İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/756 E. 2025/538 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/756
Karar No
2025/538
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/756 Esas KARAR NO : 2025/538 DAVA : Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 03/11/2017 KARAR TARİHİ : 02/07/2025 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA/Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı kredi borçlusu... Ltd. Şti.'nin müvekkili bankadan kullandığı krediler nedeniyle müvekkiline borçlu olduğunu, dava dışı kredi borçlusunun tahsilinde bedelleri kredi borcuna mahsup edilmek üzere keşidecisi davalı firma olan toplam 120.000,00 TL bedelli iki adet çeki müvekkili bankaya ciro ve tevdi edildiğini, müvekkilinin bu çekler nedeniyle davalıdan alacaklı olduğunu, alacaklarının tahsili amacıyla ... 12. İcra Dairesi'nin ... Esas (Yeni Esas ...) sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı nedeniyle takibin durduğunu, davalının ... 2. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyası ile itirazda bulunduğunu ve tedbir talep ettiğini, davaya konu çeklerin müvekkiline ciro edilmesine konu olan borç ilişkisinin devam etmekte olduğu, ödenmeyen çek bedeli davalının uhdesinde kaldığı, banka aleyhine takibe konu çek bedeli kadar haksız edinim sağladığı TTK m.732 gereğince iki adet çek bedeli ödenmediğinden bankanın malvarlığına eklenecek değerden yoksun kalmasına neden olduğundan neticeeten davanın kabulüne, haksız iktisabın tespiti ile 2 adet çek bedeli toplamı olan 120.000,00 TL'nin keşide tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, alacaklarını tahsilini teminen borçlunun menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının borca yeter miktarının ihtiyaten haczine ve muhafazasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. SAVUNMA/ Davalı adına usule uygun tebliğ yapıldığı ancak davaya cevap vermediği anlaşılmıştır. DELİLLER VE GEREKÇE/ Dava, davalı tarafından keşide edilmiş olan iki adet ve kambiyo özelliğine haiz çeke konu alacağın tahsili davasıdır. Mahkememizin 03/10/2018 tarih ...Esas ...Karar sayılı ilamında özetle ''Davacı, bankaları ile ...Ltd. Şti. Arasında Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiğini, bu kapsamda... Ltd. Şti.'nin kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcuna mahsuben davalı şirketin keşide etmiş olduğu ".... 20/07/2007, 60.000,00 TL bedelli, ... seri nolu, muhatabı ...bank ... Şubesi olan, keşidecisi ... Ltd. Şti. Olan lehtarı ... Şti. Olan ilk cirantası ... Şti. İkinci cirantası ...Şti. Ve ... 21/07/2007, 60.000,00 TL bedelli, ... seri nolu, muhatabı ...bank ... Şubesi olan, keşidecisi ... Ltd. Şti. Olan lehtarı ...Şti. Olan ilk cirantası ... Şti. İkinci cirantası...Şti. Olan" iki adet çekin kredi sözleşmesinden kaynaklanan borca mahsuben kendilerine ciro suretiyle devir ve temlik edildiğini, bu nedenle kendilerinin de bu çeklere konu alacağı tahsil amacıyla ... 12. İcra Dairesinin ...Esas sayılı dosyası üzerinden kambiyo senetlerine mahsus yolla icra takibi başlattıklarını ve ancak keşidecinin ... 2. İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dava dosyası üzerinden icra takibine itirazda bulunması neticesinde tedbiren takibin durdurulmasına karar verildiği, bu nedenle bukere aynı çekler nedeniyle banka aleyhine gerçekleşen haksız iktisabın tespiti ile işbu iki adet çek bedeli olan toplam 120.000,00 TL'nin keşide tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiş ise de kambiyo senetlerine mahsus yolla devam etmekte olan bir icra takibinin söz konusu olduğu hallerde davacının mükerrer bir şekilde alacak davası açmasında HMK 114/1-h.bendi kapsamında hukuki yararı olmadığından davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle reddine'' şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır. Davacının işbu karara karşı istinaf kanun yoluna başvurması sonrası İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin 27/11/2019 tarih ...Esas ... Karar sayılı ilamında özetle ''Uyuşmazlık konusu davacının dava açmakta hukuki menfaatinin olup olmadığı noktasındadır. Taraflar arasında doğrudan ticari bir ilişki bulunmamaktadır. Dava dışı borçlunun davacı bankadan kredi kullanırken davalının keşide ettiği çeki, kredi borcuna mahsuben davacıya teslim ettiği, çeklerin karşılıklarının çıkmadığı, davacının icra takibi yaptığı, sonuç alamadığı anlaşılmaktadır. Davacı tarafından ... 12. İcra Dairesi' nin ... sayılı dosyasında (önceki esası ...) çekin keşidecisi davalı ile kendisinden kredi kullanan lehdar firma aleyhine kambiyo senetlerine mahsus takip yaptığı, davalının İstanbul 2. İcra Mahkemesine zamanaşımı nedeniyle takibin geri bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği, Mahkemenin 19/12/2017 tarih ve ... E-... K. sayılı kararı ile icranın geri bırakılmasına karar verdiği, kararın istinaf edildiği, henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır. İcranın geri bırakılması kararı kesinleşmediği için dava, İİK 33/ a maddesine göre açılmış bir dava değildir. Davacı .... 12. İcra Dairesi' nin ... sayılı dosyasında takibin devamını istememekte müstakil olarak TTK 732 hükmüne dayanarak davalıdan alacağın tahsilini talep etmektedir. Buna ek olarak davacı, keşidecinin kambiyo senedinden sorumluluğu çerçevesinde (TTK 732) alacağın zamanaşımına uğramaması için davayı açtıklarını, hukuki menfaatlerinin olduğunu öne sürmektedir. Dava icra takibinden bağımsız keşidecinin sorumluluğuna dayanan TTK 732.maddeye göre açılmış bir davadır. ... 2. İcra Hukuk Mahkemesi' nin ... E-... K. sayılı kararı henüz kesinleşmediği için İİK 33/a maddesine göre açılmış bir dava olmadığından icra takibi de geri bırakılmış olduğundan, bu aşamada davacının hukuki yararının olup olmadığı belirlenemeyeceğinden davanın hukuki yarar dava şartı yokluğundan reddedilmesi usul ve yasaya uygun olmamıştır. Sonuç olarak; davacının (kesinleşmemiş) icrasının geri bırakılmasına karar verilmiş bir icra takibinin bulunması, 6102 sayılı TTK'nın 732.maddesine dayalı müstakil bir alacak davası açma hukuki menfaat dava şartının olmadığını göstermeyeceğinden, HMK 353/1-a4 maddesi uyarınca davacının istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılarak dosyanın TTK 732. maddeye göre yürütülerek sonuçlandırılması için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine'' şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır. Kaldırma kararı sonrası yapılan yargılamada ... 2.İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında yapılan incelemede davacısının ...Tic. Ltd. Şti; davalının .... Bankası A.Ş olduğu; dava konusunun ... 12. İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasında kambiyo senetlerine mahsus takip yoluyla icra takibine geçildiği, icra takibinin zamanaşımı nedeniyle geriye bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği, davanın kabulüne karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine kaldırma kararı verildiği; kaldırma kararı sonrası mahkemece davanın kabulüne karar verildiği;İstanbul BAM 22. HD ... Esas ... Karar sayılı ilamında istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği ve kararın 15.01.2025 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamından yapılan değerlendirmede davacı tarafından dava dışı kredi borçlusu ...Şti.'ye 14.12.2007 tarihli genel kredi sözleşmesi imzalandığı anlaşılmıştır. Davacı tarafından başlatılan ... 12. İcra Dairesi'nin ... Esas (Yeni Esas ...) sayılı dosyası ile icra takibi kapsamında alacaklısının davacı banka, borçlusunun davalı ve davadışı ...Tic. Ltd Şti olduğu; davaya konu çekler incelendiğinde davalı tarafından keşide edilen ... tarihli ... seri nolu 60.000,00 TL bedelli ve ... seri nolu 60.000,00 TL bedelli çeklerde lehtarın ve 1. cirantanın davadışı ...Ltd Şti olduğu; 2. Cirantanın dava dışı kredi borçlusu ... Şti. Olduğu, son cirantanın davacı olduğu anlaşılmıştır. Davalıya iş bu takip dosyası kapsamında 19.12.2007 tarihinde ödeme emrinin tebliğ edildiği ve takibin 25/12/2007 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. İş bu takip kapsamında davalı tarafından ... 2. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibinin zamanaşımı nedeniyle geriye bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği ve davanın kabulüne karar verilmekle kararın 15.10.2025 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. TTK m. 732 kapsamında yapılan değerlendirmede, davanın TTK'nın 732. maddesine dayanan sebepsiz zenginleşme davası ve ispat yükünün davalıda olduğu anlaşılmıştır. Yargıtay 11. HD ...Esas ... Karar sayılı ilamında "Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; çek keşide tarihi itibari ile bankaya ibraz edilmemiş olup, kambiyo senedi vasfını kaybetmiş ise de, davacı hamilin sebepsiz zenginleşmeye dayandığı, dava konusu çek bedelini davalıdan talep etme hakkı bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, ve ispat yükü üzerine düşen davalının davaya konu çekin bedelsiz kalıp ödenmesi gerekmediğine ilişkin savunmasını kanıtlayamamış olmasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir." ve Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 26/02/2016 tarih... Esas ... Karar sayılı ilamında; "..2-Bilindiği üzere HMK'nın 33. maddesi hükmüne göre hukuki nitelendirme hakime aittir. Somut olayda takibe dayanak olan süresinde bankaya ibraz edilmeyen çekte davalı keşideci, davacı ise hamildir. Bu durumda dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sy. TTK'nın 732. maddesi hükmü uyarınca açılan bu davada ispat yükü davalıdadır. Davalı, sebepsiz zenginleşmediğini usulüne uygun delillerle kanıtlamakla yükümlüdür. Mahkemece bu hüküm nazara alınarak davalının sebepsiz zenginleşme vakıasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulü gerekirken taraflar arasındaki temel ilişkiye gidilerek hüküm kurulması doğru görülmemiştir. " dikkate alındığında, Kaldırma kararı sonrası davaya konu çeklere ilişkin icra takibinin zamanaşımı nedeniyle geriye bırakılmasına karar verilmiş ise de davacının davalıdan iş bu çekler kapsamında sebepsiz zenginleşme kapsamında talepte bulunabileceği anlaşılmıştır. Davaya konu çeklerin kambiyo senedi vasfını kaybetmesi sebepsiz zenginleşme kapsamında talepte bulunma hakkını vereceğinden davalı tarafın cevap dilekçesi sunmadığı, sebepsiz zenginleşmediği hususunu ispatlayamadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle davaya konu çekler nedeniyle davacının davalıdan talepte bulunmakta haklı olduğu anlaşılmıştır. İzmir BAM ... Esas ... Karar sayılı ilamında "..Davacı vekilinin istinaf itirazlarında ileri sürdüğü; hüküm altına alınan alacağa dair temerrüt tarihi, yani faiz başlangıç tarihine dair itirazının ise yerinde olduğu anlaşılmaktadır. Zira, davacının eldeki davası, dava dilekçesinde de açıkça vurguladığı üzere çeklerin dayandığı temel ilişkiye dayalı bulunmakta olup, zamanaşımına uğramış çeklerin keşide tarihinin işbu davada esas alınması mümkün bulunmamaktadır (Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu’nun...E. -... K. ve 25.12.2019 tarihli kararı, Yargıtay (kapatılan) 19. HD ... E.-...K., Yargıtay 11. HD ... E.... K). Bilindiği üzere muacceliyet ve temerrüt kavramları farklı olup, daha öncesinde davalı tarafın temerrüde düşürüldüğüne dair dosya kapsamında ihtar vs. bir delil bulunmadığından, somut uyuşmazlıkta davacının davalıya yönelttiği icra takibinde (icranın geri bırakılmasına karar verilen) takip nedeniyle borçluya çıkarılan ödeme emrinin borçluya tebliğini izleyen ödeme süresi sonunu takip eden günde (25.04.2009) davalı temerrüde düşmüş olacağından ve bu takibin sonradan icra hukuk mahkemesince iptal edilmiş olması ya da icrasının geri bırakılması davalının temerrüt olgusunu ortadan kaldırmayacağından (benzer yönde bknz. Yargıtay (kapatılan) 19. HD... E.-...K), mahkemece davadışı icra hukuk mahkemesi kararının kesinleşme tarihinin (12.08.2017) temerrüt tarihi olarak kabul edilmesi doğru görülmemiştir. Kaldı ki, mahkemece hükmedilen temerrüt faiz başlangıç tarihinin, eldeki davanın tarihinden (07.08.2017) dahi sonraki bir tarih olmasının kabulü de mümkün değildir. Bununla birlikte, sözkonusu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, mahkeme kararının kaldırılarak karardaki temerrüt tarihi başlangıcı "25.04.2009" olacak şekilde Dairemizce yeniden hüküm tesis edilmesi gerekmiştir. Ayrıca, dava dilekçesinde ticari temerrüt faizi denildiği ve mahkemece de bu yönde hüküm tesis edildiği görülmekle birlikte, infazda tereddüt oluşmaması bakımından, hükme faiz türü olarak "avans faizi" ibaresinin de eklenmesi gerekmiştir. " dikkate alındığında dava dilekçesinde her ne kadar keşide tarihi itibariyle faiz talep edilmiş ise de takip nedeniyle borçluya çıkarılan ödeme emrinin borçluya tebliğini izleyen ödeme süresi sonunu takip eden günde (25.12.2007) davalı temerrüde düşmüş olacağından iş bu tarih dikkate alınmakla davanın kabulü ile 120.000,00 TL'nin 25/12/2007 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile, 120.000,00 TL'nin 25/12/2007 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 8.197,20 TL nispi karar harcından peşin yatırılan 2.049,30 TL harcın mahsubu ile noksan 6.147,90 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 4-Davacı tarafından yatırılan 501,00 TL yargılama gideri ile 2.049,30 TL peşin harç 31,40 TL başvurma harcı toplamı 2.581,70 TL'nin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 5-Taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde kendilerine iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak ve istinaf başvurma ve karar harcı ile istinaf gider avansı yatırılmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenmesi için tarafların istinaf kanun yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 02/07/2025 KATİP ¸e-imzalıdır HAKİM ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/756, K. 2025/538, T. 02.07.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2019-756-e-2025-538-k-b61afcd8e9ca