İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/541 E. 2026/562 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/541
Karar No
2026/562
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/541 Esas KARAR NO : 2026/562

DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/06/2026 KARAR TARİHİ : 04/08/2026

Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketinin sigortalısı olan ...Adi Ortaklığı'nın faaliyet gösterdiği şantiyede 28.06.2023 tarihinde meydana geldiği iddia edilen hırsızlık olayı nedeniyle sigortalıya ödenen tazminatın davacı şirketten rücuen tahsili amacıyla ... 13. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davacı şirkete gönderilen 02.05.2025 tarihli ihtar yazısına 26.06.2025 tarihinde verilen cevapta söz konusu adreste fiilen güvenlik hizmeti verilmediğinin, projenin özel güvenlik izin belgesine sahip olmadığının, sözleşmenin yürürlüğe girmediğinin ve görevli sigortalı çalışan kaydının bulunmadığının bildirildiğini, buna rağmen icra takibi başlatıldığını, takibin yasal süresi içerisinde öğrenilememesi nedeniyle itiraz süresinin kaçırıldığını, takibin kesinleşmesi üzerine haciz ve cebri icra tehdidi altında 13/08/2025 tarihinde 240.751,43 TL tutarındaki bedelin ödenmek zorunda kalındığını, yapılan ödemenin borcun kabulü anlamına gelmediğini, davacı şirketin takip konusu alacaktan sorumlu olmadığını, davacı şirket kayıtlarında dava konusu adreste çalıştırılan herhangi bir personel bulunmadığını, özel güvenlik hizmeti verilebilmesi için gerekli idari izin süreçlerinin tamamlanmadığını,...adına düzenlenen faturaların ...Şti. tarafından kesildiğini ve hizmetin danışma personeli hizmeti olarak tanımlandığını, ödemelerin de bu şirkete yapıldığını, davacı ... şirketi ile dava konusu zarar arasında hukuki illiyet bağı bulunmadığını, davalı sigorta şirketinin rücu talebinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacı şirketin hırsızlık olayına sebebiyet verdiğine veya sözleşmesel yükümlülüğünü ihlal ettiğine dair somut bir delil bulunmadığını, İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesi uyarınca borçlu olunmayan paranın cebri icra tehdidi altında ödenmesi sebebiyle istirdat koşullarının oluştuğunu beyanla ... 13. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası kapsamında davacı tarafından ödenen bedelin borçlu olunmadığının tespitini, cebri icra tehdidi altında ödenen toplam 240.751,43-TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın bir miktar paranın iadesine ilişkin alacak davası olduğunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca zorunlu arabuluculuğa tabi bulunduğunu, tarafların tacir olması ve uyuşmazlığın ticari işletmeleriyle ilgili olması nedeniyle dava şartı olan arabuluculuk sürecinin işletilmediğini, bu nedenle davanın HMK m. 114/2 ve m. 115/2 uyarınca usulden reddinin gerektiğini, davanın hak düşürücü süre içinde ikame edilmediğini, davacının güvenlikten sorumlu olmadığını iddia etmesine rağmen 12.10.2024 tarihine kadar devam eden Aralık 2022 dönemine ait koruma sözleşmesinin mevcut olduğunu, sözleşme ve hasar dosyası fotoğraflarında yerinde inceleme yapan güvenlik personelinin kıyafetinde davacı şirket logosunun bulunduğunu, davacı firmanın internet sitesindeki referanslarda ... ile bağlantılı ... ve ...'ın yer aldığını, davacının borçlu sıfatına haiz olduğunu ve husumet bakımından hata bulunmadığını, dava dilekçesi ekinde hiçbir belge sunulmadığını, davacının ispat yükümlülüğünü yerine getirmediğini, dava dilekçesinde belirtilmeyen sonradan sunulacak delillere muvafakatlerinin olmadığını, ekspertiz raporu, ifadeler ve görsellerle davalının sorumluluğundaki alanı koruma görevini yerine getirmemesi sebebiyle hırsızlık olayının meydana geldiğinin sabit olduğunu beyanla davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Dava; davacının ... 13. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında borçlu olunmadığının tespiti ile cebri icra tehdidi altında ödenen toplam 240.751,43 TL'nin istirdadı talebine ilişkindir. Mahkememizin 30/07/2026 tarihli muhtırası ile davacı vekiline Arabuluculuk Kanunu M.18/A/2 gereğince arabulucuk son tutanağının aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir suretinin sunulması için 1 haftalık ihtarlı kesin süre verilmiştir. Davacı vekili tarafından 03/08/2026 tarihli beyan dilekçesi ekinde arabuluculuk son oturum tutanağını sunduğu, arabuluculuk son oturum tutanağının incelenmesinde arabuluculuk bürosuna başvuru tarihinin ..., arabuluculuk son oturum tutanağın düzenlendiği tarih ... olduğu, huzurdaki davanın ise 22/06/2026 tarih saat 10:41'de açıldığı görülmüştür. Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin ... Esas, ... Karar (Bölge Adliye Mahkemeleri Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesi İstemine Dair) sayılı ilamında; "....anlaşamamaya ilişkin son görüşmenin yapılıp tutanağın arabulucu tarafından düzenlendiği tarihin, son tutanağın düzenlendiği tarih olarak kabul edilmesi; arabuluculuk son tutanağının aslı veya arabulucu tarafından onaylanmış bir sureti elinde olmayan davacı bakımından hak arama hürriyetinin ihlaline, mahkemeye erişim hakkının kısıtlanmasına ve hak kaybına neden olacaktır. Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü Arabuluculuk Daire Başkanlığının Ticari Davalarda Dava Şartı Arabuluculuk Kitapçığında da "arabuluculuk sürecinin tüm imzaların tamamlanması ile sona ereceği" ve dava açma süresinin "son tutanaktaki son imzanın tamamlanması ile başlayacağı" belirtilmektedir. Hâl böyle olunca, arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği tarih; son tutanaktaki tüm imzaların tamamlandığı veya tamamlanmış sayıldığı tarihtir." bildirmiştir. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinde ise "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması, dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. Davacı arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya son tutanağın 1 haftalık kesin süre içerisinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir" şeklindeki yasal düzenlemeye yer verilmiştir. Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde somut olayda; davacı vekiline verilen ihtarlı kesin süre içerisinde arabuluculuk son oturum tutanağının sunulduğu ancak arabuluculuk son oturum tutanağın düzenlendiği tarih 08/07/2026, huzurdaki davanın ise 22/06/2026 tarih saat 10:41'de açıldığı, arabuluculuk sürecinin tamamlanmadan huzurdaki davanın ikame edildiği anlaşılmakla davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, Alınması gerekli 732,00 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 4.111,44 TL peşin harcın mahsubuyla bakiye fazla yatırılan 3.379,44 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Davacının yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, AAÜT uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, kararın tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili istinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde verilen karar açıkça okunup,usulen anlatıldı.04/08/2026

Katip e-imzalıdır

Hakim e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/541, K. 2026/562, T. 04.08.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-541-e-2026-562-k-f69ec6d9e608