdürlüğü'nün...E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, dolayısıyla borçlu şirket tarafından icra takibine karşı yapılan itirazların hukuki dayanaktan yoksun haksız ve mesnetsiz olduğunu, müvekkilinin davalı borçlulardan olan alacağının sabit olduğunu, icra inkar tazminatı taleplerinin olduğunu, ihtiyati tedbir taleplerinin olduğunu, tüm bu nedenlerle haklı davalarının ve taleplerinin kabulü ile davalı borçlu şirket tarafından haksız ve kötü niyetli olarak yapılan itirazın iptaline, ... 5. İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyası ile davalı/borçlu aleyhine başlatmış olduğu icra takibinin devamına, ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile borçlunun malları üzerine tedbir konulmasına, borçlu davalı şirketin haksız ve kötü niyetli olarak yapmış olduğu itiraz nedeniyle %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline dair karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA/ Davalı ... A.Ş vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının iddia etmiş olduğu tüm alacak kalemlerinin zaman aşımına uğradığını, yetki itirazlarının olduğunu, müvekkili şirketin işlem merkezinin Kütahya ili olduğunu, Kütahya mahkemelerinin yetkili olduğunu, davacının bir sözleşme sunmadığı halde sözleşmesel bir ilişkiyi ispatlamış olmasının da mümkün olmadığını, ayrıca davanın itirazın iptali davası olduğu gözetilerek davacının davasını 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açıp açmadığının tespitini talep ettiklerini, süresinde açılmamış ise davanın reddini talep ettiklerini, tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi ve tanık beyanları ile dava konusu alacağın mevcudiyeti ile tutarının kesinlik kazanacağı kanısında olduklarını, davacının takipte ve eldeki bu davada bir kısım faturalara dayandığını, davacı ile müvekkilinin ticari ilişkisinin 2017 yılına kadar uzadığını, bu ilişki temelinde ilerleyen cari hesap ekstreleri incelendiğinde icra takibinde ve dava dilekçesinde dayanılmış olunan 24/06/2021 tarihli KDV dahil 181.012,00-TL tutarlı faturanın karşılığı davacıya 16/04/2021 v 09/06/2021 tarihlerinde 90.506,00-TL'şer olarak ödendiğini, bu miktar faturanın karşılığının bir alacağı olmayan davacının bu haksız itham dışında taraflar arasında bir teamül ve sözleşme dahi olmamasına rağmen gecikme tutarı konulu 2 fatura daha düzenleyip müvekkiline gönderdiğini, müvekkilinin söz konusu faturaları davacıya iade ettiğini, davacının hem hukuki olmayan bir işlem tesis etmeye çalıştığını hem de faiz hükümlerini dahi bertaraf ederek kanunu dolamaya çalıştığını, karşılığı sipariş ile peşin olarak ödenmiş olunan bir faturanın ödenmediği iddiasıyla bir de gecikme tutarı konulu ve toplamda 28.264,65-TL tutarlı iki fatura daha düzenleyip dava konusu yaparak bir yandan da buna temerrüt faizi işletilmeye çalışılmasının da hukuka uygun olmadığını, Asıl alacak iddiasını da kabul etmediklerini, ortada bir ticari ilişkinin olduğunun net bir şekilde tespit edilmesi için öncelikle aradaki sözleşmesel ilişkinin ispatının gerektiğini, davacının öncelikle bu hususu ispatlamasının gerektiğini, mahkememizden öncelikle davacının yaptığı iş, verdiği hizmet ve teslim ettiği malları ispatlaması yönündne karar verilmesini, daha sonra eğer var ise yapılan iş bedellerinin uzman bir bilirkişiye hesaplattırılarak bu doğrultuda borç miktarının tespitine karar verilmesini talep ettiklerini, dava dilekçesindeki fatura içeriğindeki mal ve hizmetlerin teslim edildiği iddiasının ispatının gerektiğini, müvekkilinin usulünce temerrüde düşürülmediğini, davacının hem cari ilişki sonucu oluşan bakiye alacaktan bir yandan da ödemelerin gecikmesi sebebiyle yapılan vade farkı faturalarından bahsettiğini, vade farkına istinaden kesilen faturaları asla kabul etmediklerini, bu nedenlerle haksız açılan davanın reddi ile itirazlarının kabulü ile takibin iptaline, davacı hakkında kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE/ Dava, İİK m.67 kapsamında itirazın iptali davasıdır. Dava konusu uyuşmazlığın; davacının ... 5. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına davalının yapmış olduğu itirazın iptali ile icra inkar tazminatı talebinin yerinde olup olmadığı hususlarından kaynaklandığı anlaşılmıştır. Dava dosyasına celbedilen ... 5. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının davalı borçlu aleyhine ilamsız yolla 149.629,92-TL takip başlattığı, ödeme emrinin borçluya tebliği üzerine davalı borçlunun süresinde olarak borca, faize ve tüm ferilerine itiraz etmesi neticesinde icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği ve süresinde olarak işbu itirazın iptali davasının açılmış olduğu görülmüştür. Mahkememizin 13/12/2022 tarihli duruşmasının 3 nolu ara kararı ile tarafların iddiaları ve savunmaları sunulan deliller ve tüm dosya kapsamı ve de tarafların ticari defterleri itibariyle inceleme yapmak suretiyle mali müşavir bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmekle; mahkememiz dosyası mali müşavir bilirkişi ...'ya tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 23/03/2023 tarihli raporda: " Davacının ... fatura numaralı 24/06/2021 fatura tarihli, KDV dahil 181.012,00 tutarlı faturayı keşide ettiği, Davalının 16/04/2021 tarihinde 90.506 TL ve 09/06/2021 tarihinde 90.506 TL ödeme yapıldığını gösteren belgeleri dosyaya sunduğu anlaşıldığından, davalının ilgili tarihlerde borcunu ödediği sonucuna ulaşılmıştır. Davacının iki adet gecikme faturası keşide etmesine rağmen, gerek borç ödendiğinden gerekse yasal şartlar gerçekleşmediğinden gecikme faizi alacağı tespit edilememiştir" şeklinde rapor düzenlendiği görülmüştür. Bilirkişi raporunun taraf vekillerine usulüne uygun tebliğ edildiği, taraf vekilleri tarafından rapora karşı beyan ve itiraz dilekçesi sunulduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin 03/04/2023 tarihli rapora itirazları doğrultusunda dosyanın yeniden bilirkişiye tevdi ile ek rapor alınmasına karar verilmekle, mahkememiz dosyası yeniden bilirkişiye tevdi edilmiş ve bilirkişi ... tarafından düzenlenen 16/04/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda; sunduğu ek raporun kök rapor ile aynı doğrultuda olduğu yönünde rapor düzenlediği görülmüştür. Temerrüt faizi; borçlunun, para borcunu zamanında ödememesi ve temerrüde düşmesi üzerine kanun gereği kendiliğinden işlemeye başlayan ve temerrüdün devamı müddetince varlığını sürdüren, alacaklının zararın varlığını, miktarını ve borçlunun kusurunu ispat zorunda kalmaksızın borçlunun ödemesi gereken, miktarı yasalarla belirlenmiş asgari bir tazminat türüdür. Borçlunun temerrüdünden söz edebilmek için, öncelikle borcun muaccel hale gelmiş olması gerekir. Muacceliyet; en yalın anlatımıyla, ödeme zamanının gelmiş olmasıdır. Borcun ifası için bir vade öngörülmüşse, kural olarak bu vadenin gelmesiyle muacceliyet oluşur. Temerrüdün oluşması için borcun muaccel olması kural olarak tek başına yeterli değildir. Alacaklı, muaccel borcun ifası konusunda borçluya bildirimde bulunmalıdır. Taraflar arasında borcun vade tarihinin kesin olarak belirlenmediği ve icra takibinden önce davalının temerrüde düşürülmediği konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Bu durumda, vade tarihi belirsiz olan para alacağı için davalı borçlu icra takibinden önce temerrlale düşürülmediğinden temerrüt faizi ancak icra takibinden sonraki dönem için talep edilebilir (HGK E.2013/12-193 K 2013/1077 T.11.9.2013) Somut olayda taraflar arasında temerrüt faizi ya da gecikme faizi ödeneceğini gösteren herhangi bir sözleşme mevcut değildir. Davacı, davalı tarafından faturalara itiraz edilmediği ve bu nedenle ihtarın gerçekleşmiş olduğu belirtilmiş olsa da Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun '27.06.2003 tarihli ... Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına göre “Taraflar arasında yazılı şekilde yapılmamış olmakla birlikte geçerli sözleşme ilişkisinden doğan uyuşmazlıklarda faturalara bedelin belli bir sürede ödenmemesi halinde vade farkı ödenir ibaresinin yazılarak karşı tarafa tebliği ve karşı tarafta TTK 23/2 maddesi uyarınca 8 gün içinde itiraz edilmemesi halinde bu durumun sadece fatura münderecatının kesinleşmesi sonucunu doğurup, vade farkının davalı yanca kabul edildiği ve istenebileceği anlamına gelmeyeceği yönünde düşünmektedir. Çoğunluk görüşe göre; TTK'nın23/2 maddesinde fatura münderecatının neleri kapsadığını 213 sayılı VUK kanunun 230. Maddesi düzenlemiştir. Bu madde hükmünde beş bent halinde sayılmış olan hususlar faturanın asgari zorunlu unsurları olup aynı zamanda olağan içeriği göstermektedir. Faturanın sözleşme olmadığını aksine sözleşmenin ifa safhasıyla ilgili olduğunu ifade eden bu görüşe göre TTK'nın 23/2 maddesine göre süresinde itiraz olunmamak suretiyle kabul edildiği varsayılan fatura içeriği ancak sözleşmenin ifa safhasıyla ilgili olarak faturada yer olması olağan sayılan VUK 230 kapsamında sayılan hususlara ilişkin olabilir. Bir başka deyişle, faturaya bedelin belli bir süre içinde ödenmemesi halinde konan vade farkına ilişkin kayıt, faturanın olağan içeriği sayılmamakta, ve dolayısıyla bu kayda TTK'nın 23/2 maddesi uyarınca 8 gün içinde itiraz edilmemesi, bu vade farkına ilişkin kaydın kabul edildiği anlamina gelmemektedir.” denildiğinden, faturanın tebliğinin tek başına gecikme ya da temerrüt faizi talep edilebilmesi için yeterli görülmediği sonucuna varılmıştır. Tüm dosya kapsamından ve alınan bilirkişi raporu nazara alınarak yapılan değerlendirmede; davacının, ... fatura numaralı 24.6.2021 fatura tarihli, KDV dahil 181.012,00 TL tutarlı alacağını faturalandırdığını, davalının 16.04.2021 tarihinde 90.506 TL ve 9.6.2021 tarihinde 90.506 TL ödeme yaptığı, borcun tamamının ödendiği,Türk Borçlar Kanunu'nun 117. maddesinde muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer denilmektle, gerek mevzuat gerekse Hukuk Genel Kurulu kararında da açıkça belirtildiği üzere gecikme faizi talep edilmesini gerektirebilecek bir sözleşmenin dosyada bulunmadığı, ... Bankası'nın 16/04/2021 tarihli 90.506-TL tutarlı ve ... Bankası'nın 09/06/2021 tarihli 90.506 tutarlı 2 adet ödeme dekontunun dosyaya ibraz edildiği görülmekle, davalı tarafından toplamda 181.012,00-TL ödeme yapıldığı dekontlardan tespit edilmekle, davacı tarafından ödenmediği belirtilen faturaların davalı tarafından ödendiği anlaşıldığından davacının davasının reddine, ispatlanamayan kötü niyet tazminatı talebinin de reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2- İspatlanamayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 10.221,22-TL karar harcından peşin yatırılan 2.555,31-TL harçtan mahsubu ile noksan kalan 7.665,91-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine, 6-Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 23.940,79-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak ve istinaf başvurma ve karar harcı ile istinaf gider avansı yatırılmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenmesi için tarafların istinaf kanun yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 16/07/2024 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır