İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/56 E. 2026/56 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/56
- Karar No
- 2026/56
- Karar Tarihi
T.C. ... 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/56 Esas - 2026/178 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ... ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ K A R A R
ESAS NO : 2026/56 Esas KARAR NO : 2026/178
DAVA : Yargılamanın Yenilenmesi DAVA TARİHİ : 13/01/2026 KARAR TARİHİ : 11/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/03/2026
DAVA : Yargılamanın yenilenmesini isteyen davacı dilekçesinde; mahkememiz nezdinde görülen 2026/617 Esas numaralı dosya kapsamında davacı konumunda yer aldığını, dava sonucunda 2... ..... .... .... .... .... .... sayılı kararı ile 14.11.2024 tarihinde onandığını ve mahkememiz kararının kesinleştiğini, yapılan yargılamada mahkemenin kanuna uygun teşekkül etmediğini, Yargıtay temyiz incelemesinden sonra edindikleri belge ve delillerin bunu gösterdiğini, davalarının 04.06.2016 tarihinde genel kurul kararları ve genel kurulun iptali davası olarak taraflarından açıldığını, mahkemece celse arasında bekletici mesele ile bir çok verilen ara karar gereğince kesinleşmesinin beklene.... ..... .... .... ... ... .... 'de yayınlanması lazımken davalı kooperatif yönetim kurulunca yayınlanmadığını, iş bu davada genel kurul ve kararlarını iptalini istediklerinden davalı taraf kooperatif yönetim kurulu olduğunu, kooperatif yönetim kurulu bir vekil ile kendisini temsil etmediğini, duruşmalarda .... .... .... ... .... .... bulunduğunu, kooperatifin hiç bir zaman tek kişi ile temsil ve ilzam edilmediğini, mahkemede tek kişinin verdiği beyanların geçerli olmadığını, bu kişiler üye ise müdahil olarak davalarda bulunabileceğini, bir önceki genel kurul mahkeme kararı ile mutlak butlan sebebi ile iptal edilmesi ile bu yönetim ve denetim kurulu ibra edilmediklerinden tekrardan seçilemeyeceklerini, ... C. Savcılığının 2013/165664 soruşturma nolu dosyada M. Fatih Mazı tarafından 12.11.2013 havale tarihli savunmasında; 07.03.2013 tarihli toplantılarda alınan kararlara şerh koyduğunu, daha sonra toplantılara çağrılmadığını, kooperatif tarafından verilen vekaletten de 20.03.2023 tarihinde iki üye imzalı kararla azledildiğini, bu tarih itibari ile üyeliğinin düşmesi hasebiyle, kooperatif yönetim kurulu kararlarında adına herhangi bir imza föyü açılmadan başkan ve ikinci başkan imzaları ile bütün kararların alındığını beyan ettiğini, hukuk mahkemesinde görülen bir davanın konusu hakkında taraflardan birinin Savcılık dosyasındaki ifadesi ikrar niteliğinde olup bu beyanın hukuk mahkemesinde kesin delil teşkil edeceğini belirterek HMK Md. 375/1 maddeleri uyarınca yargılamanın yenilenmesi isteminin kabulüne, dava sonucunda mahkememizin 2016/617 Esas ve 2022/529 Karar sayılı hükmünün kaldırılmasına ve dosyanın yeniden incelenmesine, davanın kabulüne karar verilmesi isteğinde bulunmuştur. CEVAP : Davalıya tebligat yapılmış cevap dilekçesi sunulmamış, vekaletname sunulmuş, yargılama sırasında beyanında; iş bu davada yargılamanın iadesi sebeplerinin mevcut olmadığını, ayrıca davacının davalı kooperatifin üyesi olmadığını, ... Batı Asliye 2. Ticaret Mahkemesinin 2025/660- 2025/664- 2025/667 - 2025/672 Esas sayılı dosyalarda verilen kararlarda kooperatif üyesi olmadığının tespit edildiğini, davanın reddine karar verilmesi isteğinde bulunmuştur. GEREKÇE : Dava; yargılamanın yenilenmesi isteğine ilişkindir. Davacı asıl 11.03.2026 tarihli duruşmada beyanında; kooperatif üyeliğinin devam ettiğini, davalı vekili tarafından belirtilen dosyalarda verilen kararların kesinleşmediğini, üyeliğinin sabit olduğunu, başka bir genel kurul kararı ile açtığı iptal davasının kabul edildiğini ve bu kararın kesinleştiğini bildirmiştir. Yargılamanın iadesine konu mahkememizin 2016/617 Esas 2022/529 karar sayılı dava dosyasının incelenmesinde; davacılar Arda Göçmençelebi, Alp Göçmençelebi, İlhan Göçmençelebi ve Uğur Turgut tarafından davalı S.S. Ali İzzet Konut Yapı Kooperatifi (Yeni Ünvanı: S.S. Elvin Yaşam Konut Yapı Kooperatifi) hakkında davalı kooperatifin 04.06.2016 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların iptali isteğiyle açılan davada yapılan yargılama sonucu 19.10.2022 tarihli kararla davanın reddine karar verildiği, kararın derecattan geçerek 14.11.2024 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Yargılamanın iadesi HMK'nın 374 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. HMK'nın 375. maddesi yargılamanın iadesi başlıklı olup, madde; ''(1) Aşağıdaki sebeplere dayanılarak yargılamanın iadesi talep edilebilir: a) Mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olması. b) Davaya bakması yasak olan yahut hakkındaki ret talebi, merciince kesin olarak kabul edilen hâkimin karar vermiş veya karara katılmış bulunması. c) Vekil veya temsilci olmayan kimselerin huzuruyla davanın görülmüş ve karara bağlanmış olması. ç) Yargılama sırasında, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması. d) Karara esas alınan senedin sahteliğine karar verilmiş veya senedin sahte olduğunun mahkeme veya resmî makam önünde ikrar edilmiş olması. e) İfadesi karara esas alınan tanığın, karardan sonra yalan tanıklık yaptığının sabit olması. f) Bilirkişi veya tercümanın, hükme esas alınan husus hakkında kasten gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun sabit olması. g) Lehine karar verilen tarafın, karara esas alınan yemini yalan yere ettiğinin, ikrar veya yazılı delille sabit olması. ğ) Karara esas alınan bir hükmün, kesinleşmiş başka bir hükümle ortadan kalkmış olması. h) Lehine karar verilen tarafın, karara tesir eden hileli bir davranışta bulunmuş olması. ı) Bir dava sonunda verilen hükmün kesinleşmesinden sonra tarafları, konusu ve sebebi aynı olan ikinci davada, öncekine aykırı bir hüküm verilmiş ve bu hükmün de kesinleşmiş olması. i) Kararın, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlali suretiyle verildiğinin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması veya karar aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvuru hakkında dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi. (2) Birinci fıkranın (e), (f) ve (g) bentlerindeki hâllerde yargılamanın iadesinin istenebilmesi, bu sebeplerin kesinleşmiş bir ceza mahkûmiyet kararı ile belirlenmiş olması şartına bağlıdır. Delil yokluğundan başka bir sebeple ceza kovuşturmasına başlanamamış veya mahkûmiyet kararı verilememiş ise ceza mahkemesi kararı aranmaz. Bu takdirde dayanılan yargılamanın iadesi sebebinin, yargılamanın iadesi davasında öncelikle ispat edilmesi gerekir.'' HMK'nın 377.maddesi, yargılamanın iadesi süresi başlıklı olup, madde; a) Mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olduğunun öğrenildiği, b) 375 inci maddenin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentlerinde öngörülen hâllerde, kararın davalıya veya gerçek vekil veya temsilciye tebliğ edildiği; alacaklı veya davalı yerine geçenlerin karardan usulen haberdar olduğu, c) Yeni belgenin elde edildiği veya hilenin farkına varıldığı, ç) 375 inci maddenin birinci fıkrasının (d), (e), (f) ve (g) bentlerindeki hâllerde, ceza mahkûmiyetine ilişkin hükmün kesinleştiği veya ceza kovuşturmasına başlanamadığı yahut soruşturmanın sonuçsuz kaldığı, d) Karara esas alınan ilamın bozularak kesin hüküm şeklinde tamamen ortadan kalkmasından haberdar olunduğu, e) 375 inci maddenin birinci fıkrasının (i) bendinde yazılı sebepten dolayı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararının tebliğ edildiği, tarihten itibaren üç ay ve her hâlde iade talebine konu olan hükmün kesinleşmesinden itibaren on yıldır. (2) 375 inci maddenin birinci fıkrasının (ı) bendinde yazılan sebepten dolayı yargılamanın yenilenmesi süresi ilama ilişkin zamanaşımı süresi kadardır.'' HMK'nın 379.maddesi, talebin ön incelemesi başlıklı olup, madde; (1) Yargılamanın iadesi talebi üzerine mahkeme, tarafları davet edip dinledikten sonra; a) Talebin kanuni süre içinde yapılmış olup olmadığını, b) Yargılamanın iadesi yoluyla kaldırılması istenen hükmün kesin olarak verilmiş veya kesinleşmiş olup olmadığını, c) İleri sürülen yargılamanın iadesi sebebinin kanunda yazılı sebeplerden olup olmadığını, kendiliğinden inceler. (2) Bu koşullardan biri eksik ise hâkim davayı esasa girmeden reddeder.'' hükümlerini haizdir. Davacı taraf mahkemece ... 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/365 Esas ve 2018/534 Karar sayılı gerekçeli kararının kesinleşmesinin beklenmediği, bu kararın mahkemece dikkate alınmadığı, ibra edilmemiş olan yönetim ve denetim kurulunun göreve devam etmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, davalının kooperatif olup yönetim kurulunun bir vekille kendisini temsil ettirmediği, kooperatifin tek kişi ile temsil ve ilzam edilmediği, tek kişinin verdiği beyanların geçerli olmadığı, bir önceki genel kurul mahkeme kararı ile mutlak butlan sebebi ile iptal edilmesi ile bu yönetim ve denetim kurulu ibra edilmediklerinden tekrardan seçilemeyecekleri, yönetim kurulu başkanı Mehmet Fatih Mazı'nın kooperatif üyesi olmadığı, buna yönelik ... Asliye 13. Hukuk Mahkemesinin 2013/304 Esas 2014/512 Karar sayılı dosyasında beyanı bulunduğu, bu hususlar gözetilerek yargılamanın iadesi koşullarının oluştuğundan bahisle yargılamanın iadesi talebinin kabulü ile hükmün kaldırılmasına dosyanın yeniden incelenmesi ve davanın kabulüne karar verilmesi isteğinde bulunmakta, davalı taraf, yargılamanın iadesi koşullarının oluşmadığı savunmasında bulunmaktadır. HMK'nın 375. maddesinde yargılamanın iadesi sebepleri tahdidi olarak belirtilmiştir. Davacı tarafın iddiasına dayanak sebeplerin bu maddede belirtilen sebeplerden olmadığı, davacı tarafça toplantıya çağrı yapan yönetim kurulu başkanının yetkili olmadığı ve üye olmadığı iddiasının bu dava dosyasında tartışıldığı, ... 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/365 Esas sayılı dosyası ve verilen kararında belirtildiği, yargılamanın iadesini gerektirir yasada sayılı sebeplerin oluşmadığı, HMK'nın 379. maddesi uyarınca talebin ön incelemesi aşamasında taraflara tebligat yapılıp beyanlarının alındığı ve a, b, c bentlerinde sayılan hususların irdelemesinin yapıldığı, c bendinde ileri sürülen yargılamanın iadesi sebebinin kanunda yazılı sebeplerden olup olmadığı incelenmesi noktasında bu sebeplerden olmadığı anlaşılmakla, davanın esasına girilmeksizin mesmu olmadığından reddine ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın mesmu olmadığından reddine, Alınması gereken 732,00 TL harç peşin alınan harçla karşılanmakla ayrıca harç alınmasına yer olmadığına, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Davalı davada kendilerini vekille temsil ettirmiş olup ret sebebi nazara alınarak maktu 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Tarafların işbu karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yoluna başvurabileceklerinin belirtilmesine, Dair oybirliği ile verilen karar davacı asil ile davalı vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/03/2026
Başkan 30120 ¸e-imzalıdır. Üye 37268 ¸e-imzalıdır. Üye 140843 ¸e-imzalıdır. Katip 304651 ¸e-imzalıdır.