İlk Derece Mahkemesi · Ankara Batı 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara Batı 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2026/43 E. 2026/650 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara Batı 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2026/43
Karar No
2026/650
Karar Tarihi

T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/43 Esas - 2026/650 T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA

ESAS NO : 2026/43 KARAR NO: 2026/650

HAKİM : KATİP :

DAVACI : VEKİLİ : DAVALI :

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/01/2026 KARAR TARİHİ : 10/09/2026 K. YAZIM TARİHİ : 21/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında oluklu sac, panel, profil ve hırdavat gibi yapı malzemelerinin alım satımına dayalı ticari bir satış ilişkisi bulunduğunu, bu kapsamda 18.07.2025 tarihli ......,01.08.2025 tarihli ......ve 06.08.2025 tarihli ....... numaralı üç adet e-faturanın düzenlendiğini, fatura konusu malların davalıya fiilen teslim edildiğinin fotoğraflar ve taraflar arasındaki yazışmalarla sabit olduğunu, müvekkilinin edimini eksiksiz yerine getirmesine rağmen davalının ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, alacağın tahsili amacıyla Kahramankazan İcra Dairesi’nin ....... Esas sayılı dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibine davalının haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, takibin durdurulduğunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu uyarınca dava şartı arabuluculuk sürecinin anlaşamama ile sonuçlandığını, davalının borcun varlığına dair herhangi bir belge sunmaksızın takibi geciktirme amacı güttüğünü, bu nedenle itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi gerektiğini, ayrıca davalı aleyhine alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğine rağmen davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır. DELİLLER : Kahramankazan İcra Dairesinin ..... esas sayılı takip dosyası, ticaret sicil kayıtları, tarafların ticari defter ve belgeleri, BA-BS formları, 15/07/2026 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı. GEREKÇE : Dava, faturadan kaynaklı başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Kahramankazan İcra Müdürlüğünün .... E. sayılı takip dosyasının incelenmesinde; Davacı (alacaklı) şirket vekili tarafından davalı (borçlu) şirket aleyhine 27/10/2025 tarihli ödeme emri ile 147.700,06 TL asıl alacak, 8.157,90 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 155.857,96 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 01/11/2025 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin 30/10/2025 tarihli dilekçeyle itirazı üzerine icra takibinin durdurulduğu, eldeki davanın 02/01/2026 tarihinde yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Davacı şirket, icra takibine de konu ettiği faturadan kaynaklanan toplam 155.857,96 TL bakiye alacağının davalı tarafından ödenmediğini iddia etmekte, davalı şirket ise takip dosyasına sunduğu dilekçeyle davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını savunmaktadır. Taraflara ticari defter kayıtların dosyaya sunumu veya bulundukları yerin bildirilmesi için kesin süre verilmiş, davacı vekili tarafından müvekkili şirketin ticari defterlerinin bulundukları adres bildirilmiş, meşruhatlı davetiye tebliğine rağmen davalı tarafça ticari defter ve kayıtlar dosyaya sunulmadığı gibi bulundukları yerle ilgili olarak da herhangi bir bildirimde bulunulmamıştır. Tarafların bağlı bulundukları vergi dairelerinden 2025 yılına ait BA-BS formları HMK m.221 uyarınca resen celp edilmiştir.

Dosyaya kazandırılan 15/07/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...davalının defter belgelerini mahkemeye sunmaması ve beyanda bulunmaması, faturalara yasal süresi içinde itiraz etmemesi, icra mahkemesine vermiş olduğu itiraz dilekçesinde itiraz neden ve gerekçelerini belirtmemesi, dava aşamasında cevap dilekçesi vermemesi, davacının beyanları ve defter kayıtları incelendiğinde, davalının davacıdan dava konusu faturalarda yer alan malları teslim aldığının değerlendirildiği, takdiri mahkemeye ait olmak üzere, davacının yasal defter kayıtları dikkate alındığında, davacının davalıdan 06.08.2025 tarihi itibari ile 147.700,05 TL alacağının bulunduğu..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Uyuşmazlık, davacı yanın takip çıkışı kadar davalıdan alacaklı olup olmadığı hususundadır. Dava konusu alacak, faturaya dayalı hesap alacağına dayanmaktadır. Fatura düzenlenmesi tek başına muaccel bir alacağın varlığını ispata yeterli değildir. Davacının aynı zamanda malın teslim edildiğini/hizmetin ifa edildiğini ispat yükü altındadır. Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi yani alım-satım ilişkisini ispat etmesi gerekmektedir. Bu nedenle, bir satım ilişkisinde davacı taraf sattığı malın miktarını ve alıcıya teslimini, davalı taraf ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır. Davacı yan faturadan kaynaklanan bakiye alacağının bulunduğunu iddia etmiş, incelenen davacı yan defter ve kayıtları ile tarafların dosyaya kazandırılan Ba - Bs formlarındaki bildirimlerinin örtüştüğü görülmüştür. Davalı yanın Ba formuyla davacı adına uyuşmazlık dönemine ilişkin 5 adet fatura karşılığı mal alım bildiriminde bulunduğu tespit edilmiştir. Basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü bulunan davalının, hayatın olağan akışına göre teslim almadığı faturaya konu mallara ilişkin bildirimde bulunmaması gerekmekte olup davalı tam tersine uyuşmazlık dönemine ilişkin davacı adına davacı kayıtları ile örtüşecek şekilde Ba formuyla vergi dairesine bildirimde bulunmuştur. Bu itibarla taraflar arasındaki akdi ilişkinin varlığı ve mal teslimi yönündeki davacı iddiaları kanıtlanmıştır. Davalı yana verilen kesin süreye rağmen defter ve kayıtlar sunulmadığından ve adresi de bildirilmediğinden yapılan ihtar uyarınca davacı defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının yapılmış olması ve davacı lehine delil olma vasfına haiz olması hususları gözetilerek davacı defter ve kayıtları HMK madde 222/3 (Değişik:22/07/2020 - 7251/23.m.) uyarınca davacı lehine delil olarak kabul edilmiştir. (Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 06.12.2021 tarih ve 2021/421 E., 2021/2017 K. sayılı ilamı:"...bb-) Ticari defterlerin sahibi aleyhine delil olması: TTK'nın 222/4. maddesi gereğince açılış ve kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları sahibi aleyhine delil olur. Ticari defterleri aleyhine delil olarak kullanan taraf defterlerindeki kayıtların aksini iddia ve ispat edebilir. Ancak karşı tarafın kendi aleyhine delil olan ticari defterlerindeki kayıtların aksini sadece kesin delillerle ispatı gerekmektedir. Yine bir tarafın ticari defterlerinin tamamı kanuna ve usulüne uygun tutulmakla birlikte içerdikleri kayıtlar yönünden karşı tarafın iddialarını doğrulaması halinde bu kayıtlarda sahibi aleyhine delil teşkil eder. Örneğin, satım sözleşmesinde satıma konu faturanın alıcı defterlerinde kayıtlı olması faturaya konu emtianın ve faturanın alıcıya teslim edildiği iddiası bakımından defter sahibi aleyhine teşkil eder. Bunun aksini defter sahibinin başkaca kesin delillerle ispatı gerekir..."şeklindedir.) Davacının hukuki ilişkiyi, malın teslimini ve alacağının varlığını kanıtlaması karşısında davalı yanın iddia edilip ispatlanmış bir ödeme savunması bulunmamaktadır. Bu itibarla alınan bilirkişi raporuyla tespit edildiği üzere davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 147.700,06TL kadar alacaklı olduğu, davalıyı icra takibi öncesi temerrüde düşürücü bir belge bulunmadığından işlemiş faiz talebinin yersiz olduğu bu nedenle davalının itirazının haksız olduğu ve iptalinin gerektiği sonuç ve kanaatine varılmakla davanın kısmen kabulüne, Kahramankazan İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin işlemiş faiz olmaksızın 147.700,06 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak miktarı likit olduğundan ve davalı takibe haksız itiraz ettiğinden alacak miktarının %20'si kadar icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE ; Davalının, Kahramankazan İcra Müdürlüğünün ........ esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin işlemiş faiz olmaksızın 147.700,06 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-147.700,06 TL asıl alacak üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 10.089,39 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.882,38 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 8.207,01 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 4.600,00 TL'nin, 4.359,23 TL sinin davalıdan, 240,77 TL sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacı tarafından yatırılan 1.882,38 TL peşin harç, 615,40 TL başvuru harcı, 87,50 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 2.585,28 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından sarf edilen 9.000,00 TL bilirkişi ücreti, 256,00 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 9.256,00 TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranına göre takdir edilen 8.771,52 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davanın kabul oranına göre takdir ve hesap edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 10/09/2026

Katip ..... e-imza Hakim ..... e-imza

Atıf: Ankara Batı 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2026/43, K. 2026/650, T. 10.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-ankara-bati-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2026-43-e-2026-650-k-eba8e30ec550