İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/59 E. 2026/56 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/59
Karar No
2026/56
Karar Tarihi

T.C. T.C. KAYSERİ

TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2026/59 KARAR NO : 2026/56

BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...

DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... - DAVALI : ... - DAVA : Tasfiye Memurunun Azli-Yeni Tasfiye Memuru Atanması DAVA TARİHİ : 20/01/2026 KARAR TARİHİ : 20/01/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 21/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tasfiye Memurunun Azli ve Yerine Yeni Tasfiye Memuru Atanması davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu madde 45 ve S.S. Yuvalı Sulama Kooperatifi Ana Sözleşmesi'nin 78/f fıkrası hükmü ve Kooperatifler Kanunu 81/6. Maddesi gereğince, en son 2021 yılı olağan genel kurulunun 2022 yılı Haziran ayı sonuna kadar yapılması gerektiği halde, 2015 yılından 2022 yılına kadar yıllık olağan genel kurulunu yapmadıklarının kurum kayıtlarından anlaşılması üzerine Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/874 Esas sayılı dosyası üzerinden açmış oldukları kooperatifin dağıldığının tespiti ile fesih ve tasfiyesine karar verildiğini ve son yönetim kurulu üyeleri olan Derviş Işık, Atilla Türkaslan ve Ali Ulaş'ın tasfiye memuru olarak atanlarına karar verildiğini, ancak atanmış olan tasfiye memurlarının bugüne kadar görevlerini yerine getirmediklerini, bu nedenle Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nden tasfiye memurlarının değiştirilmesinin talep edildiğini, ancak bu talebin yeni bir dava yoluyla talep edilebileceğinin bildirilmesi üzerine işbu davayı açma zaruretlerinin hasıl olduğunu beyan ederek ...'nin tasfiyesi için yeni tasfiye memurları atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, tasfiye memuru değişikliği istemine ilişkindir. Davacı tarafça, davalı münfesih ...'nin tasfiyesi için yeni tasfiye memurları atanması talep edilmiş olup, her ne kadar eldeki davada, ...'ne karşı dava açılmış ise de, tasfiye memurunun değişikliğine ilişkin davada kural olarak azli istenen tasfiye memurlarına karşı dava açılması gerekmektedir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2007/8522 E. - 2008/11841 K. Sayılı ilamı, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nin 2019/779 E. - 2019/565 K. Sayılı ilamı ve Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2024/2180 E. - 2024/2535 K. Sayılı ilamı da aynı yöndedir.) Öte yandan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 30. maddesi “Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür.” hükmünü haiz olup anılan hükümle amaçlanan; yargılamanın makul sürede tamamlanmasını sağlamaktır. Bu amaç; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 6. maddesi ile düzenleme altına alınan adil yargılanma hakkının en önemli unsurlarından olan “yargılamanın makul bir süre içinde” bitirilmesi ilkesine dayanmaktadır. Bu bağlamda, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), sözleşmenin tarafı devletlerin hukukî sistemlerini, AİHS şartlarına uyacak şekilde düzenlemekle görevli olduğunu belirtmiştir (AİHM, Zimmerman ve Steiner-İsviçre, 13 Temmuz 1983, 29. Paragraf). Anayasa’nın 141. maddesi ile de “davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması yargının görevidir” denilerek ve HMK'nın "Usul Ekonomisi ilkesi" başlıklı 30. maddesi de benzer hükümle davaların makul bir süre içerisinde bitirilmesi gerektiğini açıkça düzenlenmiştir. Usul ekonomisi ilkesi, HMK’nın 30. maddesiyle düzenleme altına alınmış olup; uyuşmazlıkların en az giderle, en makul sürede ve en az emekle çözümü ve gereksiz yere dava açılmasının engellenmesi şeklinde açıklanmaktadır. Bu itibarla dava şartları dosya üzerinden incelenmiş olup; tasfiye memurunun değiştirilmesine ilişkin olarak açılan davada husumetin, azli istenen tasfiye memurlarına karşı yöneltilmesi gerektiği halde, eldeki davada ...'ne husumet yöneltildiği, davacının bu davada kooperatife husumet yöneltmesinin yanlış olduğu görülmekle ( Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2024/2180 E. - 2024/2535 K. Sayılı ilamı aynı yöndedir.) davalının HMK md. 114/1-d ve HMK md. 115/2 gereğince pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-Davanın HMK md. 114/1-d ve HMK md. 115/2 gereğince PASİF HUSUMET YOKLUĞU NEDENİYLE REDDİNE, 2-Davacı kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-HMK'nun 333/1. maddesi gereğince varsa artan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştikten sonra yatıran ilgili tarafa iadesine, Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 20/01/2026

Başkan ... ¸E-imzalıdır Üye ... ¸E-imzalıdır Üye ... ¸E-imzalıdır Katip ... ¸E-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2026/59, K. 2026/56, T. 20.01.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-59-e-2026-56-k-2f986807a9f3