İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/74 E. 2026/109 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/74
- Karar No
- 2026/109
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/74 Esas KARAR NO : 2026/109
DAVA : Ticari Nitelikteki Banka Garanti Sözleşmesinden Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ : 05/12/2025 KARAR TARİHİ : 02/02/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILMA TARİHİ : 02/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Nitelikteki Banka Garanti Sözleşmesinden Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı banka ... A.Ş ile ... SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. arasında 15.06.2023 tarihli 20.000.000,00.-TL bedelli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, bu genel kredi sözleşmelerine istinaden krediler kullandırıldığını, işbu sözleşme uyarınca müflis şirkete muhtelif tarihlerde kredi kartı/ krediler kullandırdığını, dava dışı ... A.Ş. tarafından, müflis şirketten olan alacağın tahsili için 05.07.2024 tarihinde Bakırköy ... İflas Dairesi ... İflas sayılı dosyaya alacak kaydı için başvuru yapıldığını, alacağını müvekkiline temlik eden bankanın alacağı, dosyaya 10 Kayıt numarası ile kaydedildiğini, ... Ambalaj’ın ve kefi ...'ın ilgili genel kredi sözleşmeleri kapsamında kullandığı kredileri ödeme yükümlülüğümü yerine getirmemesi üzerine dava dışı banka tarafından, Beşiktaş .... Noterliği 31.10.2024 tarihli ... yevmiye numaralı Hesap Kat İhtarnamesi keşide edilmiş, müflis .... Ambalaj'a ve kefil ...'a muaccel borçların ödenmesi ihtar edilerek hesaplar kat edildiğini, borçluların kat ihtarının tebliğ edilmesinden sonra borçlarını ödememesi üzerine, dava dışı ... A.Ş. Kefil ... aleyhinde İstanbul Banka Alacakları İcra Dairesi ... E. Sayılı takibiyle takip başlatıldığını, müvekkili şirket, dava dışı banka ... A.Ş' den söz konusu icra takibini ve müflis şirketin diğer risklerini, ekli e-imzalı temlik sözleşmeleri ile temlik aldığını, müvekkili şirket tarafından 18.08.2025, Bakırköy .... İflas Dairesi ... İflas sayılı dosyaya temlik bilgisi sunulduğunu, iflas dairesi tarafından dava dışı ... A.Ş.'ye muhtıra yazılarak müvekkili şirkete temlik edilen kredilerin detaylarının bildirilmesi istendiğini, ... A.Ş. tarafından 28.08.2025 ve 04.09.2025 tarihinde verilen muhtıra cevaplarında temlik edilen kredilerin detayları bildirildiğini, ,lgili krediler, ..., ..., ... ..., ..., ..., ... ve ... referans numaralı alacaklar olup işbu alacaklar, ... A.Ş.'nin İflas Dairesine 05.07.2024 tarihinde sunduğu alacak kayıt dilekçesinde yer aldığını, akabinde, iflas dairesi tarafından 08.10.2025 tarihinde taraflarına muhtıra çıkarılmış ve alacak miktarının bildirilmesi istendiğini, 14.10.2025 tarihinde, müvekkili şirketin müflis şirketten Beşiktaş .... Noterliği 31.10.2024 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesinden doğan alacağı olan 1.263.477,31 TL bildirilmiş ve iflas masasına kaydı talep edildiğini, işbu alacaklar, ... A.Ş.'nin İflas Dairesine 05.07.2024 tarihinde sunduğu alacak kayıt dilekçesinde yer aldığını, iflas dairesi tarafından düzenlenen 12.11.2025 tarihli Sıra Cetvelinde, müvekkili şirkete yer verilmemiş olmakla birlikte, ...' A.Ş.'nin alacak kayıt dilekçesinde belirtilen müvekkili şirkete temlik ettiği alacaklar, alacağa ilişkin belge sunulmamış olması nedeniyle reddedildiğini beyanla davanın kabulü ile müvekkilinin alacağının tamamının sıra cetveline kaydına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Gönderme kararını veren Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. ... K. sayılı ilamında; "30/11/2021 gün ve 31675 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Hâkimler ve Savcılar Kurulu 1. Dairesi'nin 25/11/2021 gün ve 1232 sayılı kararı ile finans dava ve işlerine bakmak üzere ihtisas mahkemelerinin belirlenmesine karar verilmiş olup Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı yargı çevresinde ihtisas mahkemesi olarak 6. Asliye Ticaret Mahkemesi gösterildiği" gerekçesiyle dosyanın gönderilmesine dair hüküm kurulmuştur. 28.02.2018 tarihinde kabul edilerek, 15.03.2018 tarihli Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren “İcra ve İflas Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun “ nun 46. maddesinde , 2004 sayılı Kanuna , geçici 14.maddenin eklendiği belirtilmiş, geçici 14. maddede ise,”Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte görülmekte olan iflasın ertelenmesi konkordato talepleri hakkında talep tarihinde yürürlükte bulunan hükümlerin uygulanmasına devam olunur. Hakimler ve Savcılar Kurulu, 26.09.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 5 inci maddesinin beşinci fıkrasındaki belirleme yetkisi kapsamında, İflas ve konkordato konusunda uzman asliye ticaret mahkemesini, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki hafta içinde belirler “, düzenlemesine yer verilmiştir. Aynı yasanın 66/b bendindeki düzenlemeden söz konusu hükümlerin yayım tarihinde yürürlüğe girdiği anlaşılmıştır. Yasal düzenleme kapsamında Hakimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin 03.04.2018 tarihli, 538 nolu kararı ile, 28.02.2018 tarihli ve 7101 sayılı İcra ve İflas Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 46. maddesi ile 2004 sayılı İcra ve İflas Kanuna eklenen geçici 14. madde uyarınca, “1) İflas yoluyla adi takipten doğan ;a) İflas davası (İcra ve İflas Kanunu 156.Madde), b)İtirazın kaldırılması ve İflas davası (İcra ve İflas Kanunu 156. Madde), 2) Kambiyo senetlerine mahsus iflas yolu ile takipten doğan; a)İflas davası (İcra ve İflas Kanunu 173. madde), b) İtirazın kaldırılması ve İflas davası (İcra ve İflas Kanunu 174.Madde) 3) Doğrudan doğruya; a) Alacaklı tarafından talep edilen iflas davaları (İcra ve İflas Kanunu 177.Madde) b)Borçlu tarafından talep edilen İflas davaları (İcra ve İflas Kanunu 178. madde),c)Sermaye şirketleri ile kooperatiflerin iflas davaları (İcra ve İflas Kanunu 179. Madde), 4) İflas tasfiyesinde düzenlenen sıra cetveline yönelik davalar (İflas tarihinden önce açılıp yargılama sırasında kayıt kabul davasına dönüşen alacak davaları hariç olmak üzere kayıt kabul ve kayıt terkin davaları) (İcra ve İflas Kanunu 235. Madde), 5) Takasa itiraz davaları (İcra ve İflas Kanunu 201. Madde), 6) İflasın kaldırılması talepleri (İcra İflas Kanunu 182.Madde), 7) İflasın kapanması talepleri (İcra ve İflas Kanunu 254.Madde), 8) İtibarın yerine gelmesi talebi (İcra ve İflas Kanunu 313 ve 314. maddeleri) 9) Adi konkordatodan kaynaklanan talepler (İcra ve İflas Kanunu 285 İle 308/ h Maddeleri )10)İflastan sonra konkordatodan kaynaklanan talepler (İcra ve İflas Kanunu 309.Madde),11) Malvarlığının terki suretiyle konkordatodan kaynaklanan talepler (İcra ve İflas Kanunu 309/a ila 309/1 maddeleri), 12) Sermaye şirketleri ve kooperatifin uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırılması talepleri (İcra ve İflas Kanunu 309/ m ila 309/ ü Maddeleri) hususlardan kaynaklanan davalara; 1-Üç ve daha az asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 1 numaralı asliye ticaret mahkemesinin,2-Üçten fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde ise 1,2 ve 3 numaralı asliye ticaret mahkemelerinin ihtisas mahkemesi olarak belirlenmesine, 7101 sayılı Kanunun 46. maddesiyle 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa eklenen geçici 14.maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu kapsamda görülmekte olan davalar bakımından İflasın ertelenmesi ve konkordato talepleri hakkında talep tarihinde yürürlükte bulunan hükümlerin uygulanmasına, mahkemelerin derdest dava dosyalarının bu karara dayanarak anılan mahkemeye göndermeyeceğine, iş bu kararın Resmi Gazete’de yayımlandığı tarihten itibaren açılacak davaların ise anılan mahkemelere tevzi edilmesine karar verildi “ şeklinde karar alınmıştır. Konuya ilişkin değerlendirme yapan İstanbul BAM 17. HD. 2019/2106 E.-2019/1721 K.sayılı ilamı ile bir kısım Yargıtay daire uygulamalarına uygun olarak iflas-konkordatodan kaynaklanan davalara bakan asliye ticaret mahkemesi ile iflas-konkordatodan kaynaklanan davalara bakmayan asliye ticaret mahkemeleri arasında verilen "gönderme kararının" usul hukuku tekniği anlamında "görevsizlik kararı" niteliğinde olduğu yönündeki uygulamayı benimsemiştir. Kaldı ki "gönderme kararı" hukukumuzda, 6762 sayılı TTK döneminde iş bölümü itirazı üzerine ve yasal koşulların oluşması durumunda verildiği takdirde ancak bağlayıcılığı olan bir karardır. (Mustafa AKIN, Hiç Veya Süresinde İlk İtiraz Olmadığı Halde TTK Uyarınca Verilen Gönderme Kararlarının Bağlayıcılığı, Terazi Hukuk Dergisi, Ankara, Temmuz, 2009) Bu nedenle bu noktada nitelik olarak bir gönderme kararı olabilmesi de söz konusu değildir. O halde Yargıtay ve BAM'ın uygulamaları karşısında İstanbul 21.Asliye Ticaret Mahkemesi kararının usul hukuku tekniği anlamında "Görderme Kararı" değil bir "Görevsizlik Kararı" niteliğinde olduğu mevcut açıklamalar ile sabittir. Mevcut uygulamaya direnme dahi mümkün olmadığından yargısal uygulamaların gereğinin yerine getirilmesi usulen zorunludur. Buna göre adı geçen görevsizlik kararı sonrası dosyasının mahkememize usule uygun intikal edip etmediği öncelikle irdelenmelidir. HMK.m.20 uyarınca görevsizlik kararının kesinleşmesi üzerine ve yapılan talep sonrası dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi gerekir. Elbette dosyaya yeni bakacak mahkemenin görevinin başlayabilmesi önceki görevsizlik kararının şeklen kesinleşmesi gerekir. Yargıtay Hukuk Genel Kurul kararlarında da belirtildiği üzere, kararı kesinleştiren tebligat bilgilendirici ve belgelendirici olup her aşamada ve re'sen ele alınması gereken veya en azından görevli mahkemece değerlendirmesi gereken usuli meseledir. O halde halihazırda bir görevsizlik kararı olduğu anlaşılmakla Yargıtay uygulaması da dikkate alınarak değerlendirme yapılmalıdır. "Bilindiği üzere, görevsizlik kararı veren mahkeme bu kararında dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesine karar vermekle yetinir. Dava dosyasını kendiliğinden (re’sen) görevli mahkemeye gönderemez. Dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi ve davaya görevli mahkemede devam edilebilmesi için görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde taraflardan birinin kararı veren mahkemeye başvurarak dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerekir (HMK’nun 20. maddesi). İki haftalık süre hak düşürücü nitelikte olup, mahkemece re’sen gözetilir. (....)Bilindiği üzere, mahkemelerin görevi kamu düzenine ilişkin ve aynı zamanda dava şartı olması nedeniyle bir dava açıldığında mahkeme, görevli olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden (resen) inceler ve görevsiz olduğu kanısına varırsa, tarafların ileri sürüp sürmediğine bakmaksızın görevsizlik kararı verir. Mahkemelerce görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi üzerine yapılacak işlemler ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 20. maddesinde düzenlenmiş ve anılan maddede;"(1) Görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi hâlinde, taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerekir. Aksi takdirde, bu mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilir. (2) Dosya kendisine gönderilen mahkeme, kendiliğinden taraflara davetiye gönderir." hükmüne yer verilmiştir. Bu hükümdeki açık düzenleme uyarınca somut olayda olduğu üzere görevsizlik kararı veren mahkeme, görevsizlik kararında dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesine karar vermekle yetinir; dava dosyasını kendiliğinden görevli mahkemeye gönderemez. Dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilebilmesi ve o mahkemede davaya devam edilebilmesi için taraflardan birinin, iki hafta içerisinde görevsizlik kararı veren mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerekir. Ancak, görevsizlik kararından sonra görevli mahkemede davaya devam edilebilmesi için öncelikle görevsizlik kararının kesinleşmesi gerektiği açıktır. Nitekim, HMK'nın 20/1. maddesinde iki haftalık başvuru süresinin görevsizlik kararı verildiği anda kesin ise bu kararın tebliği tarihinden, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren başlayacağı hüküm altına alınmıştır. (..)Bu durumda ortada usulüne uygun şekilde kesinleşmiş bir görevsizlik kararının varlığından söz etme olanağı bulunmamaktadır. Görevsizlik kararı kesinleşmediğinden görevli mahkemede davaya devam edilmesi de mümkün değildir. O halde; öncelikle görevsizlik kararının davalıya usulüne uygun şekilde tebliğ edilerek kesinleşmesinin sağlaması için dosyanın görevsizlik kararını veren mahkemeye iadesi ile kararın anılan mahkemece kesinleştirilmesi gerekmektedir. "(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı 2017/1-1237E. 2019/453 K.sayılı ilamı)" Oysaki henüz görevsizlik kararı niteliğindeki Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi ... esas ve ... karar sayılı ilamın tebliği dahi yapılmamıştır. Hal böyle olunca yukarıda atıf yapılan Yargıtay HGK ilamında da belirtilmiş olduğu üzere Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi ... esas ve ... karar sayılı ilamı görevsizlik kararı niteliğinde olduğundan dolayı öncelikle taraflara tebliğ olunması için dosyanın Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Bakırköy .. Asliye Ticaret Mahkemesi ... esas ve ... karar sayılı ilamı görevsizlik kararı niteliğinde olduğundan dolayı öncelikle taraflara tebliğ olunması için dosyanın Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesine İADESİNE, Mahkememiz esas defterindeki ilgili hanenin bu suretle KAPATILMASINA, Karardan bir suretin taraflara TEBLİĞİNE, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda kararın niteliği gereği kesin olarak karar verildi.26/12/2022 Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır