İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/755 E. 2024/1035 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/755
- Karar No
- 2024/1035
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2017/755 Esas KARAR NO : 2024/1035 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 18/08/2017 KARAR TARİHİ : 25/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA/ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 16.07.2017 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacı ... idaresindeki ... plakalı motosiklete davalı ...'in kullandığı ... plakalı aracın çarpması sonucu çift taraflı, yaralamalı ve hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonrasında müvekkilinin hastaneye götürülerek tedavisinin yapıldığını, davalı ...'in kazada tam kusurlu olduğunu, kaza öncesinde davacının garson olarak çalıştığı ve aylık 1.500,00 TL gelir elde ettiğini, dava öncesinde 31.07.2017 tarihli dilekçe ile davalı şirkete başvuruda bulunduklarını dilekçelerinin davalıya 01.08.2017 tarihinde ulaştığını, davalının herhangi bir cevap vermediğini neticeten 1.000,00 TL geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatının 16/7/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken alınarak müvekkiline verilmesini; davacının yaşadığı acıyı bir nebzede olsa hafifletmek için manevi zarar için 50.000 TL'nin 16/7/2017 tarihinden itibaren davalı ...'den alınarak müvekkiline ödenmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. SAVUNMA/ Davalı ... Sigorta Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkilinin 6111 sayılı yasa gereğince tedavi gideri kapsamında olan geçici iş göremezlik zararından bir sorumluluğunun bulunmadığını, tüm sorumluluğun SGK'da olduğunu, davacının varsa sürekli iş göremezlikten doğan maddi zararlar bakımından kusur ve maliyet oranlarının tespiti gerektiğini, tazminat hesaplaması durumunda Hazine Müsteşarlığına bağlı sigorta aktüeri tarafından yapılması; ATK tarafından sakatlığın sürekli hale gelip geldiği tespit edilerek neticeten davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. Davalı ... adına duruşma gün ve saatini bildirir tebligat yapıldığı halde cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır. DELİLLER VE GEREKÇE/ Dava, Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat Davasıdır. Uyuşmazlığın, davacının yaralanmasının ve iş gücü kaybına uğramasından dolayı davalı tarafın tazminat ödeme sorumluluğunun bulunup bulunmadığı sürekli ve geçici işgörmezlik oranın ne kadar olduğu, Manevi Tazminat talebinin yerinde olup olmadığı, tazminat talep edilip edilemeyeceği ve miktarının ne kadar olduğu hususunun ihtilaf konusu olduğu tespit edilmiştir. Kusur, maluliyet oranı ve geçici ve sürekli iş göremezlik tazminat miktarının tespiti konuları hukuk dışında özel ve teknik bilgiyi gerektiren haller olduğundan 6100 sayılı HMK m.266 gereği mahkemenin tarafların talebi yahut kendiliğinden vereceği karar ile bu hususları bilirkişiye tespit ettirmesi gerekmektedir. Mahkememizin 23/05/2018 tarihli duruşma ara kararı ile Adli Tıp 2.İhtisas Kuruluna yazılacak talimat ile Kaza Tarihinde yürürlükte olan Yönetmelik hükümlerine göre Davacının maluliyet oranının belirlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir. ATK 2.İhtisas Kurulu'nun 27/09/2018 tarihli raporu ile kişiye ait gönderilen adli tahkikat dosyası içinde motosiklet kazası nedeniyle tedavisi ve ameliyatının yapıldığı, olay tarihinden sonra yapılan son durumunu gösterir ortopedi muayenesi bulgularının olmadığı, ortopedi muayene bulgularının gönderilmesi halinde dosyanın yeniden değerlendirileceği cihetle; Mevcut tıbbi belgelere göre; Necmettin oğlu, 1998 doğumlu ...'ın 16.07.2017 tarihinde geçirdiği motosiklet kazasına bağlı yaralanmasının, 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve meslek grup numarası meslek grup numarası bildirilmemekle Grup 1 kabul olunarak Gr1 XII (18Ba.......5) A % 9; E cetveline göre: % 6.3 (yüzdealtınoktaüç) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, İyileşme (iş göremezlik) süresinin 6 (altı) aya kadar uzayabileceği tespit edilmiştir. Mahkememizin 27/03/2019 tarihli duruşma ara kararı ile dosyanın ATK ... İhtisas Dairesi'ne gönderilerek .. sayılı maluliyet raporu ilgi gösterilmek suretiyle vaki kazada davacının maluliyeti 2008 tarihinde yürürlüğe giren yönetmeliğe göre saptanmış ise de bu tespiti sabit kalmak kaydıyla 2013 tarihinde yürürlüğe giren yönetmelik kıstasları nazara alınmak suretiyle davacının bu yönetmelik bakımından maluliyet tespine rapor alınmasına karar verilmiştir. ATK 2.İhtisas Kurulu'nun 19/06/2019 tarihli raporu ile kişiye ait gönderilen adli tahkikat dosyası içinde motosiklet kazası nedeniyle tedavisi ve ameliyatının yapıldığı, olay tarihinden sonra yapılan son durumunu gösterir ortopedi muayenesi bulgularının olmadığı, ortopedi muayene bulgularının gönderilmesi halinde dosyanın yeniden değerlendirileceği, Mevcut belgelere göre, ... oğlu, 18/03/1998 doğumlu ...’ın 16/07/2017 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanmasının 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflaması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri kapsamında tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin 6 (altı) aya kadar uzayabileceği tespit edilmiştir. Mahkememizin 19/02/2020 tarihli duruşma ara kararı ile dosyanın resen seçilecek trafikçi bilirkişi ...'a tevdi ile ATK Trafik ihtisas Dairesi raporundaki eksikliklerin ikmali için kusur tespitine esas olay yeri özelliklerinin tespiti neticesinde kusur raporu alınmasına (olay yerinde fiilen inceleme yapmak suretiyle), Bu rapor alındıktan sonra taraf itirazları doğrultusunda dosyanın yeniden ATK Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilmesinin değerlendirilmesine karar verilmiştir. Trafik Bilirkişisi ...'dan alınan 03/07/2020 tarihli bilirkişi raporu ile davacı ... plakalı mağdur sürücü ...'ın kendi yaralanması ile neticelenen dava konusu trafik kazasında ve 25 (yüzde yirmi beş) oranında tali derecede kusurlu, Davalı ... plakalı kamyonet sürücüsü ...'in davacı mağdur motosiklet sürücüsü ...'ın yaralanması ile neticelenen dava konusu trafik kazasında %75 (yüzde yetmiş beş) oranında asli derecede kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Mahkememizin 10/02/2021 tarihli duruşma ara kararı ile dosyanın İTÜ trafik kürsüsünden akademisyen bir bilirkişiye tevdi ile vaki kazada tazminata esas taraf kusur durumuna ilişkin rapor alınmasına karar verilmiştir.İTÜ Trafik Kürsüsünden bilirkişi ...'den alınan 31/05/2021 tarihli bilirkişi raporu ile davalı sürücü ...'in hatalı sevk ve idaresinin birinci derecede ve takdiren %75 (yüzde yetmişbeş) oranında etkili olduğu, davacı motosiklet sürücüsü ...'ın hatalı sevk ve idaresinin ikinci derecede ve takdiren %25 (yüzde yirmibeş) oranında etkili bulunduğu tespit edilmiştir. Mahkememizin 17/11/2021 tarihli duruşma ara kararı ile dosyanın İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'na gönderilerek tüm tedavi evrakları ve fiziki muayene yapılmak suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmeliğe göre üç kişilik bilirkişi heyetinden davacının maluliyet oranı ile iyileşme süresinin tespiti konusunda rapor alınmasına karar verilmiştir. İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan alınan 13/10/2022 tarihli rapor ile kişinin 16/07/2017 tarihinde maruz kaldığı motosiklet kazası yaralanmasına bağlı vücudunda meydana gelen sağ talus kırığı arızasının ortopedik açıdan iyileşme süresinin; olay tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği ve bu süre zarfında kişinin %100 oranında geçici iş göremezlik durumunun ve 2 (iki) ay süreyle başkasının bakımına muhtaç olma durumunun söz konusu olduğu, sürekli başkasının hakımına muhtaç olma durumunun söz konusu olmadığı, olay (kaza) tarihinde yürülükte olan 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırma ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik; kişinin hali hazır durumu itibariyle 16/07/2017 tarihinde maruz kaldığı motosiklet kazasına bağlı yaralanması sonucu vücudunda meydana gelen sağ talus kırığının yapısal ve fonksiyonel araz bırakmadan iyileştiği dikkate alındığında; kişinin sürekli tüm vücut özür oranının %0 olduğu, kişide tarafımızdan saptanan geçici iş göremezlik süresi ve oranı, başkasının bakımına muhtaç olma süresi ve sürekli (kalıcı) tüm vücut özür oranı ile 16/07/2017 tarihinde maruz kaldığı motosiklet kazası yaralanması arasında illiyet (nedensellik) bağı bulunduğu tespit edilmiştir. Mahkememizin 15/03/2023 tarihli duruşma ara kararı ile dosyanın mahkememizce resen seçilecek aktüer bilirkişiye tevdi ile davacı taraflarca istenebilir maddi tazminat alacağı olup olmadığı varsa miktarının ne olduğu konusunda denetime ve hüküm kurmaya elverişli şekilde rapor düzenlenmesinin istenmesine karar verilmiştir.Aktüer bilirkişi ...'den alınan 18/02/2024 tarihli bilirkişi raporu ile dava dosyasında mevcut 31.05.2021 tarihli bilirkişi ... tarafından hazırlanan raporda davalı sürücü ... 'in kusur oranın %75, davacı ...'ın kusur oranının %25 olduğunun mütalaa edildiği, İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı'nın ... tarih ve ...sayılı raporuyla davacının, 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük ölçütü, sınıflandırma ve özürlülere verilecek sağlık kurulu raporları hakkında Yönetmelik hükümleri kapsamında Davacının tüm vücut oranının % 0 (yüzdesifir) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin (6) aya kadar uzayabileceği, iş göremezlik süresinde 2 ay süreyle başkasının bakımına muhtaç olduğunun mütalaa edildiği, Anayasa Mahkemesi kararı sonrasında oluşan durum ile ilgili Yargıtay'ın yakın zamanda verdiği net kararlar doğrultusunda hesaplamada, TRH-2010 yaşam tablosu ve bilinmeyen dönem için her yıl %10 arttırım ve %10 iskonto yapılmasını öngören “progressif rant” tekniğine göre hesaplama yapıldığı, tazminat hesabında yasal asgari ücretin esas alındığı, Mezkür kazada yaralanan davacı ...'ın; 06 aylık geçici iş göremezlik zararının 6.433,00 TL, 2 aylık geçici bakıcı gideri zararının 2.666,25 TL olduğu, yasal koşullarının oluştuğunun Sayın Mahkemece belirlenmesi halinde, araç sürücüsün %75 kusuruna karşılık gelen tutarda ve poliçe limiti ile (330.000.00 TL) sınırlı olmak üzere davacının uğradığı maddi zarardan sorumlu olduğu, yukarıda hesaplanan 6.433,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 2 aylık geçici yardımcı bakıcı zararının 330.000,00 TL olan tedavi gideri teminatı limiti dâhilinde kaldığı, konuyla ilgili nihai değerlendirme Sayın Mahkemenizde olmak kaydıyla; dosya kapsamında davacının başvuru dilekçesine ve bu dilekçenin davalıya ulaştığı tarihe ilişkin bilgi ve belge bulunmadığından davalı Sigorta Şirketinin temerrüt tarihinin tarafımca belirlenmesini mümkün olmadığı, diğer yandan davalı ... 'in sorumluluğu, haksız fiil hükümlerine dayandığından davalı ... 'in haksız fiil tarihi olan 16.07.2017 tarihinde temerrüde düştüğünün değerlendirilmiş olduğu tespit edilmiştir. ... İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne yazılan 10/01/2018 tarihli müzekkere cevabında davacının tezgahtar olarak çalıştığı; asgari ücret aldığı, menkul ve gayrimenkul malvarlığının bulunmadığı, ailesinin yanında kaldığı kira vermediği tespit edilmiştir. Davacı vekili 04/12/2024 tarihli dava değeri artırım dilekçesi ile davacı müvekkili ... için belirsiz alacak davası kapsamında, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 500-TL geçici iş göremezlik tazminatı, 500-TL bakıcı gideri tazminatı ve 50.000-TL manevi tazminat olmak üzere toplam 51.000-TL harca esas tazminat taleplerinin olduğunu, ayrıca müvekkil ...'ın trafik kazasına bağlı olarak ortaya çıkan maluliyeti sebebiyle maddi tazminat talebi için 18.02.2024 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda geçici iş göremezlik tazminatı bakımından talep etmiş oldukları 500-TL'yi 6.433,00-TL'ye, bakıcı gideri tazminatı yönünden talep etmiş oldukları 500-TL'yi 2.666,25-TL'ye yükselttiklerini, davacı müvekkili ... için çalışma gücü kaybı talebinin ile ilgili belirsiz alacak davası olarak açılan davalarını değer artırımı ile toplamda 9.099,25-TL (geçici iş göremezlik-geçici bakıcı) maddi tazminatının davalılardan ve 50.000-TL manevi tazminatın davalı ...'den haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek avans faizi, yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 12/12/2024 tarihli beyan dilekçesinde davadan feragat ettiklerini ; davalı sigorta şirketi vekili de 13/12/2024 tarihli beyan dilekçesinde sulh olunması nedeniyle dosyada feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesini; yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır. 25/12/2024 tarihli duruşmada davacı vekili beyanında davadan maddi tazminat yönünden feragat ettiklerini, manevi tazminat yönünden davaya devam ettiklerini beyan ettiği anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede 16.07.2017 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacı ... idaresindeki ... plakalı motosiklete davalı ...'in kullandığı ... plakalı aracın çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacının %75 kusurlu olduğu ve kaza neticesinde kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik kapsamında 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflaması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri kapsamında tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin 6 (altı) aya kadar uzayabileceği tespit edilmiştir. Davacının maddi tazminat talepleri yönünden aktüerya bilirkişi raporunun alındığı ve davacının maddi tazminat taleplerinden feragat ettiği anlaşılmıştır. HMK m.307 "(1)Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir." HMK m. 309 "(1)Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. (2)Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. (3)Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir. (4)Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır." dikkate alındığında davacının maddi tazminat yönünden feragat etmesi nedeniyle davacının maddi tazminat talebi yönünden davasının feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir. Manevi tazminat talebi yönünden ise TBK 56. maddesi hükmüne göre "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir." hükmü gereğince hakimin özel durumları göz önünde tutarak hükmedeceği manevi tazminat miktarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Mahkememizce tüm bu hususlar dikkate alındığında, manevi tazminat talebi yönünden, kazanın meydana geldiği tarih, tarafların ekonomik ve sosyal durumu, davacının kazanın meydana gelmesinde %75 kusurlu olması; davacının kalıcı maluliyet oranının bulunmaması, yalnızca 6 aya kadar geçici iş göremezlik durumunun mevcut olması hususları dikkate alındığında davanın haksız fiilden kaynaklı olması nedeniyle davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 2.000,00 TL'nin 16/07/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş; aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının maddi tazminat talebi yönünden davasının feragat nedeniyle reddine, 2-Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 2.000,00 TL'nin 16/07/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 427,60 TL karar harcının, peşin yatırılan 174,20 TL harçtan mahsubu ile noksan kalan 253,40 TL harcın ...'den tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen manevi tazminat miktar üzerinden hesaplanan 2.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'den tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan toplam 3.493,40 TL yargılama giderinden davanın kabul red miktar ve oranı göz önüne alınarak hesaplanan 118,22 TL yargılama giderinin ve 174,20 TL peşin harç ve 31,40 TL başvurma harcı toplamı 323,82 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak ve istinaf başvurma ve karar harcı ile istinaf gider avansı yatırılmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenmesi için tarafların istinaf kanun yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 25/12/2024 KATİP ¸e-imzalıdır HAKİM ¸e-imzalıdır