İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/52 E. 2026/428 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/52
- Karar No
- 2026/428
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/52 Esas KARAR NO : 2026/428
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/01/2026 KARAR TARİHİ : 08/06/2026
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizde yapılan yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesi ile; Müvekkil Şirket ... A.Ş., 1973 yılından bu yana mali müşavirlik, vergi danışmanlığı, SGK işlemleri, denetim ve raporlama alanlarında faaliyet gösteren, ulusal ve uluslararası düzeyde çok sayıda şirkete hizmet sunan köklü ve kurumsal bir şirketi olduğunu, şirketin kurucusu ..., 1973 yılında Türkiye’nin ilk Serbest Muhasebeci Mali Müşavirleri arasında yer almış ilerleyen süreçte büyüyen şubelerle birlikte sektörde lider konuma ulaştığını, müvekkil şirket ile ilk alacaklı ...'in davalıya uzun süreli, sürekli ve ticari nitelik arz eden bir mali müşavirlik ve danışmanlık hizmeti verdiğini, bu kapsamda davalıya, belirli tarihlerde ve kesintisiz biçimde mali müşavirlik, muhasebe, vergi ve danışmanlık hizmetleri sunulduğunu, sunulan hizmetler karşılığında davalı adına birden fazla fatura düzenlendiğini, ilk alacaklı ..., davalıdan olan ve cari hesap kayıtları ile faturalarla sabit bulunan alacaklarını, alacak temlik sözleşmesi ile müvekkil şirket ... Anonim Şirketi’ne devrettiğini, temlik sözleşmesi ile birlikte, temlik edilen alacaklara ilişkin ıslak imzalı alacak listesi düzenlendiğini, söz konusu belgelerin dilekçe ekinde sunulduğunu, bu sebeple müvekkil şirketin, temlik konusu alacaklar bakımından yasal ve yetkili alacaklı sıfatına haiz olduğunu belirterek davanın kabulü ile .... İcra Dairesi 2025/... Esas sayılı icra takibinin devamına, müvekkili lehine % 20 'den aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili mahkememize sunduğu cevap dilekçesi ile; davacının dava dilekçesinde gösterdiği faturaların müvekkilin davacıya karşı borçlu olduğuna delalet etmediğini, faturaya itiraz edilmemiş olmasının faturanın içeriğini kabulü anlamına gelmediğini, içeriğine itiraz edilmeyen faturanın senet niteliği kazanacağı iddiasının kabulünün hukuken mümkün olmadığını, davacının dava dilekçesinde sunduğu cari hesap kaydının dayanağı cari hesap sözleşmesi düzenlenmemiş olduğunu, buna dayanak borç kalemlerinin de yok hükmünde olduğunu, bahsi geçen kaydın geçerli olduğunun kabulü halinde dahi, müvekkil şirket tarafından mutabık olunduğu yönünde bir seçim yapılmadığını, dava konusu alacağa yönelik herhangi bir kabul söz konusu olmadığını, alacağın temliki sözleşmesine dayanarak sözleşme ilişkisi devam ettirilerek davacının edimlerini yerine getirmiş gibi fatura düzenlemesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek itirazlarının kabulü ile davacı tarafın haksız davasının reddine, %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: HMK 166/1 maddesindeki düzenleme ile; "Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar." denilmiştir. HMK 166/4 maddesine göre; "Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır." şeklinde düzenleme yapılmıştır. Bu haliyle davaların uyuşmazlık konularının aynı sebebe dayandığı gibi davacı tarafın aynı olduğu, davalı taraflarca ticari defter ve kayıt incelemesi için belirtilmiş olan adres bilgilerinin aynı olduğu göz önüne alınarak Mahkememizin işbu dava dosyası ile Mahkememizin ... Esas sayılı dosyası arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu, delillerin birlikte toplanması ve değerlendirilmesinin bu aşamada usul ekonomisi gereği olduğu anlaşıldığından Mahkememiz dosyasının HMK 166/1 maddesi gereğince ilk açılan dava olan Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasında birleştirilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARAR / Gerekçesi Yukarıda İzah Edildiği Üzere; 1-Davacının davasının, bağlantılı olması nedeniyle HMK 166/1. maddesi gereğince daha önce açılan Mahkememiz ... Esas sayılı dosyası ile BİRLEŞTİRİLMESİNE, 2-Birleştirme kararının HMK 166/3. maddesi gereğince derhal Mahkememiz ... Esas sayılı dosyasına bildirilmesine, mahkememiz esasının bu şekilde kapatılmasına, 3-Davanın, Mahkememiz ... Esas sayılı dosyasına gönderilerek esasın bu dosya üzerinden YÜRÜTÜLMESİNE, 4-Harç, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve gider avansı hususunun birleştirilen dosyada değerlendirilerek karara bağlanmasına, 5-Birleştirme kararının birleşen dosya üzerinden taraflara tebliğine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, davacı vekili ile davalı vekilinin yokluğunda; bu aşamada kesin olan birleştirme kararına karşı ancak esas hükümle birlikte istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. 08/06/2026
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır