İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/743 E. 2026/783 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/743
- Karar No
- 2026/783
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/743 Esas KARAR NO : 2026/783
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/11/2025 KARAR TARİHİ : 25/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında gerçekleşen ticari ilişki kapsamında 27/01/2025 tarihli ve 120.151,49 TL bedelli faturanın düzenlendiğini, davalı tarafından borcun ödenmemesi üzerine ... İcra Dairesi 2025/... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının ödeme emrine, borca ve ferilerine haksız şekilde itiraz etmesi neticesinde takibin durduğunu, dava şartı olan arabuluculuk sürecinin 2025/... numaralı dosya ile yürütüldüğünü ve anlaşmazlıkla sonuçlandığını, 27.01.2025 tarihli e-faturaya davalı tarafından yasal süresi içerisinde itiraz edilmeyerek içeriğinin kabul edilmiş sayıldığını, davalının icra dosyasına sunduğu itiraz dilekçesinde malın teslim edildiğini ikrar ettiğini, borcun varlığının sabit olduğunu, yargılama sürecinde davalının mal kaçırma ihtimali bulunduğunu belirterek öncelikle ihtiyati haciz kararı verilmesini, davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamını, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davaya cevap dilekçesi sunmamıştır. İkitelli vergi dairesi ,... Vergi Dairesi ,... Ticaret Sicil Müdürlüğü ve İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkerelere cevap verildiği anlaşıldı. ... İcra Müdürülüğü 2025/... E. Sayılı takip dosyası Uyap sistemi üzerinde celp edilerek incelenmiştir.Takip dosyasının incelenmesinde ; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında 27.01.2025 tarih ve ... Nolu fatura ile ilişkin 05/08/2025 tarihinde takip başlatıldığı , ödeme emrinin borçluya 17/08/2025 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu tarafından takibe ve borca 15/08/2025 tarihinde itiraz edildiği , takibin icra müdürlüğünün 20/08/2025 tarihli tensip zaptı ile durdurulduğu anlaşılmıştır. İtirazın iptali istemli davanın 25/11/2025 tarihinde 1 yıllık süre içerisinde açılmış olduğu tespit edilmiştir. Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 12/05/2026 Tarihli bilirkişi raporunda özetle; raporunda; Dosya kapsamı incelenerek davacı ... Ve Ticaret Anonim Şirketi ile davalı şirket arasında ticari ilişki bulunduğu ve uyuşmazlığın ticari iş kaynaklı bir adet satış faturasından doğduğu, davacı şirketin 2025 yılı yevmiye, kebir ve envanter defterlerinin açılış tasdiklerinin yasal süresinde yaptırıldığı, yevmiye defterinin kapanış tasdikinin usulüne uygun tamamlandığı, bu itibarla davacı defterlerinin sahibi lehine delil olma vasfını taşıdığı, davacı kayıtlarında davalı tarafın 120 alıcılar hesabında takip edildiği, hesabın borç bakiyesi verdiği, 2025 döneminde tek bir muhasebe işlemi bulunduğu, 27.01.2025 tarihi itibarıyla 120.151,49 TL tutarında borç bakiyesi olduğu, yıl sonu kapanış bakiyesinin de 120.151,49 TL olarak belirlendiği, davacının davalıdan alacaklı olduğu, vergi dairesinden alınan karşıt inceleme raporlarının uyumlu olduğu, davacının 27.01.2025 tarihli ... numaralı ticari satış e-faturası nedeniyle davalıdan 120.151,49 TL tutarında alacaklı olduğu, alacağın kabulü halinde 27.01.2025 fatura tarihinden 05/08/2025 takip tarihine kadar hesaplanan yasal faiz tutarının 15.010,71 TL olduğu, aynı dönem için avans faizi oranına göre hesaplanan tutarın ise 28.334,35 TL olduğu kanaatine varıldığı tespit edilmiştir. Davalı tarafça, verilen kesin süre içerisinde uyuşmazlık dönemine ilişkin ticari defter ve kayıtları Mahkememize sunulmamış, defter ve kayıtların nerede olduklarına dair beyanda bulunulmamıştır. İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, davacı şirket tarafından davalı şirket aleyhine fatura alacağına ilişkin olarak yapılan icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. İİK'nun 67. maddesinde "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." hükmüne yer verilmiştir. İcra ve İflas Kanunu'un 67/2.maddesinde "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." hükmüne yer verilmiştir. 6102 sayılı TTK'nin 21/2 md. "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü yer almaktadır. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek kullanan kimse, bu faturanın ticari defterlerine kaydı gereken bir belge olduğunu, mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır. Ticari defterlerine kayıt etmemiş olsa bile kesin delil sayılan ticari defterlerinde kayıtlı olması gereken bir belge olduğu için ticari defterleri de aleyhine kesin delil olacağından, fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. Davalının ticari defterleri incelenmemiş olsa bile ticari defterlerine kayıt edilmiş sayılan belge olduğu ispatlandığı takdirde artık mal veya hizmet alınmadığını ispat yükü faturayı kabul ederek kullanmış olan taraftadır.(Y.15. HD'nin 2016/944-3009 E-K s. ilamı). Tüm dosya kapsamı ve 12/05/2026 tarihili bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; davacı şirket tarafından faturadan kaynaklı alacağın tahsili için davalı şirket aleyhine icra takibi başlatıldığı ancak davalı tarafça borca itiraz edildiği, itirazın iptali istemi ile davacı alacaklı tarafından iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Salt fatura düzenlenmesi, adına fatura düzenlenen kişiyi borçlu kılmaz.Faturayı alan kişi 8 gün içinde faturaya itiraz etmezse, faturanın dayandığı temel borç ilişkisinin bulunmadığının faturayı alan kişi tarafından ispat edilmesi gerekir. Ancak, faturayı alan kişi, öngörülen süre içinde faturaya ve bununla birlikte temel borç ilişkisine de itiraz ederse, genel hükümler çerçevesinde ispat yükü faturayı düzenleyen tacire ait olacaktır.Tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticari defterlerine kaydedilmesi durumunda, alıcı ile satıcı arasındaki akdi ilişkinin var olduğu kabul edilebilir. Bu bağlamda, dosyanın incelenmesinde davalı vekili tarafından davacı tarafa borcu bulunmadığı yönünde itirazlarının mevcut olduğu, mahkememiz tarafından yargılama sırasında alınan hükme dayanak teşkil etmeye elverişli bilirkişi raporunda; davacının 2025 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliği bulunduğu, davacının ticari defterlerine göre; takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 120.151,49 TL alacağının bulunduğu, davalı yanın dosyaya mübrez karşılaştırmalı alış-satış analiz raporları üzerinde yapılan incelemede davacı yanın takip dayanağı yapmış olduğu faturanın davalı yanın formunda bildirilmiş olduğu, davacı alacaklı yanın takibe dayanak faturalarının davalı analiz raporları ile uyum olduğu hususlarının tespit edildiği, davalının ticari defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK'nın 222/3. maddeye göre lehine delil oluşturduğu anlaşılmakla, davalının artık fatura konusu malları teslim almış olduğunun kabulü gerektiği, fatura konusu malların davalıya tesliminin kanıtlandığı, faturadaki bedelin ödendiği hususunda ispat yükü üzerinde olan davalının fatura bedelinin ödendiğini ileri sürmediği gibi bu yönde delil de sunmadığı ve bu nedenle borcu ödediğini ispatlayamadığı, denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu dikkate alınarak davacının ticari defter kayıtları ve karşılaştırmalı alış-satış analiz raporları ile taraflar arasındaki ticari ilişkinin ve alacağın varlığının ispatlandığı, davalının tespit edilen bu alacak yönüyle bir ödeme iddiası ve ispatı veya alacağın istenebilir olmadığına dair bir yeterli delilin olmadığından, tespit edilen miktar yönüyle icra takibine itiraz ve savunmalarının yerinde olmadığı değerlendirilerek, davacı tarafça açılan davanın kabulüne karar verilmiştir. Ayrıca, davacı tarafça icra inkar tazminatı talep edilmiş olmakla, davalı tarafın kabul edilen miktar yönüyle itirazında haksız bulunduğu, dava ve takip konusu alacağın fatura alacağı olduğu, likit ve belirlenebilir olduğu anlaşılmakla, kabul edilen miktar olan 120.151,49 TL asıl alacağın % 20 oranında 24.030,29 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM; Yukarıda açıklanan nedenler ile ; 1-Davacı tarafından açılan davanın KABULÜ ile; ... İcra Dairesi'nin 2025/... Esas sayılı dosyasında takibe yapılan itirazın 120.151,49-TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren %49,25 ve değişen oranlarda avans faizi uygulanması suretiyle aynı koşullar altında DEVAMINA, 2-Kabul edilen asıl alacağın likit ve belirlenebilir olduğu görülmekle 24.030,29-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 3- Alınması gereken 8.207,54- TL harçtan peşin olarak alınan 1.451,13 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.756,41-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 17.530,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Arabuluculuk Kanunu m.18/A-(13) uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00-TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 6- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürülükte bulunan A.A.Ü.T.'nin 13/2 maddesi gereğince takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yatırılan 1.451,13-TL peşin harç ile 615,40 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 2.066,53-TL harç masrafının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 8- Karar kesinleştiğinde, arta kalan gider avansı bulunması halinde ayrı bir karar yazmaya gerek olmaksızın, HMK.'nın 333. maddesi ve gider avansı tarifesine göre, ilgililerine re'sen iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne, davalının yokluğunda verilen gerekçeli kararın taraflardan birinin talebi halinde taraflara tebliğinden itibaren iki (2) hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/09/2026 Katip ... e-imza
Hakim ... e-imza