İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/125 E. 2024/949 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/125
Karar No
2024/949
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/125 Esas KARAR NO : 2024/949 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 01/02/2022 KARAR TARİHİ : 11/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Müvekkili ile davalı arasındaki borç taraflar arasındaki mal hizmet sözleşmesine dayalı olarak teslim edilen muhtelif ebatlarda asansör sövesi kaynaklı olduğunu, söz konusu mala ilişkin fatura ekte sunulduğunu, faturada belirtilen mal davalıya teslim edildiği fakat davalı-borçlu tarafından müvekkiline ödemesi yapılmadığını, dava konusu alacak tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğunu, Mahkemenizce yapılacak defter incelemesinden sonra bu husus ortaya çıkacağını, yapılan itiraz borçtan kurtulma maksatlı ve kötüniyetli olduğunu, borçlunun borca itirazını kabul etmek mümkün olmadığını, borçlunun itirazında kötüniyetli olarak takibe itiraz ettiği neticeten borçlunun borca itirazının iptaline, takibin devamına, takibin devamına haksız itiraz eden borçlu aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına, arabuluculuk faaliyetinin anlaşmazlıkla sonuçlanması nedeniyle gereğince tarafımız lehine maktu vekalet ücretine, yargılama giderleri ve ilam vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. SAVUNMA/ Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, Faturanın tanzim veya tebliğ edilmiş olması, fatura konusu işin yapıldığı, malların teslim edildiği ve alacağa hak kazandığı anlamına gelmediğini, fatura konusu malların teslim edildiğini iddia eden davacı taraf, iddiasında belirtmiş olduğu teslim belgesini ibraz/tebliğ etmediğini, mal/hizmet sözleşmesine dayalı asansör sövesi teslim edildiğini iddia eden davacı, iddiasında bahsettiği sözleşme suretini de ibraz/tebliğ etmediğini, teslim belgesi ve hizmetin sunulduğuna dair delil listesinde de kayıt olmadığını, dava dilekçesinde dava konusu alacağın tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu iddiasına müvekkil şirket tarafından açıkça itiraz edildiğini, dava konusu faturaya dayalı olarak alacak talep eden davacının işbu işleme ilişkin sözleşme, malların teslim belgesi ve yine hizmetin yerine getirildiğine dair davalı/müvekkil şirket tarafindan imzalanmış belgeleri ibrazı gerekirken herhangi bir delil ibraz etmediği için davanın reddine karar verilmesi gerektiği neticeten müvekkil şirketin borcu bulunmadığından davanın reddine, davacının %20 oranında kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. DELİLLER VE GEREKÇE/ Dava, İİK m.67 kapsamında itirazın iptali davasıdır. Dava dosyasına celbedilen ... 7. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine ilamsız yolla, 83.413,26 TL fatura alacağı, 7.126,69 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 90.539,95 TL takip başlattığını, asıl alacağa işleyecek yıllık %..faizi ile birlikte tahsilini talep ettiği, takibe dayanak belgenin "22.02.2021 tarih ve GIB2021000000003 nolu fatura olup muhtelif ebatlarda asansör sövesi 1 adet 70.689,20 TL mal hizmet tutarı olmak üzere fatura ödenecek tutarın 83.413,26 TL tutarlı fatura" olduğu;ödeme emrinin borçluya tebliği üzerine davalı borçlunun süresinde olarak borca, faize ve tüm ferilerine itiraz etmesi neticesinde icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği ve süresinde olarak işbu itirazın iptali davasının açılmış olduğu görülmüştür. İhtilaf, davacı tarafından davalı aleyhine faturaya konu alacak nedeniyle ... 7. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına konu alacağa yönelik itirazının haklı olup olmadığı, haklı değil ise takip sebebi itibariyle davacının davalıdan alacaklı olduğu miktarın tespiti hususlarından kaynaklanmakta olup ispat yükü davacıda bulunmaktadır. Bu hususun tespiti hukuk dışında özel ve teknik bilgiyi gerektiren hal olduğundan 6100 sayılı HMK m.266 gereği mahkemenin tarafların talebi yahut kendiliğinden vereceği karar ile bu hususları bilirkişiye tespit ettirmesi mümkündür. Bu kapsamda mali müşavir bilirkişi tarafından hazırlanan 10/08/2023 tarihli bilirkişi ön raporunda "...dosya ile birlikte Flashdisk teslim alınmıştır, Rapor tanzim etmek üzere tarafımca dosya incelenmiş ancak Flashdisk bozuk olması sebebi ile açılmamıştır.... Uyuşmazlığa konu Fatura, Davalıyaı teslim edildiği iddia edilen ürünün teslim edildiğine dair sevk irsaliyesi veya ispat edici resmi bir belge, fatura dönemine ait Defter tasdik bilgileri, ve uyuşmazlığa konu faturanın yasal defter kayıtları, faturanın ait olduğu döneme ait BS Formlarının davacı tarafından Sayın Mahkemeye ibraz edilmesi durumunda tarafımca tespit ve değerlendirmeler yapılarak Kök Rapor tanzim edilecektir." Davacı vekili 21/11/2023 tarihli beyan dilekçesinde özetle, Müvekkil ile davalı taraf arasındaki borç taraflar arasındaki mal hizmet sözleşmesine dayalı olarak teslim edilen muhtelif ebatlarda asansör sövesi kaynaklı olduğu; söz konusu mala ilişkin fatura ekte sunulduğu; faturada belirtilen mal davalıya teslim edildiği fakat davalı-borçlu tarafından müvekkile ödemesi yapılmadığı; müvekkil, davalı tarafa tanesi 234,45 USD olan toplam 178 adet asansör sövesi teslim ettiği; O tarihteki TCMB döviz kuru üzerinden yapılan hesaplamaya göre davalı taraf Müvekkilimize KDV hariç toplamda 306.689,20 TL borçlu olduğu; davalı taraf, bu borcunu Müvekkilimize gönderdiği ve ekte sunulan ve kendisi tarafından hazırlanan cari ekstre ile de kabul ettiği; davalı tarafça hazırlanan bu ekstre Müvekkilimize whatsapp yoluyla mesaj olarak da gönderilmiş olup taraflar arasındaki buna ilişkin yazışmalarda ekte sunulduğu; dava konusu alacak tarafların ticari defterlerinde de kayıtlıdır. Mahkemenizce yapılacak defter incelemesinden sonra da bu husus ortaya çıkacaktır. Yapılan itiraz borçtan kurtulma maksatlı ve kötüniyetli olduğunu beyan ettiği anlaşılmıştır. Bu kapsamda mali müşavir bilirkişi tarafından hazırlanan 29/02/2024 tarihli bilirkişi raporu ile; taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı tarafından davalı aleyhine faturaya konu alacak nedeniyle ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına konu alacağa yönelik itirazının haklı olup olmadığı, noktasında toplandığı, taraflar arasında 24.06.2020 tarihli" Lojman Mimari Uygulama ve Mimari detaylar projesi ile teknik şartnamede yazılı olan esaslara uygun olarak, tüm asansör sövelerin anahtar teslim yapılması konulu Tedarikçi Sözleşmesi akdedildiği, davacıya ait 2021 yıllarına yasal defterlerin kağıt ortamda tutulduğu 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 64 üncü maddesinde 3 fıkrası hükmümce belirtilen ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin kanunda belirtilen süreler içerisinde yaptırıldığı, ibraz edilen ticari defterlerinin delil olarak değerlendirilmesi Sayın Mahkemenin takdirinde olduğunu, davalıya ait 2021-2022 dönemlerine ait yasal defterlerin elektronik ortamda ortamda tutulduğu 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 64 üncü maddesinde 3 fıkrası hükmümce belirtilen ticari defterlerin açılış ve kapanış beratlarının kanunda belirtilen süreler içerisinde yaptırıldığı, ibraz edilen ticari defterlerinin delil olarak değerlendirilmesi Sayın Mahkemenin takdirinde olduğunu, sözleşme kapsamında Davacı tarafından davalıya 2 adet Fatura tanzim edildiği, bu faturalardan 30.12.2020 tarih ve ... nolu 236.000 TL bedelli fatura olduğu bu fatura bedelinin davalı tarafından çek ile ödendiği, davacı tarafından tanzim edilen bir diğer 22.02.2021 tarih ve ... nolu 83.413,26 TL tutarlı fatura ile ilgili herhangi bir ödeme olmadığı, iş bu faturanın uyuşmazlık konusu olduğu, Davacı Defter kayıtlarında Davalı 120 ALICILAR hesabında takip edildiği, 2021 yılı Cari Hesap bakiyesinin 83.413,26 TL borçlu olarak görüldüğü, Borcun konusunun 22.02.2021 tarih ve ... nolu 83.413,26 TL tutarlı faturadan kaynaklı olduğunun görüldüğü, Davalıya ait Defter kayıtları incelendiğinde, uyuşmazlığa konu edilen 22.02.2021 tarih ve ... nolu 83.413,26 TL tutarlı faturaya ait herhangi bir kayda rastlanılmadığı, davalı tarafından iş bu faturanın yasal defterlerde kayıt altına alınmadığının tespit edildiği, uyuşmazlık konusu faturanın davalı tarafından davacıya iade edildiğine dair herhangi bir belgeye rastlanılmadığı, dosya kapsamında işin yapımına veya işin teslim edildiğine dair herhangi bir belgeye rastlanılmadığı tespit edilmiştir. Mahkememizin 02/09/2029 tarihli ara kararı ile davalı şirket yetkilisine yemini eda etmesi hususunda 02/09/2024 tarihli yemin metnini içerir dilekçe ve duruşma gün ve saatinin tebliğine karar verilmiştir. Mahkememizin 06/11/2024 tarihli duruşmasında davalı şirket yetkilisi...'ın yemin için hazır olduğu, “ Tüm asansör sövelerin anahtar teslimi yapılması hususunda tarafımız ile anlaşıldığı, (numunelerin dışında kalan ancak miktarını hatırlamadığım), davacının tedarikçi konumunda olup olmadığını bilmediğim, taraflar arasındaki ticari ilişkiden dolayı davacıya borcumuzun bulunmadığı, davalı tarafa tanesi 234,45 dolar olan toplam 178 adet asansör sövesi teslim edildiğini bilmediğim, davalı tarafın davacıya bir kısmını çek vasıtasıyla ödeyip 83.413,26 TL borcun kaldığına dair whatsapp üzerinden mesaj göndermediğime, davaya konu somut olayda davacı ile davalı arasında akdedilen hizmet sözleşmesi gereği tüm asansör sövelerinin teslimine ilişkin sunulan faturada belirtilen malların teslimi sonrası sıfır borç olduğu için kesilen faturanın ödendiğini, davacıya fatura kesilmediği takdirde borcun ödeneceği hususunda herhangi bir beyanda bulunmadığına, davacının fatura kesmesi gerektiği şeklinde bir beyanda bulunmadığına dair namusum, şerefim ve kutsal saydığım bütün inanç ve değerlerim üzerine yemin ederim'' şeklinde yemin etmiştir. Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede davacı vekili dava dilekçesinde özetle, taraflar arasında faturadan doğan borcun davaya konu takip dosyası kapsamında davalının borca itiraz etmesi nedeniyle açılan itirazın iptali davası olduğu anlaşılmıştır. Dava dilekçesi ekinde yer alan deliller kısmında dava dilekçesi içeriğinde bahsedilen mal hizmet sözleşmesinin yer almadığı ve dava dilekçesi ekinde de iş bu sözleşmenin bulunmadığı anlaşılmıştır. Mahkememiz ara kararı üzerine dosyaya ibraz edilen sözleşmenin tedarikçi sözleşmesi olduğu anlaşılmıştır. Davaya konu takip dosyanın dayanağı olan ... nolu 83.413,26 TL tutarlı faturanın (1 adet muhtelif ebatlarda asansör sövesi 70.689,20 TL mal hizmet tutarı olarak) talep edildiği anlaşılmıştır. Taraf ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede davacı taraf defterlerinde iş bu faturanın kayıtlı olduğu; davalı taraf defterlerinin elektronik ortamda tutulduğu ve faturaya ait herhangi bir kayda rastlanılmadığı, davalı tarafından iş bu faturanın yasal defterlerde kayıt altına alınmadığının tespit edildiği anlaşılmıştır. Davacı vekili 02/04/2024 tarihli beyan dilekçesinde özetle, davacının davalı tarafa 178 adet asansör sövesi teslim ettiği; davalı tarafça müvekkile bir kısmını çek vasıtası ile ödediği, bir kısım borcun ödendiğine dair cari ekstrenin müvekkile whastapp yoluyla mesaj olarak gönderildiği; faturada belirtilen malın davalıya teslim edildiğini beyan ettiği ancak davaya konu takip dosyanın dayanağı olan ... nolu 83.413,26 TL tutarlı faturanın 1 adet muhtelif ebatlarda asansör sövesinin davalı tarafa teslim edildiğine dair yazılı delil- belge sunmadığı anlaşılmıştır. Beyan dilekçesi ekinde yer alan görseller ile davaya konu faturaya ilişkin asansör sövesinin teslim edildiği hususu ispatlanamamıştır. Davacı vekili her ne kadar keşif icra edilmesi talebinde bulunmuş ise de davaya konu faturaya ilişkinin sözleşme niteliğinin tedarikçi sözleşmesi olması nedeniyle davacı yanın keşif yapılması talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafından yemin deliline başvurulduğu ve davalı taraf şirket yetkilisinin duruşmada eda edilen yeminli beyanının alındığı anlaşılmıştır. Dava konusunun faturadan kaynaklı itirazın iptali olduğu; fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı tutarı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tacir tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır. Fatura tek başına alacağın varlığını ispatlamaya yeterli değildir. Faturanın tebliğ edilmiş olması da faturada belirtilen alacağın doğmasına sebep olan edimin ifa edildiğini göstermez. Faturaya dayalı olarak alacak talebinde bulunan kişi, faturada belirtilen alacağın doğmasına sebep olan edimin (mal teslimi, hizmet ifası vs.) ifa edildiğini ispatla mükelleftir. Fatura tek başına alacağın varlığını ispatlamaya yeterli değildir. Faturanın kabul edilerek ticari deftere kaydedilmiş olması faturaya konu malın teslim edildiğine veya hizmetin gerçekleştirildiğine karine teşkil etmektedir. Dava konusu somut olayda davacının icra takibine dayanak yaptığı faturanın davalının ticari defterine kaydedilmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda ispat yükü davacı taraf üzerindedir. İstanbul BAM 43. HD ... Esa...Karar sayılı ilamında "Kanunda aksine özel bir düzenleme olmadıkça; taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü (TMK 6), diğer bir ifadeyle, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf ispat yükü altında (HMK 190) olup, bu temel kuralların da sonucu olarak herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. İspat yükü kendisinde olmayan diğer taraf da ispat yükünü taşıyan tarafın iddiasının doğru olmadığı hakkında delil sunabilir. Karşı ispat faaliyeti için delil sunan taraf, ispat yükünü üzerine almış sayılmaz (HMK 191). Bu durumda taraflar arasındaki ticari alışverişin tedarik sözleşmesi niteliğinde olduğunu davacı taraf ispatla mükelleftir. " dikkate alındığında davacı tarafından takibe konu faturada belirtilen malın davalıya teslim edildiği iddiasını kesin delillerle ispatlayamadığı anlaşılmakla, davalı şirket temsilcisinin yeminli beyanı da dikkate alındığında ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı taraf cevap dilekçesinde kötüniyet tazminatı talep etmiş ise de taraflar arasında ticari ilişki olması, davacı tarafın kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından davalı tarafın kötü niyet tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Davacı tarafın kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından davalı tarafın kötü niyet tazminat talebinin reddine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 5.697,96 TL karar harcının peşin yatırılan 971,79 TL harçtan mahsubu ile noksan kalan 4.726,17 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına, 6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak ve istinaf başvurma ve karar harcı ile istinaf gider avansı yatırılmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenmesi için tarafların istinaf kanun yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 11/12/2024 KATİP ¸e-imzalıdır HAKİM ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/125, K. 2024/949, T. 11.12.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-125-e-2024-949-k-cda2c90cb948