İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/795 E. 2026/809 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/795
Karar No
2026/809
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/795 Esas KARAR NO : 2026/809

DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/12/2025 KARAR TARİHİ : 29/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin jeneratör satışı, servisi, bakımı ve onarımı alanında faaliyet gösterdiğini, davalı şirket ile aralarında kurulan eser sözleşmesi kapsamında davalıya ait jeneratörlerin alternatör tamiri, devirdaim tamiri, motor revizyonu, yakıt pompası değişimi ile genel servis ve işçilik hizmetlerini eksiksiz yerine getirdiğini, ifa edilen hizmet karşılığında 08/09/2025 tarihli ... numaralı KDV dahil 612.000,00 TL bedelli e-fatura düzenlenerek davalıya tebliğ edildiğini, hizmetin yerine getirildiğinin davalı çalışanınca imzalı ... form numaralı servis kayıt formu ile şase ve seri numaralarını gösterir fotoğraf ve video kayıtları ile sabit olduğunu, alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhine Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibinin davalının haksız itirazı üzerine durduğunu, davalının Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından verilen Ticari ve İktisadi Bütünlük (TİB) kararına dayanan itirazının hukuka aykırı olduğunu, 5411 sayılı Kanun'un 134/5. maddesindeki muafiyetlerin icra takibi başlatılmasına veya itirazın iptali davası açılmasına engel teşkil etmeyeceğini ve şirketin tüzel kişiliği ile borç sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağını, alacağın likit olduğunu ileri sürerek; davalının Küçükçekmece ... Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı dosyasına vaki haksız itirazının iptali ile takibin aynı dosya üzerinden devamına, asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa tahmil edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davacı tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığını, taraflar arasında hizmet ilişkisini veya şartlarını ortaya koyan geçerli bir sözleşmenin ya da hesap mutabakat metninin ibraz edilmediğini, davacının tek taraflı ve keyfi olarak düzenlediği faturaların alacağın varlığına veya hizmetin ifa edildiğine delil teşkil edemeyeceğini, hizmet ifasını ve fatura içeriğindeki malzemelerin teslimini ispat yükünün davacı tarafta olduğunu, takibe konu fatura üzerindeki kaşe ve imzanın kim tarafından atıldığının belirli olmadığını ve faturanın kabul edilmediğini, davacı tarafından icra takibinden önce müvekkili şirketin temerrüde düşürülmediğini, bu nedenle takip öncesi işleyen faiz talebinin haksız olduğunu, alacağın miktarının belirlenmesi için bilirkişi incelemesine ihtiyaç duyulduğunu, gerçek miktarı belirli ve sabit olmayan alacağın likit sayılamayacağını ve bu yönüyle icra inkar tazminatı şartlarının oluşmadığını, davacının gerçekte var olmayan borçları tahsil etmeye çalışarak haksız kazanç elde etmeyi amaçladığını beyan ederek; yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, haksız ve kötü niyetli takip nedeniyle davacı aleyhine takip tutarının %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa tahmil edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce, Küçükçekmece ...Müdürlüğü'nün 2025/... E. sayılı dosyası dosyamız arasına alınarak tetkik edilmiş, tarafların bağlı bulundukları Vergi Dairesine müzekkere yazılarak BA-BS formları ve karşılaştırmalı alış satış analiz tablolarının bir örneği celp edilmiş, deliller toplanmış, mali müşavir bilirkişi marifeti ile inceleme yapılmasına karar verilmiş, bilirkişi raporu alınmıştır. Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Tüm dosya kapsamı, yapılan yargılama ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; dosya kapsamında tanzim olunan 23/07/2026 tarihli bilirkişi raporundaki tespitlere göre; incelemeye konu taraf defterlerinin usulüne uygun şekilde tutulduğu ve sahibi lehine delil olma vasfını taşıdığı, yapılan incelemeye göre davacı tarafça davalı tarafa 20/08/2025 tarihinde jeneratör bakım servis hizmeti sunulduğu, bu hizmet karşılığında 08/09/2025 tarihli ve ... numaralı 612.000,00 TL bedelli faturanın düzenlendiği, ancak faturanın 213 sayılı VUK'un 231. maddesinde öngörülen yasal sürede düzenlenmediği, dava uyuşmazlık konusu faturanın karşılaştırmalı alış satış analizlerinden taraf kayıtlarının uyumlu olduğu, davacı taraf defter ve kayıtlarında “08/09/2025-...- 263 yevmiye fiş ile 612.000,00TL satış kaydı" yer aldığı, ayrıca davalı tarafça aynı tutarda satış faturası düzenlediği, alış satış kayıtlarında taraf kayıtları uyumlu olduğu, iade/alış faturasının davacı kayıtlarında “08/09/2025-...- 264 yevmiye fiş ile 612.000,00 TL alış faturası kaydı" yer aldığı, uyuşmazlık konusu faturaya karşılık, yasal süresi içerisinde iade faturası düzenlendiği, sözü edilen iade faturasının davacı kayıtlarına işlendiği, davacı kayıtlarına göre davalı şirketin borç bakiyesinin 63.624,00 TL olduğu, davalı tarafça 24.09.2025 tarihinde bankadan yapıldığı anlaşılan 63.624,00 TL tutarlı havalenin davacı taraf kayıtlarında yer almadığı, havale kaydı sonrası bakiye alacağın mevcut olmayacağı görüş ve kanaatine yer verildiği görülmüş, sözü edilen raporun hüküm vermeye elverişli olduğu anlaşılmış, incelenen taraf defter ve kayıtları ile sunulan delillere göre davalının davacı yana, dava ve takip konusu fatura nedeni ile borçlu olmadığı, davacı defter ve kayıtlarında yer alan davalı borç bakiyesinin takip tarihinden önce ödendiği hususunun davalı tarafça ispat olunduğu, buna karşılık davacının dosya kapsamına göre takip ve dava dilekçesindeki alacak iddiasını kanıtlayamadığı sonucuna varıldığından, davanın reddine karar verilmiş, davacının davalı aleyhine takip başlatmakta kötüniyetli olduğu ispat olunamadığından bu yöndeki davalı taleplerinin ise reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenler ile ; 1-Davanın REDDİNE, 2- Yasal şartları bulunmadığından davalı yanın kötiniyet tazminatına yönelik talebinin REDDİNE, 3-Davacı tarafça peşin olarak yatırılan 7.297,68 TL harçtan, alınması gerekli 732,00 TL karar ve ilam harcının mahsubu sonucu kalan 6.565,68- TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Arabuluculuk Kanunu m.18/A-(13) uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00-TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 6-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dair verilen karar; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, taraflardan herhangi birisinin mahkememize başvurusu üzerine gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içerisinde, mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başkaca denk bir mahkemeye verilecek dilekçe ile, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup, usulen anlatıldı. 29/09/2026

Katip ... e-imza

Hakim .. e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/795, K. 2026/809, T. 29.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-795-e-2026-809-k-02c482a05647