İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/80 E. 2026/307 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/80
Karar No
2026/307
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/80 Esas - 2026/307 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2026/80 KARAR NO : 2026/307

.... DAVA : Marka Hakkına Tecavüzün Tespiti, Durdurulması ve Giderilmesi DAVA TARİHİ : 24/02/2026 KARAR TARİHİ : 25/06/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/06/2026 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan Marka Hakkına Tecavüzün Tespiti, Durdurulması ve Giderilmesi istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili dilekçelerinde özetle; müvekkili .......’te tescilli ... ve ....markalarının sahibi olduğunu, vekil eden adına tescilli markaların tüketiciler nezdindeki çekim gücü ve güvenilir marka algısı nedeniyle marka haklarına tecavüz eden taklit nitelikteki ürünlerin üretilip satışa sunulduğunu, davalıya ait işletmede vekil edenin marka haklarına tecavüz teşkil eden taklit nitelikteki ürünlerin satışa sunulduğu bilgisinin akabinde; davalıya ait işletmeden ... marka ve logolu ürünlerin satın alındığını, davalı tarafın satışa sunmuş olduğu ve/veya ticari amaçla elde bulundurduğu ürünlerin müvekkilinin marka haklarına tecavüz teşkil ettiğini, davalı eylemlerinin marka hakkına tecavüz fiiline karşılık geldiğini, 6769 sayılı SMK m.29 ve 149/1-A hükümleri uyarınca davalı eyleminin vekil edenin marka haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitini talep ettiklerini, bu bağlamda, dava dilekçesinde sundukları belgeler ve keşif incelemesi ve bilirkişi raporu dâhil toplanacak deliller dikkate alınarak; davalının eyleminin SMK’nın 29. Maddesi kapsamında marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespit edilmesini talep ettiklerini, SMK’nın 149. Maddesinin “1-c” hükmünde düzenlendiği üzere Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibinin tecavüz fiillerinin durdurulmasını isteme hakkına sahip olduğunu, dolayısıyla davalı tarafın marka hakkı ihlalinin durdurulmasına karar verilmesini ve SMK m.149/1-d hükmü uyarınca vekil edenin marka haklarına tecavüz teşkil eden taklit niteliğindeki ürünlere el konulmasını talep ettiklerini, bu kapsamda bilirkişi tarafından yapılacak ilk incelemede dahi davalı tarafça satışa sunulan ve ticari amaçla elde bulundurulan ürünlere el konulmasını ve davanın mahiyeti gereği davalı tarafa tebligat gönderilmeksizin davalıya ait işletmede bilirkişi eşliğinde keşif ve delil tespiti yapılmasına karar verilmesini talep ettiklerini beyan ederek; öncelikle davalarının kabulünü, davanın mahiyeti gereği davalıya tebligat gönderilmeksizin; davalıya ait “.... ticaret unvanlı ve tabelalı işletmede hukukçu marka vekili unvanına sahip bilirkişi eşliğinde keşif yapılmasını, yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesinde; vekil edenin marka haklarına tecavüz eden taklit nitelikte ürünlerin satışa sunulup sunulmadığının tespitini, satışa sunulan ve/veya ticari amaçla elde bulundurulan taklit nitelikte ürünler mevcut ise; işbu ürünlerin adedinin, fiyatının ve keşif tarihi öncesinde kaç adet satış gerçekleştiğinin tespitini, satışa ilişkin belge, fatura ve ayrıntılı ürün görsellerinin düzenlenecek olan bilirkişi raporuna eklenmesini, vekil edenin marka haklarına tecavüz teşkil eden satışa sunulan ve/veya ticari amaçla elde bulundurulan taklit nitelikteki ürünlerin muhafaza altına alınmasını, davalının eylemlerinin 6100 sayılı HMK'nın 106. maddesi ve 6769 sayılı SMK’nın, 29 ve 149/1-a uyarınca vekil edenin marka haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitini, marka haklarına yönelik ihlalin durdurulmasını, marka haklarına tecavüz teşkil eden taklit nitelikteki ürünlere el konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmasına karşın, yargılamaya katılımı olmadığı anlaşılmıştır. Davanın açılmasını müteakip yargılamaya katılımı olan tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, marka tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. GEREKÇE : Dosya uyuşmazlık konuları hakkında rapor tanzimi için bilirkişiye tevdi edilmiş ve bilirkişice keşif yapılmak suretiyle rapor tanzim edilmiştir. Davacı ve davalı arasındaki uyuşmazlık, davalı tarafından davacının marka hakkına tecavüz edilip edilmediği noktasında toplanmaktadır. DEĞERLENDİRMELER; Toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; Marka hukuku açısından tecavüzün söz konusu olabilmesi için tescilli marka ile kullanılan işaret ve tescilli markanın malları ve hizmetleri ile karşı tarafça kullanılan mallar ve hizmetler arasında aynılık, ayırt edilemeyecek derecede benzerlik veya ilişkilendirme ihtimali de dâhil olmak üzere karıştırılma ihtimali yaratacak derecede benzerliğin bulunması gereklidir. Bu nedenle taraf markalarının veya söz konusu markalardaki emtiaların benzer olmaması durumunda kural olarak marka tecavüzünden bahsetmek mümkün değildir. Bu kapsamda markalar arasında karıştırılma ihtimalinden söz edebilmek için aşağıdaki unsurların tamamının kümülatif olarak varlığı gerekir. Bu koşullardan herhangi birinin sağlanmamış olması halinde diğerlerinin varlığı hükmün uygulanması için yeterli olmayacaktır: Dava konusu markalar ile iddialara mesnet markalar arasında başvuru aşaması açısından tarihsel öncelik sonralık ilişkisinin varlığı. Dava konusu markalar ile iddialara mesnet markaların kapsamında, aynı veya benzer mal ve hizmetlerin bulunuyor olması. Dava konusu markalar ile iddialara mesnet markaların aynı veya karıştırılmaya yol açacak derecede benzer olması. Dava konusu markalar ile iddialara mesnet markalar arasında, ilişkilendirilme ihtimali de dâhil olmak üzere, halk nezdinde karıştırılma (iltibas) ihtimali bulunması. Marka hukukunda markalar arasındaki benzerlik incelenirken, Markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları Görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlik, Çağrıştırma, Bir bütün olarak markaların uyandırdığı toplu kanaat, Malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, Markayı taşıyan mal veya hizmetin değeri ve alıcının bu mal ve hizmeti almaya ayırdığı zaman kriterleri ele alınmalıdır. Yerleşik Yargıtay içtihatları ile sabit olduğu üzere; bir markanın bir başka marka ile benzer olup olmadığı müşterisi hafızasında bıraktığı imaja göre belirlenir. Bir marka, hizmet veya malın, diğer bir marka, hizmet veya malla karşılaştırılarak benzerliği tespit edilirken marka, mal veya hizmete bütünsel bir açıdan yaklaşılmalı ve müşterileri nezdinde bıraktıkları izlenim dikkate alınmalıdır. ..... sayılı kararında; “…556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 8/1-b bendi uyarınca markaların iltibas yaratıp yaratmadıklarının belirlenmesinde, markaların kapsadıkları mal ve hizmet sınıflarının alıcısı olan ortalama düzeydeki halk nezdinde karıştırılma tehlikesi bulunup bulunmadığının tespiti gereklidir. Dairemizin bu konuda yerleşik içtihatları uyarınca asıl unsurun; bunların ayırt edici ve baskın unsurları unutulmaksızın markanın bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin tümüne hâkim olan görünüş ve ayırt ediciliği vurgulayan imajda aranması gereklidir…” şeklindeki görüş ve değerlendirmelerle, iltibas ihtimalinin tespitinde, mal veya hizmetin hitap ettiği orta seviyedeki tüketicinin dikkatinin esas alınması gerektiğini ve değerlendirmenin markanın bıraktığı toplu intiba dikkate alınarak yapılması gerektiğini, bu değerlendirmede esaslı unsurun özellikle dikkate alınması gerektiğini vurgulamıştır. İltibas bulunduğunun kabulü için, sonraki işaretin önceki marka ile bağlantı kurulmasına ve düşünsel olarak markayı çağrıştırmasına elverişli olması gerekir. Tam bu hususta değinilmesi gereken önemli nokta ise Türk Hukukunda karıştırılma ihtimalinin varlığının 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 6/1 maddesi uyarınca “halk” nezdinde olmasıdır. Bir markanın diğer marka ile karıştırılma ya da iki marka arasında ilişki bulunduğu ihtimali, malın hitap ettiği uzman ya da satıcı nezdinde değil, halk nezdinde araştırılmalıdır. Marka hakkına tecavüz ve iltibas hakkında verilen bu genel izahat ışığında somut olay kapsamında aşağıdaki değerlendirmeler yapılabilir. Davacı vekilinin sunduğu “...” marka 1 adet sweat ile davalı mağazasında tespit edilen “...” marka 6 adet sweat üzerinde yer alan markalar ile davacı .... ŞTİ. adına.... sayı ile tescilli “ ...” markası arasında aynılık veya ayırt edilemeyecek derecede benzerlik olduğu, tüketicilerin aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer markalar karşısında iltibas yaşamasının kaçınılmaz olduğu, davacı adına .... sayı ile tescilli markanın eşya listesinde bilirkişi tarafından incelenen “sweat" malı ile aynı veya aynı tür malların yer aldığı ve "..." markalı orijinal ürünler ile bilirkişi tarafından incelenen ürünler arasında ürünlerin karşılaştırılması bölümünde ayrıntılarıyla açıklanan farklılıkların bulunduğu, bu sebeple davacı vekilinin sunduğu “...” marka 1 adet sweat ile davalı mağazasında tespit edilen “...” marka 6 adet sweatin orijinal ürün olmadığının tespit edildiği, Tüm bu hususlar birlikte dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde: davacı vekilinin sunduğu “...” marka 1 adet sweat ile davalı mağazasında tespit edilen “...” marka 6 adet sweat üzerinde kullanılan markaların davacı .... ŞTİ. adına .... sayı ile tescilli “...” markasından doğan hakları ihlal ettiği, Tespite konu .... adresinde yer alan işletmede yapılan incelemede: işletmenin: iş yerinden temin edilen satış fişine göre davalı “...” adına kayıtlı “...” tabelasıyla faaliyet yürüten giyim mağazası olduğu tespit edilmiştir. Tespit işlemi esnasında mağazada bulunanlar iş yerinin ... adına kayıtlı olduğunu belirtmiştir. Diğer taraftan iş yerinde farklı marka ve çeşitteki ürünlerin yanı sıra uyuşmazlık konusu “...” marka 6 adet sweatin de olduğu, Davacı vekilinin sunduğu “...” marka 1 adet sweat ile davalı mağazasında tespit edilen “...” marka 6 adet sweat üzerinde yer alan markalar ile davacı ..... adına ... sayı ile tescilli "..." markası arasında aynılık veya ayırt edilemeyecek derecede benzerlik olduğu, tüketicilerin aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer markalar karşısında iltibas yaşamasının kaçınılmaz olduğu, davacı adına ... sayı ile tescilli markanın eşya listesinde bilirkişi tarafından incelenen “sweat" malı ile aynı veya aynı tür malların yer aldığı ve "..." markalı orijinal ürünler ile bilirkişi tarafından incelenen ürünler arasında ürünlerin karşılaştırılması bölümünde ayrıntılarıyla açıklanan farklılıkların bulunduğu, bu sebeple davacı vekilinin sunduğu “...” marka 1 adet sweat ile davalı mağazasında tespit edilen “...” marka 6 adet sweatin orijinal ürün olmadığı, Tüm bu hususlar birlikte dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde: davacı vekilinin sunduğu “...” marka 1 adet sweat ile davalı mağazasında tespit edilen “...” marka 6 adet sweat üzerinde kullanılan markaların davacı ... markasından doğan hakları ihlal ettiği sonuç ve kanaatlerine varılmış, davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Davanın Kabulüne, Tecavüzün tespitine, tecavüzün men'ine ve kaldırılmasına, Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Davacının kendisini vekil ile temsil ettirmesi sebebiyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 55.000,00.-TL maktu ücreti vekâletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacının yapmış olduğu ve aşağıda dökümü yazılı 9.673,00.-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalının yapmış olduğu bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... Adliye Mahkemesi'ne İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.25.06.2026

Kâtip Hâkim .... ✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır MASRAF DÖKÜMÜ İlk Masraf : 1.568,00.-TL Gider Avansı : 8.105,00.-TL TOPLAM : 9.673,00.-TL

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/80, K. 2026/307, T. 25.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-80-e-2026-307-k-f46c1b7db1bd