İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/262 E. 2026/268 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/262
Karar No
2026/268
Karar Tarihi

T.C. ...10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/262 Esas - 2026/268 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN T.C. ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2026/262 Esas KARAR NO : 2026/268

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 24/06/2020 KARAR TARİHİ : 08/04/2026 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/05/2026 Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali (haksız eylemden kaynaklanan zarar nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili, davalının yer aldığı adi ortaklığın .... ..... ..... mükellefiyet numarasında kayıtlı bulunduğunu, adi ortaklığın üstlendiği iş ile ilgili muhtelif ebat ve miktarlarda demir, saç, teneke antipas boya, kutu profil, kaynak elektrot, muhtelif tesisat malzemeleri ve benzeri malzemelerin ( fatura içeriklerinde belirtilen malları) müvekkili şirketten satın aldığını, satışa konu malların iş ortaklığına eksiksiz teslim edildiğini, mallara ilişkin faturanın da iş orlaklığına teslimi sonrasında ortaklığın ticari kayıtlarına itirazsız alındığını, iş ortaklığınca müvekkilinden satın alınan mallarla yapılan imalatların hak edişe konulduğunu ve malların bedelinin Toki'den alındığını, davalı ve dava dışı ortağının müvekkilinin faturalardan kaynaklı alacağının tüm sözlü uyarılarına rağmen ödemediklerini, alacağın tahsili amacıyla adi ortaklığı oluşturan şirketler aleyhine .... ..... .... takip sayılı dosyasında başlatılan icra takibinin davalı şirket yönünden haksız itiraz nedeniyle durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hüküm olunmasını talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili, davacı şirketin faaliyet alanının inşaat malzemesi, demir vs. satmak olmadığı gibi, başka bir firmadan satın aldığı/temin ettiği inşaat malzemelerini de gerek müvekkili şirkete gerekse adi ortaklığa satmış bulunmadığını, sattığını iddia ettiği mallara ilişkin teslim tesellüm makbuzlarının olmadığını, bu yönüyle de teslim evraklarının bulunmamasının faturanın düzmece olduğunu kanıtladığını, davacı yanın ticari defterleri incelenerek sattığını iddia ettiği ürünlerin girişlerinin var olup olmadığının bilirkişi marifetiyle tespitini istediklerini, bir şirketin envanterinde olmayan emtiayı da satamayacağını, fatura içeriklerindeki ürünlerin hiçbir şekilde taraflarınca testim alınmadığını, davacı yan ile müvekkili firma ve adi ortaklık arasında hiçbir ticari faaliyet bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla Toki'ye müzekkere yazılarak adi ortaklığa bağlı işin detaylı hak ediş raporunun istenmesini talep ettiklerini, söz konusu hak ediş cetvelinde hangi işlerin hangi tarihte yapıldığını ve yapılan işlere ilişkin ne kadar hak ediş ödemesinin alındığının belirtildiğini, bu kapsamda davacı tarafından icraya konulan fatura içeriğinde belirtilen malzemelerin yüklenilen işte kullanılıp kullanılmadığı, kullanıldıysa da fatura tarihinden önce mi sonra mı kullanıldığının tespit edileceğini, ticari teamül ve inşaat fenni gereği bir malzemenin önce satın alınıp daha sonra üstlenilen işte kullanılacağını, imalatı tamamlanan bir eserin inşaattan sonraki tarihe ilişkin düzenlenen fatura dahil tüm evrakların muvazaalı olacağının aşikar olacağını belirterek davanın reddi ile haksız icra takibi nedeniyle takibe konu alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hüküm olunmasını talep etmiştir. KANITLAR : Mahkememizce davanın kabulüne dair tesis edilen 08/06/2022 Tarihli, 2020/257 Esas ve 2022/421 Karar sayılı karar, ...Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi'nin 20/02/2026 tarih ve 2023/1511 Esas 2026/135 Karar sayılı ilamıyla kaldırılmış ve yukarıdaki esasına kaydı yapılmıştır. Davacı vekili, 31/03/2026 tarihli dilekçesi ile davalı yan ile dava dışı firmalar arasında uzlaşma ve protokol yapılmış olduğunu, işbu sebeple anlaşmamın gereği olarak davalıya karşı açmış olduğu davadan feragat ettiğini, karşılıklı olarak vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerini bulunmadığını beyan etmiştir. Davalı vekili de 31/03/2026 tarihli dilekçesi ile davacı yanca sunulan feragat dilekçesi doğrultusunda karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerini olmadığını bildirmiştir. GEREKÇE : Dava, ticari satım ilişkisinden kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Yargılama sırasında davacı vekili, davadan feragat ettiğini bildirmiştir. Feragat, HMK'nın 307. maddesinde davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olarak hükme bağlanmıştır. Davayı son veren taraf işlemleri arasında sayılmış olup, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman mümkündür. Feragat, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği dava türlerinde geçerlidir. Davacı vekili davadan feragat edebileceği gibi yetkisi olması halinde vekili de bu beyanı sunabilir Davacı vekili vekaletnamesindeki yetkiye dayalı olarak geçerli şekilde davadan feragat etmiştir. Bu durum karşısında, davanın, ticari satımdan kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline yönelik olduğu, anılan davanın davacının üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği dava türlerinden bulunduğu, geçerli şekilde davadan feragat edildiği sonucuna varılarak davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının feragat nedeniyle reddine, 2-492 Sayılı Harçlar Kanununun 22. maddesi gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu karar ve ilam harcının 2/3’ü olan 488,00 TL harcın peşin alınan peşin alınan 11.760,62 TL'den mahsubu ile arta kalan11.272,62 TL'nin kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Arabuluculuk aşamasında harcanan 1.320,00 TL giderin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 4-Talep dikkate alınarak davalı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, 5-Talep dikkate alınarak yapılan giderlerin taraflar üzerinde bırakılmasına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde ...Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere 08/04/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/262, K. 2026/268, T. 08.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-262-e-2026-268-k-e7de56c72808