İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/256 E. 2026/596 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/256
- Karar No
- 2026/596
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO :2026/256 Esas KARAR NO :2026/596
DAVA :İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ :26/03/2026 KARAR TARİHİ :08/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... işletmecisi olan müvekkil şirketin, davalı ... Şirketi Tarafımızca ... 5. İcra Dairesi şirketine ait ... plakalı araçların 11.09.2023 ile 09.07.2025 tarihleri arasında ücret ödemeksizin ihlalli geçişler yaptığını tespit ettiğini, geçiş ücretlerinin 6001 sayılı Kanun kapsamında on beş günlük yasal sürede ödenmemesi üzerine başlatılan 2026/3110 sayılı icra takibine davalının haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını, davalının HGS/OGS hesaplarında yeterli bakiye bulundurma yükümlülüğünü yerine getirmediğini, geçiş ücretlerinin tahakkukunun kanuna uygun olduğunu, davalının ticari faaliyetleri kapsamında kullandığı araçlar için avans faizi uygulanması gerektiğini, alacağın likit olması sebebiyle İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesi uyarınca %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, davalının taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczini, ...Esas sayılı icra dosyasındaki itirazın iptalini, takibin kademeli faiz oranları uygulanarak devamını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dört ayrı araç ile ihlalli geçiş yapıldığına dair iddialarını kesin, açık ve tereddüde mahal bırakmayacak nitelikte delillerle ispat edemediğini, dava konusu araçların müvekkile ait olup olmadığının ve iddia edilen tarihlerde müvekkilin fiili hakimiyetinde bulunduğunun somut ve resmi kayıtlarla ortaya konulmadığını, araçların üçüncü kişiler tarafından kullanılmış olma ihtimalinin göz ardı edilerek yalnızca tescil bilgilerine dayanılmasının hukuken yeterli olmadığını, davacı tarafın ileri sürdüğü ihlalli geçiş iddialarının yalnızca kendi sistem kayıtlarına dayandırıldığını, bu kayıtların doğruluğu ve güvenilirliği hususunda kamera kayıtları, plaka tanıma görüntüleri veya sistem logları gibi bağımsız ve teknik deliller sunulmadığını, tek taraflı oluşturulan kayıtlarla borç ihdas edilmesinin hukuki güvenlik ve ispat kuralları ile bağdaşmadığını, HGS sistemine ilişkin olası teknik aksaklıkların davacı sorumluluğunda olduğunu, ispat yükünün davacıda bulunduğunu, dava konusu alacağın varlığı ve miktarı taraflar arasında ihtilaflı olduğundan likit bir alacak niteliği taşımadığını, bu nedenle temerrüt hükümlerinin uygulanamayacağını, müvekkilin temerrüde düşürüldüğüne dair usulüne uygun bir ihtarın bulunmadığını, talep edilen faiz oranının yasal dayanağının belirtilmediğini, asıl alacak ispat edilemediğinden fer'i alacak taleplerinin de hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, alacak likit ve tartışmasız olmadığından icra inkar tazminatı şartlarının oluşmadığını, müvekkilin icra takibine yaptığı itirazın haklı ve hukuka uygun olduğunu belirterek, haksız ve dayanaksız açılan itirazın iptali davasının reddini, icra takibine yapılan itirazın haklılığının tespitini, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasını talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, ... 5. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasının UYAP sureti ile Karayolları Genel Müdürlüğü ve Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketine yazılan müzekkere cevabının dosya arasına alındığı anlaşılmıştır. Dosyanın rapor alınmak üzere Mali Müşavir bilirkişiye tevdi edildiği ve düzenlenen 15/08/2026 tarihli raporda özetle; Karayolları Genel Müdürlüğü sorumluluğundaki otoyollarda ücret ödemeden yapılan geçişlere ilişkin yönetmelik hükümlerinin incelendiğini, geçiş ücretini ödemeden giriş çıkış yapan araç sahiplerine geçiş ücretinin dört katı tutarında idari para cezası uygulanması gerektiğinin belirtildiğini, ödemesiz geçiş tarihini izleyen on beş gün içinde ücretin ödenmesi halinde ceza uygulanmayacağının ifade edildiğini, idari para cezaları ile geçiş ücretlerinin tebliğ tarihinden itibaren bir ay içerisinde ödenmesi gerektiğinin vurgulandığını, ödenmeyen tutarların 6183 sayılı Kanun uyarınca vergi dairesi tarafından takip edileceğinin açıklandığını, HGS sistemlerinden kaynaklanan teknik problemler veya bakiye yetersizliği nedeniyle tahsil edilemeyen geçiş ücretlerine ilişkin uyuşmazlıkların değerlendirildiğini, davacı tarafından sunulan listeler ve kamera görüntülerinin incelendiğini, ... plakalı araca ilişkin geçişin ispat edilememesi ve HGS hesabında yeterli bakiye bulunması nedeniyle 5,50 TL geçiş ücreti ile 22,00TL ceza tutarından oluşan toplam 27,50 TL tutarın hesaplama dışı bırakıldığını, Karayolları Genel Müdürlüğü Ve Ptt Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen cari hesap ekstrelerinin tetkik edildiğini, davalıya ait araca tanımlı HGS etiketinde geçiş anında ve takip eden on beş gün içinde geçiş ücretini karşılayacak bakiye bulunmadığının tespit edildiğini, hesaplama dışı bırakılan tutar haricindeki diğer geçişlerin ihlalli olduğunun kabul edildiğini, 21.01.2026 takip tarihi itibarıyla davacı alacağının asıl alacak olarak 2.972,50 TL, işlemiş faiz olarak 1.456,13 TL ve diğer kalemlerle birlikte toplam 4.719,86 TL olarak hesaplandığını, takipte talep edilen 4.752,43 TL ile bilirkişi incelemesinde hesaplanan 4.719,86 TL arasındaki farkın hesaplama dışı bırakılan 27,50 TL tutarından kaynaklandığı kanaatine varıldığını, davacı tarafından davalıya ait araçların bedeli tahsil edilmeyen geçişlerinin listelendiği, Karayolları Genel Müdürlüğü Ve Ptt Genel Müdürlüğü kurumundan celp edilen HGS ekstrelerinin incelendiği, hesaplama dışı bırakılan bir geçiş hariç geçiş anında ve takip eden 15 gün içinde HGS etiketinde yeterli bakiye bulunmadığının tespit edildiği, davacının davalıdan 10.03.2025 takip tarihi itibarıyla toplam 4.719,86 TL asıl alacak tutarının 2.972,50 TL olduğu, ...10. Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. sayılı dosya kapsamında asıl alacak tutarı olan 2.972,50 TL için takip tarihinden tahsil tarihine kadar TCMB tarafından ilan edilen değişken oranlarda avans faizi talep edilebileceği, delillerin değerlendirilmesi ve hukuki tavsifin 6100 sayılı HMK'nın 266/c. 2 hükmü gereği mahkemeye ait olduğu, tarafların icra inkâr tazminatı ve diğer tüm taleplerinin değerlendirilmesinin mahkemenin takdirinde olduğu kanaatine varılmıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davanın, davalı şirkete ait araçların davacının işlettiği otoyoldaki ihlalli geçişleri nedeniyle davacının alacaklı olduğu iddiasıyla ... 5. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasından başlatmış olduğu takibe davalı tarafça vaki itirazın iptaline ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Dosyada yapılan yargılama, bilirkişi raporları, tarafların ticari defterleri, faturalar, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; her ne kadar, davacı tarafça davalı aleyhine ... 5. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ile toplam 4.752,43 TL alacak üzerinden takip başlatılmış ve davalının itirazı üzerine takip durmuş ise de, dosyamızdan alınan, bilirkişi raporu ile; davacı tarafından davalıya ait araçlar ile ihlalli geçiş tespit edildiği, geçiş yapan aracın geçiş tarihlerinde davalıya ait olduğu, ...plakalı araca ilişkin geçişin ispat edilememesi ve HGS hesabında yeterli bakiye bulunması nedeniyle 5,50 TL geçiş ücreti ile 22,00TL ceza tutarından oluşan toplam 27,50 TL tutarın hesaplama dışı bırakıldığı, Karayolları Genel Müdürlüğü Ve Ptt Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen cari hesap ekstrelerinin tetkik edildiği, davalıya ait araca tanımlı HGS etiketinde geçiş anında ve takip eden on beş gün içinde geçiş ücretini karşılayacak bakiye bulunmadığının tespit edildiği, hesaplama dışı bırakılan tutar haricindeki diğer geçişlerin ihlalli olduğunun kabul edildiği, 21.01.2026 takip tarihi itibarıyla davacı alacağının asıl alacak olarak 2.972,50 TL, işlemiş faiz olarak 1.456,13 TL ve diğer kalemlerle birlikte toplam 4.719,86 TL olarak hesaplandığı, takipte talep edilen 4.752,43 TL ile bilirkişi incelemesinde hesaplanan 4.719,86 TL arasındaki farkın hesaplama dışı bırakılan 27,50 TL tutarından kaynaklandığı kanaatine varıldığı, davacı tarafından davalıya ait araçların bedeli tahsil edilmeyen geçişlerinin listelendiği, Karayolları Genel Müdürlüğü Ve Ptt Genel Müdürlüğü kurumundan celp edilen HGS ekstrelerinin incelendiği, hesaplama dışı bırakılan bir geçiş hariç geçiş anında ve takip eden 15 gün içinde HGS etiketinde yeterli bakiye bulunmadığının tespit edildiği, davacının davalıdan 10.03.2025 takip tarihi itibarıyla toplam 4.719,86 TL asıl alacak tutarının 2.972,50 TL, işlemiş faizin 1.456,13 TL, KDV alacağının ise 291,23 TL olduğu tespit edildiği anlaşıldığından, dosya kapsamına uygun denetime açık ve hükme elverişli rapor kapsamında davanın kısmen kabulüne, davalının ... 5. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasına vaki itirazının kısmen iptaline, takibin 2.972,50 TL asıl alacak 1.456,13 TL işlemiş faiz ve 291,23 TL KDV olmak üzere toplam 4.719,86 TL üzerinden devamına, asıl alacak olan 2.972,50 TL'ye takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına fazlaya ilişkin talebin reddine, İcra inkar tazminatı talebi yönünden; İİK 67/2 maddesinde " Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." denilmektedir. Borçlunun icra inkar tazminatı ile mahkumiyeti açısından itirazın kötü niyetli olması şartı aranmayıp geçerli bir takibin ve itirazın bulunması, takip konusu alacağın belirlenebilir (likid) alacak olması ve davalının itirazında haksız olması gerekmektedir. "Likid alacak" kavramına gelince; eğer borçlu, ödeme emri ile kendisinden istenilen alacak bakımından borçlu olduğunu bilmekte veya bilmek durumunda ise ve buna rağmen itiraz ederse, itirazında haksızdır. O halde, borçlunun haksız olup olmadığının saptanabilmesi için, “alacağın bilinmekte veya bilinmek durumunda olması”nın ne anlama geldiği önem arz etmektedir. Öğretide genel olarak kabul edildiği üzere, borçlu, alacaklının icra takibinde talep ettiği alacağı veya alacağın bütün unsurlarını bilmekte veya bilmek (kolayca hesap edebilmek) durumunda ise ve alacağın miktarının belirlenmesi için tarafların ayrıca mutabakata varmasına (anlaşmasına) veya mahkemenin tayin edeceği bilirkişi eliyle bir değerlendirme yapılmasına ihtiyaç yoksa, alacak likidedir. Yargıtay’ın çeşitli kararlar vesilesiyle genel olarak yaptığı tanım da buna paraleldir: Ör- neğin, Hukuk Genel Kurulu'nun emsal kararlarında belirtildiği ve benimsendiği üzere , “alacağın gerçek miktarı belli ve sabit ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmekte veya bilinmesi gerekmekte ve böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesi mümkün ise başka bir ifadeyle, borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacak likiddir." Yargıtay'ın burada ifade ettiği, “borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise” ölçütü çok önemlidir. Burada dile getirilen borçlunun “yalnız başına” tespiti hususu, alacağın ve miktarının borçlu tarafından bütün unsurları ile bilinebilir (hesap edilebilir) olması ve bu konuda alacağın tespiti için ayrıca yargılama yapılmasına gerek olmaması anlamındadır. Alacağın likid olması bakımından “alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması" da şart değildir. ( İcra İnkar Tazminatı Açısından “Likid Alacak” Kavramı - Prof. Dr. Ejder Yılmaz/ Bankacılar Dergisi, Sayı 67, 2008) Açıklamalar doğrultusunda; takibe konu alacağın likit ve belirlenebilir olduğu, yine davalının hakkındaki icra takibine haksız olarak itiraz ederek durmasına neden olduğu da dikkate alınarak asıl alacağın % 20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine miktar itibari ile kesin olarak karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kısmen kabulüne, davalının ... 5. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasına vaki itirazının kısmen iptaline, takibin 2.972,50 TL asıl alacak 1.456,13 TL işlemiş faiz ve 291,23 TL KDV olmak üzere toplam 4.719,86 TL üzerinden devamına, asıl alacak olan 2.972,50 TL'ye takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Asıl alacak olan 2.972,50 TL'nin % 20 oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan tahsil davacıya ödenmesine, 3-Alınması gereken 732,00 TL harç başlangıçta yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 4-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın kabul edilen miktarı üzerinden 4.719,86 TL vekâlet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın reddedilen miktarı üzerinden hesaplanan 32,57 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yatırılan 1.464,00 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yatırılan 4.360,80 TL yargılama giderinden davanın red ve kabul oranına göre hesaplanan 4.330,91 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Davalı tarafça sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 9-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine, 10-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 6.000,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın red ve kabul oranına göre hesaplanan 5.958,88 TL'sinin 6831 sayılı Kanuna göre davanın açılmasına sebebiyet veren davalıdan tahsili, 41,12 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, Dair karar davacı vekilinin yüzüne davalı tarafın yokluğunda miktar itibarı ile kesin olarak karar verildi. 08/09/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır