İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/395 E. 2026/304 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/395
- Karar No
- 2026/304
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/395 Esas KARAR NO : 2026/304
DAVA : Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) DAVA TARİHİ : 14/04/2026 KARAR TARİHİ : 16/04/2026
Mahkememizin .../... Esas sayılı dosyasından ... tarihli tensip ara kararı ile tefrik edilerek yukarıdaki esas sayılı dosyaya kaydı yapıldı. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davacı şirketin tek ortaklı bir limited şirket olduğunu, şirketin idaresi ... tarafından yürütüldüğünü, davacı şirket 20.000 m² alanda fide üretimi ve satışı işlerini iştigal ettiğini, ana faaliyet alanı tarım alanında faaliyet gösteren çiftçilere, şirketlere ve kooperatiflere her nevi sebze, meyve ve asma fide fidanın örtü altı ve açıkta üretimi, dağıtımı alım, satım ve fide temini sağlanması olduğunu, davacı şirket 10 yıldır yurt içindeki diğer şirketlere ve Tarım kooperatiflerine fide temini sağlayarak ülke ekonomisine katkı sağladığını, davacı ..., mevcut şahsi borç yükü, kefalet sorumlulukları ve gelir yapısının zayıflaması nedeniyle ciddi bir ödeme güçlüğü içerisinde bulunduğunu, şahsi malvarlığının korunması ve borçlarının belirli bir plan dahilinde ödenebilmesi amacıyla konkordato talebinde bulunduğunu, davacı şirketin konkordato yoluna başvurması hem yasadan/borcu ödeyememe tehlikesi hem de basiretli bir tacir olmanın getirdiği tedbirli olma yükümlülüğünden kaynaklandığını, bu yükümlülükler nakit akım dengesizliğini giderme, ödeme kabiliyetinin devamlılığını sürdürerek itibarı koruma ve olası bir iflas halinden korunma nedeniyle ortaya çıktığını, Konkordato sürecinde alacaklıların haciz baskılarının azalması ve davacı şirket, işletmesinin bütünlüğünü koruyarak şirketin devamlılığını sağlayacağını, davacı şirket hali hazırdaki faaliyetlerine devam edecek ve şirkete nakit akışı sağlanacağını, bunun sonucunda şirketin karlılık oranı artacak konkordato ön projesinde belirtildiği gibi alacaklılarına tüm borcunu ödeyebileceğini, davacı şirketin konkordato alamaması ve iflası halinde şirket alacaklıları, alacaklarının bir kısmını tahsil edebileceğini, bu sebeple davacı şirketin iflas hali hem alacaklılar aleyhine hem de davacıların aleyhine bir sonuç doğuracağını, davacı şirketin asıl amacının ticari faaliyetlerine devam ederek, gerçeğe uygun ve sürdürülebilir bir proje ile bütün borçlarını ödemek olduğunu, dava ve ön projenin kabulü ile şirket yönetimi tarafından alınacak önlem ve tedbirler: Maliyetlerde azalma, üretkenlikte artış, pazar payında artış, müşteri memnuniyetinde artış, hata oranında azalma, kurumsal değişim ve dönüşüm, şirket devamlılığını sağlayarak karlılık oranını arttırma, davacı şirketin alacaklarını tahsil etmek, atıl durumda olan mal varlıklarının mahkeme izni, alacaklılar kurulunun onayı ve komiserin olumlu görüşü ile birlikte satışının yapılarak şirkete nakit girdisi sağlanması, diğer hususların yeterli olmaması halinde; gerekli hallerde şirkete nakit girdisi sağlanması, ortak tarafından sermaye artışı yapılması veya başkaca projelerin hayata geçirilmesi hedeflendiğini, bu nedenlerle birlikte; konkordato talebinin kabulüne, konkordato Ön projesinde İİK 286. Maddesinde belirtilen tüm koşulları sağlaması ve İİK 287. Maddesi uyarınca 3 aylık Geçici Mühlet süresinin verilmesine, verilecek geçici mühlet kararı ile birlikte vade konkordatosunun başarıya ulaşmasını ve nihai konkordato projesinin hazırlanmasına katkı sunmak üzere konkordato komiseri atanmasına, verilecek geçici mühlet kararı ile birlikte öncelikle davacı şirketin ve davacı şahsın faaliyetin devam edebilmesi ve mal varlığının korunabilmesi için İİK 287,288, 294 VE 295. Maddelerince alınması gereken tüm tedbirlerin re’sen alınmasına; İİK 206/1 maddesinde belirtilen haklar hariç olmak üzere, 6183 sayılı Kanundan doğan vergi ve her türlü harç, ceza ile SGK alacakları ( prim, idari para cezaları dahil) ile ilgili takipler dahil olmak üzere, hangi sebebe dayanırsa dayansın davacılar aleyhine yeni takip yapılmamasına, haciz, ihtiyati haciz, e-haciz, ihtiyati tedbir, satış, muhafaza işlemlerin uygulanmamasına, evvelce yapılmış olan tüm takiplerin durdurulmasına, yeni takip başlatılmasına, tedbir tarihinden önce ya da sonra uygulanan haciz, ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbirlerin kaldırılmasına, davacılar hakkında rehnin paraya çevrilmesi yoluyla yapılmış ve yapılacak tüm icra takiplerinde satışlarının durdurulmasına, rehinli menkullerin muhafazasının durdurulmasına, davacıların tüm kurumlar ve şirketler nezdindeki hak ve alacaklarının 3. kişilerce haciz, muhafaza ve tahsil edilmesinin önlenmesi ve evvelce yapılmış takiplerden üzerine haciz konulan hak ve alacaklar da dahil olmak üzere tüm hak ve alacaklar üzerindeki hacizlerin kaldırılmasına ve davacılara ödenmesine, İİK ‘nın 206. Maddesinde yer alan alacaklılar yönünden takip yapılmakla birlikte İİK 205’ten kaynaklı alacaklar sebebi ile yapılacak satış ve muhafaza işlemlerin önlenmesine, davacıların muhafaza altına alınmış ve alınacak emtia, taşıt, cihaz, leasing kapsamındaki makina, araç ve diğer hak ve alacakların davacı müvekkillere iadesine, bunların muhafaza altına alınmasını önlemesine, davacılara ait olup haczedilen araçların kayıtlarına konulan yakalama şerhlerin kaldırılmasına, işbu karar tarihinden sonra alacaklı bankalarda davacılara ait hesaplara gelecek paralar ile ilgili, ilan tarihinden önce muaccel hale gelmiş kredi ve başka alacaklar için yapacakları rehin, takas uygulamalarının İİK 294. Maddesi atfı ile İİK’nın 203. Maddesinin 1,2 ve 3. fıkrası kapsam ve şartlarında tedbiren durdurulmasına, davacıların bankalardaki hesaplarına mevcut ve yatırılacak paralara bankalarca rehin veya takas hükmünde olmak üzere konulan ve uygulanan blokajların kaldırılmasına ve blokaja tabi tutulan bedellerin davacıların ilgili banka hesabına davacıların kullanılmak üzere iadesine, yeni blokaj işlemi uygulanmamasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesine, şirketin ticari faaliyetlerine devam edebilmesi ve konkordatonun getiriliş amacına uygun olması amacı ile davacılardan; ... ... ŞTİ.'nin ve ...’ın banka hesapları üzerinde bulunan tedbir öncesi ya da sonrası konulan blokajların ve hacizlerin kaldırılmasına, hesaplardaki paraların davacıya iadesine, yeniden blokaj ve haciz konulmasının önlenmesine ve hesapların konkordato komiserin denetiminde davacı şirket tarafından kullanılmasına, İİK 297. Maddesi kapsamında ihtiyati tedbilerin; davacı şirketin ve davacı ...’ın bankalar nezdinde bulunan ticari mevduat, vadeli mevduat, döviz tevdiat, pos hesapları, teminat veya tahsile verilen çeklerle ilgili rotatif kredi hesapları, BCH hesapları, KMH hesapları da dahil olmak üzere tüm hesaplar üzerinde uygulanmasına, davacılar tarafından banka ve finans kuruluşlarına tahsil, takas ve teminat olarak verilmiş olan çek, senet ve her türlü kıymetli evrakın davacılara iadesine, paraya çevrilmiş ise paraların iadesine, davacıların takip borçlusu olduğu takiplerde kendisi aleyhine veya üçüncü şahıs konumunda oldukları takiplerde kendisine yönelik 89/1 haciz ihbarnameleri gönderilmesinin tedbiren önlenmesine, davacılara ait çeklerin arkasında karşılıksız olarak yazılmasının önlenmesine, senetlerin protesto edilmesinin önlemesine, ibrazı halinde çek ve senetlerin arkasında konkordato şerhi yazılmasına, davacıların SGK ve diğer kamu kuruluşları nezdinde doğmuş ve doğacak hak, alacak, istihkaklarının üzerine haciz konulmamasına, konulmuş olanların kaldırılmasına, işletme faaliyetlerin devamı ve alacaklar arasında eşitliğin sağlanabilmesi amacıyla davacıların borçlarından dolayı elektrik, su, doğalgaz, telefon ve internetin kesilmeyeceğine dair ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkememizin .../... Esas sayılı dosyasında davacı ... ... Şirketi ve ...'ın vade konkordatosuna ilişkin ön projelerini hazırlayarak ve İİK 286.maddesinde sayılan belgeleri talebine ekleyerek Mahkemeye başvurmuştur. Bu dosyada verilen ... tarihli tensip ara kararı ile gerçek kişi davacı yönünden konkordato talebi tefrik edilmiş ve Mahkememizin yukarıdaki esasına kaydedilmiştir. Dava, İİK 285.vd.maddeleri uyarınca konkordato talebine ilişkindir. Konkordato, borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlunun, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için başvurabileceği kendine özgü bir cebri icra kurumudur. Konkordatoda amaç, elinde olmayan nedenlerle işleri iyi gitmeyen, mâli durumu bozulmuş olan ve borçlarını ödeyip faaliyetlerini devam ettirmek isteyen dürüst borçluyu koruyarak mâli durumunun iyileşmesini sağlamak ve alacaklıların, borçlunun muhtemel bir iflasına nazaran, daha fazla ölçüde alacaklarına kavuşma olanağı yaratmaktır. Konkordato ile alacaklılar, alacaklarının bir kısmından vazgeçerler ve/veya borçluya, ödeme konusunda belirli bir vade tanırlar. Borçlunun borcun belli bir yüzdesini ödemeyi taahhüt ettiği ve alacaklıların da kalan alacaklarından vazgeçtiği durumda tenzilat konkordatosu söz konusu olur. İçinde bulunduğu mali koşullara göre borçluya borçlarını belirli bir oran ve/veya vadeyle ödeme imkanı verilmesi hem borçlu bakımından ve hem de alacaklılar bakımından olumlu sonuçlar doğurur. Aksi halde bu durumdaki borçlunun iflas etmesi, faaliyetlerinin tümüyle sona ermesine ve alacaklıların alacaklarını büyük oranda tahsil edememelerine neden olacaktır. Konkordato vade verilmesi, tenzilat yapılması ve bu ikisinin birlikte istendiği karma konkordato şeklinde olabilir. İİK’nın 305/1-b maddesi uyarınca teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile uyumlu olması gereklidir. Konkordato mühleti verilmesi için başvurunun şekli koşullarını düzenleyen İcra ve İflas Kanunu'nun 286'ncı maddesine göre, borçlunun borçlarını hangi oranda veya vadede ödeyeceğini, bu kapsamda alacaklıların alacaklarından hangi oranda vazgeçmiş olacaklarını, ödemelerin yapılması için borçlunun mevcut mallarını satıp satmayacağını, borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve alacaklılara ödemelerini yapabilmesi için gerekli malî kaynağın sermaye artırımı veya kredi temini yoluyla yahut başka bir yöntem kullanılarak sağlanacağını gösteren bir konkordato ön projesi sunması gerekir. Bu husus mutlak bir koşul niteliğinde olup, bir başkasına ait projeye atıfla ya da bir başkasına ait projenin başarıya ulaşmasına ilişkilendirilmiş şekilde borçtan kurtulma ihtimalinin ileri sürülmesi, kabul edilebilir bir proje niteliğinde sayılamaz. İİK 289. maddesinde, konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunun anlaşılması halinde borçluya 1 yıllık kesin mühlet verileceği düzenlenmiştir. Başarı olasılığı kavramından anlaşılan husus, konkordato projesinin gerçekleşme olasılığına sahip olmasıdır. Bu sonuca, borçlunun durumu, malvarlığı gelirleri ve taahhütlerini yerine getirmesine engel olan nedenler gözetilerek, objektif verilere göre konkordato başarı olasılığı yargıç tarafından belirlenecektir (Konkordato ve Yeniden Yapılanma Hukuku -Av.Sümer Altay, sayfa 112, 1. Cilt). Davacı ...'ın Mahkememizin .../... Esas sayılı dosyasında 3 ay geçici mühlet kararı verilen ... ... Şirketi'nin tek ortağı ve yetkilisi olduğu, şirketin ... TL borcuna karşı müteselsil kefil sıfatıyla borçlu olduğu, şahsi borcunun ... TL olduğu, şahsi mal varlığı toplam (3 adet taşınmazdan ibaret olup, taşınır mal varlığının bulunmadığı) değerinin ... TL belirtildiği, şahsi borcu için yıllık %23 faiz oranı uygulanmak suretiyle tasdik tarihinden itibaren 36 ay vadede ve aylık taksitler halinde ödenmesinin planlandığı ön projeye göre; Davacı yönünden dosyaya sunulan konkordato projesinin başarıya ulaşma şansının ... ... Şirketi'ne ait konkordato projesinin başarıya ulaşmasına bağlı olduğu, gerçek kişi davacının projesinin doğrudan bir başkasına ait projeye atıfla bir başkasına ait projenin başarıya ulaşmasına ilişkilendirilmiş olarak hazırlandığı, bu durumda sunulan projenin İİK 286.madde hükümlerine göre kabul edilebilir bir konkordato projesi olmadığı anlaşılmakla, davacının geçici mühlet kararı verilmesi ve konkordato taleplerinin ayrı ayrı reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davacının geçici mühlet kararı verilmesi ve konkordato taleplerinin ayrı ayrı REDDİNE, 2-Davacı yönünden peşin harç alındığından, yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Artan gider avansının HMK.333. Maddesi uyarınca iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle tensiben karar verildi. 16/04/2026
Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır