İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/295 E. 2026/431 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/295
Karar No
2026/431
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2026/295 Esas KARAR NO :2026/431

DAVA:Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:03/04/2026 KARAR TARİHİ:03/06/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 07.01.2025 tarihinde imzalanan ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 1005 Adet Konut ve 1 Adet 10 Dükkanlı Ticaret Merkezi ve 1 Adet Cami İnşaatları ile Altyapı ve Çevre Düzenlemesi İşi kapsamında malzeme alımı konusunda 234.939.000,00 TL tutarında sözleşme imzalandığını, sözleşmeye konu tüm malzemelerin müvekkili şirket tarafından eksiksiz olarak tedarik edilerek davalının şantiye sahasına teslim edildiğini ancak davalı tarafça toplam 119.000.000,00 TL ödeme yapıldığını beyanla 100.000,00 TL alacağın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili ise; taraflarca 18.08.2025 tarihinde imzalanan 07/01/2025 tarihli Malzeme Alım Sözleşmesinin Fesih Protokolü isimli fesih ve ibra protokolü ile taraflar arasındaki sözleşmenin feshedildiğini ve tarafların karşılıklı olarak birbirlerini ibra ettiğini beyanla davanın reddini savunmuştur. GEREKÇE: Dava; satış sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili istemine ilişkindir. Taraflar arasında 07/01/2025 tarihli satış sözleşmesi ve 18/08/2025 tarihli fesih ve ibra sözleşmesi imzalandığı çekişmesizdir. Uyuşmazlık, fesih ve ibra protokolüne rağmen davacının bakiye alacak talebinde bulunup bulunamayacağı noktasındadır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 132. maddesi, "Borcu doğuran işlem kanunen veya taraflarca belli bir şekle bağlı tutulmuş olsa bile borç, tarafların şekle bağlı olmaksızın yapacakları ibra sözleşmesiyle tamamen veya kısmen ortadan kaldırılabilir" hükmünü havidir. Söz konusu protokolle birlikte tarafların 07/01/2025 tarihli sözleşmeden ve her türlü ticari ilişkiden ötürü birbirlerini geri dönülemez biçimde ibra ettikleri, ibra tarihinden sonra düzenlenen fiyat farkı faturasının hüküm doğurmaya elverişli olmadığı, zira davacının davasını açıkça 07/01/2025 tarihli sözleşme kapsamında teslim edilen malların bedeline hasrettiği ve dava dilekçesinde ibra protokolünün baskı ile imzalatıldığına ilişkin herhangi bir iddiada da bulunulmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, davanın ibra nedeniyle reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçede açıklandığı üzere; 1-Davanın Reddine, 2-Alınması gerekli 732,00 TL karar ve ilam harcının 1.707,75 TL peşin harçtan mahsubu ile kalan 975,75 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 6.000,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak Maliyeye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı vekille temsil olunduğundan, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, 6-Taraflarca yatırılan gider avansından geriye kalanın karar kesinleştikten sonra ilgilisine iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 03/06/2026

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/295, K. 2026/431, T. 03.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-295-e-2026-431-k-39d3bdcfb68b