İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/222 E. 2026/770 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/222
Karar No
2026/770
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/222 Esas KARAR NO : 2026/770

DAVA : Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/03/2026 KARAR TARİHİ : 15/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle; Müvekkil şirket ile davalı arasında 14.04.2025 tarihinde .... Noterliği nezdinde ... yevmiye numaralı “Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi” akdedildiğini, müvekkilin İstanbul İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 16010 ada, 48 parselde kayıtlı “... Konutları” projesindeki C Blok, Zemin Kat, 7 No’lu bağımsız bölümü KDV dâhil 5.600.000,00 TL bedelle satın alındığını, Sözleşmenin 9.1. maddesine göre taşınmazın fiili teslim tarihi herhangi bir tereddüde yer vermeyecek şekilde 31.05.2025 olarak kararlaştırıldığını, inşaatın tamamlanmasında gecikmeler veya mücbir sebeplerin varlığı halinde teslim tarihine 6 aylık bir ek sürenin eklenebileceği hüküm altına alındığını, davalının kötü niyetli bir şekilde bu süreyi kullandığını, teslim tarihini 30/11/2025 tarihine ötelemeye çalıştığını, teslimdeki gecikmeye gerekçe olarak 6 Şubat 2023 tarihindeki öngörülemeyen neden olarak ileri sürdüğünü, taraflar arasındaki sözleşmenin 2 yıl 2 ay sonra 14.04.2025 tarihinde akdedildiğini, davalının dayandığı ek sürenin bitimi olan 30.11.2025 tarihinde taşınmazın teslimini gerçekleştirdiği gibi dava tarihi itibariyle da teslime yönelik müvekkil tarafa herhangi bir bildirim yapmadığını, munzam zararın müvekkil talebe usul ve yasa ve yerleşik yargıtay içtihatlarına uygun olduğunu, sözleşmede öngörülen asıl teslim tarihi olan 31.05. 2025 tarihinden itibaren tahakkuk eden gecikme tazminatının şimdilik 11.000,00-TL lik kısmını ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, 31.05.2025 tarihinden itibaren oluşan ve cezai şartı aşan kira kaybını zararımızın karşılığı olarak şimdilik 10.000,00-TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, davalının mal varlığı üzerine ihtiyati haciz kararı verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini arz ve talep etmiştir. Davalı Vekilinin Mahkememize Sunmuş Olduğu Cevap Dilekçesinde Özetle; Davacı tarafın sözleşme akdedilirken satıcıya ek teslim süresi verilmesini kabul ettiğini, Davacı tarafın gecikme tazminatının (cezai şartın) 31.05.2025 tarihinden başlayacağına ilişkin beyan ve talepleri hukuka aykırı olduğunu, huzurdaki yargılama cezai şart ile mahrum kalınan kira bedelinin bir arada talep edilemeyeceğini, davacının taleplerini kabul etmediklerini, aradaki sözleşme kararlaştırılan teslimi gecikmesi halinde ifaya eklenen ceza koşulunu talep edildiğini, sözleşmede kararlaştırmadığının için ayrıca rayiç kira bedeli kaybı talep edilemeyeceğini, davacı tarafın dava dilekçesinde dayanak olarak kullanmış olduğu yargıtay kararları doğrudan somut olaya uygun olmadığı gibi müvekkil taraftan yapılan araştırmalarda dayanak gösterilen kararlara rastlanmadığını, davacının rayiç kira bedeli kaybı talebinin reddini, davacının gecikme tazminatı talebinin reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini arz ve talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, taşınmazın geç tesliminden kaynaklanan zararın tahsili istemine ilişkindir. Yargılama devam ederken davacı vekilinin 09/09/2026 havale tarihli dilekçesi ile, tarafların anlaştığını ve bu nedenle huzurdaki davadan feragat ettiklerini ve dosyanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. Davadan feragat HMK'nın 307. ve 309. maddeleri hükümleri gereğince uyuşmazlığı ve dolayısıyla davayı sona erdiren, davalı tarafın kabulünü gerektirmeyen ve kesin mahkeme hükmünün hukuksal sonuçlarını doğuran bir taraf işlemidir. HMK'nın 309. maddesi hükmüne uygun olarak davadan feragatinin mahkemece saptanması halinde feragat sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekir. Bilindiği üzere, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 22. maddesinde, davadan feragat ya da davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınacaktır. Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, Davadan ön inceleme duruşması yapıldıktan sonra feragat edildiği, davanın reddi sonucuna göre yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması gerektiği ve davacı vekilinin davadan feragate yetkili olduğu anlaşılmakla; açıklanan nedenlerle davanın feragat nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere; 1-Davanın feragat nedeniyle reddine, 2-Feragat ilk celseden sonra vuku bulduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan 732,00-TL maktu harcın 2/3 oranında hesaplanan 488,00-TL harcın peşin haçtan artan 244,00-TL'nin dava kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacının karşıladığı harç ve yargılama giderlerinin kendi üzerlerine bırakılmasına, 4-6325 sayılı kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri olan 6.000,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 5-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine, 6-Talep bulunmadığından tarafların lehine ve aleyhine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere karar verildi.18/09/2026

Katip ... Hakim ... e-imzalıdır e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/222, K. 2026/770, T. 15.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-222-e-2026-770-k-73520f05a312