İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/376 E. 2026/350 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/376
- Karar No
- 2026/350
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/376 Esas KARAR NO : 2026/350
DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Sözleşmenin Uyarlanması) DAVA TARİHİ : 30/04/2026 KARAR TARİHİ : 14/05/2026
Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Sözleşmenin Uyarlanması) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ / DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirket ile davalı arasında yapılan banka hesap ilişkisinden kaynaklı olan müvekkil şirket tarafından keşide edilen munzam senet bulunduğunu, müvekkili şirketin davalı bankaya doğmuş veya doğabilecek herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkilinin davalı bankadan herhangi bir kredi kullanmadığını, başka bir bankaya kredi çekmek amacı ile başvurduğu esnada davalı banka tarafından kendisi hakkında protesto keşide edildiğini öğrenmiş olup kredi başvurusunun olumsuz sonuçlandığını, akabinde davalı bankaya defalarca başvuru yapmış olmalarına rağmen protesto ile ilgili taraflarına herhangi bir bilgi verilmediğini, bu konuda taraflarınca BBDK'ya başvuru da yapıldığını, haksız çekilen bu protesto nedeni ile müvekkili şirketin bankalar nezdindeki kredibilitesinin düştüğünü, ticari itibarının zedelendiğini belirterek haksız protesto nedeni ile müvekkilinin ticari itibarının daha fazla zedelenmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilerek protesto kaydının durdurulmasına, haksız protestonun iptaline ve Merkez Bankası kayıtlarından kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Dosyada taraf teşkili henüz sağlanmamıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ ve GEREKÇE / Dava; sözleşmenin uyarlanması talebine ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun ''Dava Şartı olarak Arabuluculuk'' başlıklı md.5/A-f.1: ''Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.'' şeklindedir. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesi uyarınca, "(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. (2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115/2 maddesi uyarınca, ''Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.'' Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; eldeki davanın dava tarihi itibariyle arabuluculuk dava şartının arandığı davalardan olmasına karşın davacının davayı açmadan önce arabuluculuğa başvurmadığı, yukarıda yer alan yasal düzenlemeler ile dava şartı arabuluculuk sürecinin, 6100 sayılı HMK'nun 115/2 ile 115/3 maddeleri çerçevesinde, gider avansı yatırılmasında veya gerekli hallerde teminat gösterilmesinde olduğu gibi tamamlanabilen bir dava şartı eksikliği olarak düzenlenmediği görülmektedir. Bir başka ifadeyle, dava şartı noksanlığının giderilmesi ve arabulucuya başvurulması için mahkemece davacıya süre verilmeyecektir. Bu nedenlerle Mahkememizce 6102 sayılı TTK'nın 5/A maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun... maddeleri ile ... sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-2 hükmü gereğince davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (Benzer mahiyette içtihat İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12.Hukuk Dairesinin 20/09/2023 tarih, ...Esas ve ...Karar sayılı ilamı) HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere; 1-HMK 114/2, HMK 115/2 gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden REDDİNE 2-Harç peşin alındığından tekrar alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-HMK 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiye avansın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.14/05/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır
*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.*