İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/22 E. 2026/50 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/22
- Karar No
- 2026/50
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2026/22 Esas KARAR NO:2026/50 DAVA: Alacak (Ticari Nitelikteki İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 02/02/2024 KARAR TARİHİ: 14/01/2026
MAhkememizin ---- Esas sayılı dosyasına birleştirilen----tarihli celsesinde birleşen dosyanın tefriki ile ayrı bir esasa kaydedilmesine karar verilmiş olmakla dosya incelendi:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkillerinin murisi ---- davalılar ----diğer kardeşleri ----müştereken hareketle---- tarihinde her biri eşit oranda hissedar olmak suretiyle kurduklarını, bahse konu kişilerin, ortak oldukları ----tarihinde ve ----- tarihinde kurmak suretiyle ticari faaliyetlerine müştereken devam ettiklerini, bir yandan ----Üzerinden üretimini yaptıkları ürünlerin satışı, diğer yandan ------üzerinden ise distribütörlük anlaşmasıyla ---- sayılı şirketlerinin ürünlerinin toptan satış ve pazarlamasını yaptıklarını, ortaklar arasında yaşanan sorunlar nedeniyle önce ortaklardan ----- yönetim görevlerinden istifa ettiğini, akabinde de ---- ortaklıktan ayrıldığını, kalan ortakların ----payının bedeli ödenmesi karşılığında eşit olarak ortaklar arasında paylaştırılması hususunda anlaştıklarını, ---- ortaklıktan ayrılma sürecinin uzun sürdüğünü, ancak ---- tarihli mailinde de görüleceği üzere ----payının kalan ortaklar arasında, yani 2 davalı, davacılar murisi --- dava dışı ----- arasında payın değerlemesi yapılarak eşit paylaşılacağı hususunun sabit olduğunu, inançlı işlem kapsamında ---- devir ile ---- adına tescil edilen -------adet payın müvekkilleri adına veraset ilamındaki miras payları oranında aidiyetinin tespiti ve pay defterine kayıt ve tescili ile dava tarihine kadar olan süreçteki kar payının tespiti ve müvekkillerine ödenmesinin, mahkeme aksi kanaatte ise ---- davalılar tarafından alınan payın, bedelinin şirket kaynaklarından ödenmesi nedeniyle TTK 553 m gereğince şirket yönetim kurulu üyesi davalıların sorumluluğu söz konusu olduğundan ve şirketi zarara uğratmaları nedeni ile ödenen pay bedelinin şirkete ödenmesine dair tazminat talebinde bulundukları görülmüştür.
CEVAP:Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların davaya konu ettikleri şirket pay bedelinin kendileri veya murisleri----- tarafından ödendiğine dair dosyaya herhangi banka ödeme belgesi veya ödeme makbuzu sunamadıklarını, bu nedenle murislerine ait olduğu iddia edilen ---- devir ile--- adına tescil edilen --- adına tescil edilen---- adet payın iptali ve davacı mirasçılar adına tescili talebinin yerine olmadığını, bununla birlikte terditli talep bakımından yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu ve buna bağlı açılan tazminat talebinin kabulü için kanunun aradığı şartların somut olay bakımından oluşmadığını işbu taleplerin de yerinde olmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, davalılar adına tescillli olan bir kısım şirket paylarının iptali ve davacılar adına tescili, terditli olarak TTK m. 553 kapsamında açılan sorumluluk davası istemine ilişkin olup, önce ---- tarihinde----Esas sayılı dosyasında açılmış, Mahkemesince verilen -----tarihli karar ile Mahkememizin ------ Esas sayılı dosyasına birleştirilmek üzere gönderilmiş ve Mahkememizin ----- sayılı dosyasının --- tarihli celsesinde birleşen dosyanın tefrikine karar verilmesi üzerine anılan dosya işbu esas sırasına kaydedilmiştir.Davacılar vekili tarafından sunulan ---- tarihli dilekçe ile özetle; görülen lüzum üzerine iş bu davadan feragat ettiklerini tarafların anlaşması uyarınca karşılıklı olarak herhangi bir suretle vekalet ücreti, harç ve yargılama gideri talepleri bulunmadığını beyan etmiştir.Davalılar vekilince sunulan ---- tarihli dilekçe ile özetle; Davacıların feragati nedeniyle, taraflarının da feragat edenlerden vekalet ücreti ve yargılama talebi olmadığını, Bu nedenle feragat nedeniyle, taraflar lehine avukatlık ücreti ve yargılama giderine hükmedilmeksizin, davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.Feragat, HMK md. 307 maddesi gereğince davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir Feragat, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır.Feragatin hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Feragat, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir (HMK md. 310). Feragat, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur (HMK md. 311).Sonuç olarak mahkememizce yapılan değerlendirmede; davacı vekilinin davadan feragat ettiği, davadan feragate dair vekaletnamesinde özel yetkisi bulunduğu, tarafların karşılıklı olarak yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri bulunmadığı görülmekle feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-)Davanın Feragat Nedeniyle REDDİNE, 2-)Karar ve ilam harcı olan 732,00-TL harçtan peşin yatan 1.707,75 TL harçtan mahsubu ile bakiye 975,75-TL harcın kararın kesinleşmesini müteakip talep halinde davacıya iadesine, 3-)Tarafların karşılıklı olarak birbirlerinden yargılama gideri ile vekalet ücreti talepleri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 4-)Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK. madde 333/1 uyarınca re'sen yatırana iadesine, 5-)Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde karar verildiğinden, 6100 sayılı HMK madde 27/1-2 uyarınca kararın taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık yasal süre içerisinde ------- Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf Kanun Yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 14/01/2026