İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/86 E. 2026/373 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/86
Karar No
2026/373
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/86 Esas - 2026/373 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA GEREKÇELİ KARAR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/86 Esas KARAR NO : 2026/373 ..... DAVA : 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İstirdat) DAVA TARİHİ : 06/09/2024 KARAR TARİHİ : 13/05/2026 KARAR Y.TARİHİ : 20/05/2026 .... Karar sayılı 26.12.2025 tarihli görevsizlik kararı ile Mahkemememize tevzi edilen İstirdat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, İDDİA : Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı bankada .... nolu hesap ile .... ... IBAN no.lu hesaplarının bulunduğunu, hesaplarından 250.100,00 TL davacının "..." ıban numaralı hesabından; 19.04.2024 tarihinde saat: 23:02'de 250.100,00- TL tutarında iki adet kredi çekildiğini, kredi kullandırım ücreti ve kredi tahsis ücreti sonrası hesapta kalan 247.030,83 TL ve 246.840,00 TL tutarında davacının bilgisi dışında kişilere havale edildiğini, davacının iradesini yansıtmayan islem sayısı gözetildiginde, her bir islem için davacının telefonuna islem anında ayrı ayrı onay kodu gelmesi gerekmesine rağmen, bankanın kullandığı sistemden kaynaklanan nedenlerle böyle bir onay kodu gelmeden bu işlemlerin gerçekleştiğini, davacının hesabında bulunan paraların kullanılması ve bu miktarın EFT edilmesi nedeniyle, yapılan islemin geçersizliginin tesbitine karar verilmesi gerektiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL'nin davacı tarafından bankaya yatırılan toplam paranın yatırıldığı tarihten itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 06/10/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile; 1.000,00 TL olan dava değerini 397.571,99 TL'ye yükseltmiştir. SAVUNMA : Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı Bankanın İnternet Bankacılığı hizmetini uluslararası alanda kabul edilen güvenlik standartlarında uyguladığını, davacı müşterinin bireysel internet şubesi müşterisi olduğunu, cep telefonuna gelen tek kullanımlık cep şifrenin doğru girilmesi gerektiğini, tüm şifrelerin, sistemde, güvenli olarak saklandığını, davacının, bankada yapmış olduğu işlemlere ilişkin sms ile bilgilendirilerek gerekli onayların davacıdan alındığını, davacının sistemde tanımlı numarasına gönderilen tek kullanımlık şifrenin doğru girilmesi yolu ile gerçekleştirilmiş olduğunu, davalı bankanın üstüne düşen tüm sorumlulukları yerine getirdiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı yan dolandırıcılık/sahtecilik/hırsızlık eylemiyle karşı karşıya kaldığını iddia ettiğinden zararın tazminine dair istemininin davalı bankaya değil bu eylemleri gerçekleştiren kişi veya kişilere yöneltilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. YARGILAMA VE GEREKÇE : Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir. Davacının bilgileri kullanılarak üçüncü kişiler tarafından davacının ticari hesabından kullanılan krediler ve havale işlemleri nedeniyle bankanın kusuru nedeniyle oluşan zararın davalı bankadan talebi istemiyle dava açılmıştır. Dosyanın ilk olarak .... esas sayısı ile açıldığı, daha sonra .... esas sayılı dosyasında 24/12/2025 tarihli duruşmasında davacıya ait ticari hesap olduğu tespit edilen ve bu hesaptan gerçekleştirilen işlemler nedeniyle zarar tazmini talebinin tefrikine karar verilerek, .... soruşturma sayılı dosyası,.... karar sayılı kararı ile davacıya ait ... numaralı hesabın ticari hesap olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı ile Mahkemememize tevzi edilerek iş bu esasa kaydedilmiş, tüketici hesabı yönünden davanın kabulü ile 142.243,14 TL'nin davalıdan alınmasına karar verilmiştir. Davalı ..... Tarafından 04/04/2025 tarihli yazı cevabı ile gönderilen IP/log ve Cihaz Bilgilerine göre; davacının mobil bankacılık hesabından 250.000,00 TL ve 100.000,00 TL tutarlı 2 adet kredi kullanımı, artı para başvurusu, hesap açılışı, davacının hesabından 2 farklı hesabından 11 para transferi ile toplam 388.440,00 TL para transferi gerçekleştirildiği, mobil bankacılıktan yapılan işlemlerin cep telefonu üzerinden gerçekleştirildiği, Mobil bankacılıktan gerçekleştirilen işlemler TT Mobil şebekesinde çalışan farklı IP adresleri üzerinden gerçekleştirildiği, IP/Log kayıtlarına göre dava konusu işlemlerin üzerinden gerçekleştirildiği cihazla dava konusu olaydan başka, 01/04/2024 - 18/04/2024 aralığındaki günlerde de davacınin mobil bankacılığına girişler yapıldığı, dava konusu işlemlerin üzerinden gerçekleştirildiği anlaşılmıştır. Davalı .... kayıtlarının incelenmesinde, davacıya kredi kullanımı, artı para limiti tanımlandığı, 19.04.2024 saat 23:59'da hesaptan 87.300,00 TL para transferi işlemi gerçekleştirildiğine dair bilgilendirme SMSleri gönderildiği görülmüştür. .... soruşturma sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafın dava konusu olayla ilgili şikayeti üzerine başlatılan soruşturmanın devam ettiği, soruşturma dosyasındaki kayıtlara göre dava konusu olay esnasında davacının .... Bankasındaki hesabından da işlemler yapıldığı, davacının bu işlemlerle ilgili de suç duyurusunda bulunduğu görülmüştür. 15 Mart 2020 Resmi Gazete’de yayınlanan Bankaların Bilgi Sistemleri ve Elektronik Bankacılık Hizmetleri Hakkında Yönetmelik ile belirlendiği, Yönetmeliği 2021 yılbaşında yürürlüğe girdiği, Bu yönetmeliğin; “Kimlik doğrulama ve işlem güvenliği” başlıklı 34 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki “MADDE 34 – (1) Bu Yönetmelikte aksi belirtilmedikçe, müşteri bilgilerinin görüntülenmesi gibi finansal sonuç doğurmayan işlemler de dâhil olmak üzere elektronik bankacılık hizmetleri için bankaların müşterilerine birbirinden bağımsız en az iki bileşenden oluşan bir kimlik doğrulama mekanizması uygulaması ve bu bileşenlerin kimlik doğrulama sürecinde kullanılmaları esnasında barındırdıkları kimlik doğrulama verilerinin gizliliğini sağlayacak önlemleri alması esastır. Bu iki bileşen; müşterinin “bildiği”, “sahip olduğu” veya “biyometrik bir karakteristiği olan” unsur sınıflarından farklı ikisine ait olmak üzere seçilir. Bileşenlerin bağımsız olması, bir bileşenin ele geçirilmesinin diğer bileşenin güvenliğini tehlikeye atmamasını ifade eder. Müşterinin sahip olduğu bileşenin müşteriye özgü olması ve taklit edilememesi esastır.” hükmü ile uygun kimlik doğrulama için iki farklı tipte bileşen kullanılması gerektiği, “İşlemlerin takibi” başlıklı 36. Maddesindeki “MADDE 36 – (1) Banka, elektronik bankacılık hizmetleri kapsamında gerçekleşen olağan dışı, sahtekârlık amaçlı veya dolandırıcılık riski bulunan işlemleri tespit etmeye ve bunları önlemeye yönelik işlem takip mekanizmaları kurar. İşlem takip mekanizması kapsamında uygun olan durumlarda asgari olarak aşağıdaki risk unsurları takip edilir: a) Finansal sonuç doğuran işlemlere yönelik bilinen dolandırıcılık yöntemleri, b) Gerçekleştirilen her bir bankacılık işleminin tutarı ve bu tutarlara göre müşterinin konum bilgisi de kullanılarak normal dışı bir ödeme, fon transferi ya da davranış deseni gösterip göstermediği, c) Kaybolmuş, çalınmış ya da yetkisiz kişilerce ele geçirilmiş kimlik doğrulama unsurlarının listesi, ç) Her bir kimlik doğrulama oturumuna yönelik olarak zararlı yazılımların bulaşmış olabileceğini gösteren belirtiler. (2) Banka, riskli işlemleri filtreleyerek değerlendirir ve bu filtrelere takılan müşterileri daha yakından takip eder. Riskli işlemlerin gerçekleştirildiğinin tespit edilmesi halinde banka, telefon ya da kısa mesaj gibi uygun yöntemlerle müşterilerin en kısa sürede uyarılmasını sağlar.” Hükmü ile elektronik bankacılık hizmetleri kapsamında gerçekleşen olağan dışı, sahtekârlık amaçlı veya dolandırıcılık riski bulunan işlemleri tespit etmeye ve bunları önlemeye yönelik olarak işlemlerin takip edilmesi gerektiği ortaya konulmuştur. Dosya üzerinde bankacılık ve bilişim konusunda uzman bilirkişiden alınan 06/05/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; 19.04.2024 ve 20.04.2024 tarihlerinde davacının hesaplarından yapılan işlemlerle ilgili olarak; bilişim açısından; işlemlerin davacınin dava konusu somut olaydan önceki bir tarihte mobil aktivasyonu tamamlayarak davalı banka sistemlerine güvenli/tanımlı cihaz olarak kaydettiği, bu tarihten beri mobil bankacılık için kullanagelmekte olduğu.... marka/model cep telefonuna yüklü mobil bankacılık uygulamasından gerçekleştirildiği, davacıye ait bilgiler ve şifrelerle 3. kişilerin cihazları üzerinden davacınin hesabına erişim sağlanmasının söz konusu olmadığı, dava konusu somut olay davacı açısından irdelendiğinde; davacının cep telefonu üzerinden gerçekleştirilmiş olan dava konusu işlemler dolandırıcılık yoluyla 3. kişilerce gerçekleştirilmiş ise; bunun davacınin cep telefonuna bulaştırılmış zararlı yazılımla mümkün olabileceği, böyle bir durumda davacınin zararından sorumluluğunun zararlı yazılımın telefonuna nasıl bulaşmış olduğuna bağlı olacağı, zararlı yazılımların tüketicilerin kusuru ve ihmalinden kaynaklı olarak veya olmayarak cihazlarına bulaşabilmesinin söz konusu olabildiği, dava dosyası kapsamında, somut olayda rolü olduğunu değerlendirdiğimiz zararlı yazılımın davacınin cep telefonuna davacınin kusuru ve ihmali ile bulaştırıldığını gösteren bir veri bulunmadığından dava konusu somut olayda davacınin telefonuna zararlı yazılım bulaşmasına neden olması nedeniyle sorumluluğu olduğu veya olmadığı hususunda kesin kanaat oluşturulamadığı, dava konusu somut olay davalı banka açısından irdelendiğinde; davacınin hesabını boşaltmaya yönelik şekilde, gece saatlerinde 350.000 TL ve 100.000 tutarlı kredi kullanılarak ilk defa kullanılan hesaplara 11 para transferi ile toplam 388.440,00 TL para transferi gerçekleştirilmesi şeklindeki işlemlerin normal bir ödeme, fon transferi ya da davranış deseni göstermediği, dava konusu somut olayda olağan dışı, sahtekârlık amaçlı veya dolandırıcılık riski bulunan işlemlerin varlığının açık olduğu, tanımlı/güvenli cihaz kullanılmasının bu gerçeği değiştirmediği, işlemlerin davalı bankanın güvenlik sistemlerinde alarm oluşturması gerektiği, davalı bankanın bankacılık sektöründe uygulandığının aksine olağan dışı, sahtekârlık amaçlı veya dolandırıcılık riski bulunan işlemlerin varlığına rağmen ilave bir güvenlik süreci işletmemiş olduğu, belli bir aşamada davacıyi arayarak veya başka bir yöntemle herhangi bir şüpheye mahal bırakmayacak şekilde işlemlerin davacı tarafından yapıldığını teyit etmesi gerektiği, riskli işlemlerin varlığına rağmen işlemlerin davacınin bilgisi ve rızası dahilinde olduğunu şüpheye mahal bırakmayacak şekilde doğrulamadan, hatta herhanhi bir onay süreci işletmeden gerçekleştirilmesine izin vermiş olması, bankacılık sektöründe uygulandığının aksine kredi kullanımları ve ilk defa yapılan para transferleri için uygun bir onay süreci işletmemesi, bankacılık sektöründe uygulandığının aksine tüm finansal işlemler için bilgilendirme süreci işletmemesi, güvenlik sürecinde Bankaların Bilgi Sistemleri ve Elektronik Bankacılık Hizmetleri Hakkında Yönetmelik ile risk faktörleri arasında sayılan, her bir kimlik doğrulama oturumuna yönelik olarak zararlı yazılımların bulaşmış olabileceğini gösteren belirtileri risk faktörü olarak dikkate almaması nedenleriyle davalı bankanın alması gereken tüm güvenlik önlemlerini almadığı ve güvenlik sürecinde zafiyet bulunduğu, Bankacılık açısından; dava konusu işlemler nedeniyle ortaya çıkan zararın tam olarak tespiti için, Davacının davalı banka nezdindeki .... nolu hesaplarının 01.04.2024 tarihinden günümüze kadar olan hesap hareketlerini excel de iletilmesi, hesapların bireysel mi ticari olduklarının belirtilmesi, belirtilen 3 hesaptan kullandırılan kredilerin geri ödeme planları ile davacı söz konusu kredileri kapattığını beyan ettiğinden kapama işlemlerini gösteren dekontların iletilmesinin gerektiği bildirilmiştir. Bilirkişi raporunda bildirilen eksiklik nedeniyle Davalı .....'ye, kullandırılan kredilerin geri ödeme planları ile davacının söz konusu kredileri kapattığı beyanı dikkate alınarak varsa kapama işlemlerini gösteren dekontların gönderilmesi için yazılan yazı cevabı ve bilirkişi raporuna karşı itirazlar incelenmek üzere alınan 02/10/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle, davalı banka vekilinin kök rapora karşı beyan ve itirazlarının görüş ve kanaatleri değiştirecek nitelikte olmadığı, kök rapor sonrasında sunulan kayıtlar çerçevesinde bankacılık açısından; davacının davalı banka nezdindeki .... nolu bireysel hesabından kullanılan tüketici kredisinin bakiye borcunu 26.04.2024 tarihinde 101.871,57 TL ödeyerek erken kapattığı, bireysel kredili mevduat hesabından kullanılan tutarı 26.04.2024 tarihinde 16.571,57 TL ödeyerek kapattığı, 23.800,00 TL hesabındaki paranın kullanıldığı, yapılan tespitler doğrultusunda davacı zararının 255.325,85+ 101.871,57+16.571,57+23.800,00 =397.571,99 TL olduğu, tespit ve rapor edilmiştir. Dosya kapsamı, sunulan kanıtlar, bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu olayda, 19.04.2024 saat 20:33 ve sonrasında de .... Mobil şebekesinde çalışan farklı IP adresleri IP adresi üzerinden davacının cep telefonu ile mobil bankacılığa giriş yapıldığı, mobil bankacılık kanalından iki adet kredi kullanımı, artı para başvurusu, hesap açılışı, davacının hesabından iki farklı hesabından onbir para transferi ile toplam 388.440,00 TL para transferi gerçekleştirildiği, dava konusu işlemler gerçekleşirken davacıya kredi kullanımı yapıldığı, artı para limiti tanımlandığı, 87.300,00 TL para transferi işlemi gerçekleştirildiğine dair bilgilendirme SMS’leri gönderildiği, davacı ilk olarak 20.04.2024 saat 09.43’de davalı bankayı aradığı ve hesabında olması gereken paranın olmadığını söylemesi üzerine güvenlik blokesi uygulandığı, davacının hesabını boşaltmaya yönelik şekilde, gece saatlerinde 350.000,00 TL ve 100.000,00 tutarlı kredi kullanılarak ilk defa kullanılan hesaplara onbir para transferi ile toplam 388.440,00 TL para transferi gerçekleştirilmesi şeklindeki işlemlerin normal bir ödeme, fon transferi ya da davranış deseni göstermediği, olayda olağan dışı, sahtekârlık amaçlı veya dolandırıcılık riski bulunan işlemlerin varlığının açık olduğu, banka sistemine tanımlı/güvenli cihaz kullanılmasının bu gerçeği değiştirmediği, işlemlerin davalı bankanın güvenlik sistemlerinde alarm oluşturması gerektiği, davalı bankanın bankacılık sektöründe uygulandığının aksine olağan dışı, sahtekârlık amaçlı veya dolandırıcılık riski bulunan işlemlerin varlığına rağmen ilave bir güvenlik süreci işletmemiş olduğu, belli bir aşamada davacıyi arayarak veya başka bir yöntemle herhangi bir şüpheye mahal bırakmayacak şekilde işlemlerin davacı tarafından yapıldığını teyit etmesi gerektiği, riskli işlemlerin varlığına rağmen işlemlerin davacınin bilgisi ve rızası dahilinde olduğunu şüpheye mahal bırakmayacak şekilde doğrulamadan, hatta herhanhi bir onay süreci işletmeden gerçekleştirilmesine izin vermiş olması, bankacılık sektöründe uygulandığının aksine kredi kullanımları ve ilk defa yapılan para transferleri için uygun bir onay süreci işletmemesi nedenleriyle davalı bankanın alması gereken tüm güvenlik önlemlerini almadığı, yerleşik yargı kararları uyarınca da özen kurumu olan bankanın hesap hareketlerinde özen görevini yerine getirmesi gerektiği dikkate alınarak, dosyamızda dava konusu olan ticari hesap yönünden davacının belirlenen zararı 255.325,85 TL olduğu belirlendiğinden davanın kabulüne, 255.325,85 TL’nin 20.04.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar vermek gerekmiş aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : 1-Davanın kabulüne 255.325,85 TL’nin 20.04.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine Karar ve İlam Harcı 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 17.441,31.-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından Mahkememiz dosyasında yapılan tebligat, müzekkere ve posta gideri olarak yapılan 75,00.-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 4-Taraflarca depo edilen varsa gider avansı ile delil avansından bakiye tutarların karar kesinleştiğinde HMK m. 333 ve Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik m. 207 hükümleri uyarınca ilgilisine İADESİNE, Vekalet Ücreti 5-Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 45.000,00.- TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine, Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren .... Mahkemesine ya da buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile ....yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.. 13/05/2026

....

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/86, K. 2026/373, T. 13.05.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-86-e-2026-373-k-cbea10d1f720