İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2026/9 E. 2026/203 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2026/9
Karar No
2026/203
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/9 Esas KARAR NO : 2026/203

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/01/2026 KARAR TARİHİ : 07/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA: Davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; "Davacı şirket ile davalı şirket arasında sürekli ticari ilişki bulunmakta olup, taraflar arasında cari hesap usulüyle çalışma yapılmaktadır. Davacı şirket, davalıya muhtelif tarihlerde mal teslim etmiş, bu teslimler cari hesapta borçlandırılmıştır. Taraflar arasındaki cari hesap ilişkisinin sonucunda, davalı şirketin davacıya borçlu olduğu bakiye oluşmuş; bu bakiyeye ilişkin olarak 26/08/2025 tarihli ve ... numaralı E-fatura, cari hesap ekstresine dayanılarak düzenlenmiştir. Söz konusu fatura, münferit bir satış faturası olmayıp cari hesap bakiyesini gösteren hesap özetidir. Cari hesap ekstresi ve fatura, davalıya usulüne uygun şekilde iletilmiş olmasına rağmen; -Faturaya süresinde itiraz edilmemiş, -Cari hesap mutabakatına ilişkin herhangi bir çekince ileri sürülmemiş, -Borcun ödendiğine dair bir belge sunulmamıştır. Davalı şirket, fatura bedelini vadesinde ödememiş; bunun üzerine alacağın tahsili amacıyla ... 34. İcra Dairesi’nin... E. sayılı dosyasıyla tarafımızca ilamsız icra takibi başlatılmıştır. Söz konusu takip, davalıya usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş olmasına rağmen, davalı 21.11.2025 tarihinde haksız ve kötüniyetli şekilde borca itiraz etmiş, herhangi bir somut belge veya hukuki gerekçe sunmaksızın takibi durdurmuştur. Davalının itirazı haksız ve mesnetsizdir. Zira; -Cari hesap ilişkisi süreklidir, -Fatura cari hesap bakiyesine dayanmaktadır, -Davacı ve davalı ticari defterleri karşılaştırıldığında borç açıkça ortaya çıkacaktır, -Borcun sona erdiğini gösteren herhangi bir ödeme veya mahsup belgesi mevcut değildir. Davalının haksız itirazı nedeniyle davacı, alacağını tahsil edememiş olup İİK m.67/2 gereğince davalının icra inkâr tazminatıyla sorumlu tutulması gerekmektedir. Müvekkil, davalı şirket haksız ve dayanaksız itirazı neticesinde zarara uğramış olup, mağduriyetinin giderilmesi amacı ile takip bedelinin %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep etmekteyiz. Takip konusu alacak, belgelere dayanmakta olup davalı şirket açısından likit ve muayyen bir borçtur. davalı şirketin itirazı sadece müvekkilin alacağını tahsil etmesini engellemeye yönelik olup, İİK m.67 uyarınca icra inkar tazminatı şartları oluşmuştur. Yukarıda saydığımız sebeplerle, piyasanın içinde bulunduğu sıkıntılı ekonomik durum ve davalının kötü niyetli olarak mal kaçırma ihtimalinin yüksek olması nedeniyle; açtığımız davamızın sonuçsuz kalmaması, tahsil kabiliyetini yitirmemesi ve müvekkilin daha fazla mağdur olmaması için davalının taşınır, taşınmaz mallarıyla bankalardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati tedbir konulmasını..." talep ve dava etmiştir. CEVAP; Davalı vekili tarafından Mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle;"Dava, genel hükümlere tabi bir itirazın iptali davasıdır. Müvekkil şirketin yerleşim yeri adresi, dava dilekçesinde ve ödeme emrinde de açıkça görüleceği üzere "..."dur. ... ilçesi, adli yargı çevresi bakımından ... Adliyesi yargı alanında kalmaktadır. Davanın açıldığı İstanbul (Çağlayan) Adliyesi yetkisizdir. Yine ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E., ...K. sayılı kararında belirtildiği üzere; "HMK'nın 6. maddesi gereği genel yetkili mahkeme, davalının yerleşim yeri mahkemesidir." ve bu kural gereğince yetkisiz mahkemede açılan davanın reddi gerekmektedir. Müvekkil şirketin adresi ... yargı çevresinde olduğundan, yetkili mahkeme ... Asliye Ticaret Mahkemeleridir.Davacı tarafın yetkisiz mahkemede dava açması sebebiyle, seçimlik hakkı ortadan kalkmış ve yetki itirazımız doğrultusunda dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesi zorunluluğu doğmuştur. Nitekim ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... E., ... K. sayılı kararında; "Davalı vekilinin yetki ilk itirazının KABULÜ ile mahkememizin yetkisizliğine, yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunun belirlenmesine" karar verilerek genel yetki kuralı uygulanmıştır. Davacı, müvekkilin yerleşim yerinin ... yargı çevresinde olduğunu bilmesine rağmen, kötü niyetli bir şekilde İstanbul (Çağlayan) adliyesinde takip başlatmış ve dava açmıştır. Bu durum müvekkili zor durumda bırakma amacı taşımaktadır. Bu nedenle İİK m.67 uyarınca davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini..."savunmuştur. (II) YARGILAMA SÜRECİNDE TOPLANAN DELİLLER: (1) Y a z ı l ı D e l i l l e r ; İlgili vergi dairelerine müzekkere yazarak tarafların 2025 yılına ait BA/BS formlarının mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir. ... 34. İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden dosyamız arasına alınmasına karar verilmiştir. Davacı vekiline ticari davalarda zorunlu arabuluculuğa başvurulup başvurulmadığına ilişkin beyanda bulunması ve var ise arabuluculuk son tutanağı aslı veya aslı gibidir örneğini sunmak üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine, aksi takdirde davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedileceğinin ihtarına karar verilmiştir. Mahkememizin 06/01/2026 tarihli alınan ara kararı ile davacı vekilinin, uyuşmazlık konusu oluşturmayan davalıya ait taşınır, taşınmaz mallarıyla bankalardaki hak ve alacakları üzerine teminatsız veya mahkemenin uygun göreceği teminat karşılığında ihtiyati tedbir konulması talebininin reddine karar verilmiştir. ... Ticaret Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazılarak davalı şirketin 14/11/2025 icra takip tarihi ve 05/01/2026 dava tarihi itibariyle adresinin mahkememize bildirilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir. Davalı vekilinin yetki itirazının 1 nolu ara karar ikmal edildiğinde gelecek celse değerlendirilmesine karar verilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; davacının faturadan kaynaklı alacağının tahsili amacıyla başlatılan ... 34. İcra Dairesinin ... Esas Sayılı icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebi istemine ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 6. Maddesinde; genel yetkili mahkemenin, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğu, yerleşim yerinin 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu hükümlerine göre belirleneceği düzenlenmiştir. 2004 Sayılı İcra İflas Kanunu'nun 50/1. maddesinde "para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur. Şu kadar ki, takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesi de takibe yetkilidir" denilmek suretiyle, ilamsız icra takiplerinde yetkili icra dairesinin belirlenmesi konusunda Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na atıf yapılmakla yetinilmiştir. İzmir BAM 11. Hukuk Dairesinin ... Esas, ... Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere "... İcra dairesinin yetkisi kamu düzenine ilişkin olmayıp, alacaklının yetkisiz bir icra dairesinde takip yapması halinde, mahkemece resen icra dairesinin yetkisizliği gözetemeyeceği için, borçlunun itiraz yolu ile bunu ileri sürmesi gerekir. Davalı-borçlunun icra dairesinin yetkisine ve borca itiraz etmesi durumunda, itirazın iptali davasının görülebilmesi için yetkili icra müdürlüğünde takip yapılması bir dava şartı olduğundan mahkemece öncelikle icra dairesinin yetkisine yönelik itiraz incelenir ve takibin yapıldığı icra dairesinin yetkisiz olduğu anlaşılırsa, takibin yetkisiz icra dairesinde yapılmış olması nedeniyle davada dava şartı gerçekleşmediğinden, dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilir. İcra dairesinin yetkisine itiraz edilmediği halde, mahkemenin yetkisine itiraz edilmesi durumunda ise, itirazın iptali davalarının icra takibinin yapıldığı yer mahkemesinde yapılacağına ilişkin bir yasal düzenleme bulunmaması nedeniyle, icra dairesinin yetkisine itiraz edilmemesi o yerdeki mahkemeyi, itirazın iptali davası yönünden yetkili hale getirmeyeceğinden, genel hükümlere göre yetkili mahkeme belirlenecektir...". Somut olayda; davalı tarafça işbu davaya konu icra dosyasında borca itiraz dilekçesinde yetki itirazında bulunulmuş ise de yetkili İcra Müdürlüğünün gösterilmediği; bu nedenle takibin yapıldığı icra dairesinin yetkili olup olmadığının mahkememizce incelenemeyeceği; bununla birlikte davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde yetki itirazında bulunulduğu, ... Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin işbu dava açısından yetkili olduğunun ileri sürüldüğü; taraflar arasındaki ilişkinin para borcu olduğu, para borçlarından doğan davalarda alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yeri mahkemesinin de genel yetkili mahkemelerle birlikte yetkili olduğu; somut olayda davacının yerleşim yeri adresinin ...olduğu, davalının yerleşim yeri adresinin ise 23/09/2025 tarihinden itibaren ...olduğu; TBK'nın 89. maddesi uyarınca alacaklının yerleşim yeri olan ... Asliye Ticaret Mahkemesi, genel yetki kuralına göre .... Asliye Ticaret Mahkemelerinin somut uyuşmazlığın esasını incelemekle yetkili olduğu; davacı tarafından işbu dava yetkisiz olan mahkememizde ikame edilmiş olmakla yetkili mahkemeyi seçme hakkı davalı tarafa geçmiş olup davalı tarafça usulüne uygun yetki itirazında bulunularak ... Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin yetkili olduğu ileri sürülmüş olduğundan mahkememizin yetkisizliğine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE, yetkili mahkemenin ... Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunun TESPİTİNE, 2-HMK 20. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliği ile kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde talep edilmesi halinde dava dosyasının yetkili ve görevli ... Asliye Ticaret Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-Belirtilen 2 haftalık süre içerisinde talepte bulunulmaması veya süresinden sonra talepte bulunulması halinde mahkememizce davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin İHTARINA, 4-HMK 331. maddesi gereğince harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerin yetkili mahkemece karara bağlanmasına, Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davalı vekilinin yüzüne karşı karar verildi. 07/04/2026

Katip E-imzalıdır

Hakim E-imzalıdır

Atıf: İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2026/9, K. 2026/203, T. 07.04.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2026-9-e-2026-203-k-e2c7c42ced32