İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/360 E. 2026/601 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/360
- Karar No
- 2026/601
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/360 Esas - 2026/601
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2026/360 Esas KARAR NO : 2026/601
....
DAVA : Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) DAVA TARİHİ : 03/08/2025 KARAR TARİHİ : 13/07/2026 GEREKÇELİ KARAR TARİHİ : 13/07/2026 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin sürücüsü olduğu ve malikinin bir başkası olduğu ... plakalı araç, 29.01.2024 tarihinde başkaca iki aracın daha yer aldığı bir kazaya karıştığını, anılan ... plaka numaralı aracın... poliçesi, davalı ... tarafından düzenlenmiş olup kaza neticesinde diğer araçlarda meydana gelen hasar bedelini ve diğer ödemeleri, poliçe kapsamında sigorta şirketi karşıladığını, akabinde davalı sigorta şirketi, müvekkilinin kaza esnasında alkollü olduğundan bahisle müvekkiline ve araç malikine ... dosyası ile takip başlatarak yaptığı ödemelerin rücuen tahsilini istediğini, müvekkili tarafından takibe itiraz edilmiş ve takibin durduğunu, sigorta şirketinin; müvekkiline rücu edemeyeceğini basiretli bir tacir olarak bilmesi ve poliçenin tarafının kim olduğunu bilebilecek konumda olması nedeniyle müvekkile karşı icra takibi başlatması açıkça kötü niyet barındırdığını, takip başlatılmasının iyi niyetli olmadığını, izah edilen hususlardan da anlaşıldığı gibi davalı sigorta şirketi; müvekkili ile aralarında hiçbir hukuki bağlantı olmaması, müvekkilinin sigorta poliçesinin tarafı olmaması nedenleriyle müvekkiline rücu isteminde bulunamayacağını, bu nedenle davalının müvekkiline karşı başlattığı ... numaralı icra takibi açısından müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini ve kötü niyetli davalının takip çıktısının %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemesine karar verilmesini talep etme lüzumu doğduğunu, Müvekkilinin ... dosyası kapsamında borçlu olmadığının tespiti ile davalının takip çıktısının %20'sinden az olmamak üzere müvekkiline kötü niyet tazminatı ödemesine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının dava dışı ... adına kayıtlı olan ... Plakalı araç ile 29.01.2024 tarihinde .... trafik kazası yaptığını, kaza neticesinde düzenlenen Trafik Kazası Tespit Tutanağı'nda davacının alkollü ve kusurlu olduğunun tespit edildiğini, müvekkili şirket tarafından kazaya karışan diğer araçların onarımı için ödeme yapıldığını, ödeme işleminden sonra Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın, 'Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortacının Sigortalıya Rücu Hakkı' başlıklı maddesinde yer alan, "Sigortalıya başlıca şu nedenlerle rücu edilir: a) Tazminatı gerektiren olay, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise, b) Tazminatı gerektiren olay, aracın ilgili mevzuat hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan veya geçerliliğini yitirmiş sürücü sertifikasına sahip ya da ehliyetine geçici/sürekli el konulmuş kimseler tarafından sevk edilmesi veya trafik kurallarının ihlali sonucunda meydana gelmiş ise,..." hükmü uyarınca davacı ve dava dışı ...'e sorumlu olduğu ve müvekkili şirket tarafından ödenen bedelin iadesi için tebligat gönderildiği, ödeme yapılmaması üzerine taraflarınca ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davacının ise tebliğ edilen bu takibe itiraz edildiğini ve takibi durdurulduğunu, takibin durması sonrası taraflarınca hem davacı hemde dava dışı ... yönünden dava şartı olan arabuluculuk yoluna gidilmiş ve .... Sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açıldığını, yargılama neticesinde davacının kusurlu bulunduğunu ve rücu koşullarının oluştuğuna dair Bilirkişi Rapor'u düzenlendiğini ve bahse konu rapor doğrultusunda 15/10/2025 tarihinde davanın kabulüne karar verildiğini, davacı ile dava dışı ... arasında anne-oğul ilişkisi bulunmadığını, itirazın iptaline ilişkin yargılama neticesinde ödenecek bedelin mahsup edilebilmesi amacıyla işbu dava açıldığını, menfi tespit davasında dava şartı olan hukuki yarar koşulu oluşmadığını, davacı ile itirazın iptali hususunda arabuluculuk toplantısının 24/09/2024 tarihinde anlaşamama şeklinde tamamlandığını ve aradan geçen 1 yıllık süreye rağmen kendisi hakkında herhangi bir itirazın iptali davası açılmadığını, İcra ve İflas Kanunu hükümleri gereği itirazın iptali davasının 1 yıllık süre içerisinde açılması gerektiğini, gelinen aşama itibari ile dava açma süresinin dolduğunu, davacıya karşı itirazın iptali davası açılmasının mümkün olmadığını belirterek davanın reddine, %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, sigorta sözleşmesinin tarafı olmadığı gerekçesiyle davalı sigorta şirketi tarafından rücu talebiyle aleyhine başlatılan icra takibi hakkında borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi talebine ilişkindir. Dosyanın incelenmesinde, birden fazla aracın karıştığı trafik kazası nedeniyle davalı sigorta şirketi tarafından Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta poliçesi kapsamında zarar görenlere yapılan hasar ödemelerinden sonra ... Esas sayılı dosyasında davacı sürücü ve dava dışı araç maliki aleyhine sürücünün alkollü olduğundan bahisle ödenen tazminatların rücuan tahsili amacıyla 26/07/2024 tarihinde icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin tebliği ile borçlular tarafından süresi içerisinde yapılan itiraz üzerine icra takibinin durdurulduğu, borca itirazın davalı alacaklı vekiline 07/08/2024 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafından yalnızca araç malikine karşı itirazın iptali davasının açıldığı, davacı tarafça menfi tespit istemli işbu davanın 03/08/2025 tarihinde açıldığı, ... sayılı karar ile davanın hukuki yarar yokluğundan reddine dair karar verildiği, davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine ... sayılı kararı ile hukuki yararın bulunduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne ve yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın yerel mahkemeye gönderilmesine dair karar verildiği, dosyanın yukarıdaki esasa kaydının yapılarak yargılamaya devam olunduğu anlaşılmıştır. Motorlu taşıtını sigorta ettiren kişi öncelikle sigorta bedelini ödemekle yükümlüdür. Sigorta bedeli; prim, ...Sigortası hesabına katılma payı ile sigorta sözleşmesine, bedeline veya primine ilişkin olarak mevcut ve ileride konulacak vergi, resim ve harçlardan oluşur. Sigorta bedelinin tamamı, sözleşme yapılır yapılmaz,poliçenin teslimi karşılığında peşinen ödenir.Kural olarak, sigorta bedeli peşin ödenir. Ancak, sigortacı kabul ederse, primler taksitle de ödenebilir. Sigortacının sorumluluğu her ikihalde de poliçenin düzenlendiği andan itibaren başlar. Sigorta ettiren sözleşmeyi imzalarken rizikoyu etkileyecek hususları sigortacıya bildirmekle yükümlüdür. Bununla birlikte, sözleşme yapıldıktan sonra da sigorta ettiren, rizikoyu artıran veya azaltan durumları sigortacıya haber vermekle yükümlüdür. Aksi halde, sigortacı artması gereken prim değeri kadar sorumluluktan kurtulur. Ödemesi gereken tazminatı ödedikten sonra sigorta ettirene rücu edebilir. ... Genel Şartları uyarınca, sigorta ettiren, rizikonun gerçekleşmesi halinde bir kısım hususları yerine getirmekle yükümlüdür. Eğer zarar gören sigortacıya karşı doğrudan tazminat davası açarak zararının giderilmesini istemişse, zarara neden olan sigorta ettiren kişi bu davaya feri müdahil olarak sigortacının yanında katılabilmelidir. Çünkü bu davada sigortacı aleyhine verilecek tazminata ilişkin hüküm daha sonra sigortacı tarafından açılacak rücu davasında esasa konu olacaktır. Ayrıca sigorta ettiren, üçüncü kişilerin zarara ilişkin talepleri halinde, sigortacının yazılı muvafakati olmadan zararı kısmen veya tamamen kabul etmemek zorunda olduğu gibi, ödemede bulunmamak zorundadır. Sigorta ettiren bu yükümlülükleri yerine getirmediği için sigortacı zarar görene gereğinden fazla tazminat ödemişse, sigortacı bu fazla kısım için sigorta ettirene TTK m. 1301/2 uyarınca rücu edebilir. Zarar gören kişiler sigorta şirketine karşı tazminat talep haklarını doğrudan kullanabilecekleri gibi dava yoluyla da kullanabilirler (KTK m. 97). Sigortalıya (zarar görene) ödemede bulunan sigorta şirketinin sigortalısına ödediği sigorta bedeli kadar, halefiyet prensibi gereği, sigorta ettirene (zarar sorumlusuna) karşı rücu hakkı vardır. Rücu hakkı, zarar gören alacaklıya karşı sözleşmeden veya haksız fiilden dolayı diğer kişiler ile birlikte tazminat sorumluluğu taşıyan ve zararın telafisi İçin kendisine müracaat edilen borçlunun bunu ödedikten sonra diğer borçlulara hisseleri oranında başvurmasıdır. Sigorta şirketi, rücu hakkını dava yoluyla da kullanabilir. Bu davaya rücu davası adı verilir. ...’deki rücu hakkının ve bu hakkın kullanılacağı rücu davasının esası halefiyet prensibidir. Halefiyet hakkının kaynağı TTK m. 1301 ve sigorta sözleşmelerindeki genelşartlardır. ...’deki rücu hakkının, halefiyete dayalı bir hak olduğu Karayolları Motorlu Araçlar ... Genel Şartları’nın B.3. maddesinde de belirtilmiştir. Burada, esas itibarıyla, sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davası, onun halefi sıfatı ile sigortacı tarafından açılır. Bu suretle, zarar gören sigortalının aynı zarar için iki defa tazminat alarak haksız zenginleşmesi önlendiği gibi, sigortalıya zarar veren kimsenin sorumluluktan kurtulması gibi haksız bir durumun ortaya çıkması da engellenmiş bulunmaktadır. Halefiyet prensibi gereği işletenin halefi durumundaki sigortacı, kendisine karşı açılacak tazminat davasında KTK m. 86/I’ deki işleteni sorumluluktan kurtaran veya azaltan sebepleri öne sürebilir. Zarar görenin kusuru varsa, bu durum sigorta şirketinin ödeyeceği tazminatta indirim nedenidir. Zarar gören sigortalıya karşı dava yoluna başvurmuş ise ... Genel Şartlarının B.2. maddesi uygulanır. Sigortacı; ... kapsamında ödediği tazminatı, zarara neden olansigorta ettirenden, halefiyet prensibi gereğince, ... Genel Şartları B.4. hükmünde belirtilen durumlardan herhangi birisi varsa geri alabilir. Bu durumlardan hiçbirisi gerçekleşmemişse, sigorta şirketi, rizikonun gerçekleşmesi sonucu meydana gelen zarara ve bundan doğan tazminata kendisi katlanmak zorunda kalacaktır. Genel şartların B.4. Maddesinin c fıkrasına göre aracın mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlardan dolayı sigorta ettirene rücu imkanı getirilmiştir. Somut olayda, Zorunlu Trafik Sigorta Poliçesinde sigorta ettiren taraf ... olup, davacı Mustafa Kahraman Atik sadece sigortalı aracın kaza tarihindeki sürücüsüdür. Bu durumda, incelenen evrak ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, 29/01/2024 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle, davalı sigorta şirketi tarafından dava konusu kazada hasarlanan diğer araçlar için ödeme yapıldığının iddia edildiği ve gerçekleşen kazaya bağlı olarak, rücu şartlarının oluştuğundan bahisle .... Esas nolu dosyasında davacı sürücü ve dava dışı sigortalı aleyhine takip yapıldığı, davacı tarafından rücu şartlarının oluşmadığından bahisle işbu menfi tespit davasının açıldığı, davalı tarafça, davalının alkollü ve kusurlu olduğuna yönelik iddiada bulunulduğu, ancak sigortacı tarafından açılan rücu davalarının KTK'nun 95/2. ve Genel Şartların 4/2. maddeleri uyarınca sigorta ettirene karşı açılabileceği, sigorta sözleşmesinin tarafı olmayan sürücü ile sigortacı arasında sigorta sözleşmesi bulunmadığından anılan madde hükümlerinin sürücüye karşı ileri sürülmesinin mümkün olmadığı (...), gerçekleşen kazada, davacının sadece araç sürücüsü olması ve davalı sigorta şirketi ile sözleşme ilişkisi bulunmaması karşısında, davalı tarafın sigortalısı olmayan davacı araç sürücüsüne müracaat edemeyeceğinin şüpheden uzak olduğu, açıklanan nedenlerle, davalı tarafın rücu şartlarının oluştuğunu ispatlayamadığı sonucuna varılarak davanın kabulü ile davacının .... Esas sayılı dosyasından dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalı tarafın, basiretli bir tacir gibi davranarak rücu edemeyeceğini bildiği halde kazaya karışan aracın sürücüsü olan davacı hakkında da icra takibi yoluna müracaat etmesi nedeniyle, kötü niyetli olarak hareket ettiği sonucuna varılarak davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiği değerlendirilerek 200.000,00 TL asıl alacağın % 20'si oranında hesaplanan 40.000,00 TL kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair karar vermek gerekmiş (...), aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile, davacının ... Esas sayılı dosyasından dolayı davalıya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, 2-200.000,00 TL asıl alacağın % 20'si oranında hesaplanan 40.000,00 TL kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, 3-Alınması gereken 14.147,09 TL karar ve ilam harcından başta peşin alınan 3.536,78 TL harcın mahsubu ile bakiye 10.610,31 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı, 3.536,78 TL peşin harç ve 2.002,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 6.154,18 TL harcın davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, 5-Davacı tarafça yargılama sırasında posta ve tebligat ücreti olarak yapılan 547,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, 6-Davalı tarafça yapılan yargılama masrafının ÜZERİNDE BIRAKILMASINA, 7-Davacı vekille temsil edildiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, 8-Davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 9-Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
10-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa İADESİNE, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde .... nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/07/2026
....