İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/519 E. 2026/71 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/519
- Karar No
- 2026/71
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 25. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/519 Esas KARAR NO : 2026/71
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 12/03/2025 KARAR TARİHİ : 17/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile dava dışı sigortalı ...A. Ş. arasında 24.03.2023 - 24.03.2024 tarihleri arasında geçerli ...numaralı İşyerim Sigorta Poliçesi tanzim edildiğini, 28.09.2023 tarihinde sigortalı taşınmazda aşırı yağışlar nedeniyle çatıdan su sirayeti sonucu hasar meydana geldiğini, eksper raporu ile hasarın bina çatı oluklarına pvc su borusu ve klima borusu geçirilmesi nedeniyle oluştuğunun tespit edildiğini, müvekkili şirketin sigortalıya 30/11/2023 tarihinde toplam 262.189,90 TL tutarında tazminat ödediğini, Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. maddesi uyarınca sigortalının haklarına halef olunduğunu, davalı ... Sigorta A. Ş. tarafından poliçe kapsamında 226.114,90 TL ödeme yapıldığını ancak bakiye 36.075,00 TL tutarındaki hasarın ödenmediğini, taşınmaz maliki ...Şirketi'nin Türk Borçlar Kanunu ve Kat Mülkiyeti Kanunu hükümleri uyarınca bina bakımındaki eksikliklerden sorumlu olduğunu, davalıların sorumluluğunun devam ettiğini, ... 14. İcra Müdürlüğü - ...E. sayılı dosyasında başlatılan icra takibine davalıların haksız şekilde itiraz ettiğini, arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamadığını, bu nedenle itirazın iptali ile alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı ...Sigorta Anonim Şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın delillerini sunmadığını ve müvekkili şirkete tebliğ ettirmediğini, bu durumun savunma hakkını engellediğini belirterek süre talep ettiğini, sigorta sözleşmesinden doğan istemlerin zamanaşımına uğradığını savunduğunu, uyuşmazlığın kira ilişkisinden kaynaklandığını ve görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğunu ileri sürdüğünü, davacının halefiyet şartlarını ispatlayamadığını ve aktif dava ehliyetinin bulunmadığını iddia ettiğini, davanın bir yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını belirttiğini, ...adresindeki işyeri için düzenlenen ... numaralı poliçenin teminat limitlerinin sınırlı olduğunu ifade ettiğini, dava konusu hasarın mükerrer nitelikte olduğunu ve sebepsiz zenginleşmeye yol açtığını savunduğunu, hasarın poliçe teminatı dışında kaldığını ve davacının gerçek zararını ispatlayamadığını öne sürdüğünü, talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu ve ispat külfetinin davacıda bulunduğunu vurguladığını, alacağın likit olmadığını belirterek icra inkar tazminatı talebinin reddini istediğini, davanın usulden ve esastan reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir. Davalı ... Şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1420. maddesi uyarınca sigorta sözleşmesinden doğan istemlerin zamanaşımına uğradığını, davacının tüm taleplerinin bu sebeple reddedilmesi gerektiğini, ekspertiz raporunda hasarın asıl sebebinin aşırı yağışla birlikte çatıdaki yağmur oluğundan geçirilen kiracıya ait klima ve PVC boruları olduğunun anlaşıldığını, bu boruların su tahliyesini engelleyerek tıkanıklığa ve su sirayetine yol açtığını, müvekkilinin hasarın oluşumunda hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını, yapı maliki olarak sorumluluğundan kaynaklanan zararın sigorta şirketi tarafından zaten ödendiğini, bakiye kalan kısım için kusur değerlendirmesi yapılması gerektiğini, dava dışı kiracının kusurunun nedensellik bağını kestiğini, kiracının kendi tesis ettiği ve bakım yükümlülüğü kendisine ait olan borulardan kaynaklanan hasarın taşınmaz maliki olan müvekkiline yükletilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacının zarar kapsamını net bir şekilde ortaya koyamadığını, bazı eşyaların zarar görmemesine rağmen değer kaybı altında tazminat talep edildiğini, hasar miktarının müvekkiline rücu edilebilecek kısmının tespiti için bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, zarar iddiasının tutanaklarla çeliştiğini, davacı tarafından ileri sürülen alacak kaleminin likit olmadığını, alacak miktarının ve sorumluluk oranının net ve tereddütsüz olmadığını, bu nedenle icra inkar tazminatı koşullarının oluşmadığını, davanın reddi gerektiğini, müvekkiline yöneltilen icra inkar tazminatı talebinin reddedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Tetkik edilen dosya kapsamı bütün olarak değerledirildiğinde; Dava, 28/09/2023 tarihli yağışlardan kaynaklı su hasarı nedeniyle davacının İşyerim Sigorta Poliçesi kapsamında sigortalısına ödediği tazminatın davalılardan rücuen tahsili amacıyla başlattığı takibe yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir. 28.09.2023 tarihinde İstanbul genelinde ve bölgede meydana gelen kötü hava şartları nedeniyle söz konusu işyerinin çatı kısmından içeriye sirayet eden yağmur sularının aşırı miktarda içeriye dolması ile işyeri dekorasyonunun, demirbaşlarının ve emtialarının hasarlanmış oldukları, hasar nedeniyle davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödeme yapılmış olduğu anlaşılmıştır. Davacı ... A.Ş. tarafından, dava dışı sigortalı ...A.Ş. adına, “...” başlığı altında, ... adresinde kiracı olarak bulunduğu işyeri için ... numaralı sigorta poliçesi düzenlenmiştir. Söz konusu poliçe, 24.03.2023 başlangıç ve 24.03.2024 bitiş tarihleri arasındaki dönemi kapsamaktadır. Davalı ...A.Ş. tarafından, davalı ... Şti. adına, dava konusu adreste bulunan iş merkezi için düzenlenen sigorta poliçesi ile, 07.03.2023 başlangıç ve 07.03.2024 bitiş tarihleri arasında teminat verilmiş olup 28.09.2023 hasar tarihi itibariyle poliçe yürürlükte ve meydana gelen hasar teminat altındadır. 28.09.2023 ve 29.09.2023 tarihlerine ait meteorolojik veriler, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında, olay yerinde meydana gelen su baskınlarının hava koşullarından kaynaklanan olağanüstü bir durumdan (mücbir sebep) kaynaklanmadığı, zararın yapısal hatalar ve eksiklikler nedeniyle oluştuğu, hasarın meydana gelmesinde, yağmur suyu tahliye sisteminin işlevini tam olarak yerine getirememesi ile yapı elemanlarının suya karşı koruyucu detaylarının birlikte etkili olduğu, hasarın teknik olarak önlenebilir nitelikte olduğu anlaşılmakla meydana gelen zarardan taşınmaz maliki davalı ... Şti. İle ... Şti. adına Sigorta Poliçesi'nin bulunan davalı sigortacı ... Sigorta Anonim Şirketi'nin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, davacının hasar nedeniyle toplam 262.189,90 TL ödeme yapmış olduğu, bilirkişi raporu dikkate alındığında yapılan ödemenin kadri maruf olduğu, davalı ... tarafından 226.114,90 TL' nın ödenmiş olduğu ancak 36.075,00 TL'nin ödenmemiş olduğu dolayısıyla bakiye 36.075,00 TL yönünden davalıların sorumluluklarının devam ettiği anlaşılmıştır. Her ne kadar davalı sigorta şirketi tarafından dava konusu 36.075,00 TL tutarındaki laminat parke ve dekorasyon hasarının kendi sigortalısına bina hasarı kapsamında ödenmiş olduğu, bu nedenle davacı tarafın aynı zarar kalemine ilişkin talebinin mükerrer nitelik taşıdığını ileri sürmüş ise de; bu ödemenin yapıldığını gösteren bir belge veya dekont görülememiş olup dosyada mevcut ödeme dekontundan yalnızca davacı sigorta şirketine toplam 226.114,90 TL ödeme yapıldığı anlaşılmakta olup, bu ödemenin hangi hasar kalemlerine karşılık yapıldığını gösteren ayrıntılı ödeme dağılımı bulunmamaktadır. Dava konusu 36.075,00 TL tutarındaki laminat parke yenileme ile söküm ve nakliye giderlerinin davalı sigorta şirketince yapılan ödeme içerisinde ayrıca ve tamamen karşılandığı tespit edilemediğinden bu savunmaya itibar edilmemiştir. Her ne kadar davalı ...Şti. vekili, arabuluculuk sürecinin usulüne uygun yürütülmediğini savunmuş ise de; davaya konu arabuluculuk son tutanağı onaylı örneğinin dosyaya sunulduğu, davalı.... Şti. adına arabuluculuk görüşmesine katılan olmadığı, anlaşmama şeklinde sonuçlandırıldığı anlaşılmıştır. Davacı 7036 sayılı yasanın 3 üncü maddesinde getirilen düzenlemeler kapsamında arabuluculuk başvurusunu yapmış, karşı taraf olarak gösterilen davalı şirketin isim ve bildiği adreslerini başvurusunda göstermek suretiyle yükümlülüğünü yerine getirmiştir. Bu nedenle davacı tarafından arabuluculuk başvurusunda bulunmuş ve dava şartı olan arabuluculuk gerçekleşmiştir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin Bölge Adliye Mahkemesi Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesine Dair 26/04/2022 tarih ve... Esas,...Karar sayılı ilamında, arabulucunun taraflara ulaşma ve toplantıya davet etme sorumluluğunu usulünce yerine getirmeden arabuluculuk faaliyetini sonlandırması hâlinde dahi 7036 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında öngörülen arabuluculuk dava şartının gerçekleşmiş sayılacağının kabul edilmesi gerektiği değerlendirilmiştir. Bu nedenle davalının arabuluculuk sürecinin usulüne uygun yürütülmediğinden davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği yönündeki savunması yerinde görülmemiş ve davanın kabulüne yönelik aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KABULÜNE, Davalıların ... 14. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin aynen devamına, İcra inkar tazminatı talebinin reddine, Karar harcı olan 2.565,14 TL'nin dava açılırken peşin olarak yatırılan 615,40 TL'den mahsubu ile bakiye kalan 1.949,74 TL'nin davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacı tarafından yapılan 615,40 TL Peşin harç ve 615,40 TL başvuru harç masrafının davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, Dava nedeniyle davacı tarafından yapılan 24.488,5 TL yargılama gideri masrafının davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca takdir edilen 37.551,60 TL vekalet ücreti alacağının davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, 7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 4.700,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan tahsili ile hazine adına irat kaydına, Gider avansından sarf edilmeyen fazla yatan miktarın karar kesinleştiğinde IBAN/hesap numarası bildirilmesi halinde buraya, aksi halde PTT ile konutta ödemeli olarak davacıya İADESİNE, Dair, davacı vekili ve davalı ... Tic... vekilinin yüzüne karşı, miktar itibari ile KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/09/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır