İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2026/210 E. 2026/242 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2026/210
- Karar No
- 2026/242
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/210 Esas KARAR NO : 2026/242
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/10/2025 KARAR TARİHİ : 01/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;müvekkili ile davalı arasında 16/04/2022 tarihinde ... devrine ilişkin imzalanan komisyon sözleşmesi imzalandığını, sözleşme gereğince konusu eczane devir, satış, kiralama gibi işlemlere aracılık edilmesi olarak kararlaştırılıp davalı tarafından da bu sözleşme şartları açıkça kabul edildiğini, sözleşmenin 6. maddesi ile müvekkile, sözleşme süresi boyunca davalının başka bir aracıyla çalışmasını engelleyen münhasır aracılık yetkisi verildiğini, sözleşmenin 3. maddesi uyarınca, aracı tarafından başlatılan iş görüşmelerinin sözleşme süresinin dolmasından sonra olumlu sonuçlanması halinde dahi, aracı'nın ücrete hak kazanacağı açıkça düzenlendiğini, davalı taraf, sözleşme süresi dolmuş olsa dahi, müvekkille olan hukuki ilişkisini kesmemiş, tam tersine düzenli telefon görüşmeleri, iletişim, bilgi aktarımı ve müşteri yönlendirmeleri şeklinde devam ettirildiğini, bu durum, tarafların, yazılı sözleşme süresi sona ermiş olsa bile, ticari hayatın gerektirdiği karşılıklı inanç sözleşmesi (güvene dayalı ilişki) çerçevesinde faaliyetlerini sürdürdüğünü somutlaştırmadığını, müvekkili iyi niyetle hizmet vermeye devam etmiş, davalı da bu hizmeti almayı sürdürdüğünü, ayrıca, müvekkilinin başlattığı iş görüşmeleri ve bağlantılar neticesinde davalı, sözleşmenin süresi bitse dahi alacak doğurucu işi gerçekleştirdiğini, bu durum, sözleşmenin 3. maddesindeki "sözleşme süresinin dolmasından sonra olumlu bir şekilde sonuçlanması" hükmü uyarınca müvekkilinin ücrete hak kazandığını kanıtlamadığını, müvekkili, davalıya sağladığı bağlantı ve hizmetler neticesinde komisyon alacağına hak kazandığını, sözleşmenin 4. maddesi uyarınca bu ücret, anlaşma sağlanmasını müteakiben iki gün içinde nakden ve defaten ödenmesi gerektiği, müvekkilinin alacağa hak kazandığı, sadece yazılı belgelerle değil, aynı zamanda taraflar arasındaki sürekli ilişkiyi gösteren telefon görüşme kayıtları, HTS raporları ve özellikle WhatsApp (WP) yazışmaları ile ispat edileceğini, izah edilen nedenlerle icra takibine davalı yan tarafından yapılan haksız itirazın iptali, takibin devamı, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi ve yargılama giderleri ile ücret-i vekaletin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini, davamızın kabulüne, itirazın iptaline, ve takibin devamına, asıl alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, her türlü yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasını, talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;müvekkili Bahçeşehirde bulunan eczanesini işletmekteyken 2022 yılında farklı yatırımlar yapmak için eczanesini devir etmek için ilan vermesi üzerine davacı ile tanıştığı, davacı müvekkile eczanesinin devri konusunda yardımcı olacağını beyan etmesi üzerine müvekkili davacıya farklı yatırımlar yapacağını bu nedenle 3 aylık kısa bir sürede eczaneyi devretmek istediğini beyan ettiğini, bunun üzerine davacı tarafından müvekkiline 3 ayla sınırlı olmak üzere komisyon sözleşmesi imzalatıldığını, aradan geçen süreçte davacı müvekkile hiç bir şekilde müşteri bulamamış ve 3 aylık süreçte dolduğundan aralarındaki komisyon sözleşmesi de son bulduğunu, müvekkili eczanesinin devri için kısa sürede müşteri çıkmadığı ve yatırım fırsatı da kaçtığı için eczanesini devretmekten de vazgeçmediğini, 2022 yılından 2025 yılana kadar müvekkille davacı hiç bir şekilde iletişimde olmadığını, müvekkili yaşınında ilerlemesi ile 2025 yılında eczanesini tekrar devir etme kararı almış ve bu durumu yakın çevresine söylediğini, müvekkilinin eczanesini devir etmek istediğini bir şekilde öğrenen davacı müvekkili arayarak müşteri olduğunu beyan etmesi üzerine tekrar iletişime geçtiklerini, müvekkili görüştüğü başka müşteriler olduğunu müşteri bulması halinde eczanesini gösterebileceğini fakat hiç bir şekilde komisyon vermeyeceğini açıkça belirttiğini, davacı da komisyon ücretlerini karşı taraftan alacağını müvekkilinden hiç bir talebi olmadığını açıkca beyan ettiğini, sonraki süreçte müvekkili davacının devir için ısrarcı tutumu nedeniyle devir için istediği rakamın altında bir bedelle eczanesini ...'a 27.09.2024 tarihinde 500.000,-TL karşılığında devir ettiğini, davacı, komisyon ücretini eczaneyi devir alan Özge Kayan'dan aldığını, müvekkili eczanesini devrettikten bir süre sonra davacı müvekkili arayarak komisyon ücreti istemediğini, bunun üzerine müvekkili kendisine komisyon vermeyeceğini ve bu şekilde anlaşmadıklarını ısrarcı olunması nedeniyle eczaneyi ederinin altında devrettiğini beyan ettiğini, davacı bunun üzerine müvekkile 3 yıl önce sadece 3 aylık geçerliliği olan komisyon sözleşmesinin olduğundan bahisle icra takibi yaptığını, müvekkilce icra takibine itiraz edilmiş olup arabuluculuk sürecinde de taraflar anlaşamadığını, müvekkilinin imzalamış olduğu komisyon sözleşmesi 3 aylık süre dolduğundan ve yazılı olarak yenilenmediğinden sona erdiğini, davacı ile müvekkili 3 yıl boyunca hiç bir şekilde iletişim kurmamış 3 yılın sonunda davacı müvekkile eczaneye alıcı bulduğunu belirterek şahitlerin huzurunda komisyon almayacağını beyan ettiğini, Komisyon bedelini sadece eczaneyi devralan kişiden alacağını beyan ettiğini, kabul anlamına gelmemekle hesaplanan komisyon miktarı da fahiş olup dayanaksız hesaplandığını, noter devrinde belirtilen rakam üzerinden komisyon sözleşmesinde ki oran dikkate alındığında komisyon tutarı 500.000 TL/ %3 = 15.000 TL olduğunu, müvekkilinin hiç bir şekilde davacıya komisyon borcu bulunmamakta olup haksız ve mesnetsiz davanın reddine, dosyaya ibraz edilen bilgi ve belgelerden davacının kötüniyetli olarak takibe geçtiği ve huzurdaki davayı ikame ettiği açık olduğundan %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatı ödemesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine, davanın yetkili mahkemede açılmadığını, yetkili mahkemenin İstanbul Mahkemeleri olduğunu, davacı tarafın müvekkilinden herhangi bir alacağının bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkememizce ... Ticaret Sicil Müdürlüğü ve Gelir İdaresi Başkanlığı ile yazışmalar yapılmıştır. İstanbul defterdarlığı 24/03/2026 tarihli cevabi yazısının "...... kimlik numaralı mükellef ...'ın VUK'un 177.Maddesine göre 2024 vergilendirme döneminde 1.sınıf tacir olduğu,bilanço usulüne göre defter tuttuğu görülmüş olup, 30/10/2024 tarihinde faaliyetini sonlandırmıştır..." yönünde olduğu anlaşıldı. ... Vergi Dairesi Müdürlüğünün 11/03/2026 tarihli cevabi yazısının"...Müdürlüğümüzün ... vergi kimlik numaralı mükellef ... hakkında yapılan sistem kayıtları tetkikinde; Ödevli kurum;01/01/2025 tarihinde ... - KENDİNE AİT VEYA KİRALANAN GAYRİMENKULÜN KİRALANMASI VE İŞLETİLMESİ faaliyeti ile işe başladığı ve faaliyetine devam ettiği görülmüştür. Dairemize verilen 2024 dönemini kapsayan Yıllık Gelir Vergisi ve 2024 dönemini kapsayan Yıllık Gelir Vergi Beyananmesinde işletme esasına göre defter tuttuğu görülmüştür.Mükellefin 213 Sayılı Vergi Usul Kanunun 176-177.maddeleri kapsamında ikinci sınıf tüccar olduğu kayıtlarımızın tetkikinden anlaşılmıştır." yönünde olduğu anlaşılmıştır. İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün 12/03/2026 tarihli yazısının "...Gerçek ve tüzel kişi tacirlerin ticaret unvanlarının tasnifinden meydana gelen sicil fihristimizde yapılan incelemede yazınızda verilen ... ve ...'ın faal gerçek kişi ticari işletme kaydı bulunamamıştır." yönünde olduğu anlaşılmıştır. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 4.maddesinde, bu kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı, aynı kanunun 5.maddesinin 2. fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu kanunun 4.maddesi hükmünce ticari sayılan davalara ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir. Bir hukuki işlemin veya fiilin TTK'nun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen bu kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bir hukuki işlemin veya fiilin olması gerekir. Tüm dosya kapsamı değerlendirilmekle; Somut olayda İstanbul Defterdarlığı, Esenyurt Vergi Dairesi ve İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğünün ceabı yazılarından; ...'ın işletme defteri tuttuğu ve esnaf sınırında kaldığı anlaşılmıştır. Davalı ... her ne kadar bilanço esasına göre defter tutuyor ise de, faaliyetini 30/10/2024 tarihinde sonlandırdığı, dava tarihi itibariyle tacir olmadığı, davacı ve davalı adına gerçek kişi işletme kaydı bulunmadığı ve tarafların tacir olmadıkları anlaşıldığından, görev hususunun mahkemece resen her aşamada değerlendirilebileceği, davanın niteliği itibari ile 6102 Sayılı Kanunun 4-5.md kapsamında kalmadığı bu haliyle 6100 Sayılı Kanunun 2.maddesinde yer alan ''Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın mal varlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça Asliye Hukuk Mahkemesidir.'' hükmü gereğince davaya bakma görevi Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğundan Mahkememizin Görevsizliğine, dosyanın talep halinde ve karar kesinleştiğinde, yetkili ve görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi'ne Gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın talep halinde ve karar kesinleştiğinde, yetkili ve görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE, 2-HMK 20/1 maddesi gereğince, mahkememiz kararının kesinleşme tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi durumunda DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, 3-Harç, vekâlet ücreti, arabuluculuk ücreti, yargılama giderleri konusunda görevli mahkemece karar verilmesine, 4-Davacı tarafından, HMK 20/1 maddesi gereğince işlem yapılmaz ve davanın açılmamış sayılmasına karar verilirse; davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, alınması gerekli harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 5-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde, davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın davacıya iadesine, Dair tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 01/04/2026
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır