İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/52 E. 2026/52 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/52
- Karar No
- 2026/52
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/52 Esas - 2026/244 T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2026/52 Esas KARAR NO : 2026/244
BAŞKAN : ...... ÜYE : ...... ÜYE : ...... KATİP : ......
DAVACI : ...... VEKİLİ : Av. ...... DAVALI : 1- ...... VEKİLİ : Av. ...... DAVALI : 2-......
DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 16/01/2026 KARAR TARİHİ : 02/04/2026 K. YAZIM TARİHİ : 02/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;...... sicil numarasında kayıtlı bulunan ... Diş Malz. Ltd. Şti.'nin tasfiye işlemlerini tamamladığı gerekçesiyle 27/09/2023 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yayımlanan ilan ile ticaret sicilinden terkin edildiğini, ancak söz konusu şirket aleyhine, ...... esas sayılı dosyasında dava görüldüğünü ve halen derdest olduğunu, ...... Esas sayılı dosyasında yapılan tensip tutanağı nedeni ile bu davayı açtıklarını belirterek ... Diş Malz. Ltd. Şti.'nin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; söz konusu şirketin terkinin 27/09/2023 tarih ve ...... sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiğini, hukuka uygun bir şekilde kapatıldığını, şirketin terkin tarihinde şirketin derdest davalarının, alacak ve borçlarının, şirket üzerine kayıtıl taşınır ve taşınmazların müdürlük tarafından bilinmesi mümkün olmadığından ...'nün işbu davanın açılmasına sebebiyet vermediğini belirterek ek tasfiyeye karar verilmesi halinde tasfiye memuru atanmasına,...... yasal hasım olduğundan aleyhe vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesini dilemiştir. Davalı ...'ye usulüne uygun tebligat çıkartıldığı ancak davaya cevap vermediği anlaşılmıştır.
DELİLLER: -Ticaret Sicil Kayıtları -...... Esas sayılı dosyası DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; tasfiye nedeniyle terkin edilen şirketin 6102 sayılı Kanun'un 547/2 maddesi çerçevesinde ihyası istemine ilişkindir. Şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermekte olup, ancak tüzel kişiliğin sona erebilmesi için şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılmış olması gerekmektedir. Tüzel kişiliğin son bulmasını ifade eden fesih ve tasfiye işlemi aynı zamanda hukuki bir işlem olup, bu işlemin veya kararın hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek olanaklı değildir. Eksik veya hatalı işlem sonucu şirketin sicilden tasfiye sonucu terkinine karar verilmiş ise, bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına sahiptir. Nitekim 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 547.maddesinde "(1)Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinden bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemleri yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya bir kaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir" hükmü düzenlenmiştir.Şirket tüzel kişiliğinin ihyası davasında, husumet tasfiyeyi sağlayan memur ile...... düşer (...... Dairesinin 08/10/2019 tarih ve ...... sayılı ilamı). Somut davada, terkin edilen Şirketin 31.12.2022 tarihli genel kurulunda tasfiyeye girme kararı aldığı ve şirket tasfiye memurluğuna ...'nin seçildiği, kararın 17.01.2023 tarih ve 10749 sayılı Ticaret Sicili Gazetesinde tescil ve ilan edildiği, tasfiyeye girdiğine dair alacaklılara 3 defa ilan yapıldığı son 3.ilan olan 02.02.2023’den itibaren 7 aydan fazla geçtikten sonra, 19.09.2023 tarihli şirketin tasfiyesinin sonlandığına dair aldığı genel kurul kararının tescilinin ise 25.12.2019’te yapıldığı ve şirketin terkinin 27.09.2023 tarih ve 10923 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiği anlaşılmaktadır. Davacı tarafından ihyası istenen şirket aleyhine açılan alacak davası nedeniyle davacı tarafın şirketin ihyası talebi ile tasfiyeyi sağlayan memur ile ticaret sicil müdürlüğüne husumet yönelterek 16.01.2026 tarihinde eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır. Yukarıda belirtilen açıklamalar ve yasal mevzuat ışığında gerçekleşen somut olay değerlendirildiğinde; Davalı şirketin ihyası gerekli yasal şartların somut olayda bulunduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmiş, her ne kadar davalı tarafça yasal hasım olan davalı ... aleyhine vekalet ücreti ve yargılama gideri hükmedilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi talep edilmiş ise de ...... (bozma öncesi esas ......) Esas sayılı dosyasında görülen davada, davanın tarihi dikkate alındığında terkin işleminden önce alacak davası açılmış olduğu buna göre terkin işleminin aynı zamanda TTK'nın 7/2. Maddesine de aykırı olduğu, bu durumda davalı sicilin, ihyası istenen şirketin terkin işleminin usul ve yasaya aykırı olup davanın açılmasına sebebiyet verdiği anlaşılmış olmakla yargılama giderlerinin davalıdan tahsiline karar verilerek (......) aşağıdaki şekilde hükmün tesisi yoluna gidilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kabulü ile, ...’nün ...... sicil numarasında kayıtlı bulunan ... Diş Malz. Ltd. Şti'nin ...... Esas sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere ihyasına, 2-Ek tasfiyeyi sağlamak üzere şirketin son tasfiye memuru olan ...'nin (Tc: ......) tasfiye memuru olarak atanmasına, 3-Tasfiye memuruna ücret verilmesine yer olmadığına, 4-Keyfiyetin 6102 sayılı TTK'nın 547/2 maddesi gereğince karar kesinleştiğinde tescil ve ilanına, 5-Alınması gereken 732,00 TL peşin ve 732,00 TL başvurma harcının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderleri 87,90 TL'nin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 8-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde...... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.02/04/2026
Başkan ...... ¸[e-imza] Üye ...... ¸[e-imza] Üye ...... ¸[e-imza] Katip ...... ¸[e-imza]