İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/413 E. 2026/741 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/413
- Karar No
- 2026/741
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/413 Esas KARAR NO : 2026/741
DAVA : Zayi Belgesi Verilmesi DAVA TARİHİ : 15/05/2026 KARAR TARİHİ : 15/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Zayi Belgesi Verilmesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'nin muhasebe işlemlerinin SMMM ... tarafından yürütüldüğünü, şirkete ait yevmiye defteri, defteri kebir, envanter defteri ve karar defterinin mesleki ilişki kapsamında adı geçen mali müşavire teslim edildiğini, iş ilişkisinin sona ermesinin ardından şirket yetkilisi ... tarafından defterlerin iadesinin talep edildiğini, 29/04/2026 tarihli Noter ihtarnamesinin 04/05/2026 tarihinde davalıya tebliğ edildiğini, davalının ihtarnameye yanıt vermediğini, sözlü görüşmelerde defterlerin kendisinde bulunmadığını beyan ettiğini, bu durumun defterlerin ziyaı anlamına geldiğini, özellikle karar defterinin bulunmamasının pay devir süreçlerini askıya aldığını, şirketin vergi ve ticaret hukuku uyuşmazlıklarında yasal korumasını güvence altına alabilmesi için defterlerin zayi olduğunun tespitinin zorunlu olduğunu, TTK kapsamında tacire yüklenen defter saklama yükümlülüğünün yerine getirilememesi nedeniyle müvekkil şirketin ağır hukuki risklerle karşı karşıya kaldığını belirterek müvekkil şirkete ait karar defterinin zayi olduğuna dair belgenin verilmesini talep ve dava etmiştir. Tarafların arasındaki uyuşmazlık; TTK 'nın 82/7 maddesi kapsamında zayi belgesi verilmesi talebine ilişkindir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nin ... Esas ... Karar sayılı kararında "Somut olayda; davacı şirketin yeni bir kira sözleşmesi imzaladığı belirtilerek yeni kiralanan yere taşınma sırasında kaybedildiği ileri sürülmüştür. Tacirin TTK'nun 82/7. maddesindeki düzenlemeden faydalanabilmesi için öncelikle ticari defterlerin korunması amacıyla gerekli dikkat ve ihtimamı göstermiş olması gerekmektedir. Tacirin ticari defterlerini korumada gerekli dikkat ve özeni göstermediği hallerde zayi belgesi verilmesi talep edilemez. Yeni kiralanan bir yere işletmenin taşınması kanunda harici bir etken ile gerçekleşmiş olsa dahi önlenmesi mümkün olmayan davacı bakımından mücbir sebep olarak kabul edilemeyeceğinden zayii belgesi talep koşullarının bulunmadığı sonucuna varılmaktadır. İleri sürülen zayi sebebine göre de tanıkların dinlenmemesi sonuca etkili bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle; zayii olayının kanunda yazılı sebeblere benzer bir sebep neticesi gerçekleştiğinin ispat edilememesi nedeniyle, zayi belgesi verilmesi koşulları mevcut olmadığından davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş,istinaf nedeni yerinde olmayan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir." belirtilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nin "6102 Sayılı TTK 82/7 madde uyarınca bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgelerin yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içerisinde ziyaı uğraması halinde ziyanın öğrenildiği tarihten itibaren 30 gün içerisinde ticari defterlerin zayi olduğuna dair belge verilmesinin talep olunması gerekmektedir. Tacirin, TTK'nun 82/7. maddesindeki düzenlemeden faydalanabilmesi için öncelikle defter ve belgelerin yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ziyaa uğraması gerekmektedir. Bunun dışında tacirin defter ve belgelerin korunması amacıyla gerekli dikkat ve ihtimamı göstermesi gerekmektedir. Tacirin ticari defterlerini korumada gerekli dikkat ve özeni göstermediği hallerde zayi belgesi verilmesi talep edilemez. Somut olayda; davacı şirketin karar defterinin kaybolduğu ileri sürülmekte ise de ne şekilde kaybolduğu belli olmayıp ,depoda sadece karar defterinin bulunamadığı ileri sürülmüştür.Taşınma sırasında çalınmış olabileceği belirtilmektedir. Zayii olayının kanunda yazılı sebeplerle, davacının iradesi dışında önlenemez bir sebeple meydana geldiği ispatlanamamıştır. Kaybın ne şekilde gerçekleştiğinin belirsiz olduğu davacı bakımından iradesi dışında bir sebeble gerçekleştiği bildirilmediğinden zayii belgesi talep koşullarının bulunmadığı sonucuna varılmaktadır. İleri sürülen zayi sebebine göre de tanıkların dinlenmemesi sonuca etkili bulunmamıştır." belirtilmiştir. 6102 sayılı TTK'nun 82/7 maddesinde "Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren otuz gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir." belirtilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde davacı şirkete ait mali müşavirlik hizmetlerinin dava dışı ... tarafından yürütüldüğünün bu nedenle şirketin ticari defterlerinin mali müşavir ...'a verildiğinin, iş ilişkisinin sona ermesiyle defterlerin talep edildiğinin, defterlerin iade edilmediğinin, mali müşavir tarafından defterlerin kendisinde olmadığının beyan edildiğinin ve defterlerin kaybolduğunun anlaşıldığının beyan edilerek bu davanın açıldığı, yukarıda belirtilen İstinaf ilamlarında da açıklandığı üzere 6102 sayılı TTK'nun 82/7 maddesi kapsamında zayi belgesi verilmesinin talep edilebilmesi için tacirin iradesi dışında, önlenmesi mümkün olmayan, olağanüstü nitelikte kanun maddesinde belirtilen veya benzer bir durumun meydana gelmesi gerektiği, tacirin ticari defterlerini korumada gerekli dikkat ve özeni göstermediği hallerde bu yasal düzenleme kapsamında zayi belgesi verilmesi talep edemeyeceği, somut olayda şirket yetkililerince kendi iradeleri doğrultusunda şirket çalışanı konumunda olan dava dışı mali müşavire şirket defterlerinin verildiğinin ve kaybolduğunun beyan edildiği, davacının iradesi ve rızası dışında gerçekleşen bir olayın bulunmadığı, bu durumun kanun maddesinde düzenlenen tacirin iradesi dışında meydana gelen önlenemez bir durum olarak değerlendirilemeyeceği, somut olayda davacının gerekli dikkat ve özeni gösterdiği yönünde değerlendirme yapılamayacağı, 6102 sayılı TTK'nun 82/7 maddesinde düzenlenen şartların oluşmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davanın reddine, 2-Harç peşin alındığından yeniden tahsiline yer olmadığına, 3-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Dosyada artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede İSTİNAF YOLU açık olmak üzere karar verildi. 15/09/2026
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır