İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/208 E. 2026/625 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/208
Karar No
2026/625
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/208 Esas - 2026/625 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C ANKARA ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ K A R A R

ESAS NO : 2026/208 Esas KARAR NO : 2026/625

....

DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/03/2026 KARAR TARİHİ : 16/07/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 14/08/2026 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait ... plakalı aracın .... numaralı ve 03.12.2023 ile 03.12.2024 vadeli poliçe ile ... A. Ş. nezdinde kasko sigortası ile sigortalandığını, 23.02.2024 tarihinde meydana gelen kaza neticesinde araçta hasar oluştuğunu, hasarın karşılanması için sigorta şirketine yapılan başvurunun sonuçsuz kaldığını, görevlendirilen eksper tarafından araçtaki zararın K. D. V. dahil 160.522,80 TL olarak tespit edildiğini, Daha Sonra Sigorta Şirketine Karşı Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde .... sayılı dosya ile yapılan başvuruda bilirkişi raporuyla zararın 130.189,42 TL olarak belirlendiğini, Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından K-2025/185680 sayılı karar ile sigorta şirketinin zararın teminat dışında kaldığına dair somut delil sunamadığı gerekçesiyle 130.189,42 TL maddi tazminatın 31.03.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline hükmedildiğini, davalı sigorta şirketinin bu karara itirazı üzerine açılan 2025.i. 55239 sayılı itiraz dosyasında İtiraz .... sayılı dosyaların celbinin gerektiğini, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 130.189,42 TL hasar bedelinin 31.03.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsilini talep ettiğini, ayrıca müvekkil tarafından eksper için ödenen K. D. V. dahil 6.885,00 TL tutarındaki ekspertiz ücretinin de yargılama giderlerine dahil edilerek davalıdan alınmasını istediğini, uyuşmazlığa ilişkin zorunlu arabuluculuk sürecinin anlaşamama ile sonuçlandığını belirterek 130.189,42 TL hasar tazminatı, 6.885,00 TL ekspertiz ücreti ile tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı.... adına düzenlenen 03/12/2023-03/12/2024 tarihli genişletilmiş kasko sigorta poliçesi kapsamında hasar başvurusu yapıldığını, ancak hasarın meydana geliş biçiminin ispat edilemediğini, sürücünün olay yerinde kolluk birimi çağırmadığını ve resmi tutanak tutturmadığını, aracın emniyet şeridine park edilmesinin Türk Ticaret Kanunu 1448. maddesi uyarınca ağır kusur teşkil ettiğini, eksper ve araştırmacı raporları neticesinde sürücünün çelişkili beyanlarda bulunduğunu, kaza anına ilişkin hiçbir somut delil sunulmadığını, sürücünün alkol ölçümü yaptırmadığını, bu durumun sigorta suistimali şüphesi doğurduğunu, davacının doğru beyan yükümlülüğünü ihlal ettiğini, ispat yükünün davacıya geçtiğini, emsal Yargıtay kararları uyarınca talebin teminat dışı kaldığını, asla kabul anlamına gelmemek kaydıyla TTK 1448 kapsamında tazminattan indirim yapılması gerektiğini, aracın anlaşmasız servise çekilmesi nedeniyle poliçedeki yüzde 25'lik tenzili muafiyetin uygulanması gerektiğini, müvekkil şirketin iskonto anlaşmaları gereği fahiş hesaplamalardan sorumlu tutulamayacağını, davacı tarafından temin edilen ekspertiz raporu ücretinin Sigorta Eksperleri Atama Yönetmeliği'nin 11. maddesi gereği davacı üzerinde bırakılması gerektiğini, KDV sorumluluklarının bulunmadığını, müvekkil şirketin temerrüde düşmediğini, faiz türünün avans faizi değil yasal faiz olması gerektiğini, dava açılmasına sebebiyet vermediklerinden yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu olmadıklarını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan araç hasar bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkememizce Aldırılan 24/06/2026 Tarihli Bilirkişi Raporunda; Rizikonun, kasko teminat kapsamına giren bir çarpma/hareket hasarı niteliğinde olduğu; hasarın varlığının davalının kendi eksperince de tespit edildiğinin değerlendirildiği, TTK m.1409/2 uyarınca teminat dışılığı ispat yükü davalı sigortacıda olup; dayanak araştırma raporu, teminat dışılığı somut/müspet delille ortaya koymamakta, yalnızca “doğrulayamama” bildirdiği, İhmalin kasta dönüştürülmesi ve A.5'te yer almayan “kusur” unsurunun teminat dışı sayılması hukuken yerinde görülmediği, bu nedenle mevcut delil durumuna göre rizikonun teminat kapsamında kabulü gerektiğinin değerlendirildiği, İhbar ve bilgi verme külfetlerine aykırılık iddiası; hasarın belirlenebilmiş olması ve korunması gereken bir rücu hakkının bulunmaması karşısında, tazminatı tümden ortadan kaldıran bir sonuç doğurmadığı, Davacının ayrıca atadığı eksper için talep ettiği 6.885,00 TL ekspertiz ücretinin, TTK m.1426 ile Sigorta Eksperleri Atama Yönetmeliği m.11/4 çerçevesinde tartışmalı olduğu; bu kalemin takdirinin Mahkemeye ait olduğunun değerlendirildiği, Raporun III. Bölüm "B" maddesinde açıklandığı üzere, dosya içeriğinde yer alan 3 ayrı rapor, kazaya ilişkin fotoğraflar ve ... plakalı ticari kamyonun hasar bölgesine ilişkin fotoğraflar da incelendiğinde ön kısımlarından hasar almış olan aracın onarımı sırasında kullanılan parça-malzemelerin ve işçilik uygulamasının .... sayılı dosya kapsamında sunulan 04.04.2025 tarihli bilirkişi raporunda belirtildiği şekilde olmasının uygun olduğu, parça-malzeme ve işçilik tutarlarının da uygun olduğu, dolayısıyla kazada meydana gelen hasar miktarının KDV dahil iskontolu olarak 130.189,42 TL olduğu, şayet %25 muafiyetli ödenecek ise miktarın 97.642,06 TL olduğu, KDV hariç iskontolu olarak 108.491,19 TL olduğu, şayet %25 muafiyetli ödenecek ise miktarın 81.368,39 TL olduğu, Davacı şirket tarafından .... Şti.'ye düzenletilen 17.10.2024 tarihli ekspertiz raporu nedeniyle oluşan KDV dahil 6.885,00 TL tutarındaki eskpertiz bedelinin tutar olarak uygun olduğu, Mahkeme tarafından ekspertiz bedelinin davalı kasko firması tarafından ödenmesi gerektiğine karar verilmesi halinde toplam bedelin; 130.189,42 TL (KDV dahil) + 6.885,00 TL = 137.074,42 TL olacağı, şayet %25 muafiyetli ödenecek ise 97.642,06 TL + 6.885,00 TL = 104.527,06 TL olacağı, 108.491,19 TL (KDV hariç) + 6.885,00 TL = 115.376,19 TL olacağı, şayet %25 muafiyetli ödenecek ise 81.368,39 TL + 6.885,00 TL = 88.253,39 TL olacağı bildirilmiştir. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler, tarafların iddia ve savunmaları ile alınan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; davacıya ait ... plakalı aracın, davalı ... A.Ş. tarafından ....numaralı ve 03.12.2023-03.12.2024 vadeli genişletilmiş kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu, dava konusu rizikonun 23.02.2024 tarihinde poliçe yürürlükte iken meydana geldiği anlaşılmıştır. Dava konusu olayda, sigortalı aracın park halinde bulunduğu sırada kendiliğinden hareket ederek yol kenarındaki bariyerlere çarpması sonucunda hasarlandığı, olayın davacı tarafından bildirildiği ve araç üzerinde hem davalı sigorta şirketince görevlendirilen eksper hem de dosya kapsamında alınan diğer ekspertiz ve bilirkişi raporları ile inceleme yapıldığı anlaşılmaktadır. Davalı sigorta şirketinin kendi eksperince düzenlenen 17.03.2024 tarihli raporda da aracın sol ön kesiminden hasar gördüğü, tamir olunacak kısımların belirlendiği ve hasar miktarının hesaplandığı görülmektedir. Dolayısıyla rizikonun gerçekleştiği ve araçta dava konusu hasarın meydana geldiği hususu dosya kapsamı ile sabittir. Kasko poliçesinin teminat kapsamına ilişkin hükümlerinde, gerek hareket gerek durma hâlinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, devrilmesi, düşmesi ve yuvarlanması gibi kazaların teminat kapsamında bulunduğu düzenlenmiştir. Somut olayda aracın hareket ederek yol kenarındaki bariyerlere çarpması şeklinde meydana gelen rizikonun poliçede düzenlenen teminat kapsamında kaldığı değerlendirilmiştir. Davalı sigorta şirketince ise hasarın teminat kapsamında bulunmadığı, sürücünün aracı emniyetli şekilde park etmediği, olayın oluş şeklinin doğrulanamadığı ve sigortalının bilgi ve belge verme yükümlülüğünü yerine getirmediği ileri sürülmüştür. Ancak davalı tarafından dayanılan araştırma raporunun, hasarın teminat dışında kaldığını ortaya koyan somut ve kesin bir delil niteliğinde olmadığı; raporda esas itibarıyla olayın ve bazı beyanların doğrulanamadığının ifade edildiği, sürücünün ihmalinin ise varsayımsal değerlendirmelerle kasta dayanan sorumluluk hâli olarak nitelendirildiği anlaşılmıştır. Bilirkişi heyetince de ihmalin kendiliğinden kasta dönüştürülemeyeceği, kasko sigortasının niteliği gereği sürücünün kusurundan kaynaklanan hasarların da kural olarak teminat kapsamında bulunduğu ve davalı sigortacının teminat dışılık iddiasını somut delillerle ispatlayamadığı değerlendirilmiştir. Bu itibarla, davalı sigorta şirketinin hasarın teminat dışında kaldığı yönündeki savunmasına itibar edilmemiş, dava konusu rizikonun kasko poliçesi kapsamında bulunduğu kabul edilmiştir. Hasar miktarı yönünden yapılan incelemede ise dosyada mevcut ekspertiz/bilirkişi raporu, kazaya ilişkin fotoğraflar ve aracın hasar bölgelerine ilişkin görseller değerlendirilmiş; aracın onarımında kullanılan parça ve malzemeler ile işçilik uygulamalarının uygun olduğu ve hasar miktarının ..... dosyasında alınan 04.04.2025 tarihli bilirkişi raporunda belirtilen şekilde belirlenmesinin yerinde olduğu sonucuna varılmıştır. Buna göre dava konusu araçta meydana gelen gerçek hasarın KDV dahil ve iskontolu olarak 130.189,42 TL olduğu bilirkişi heyetince tespit edilmiştir Davalı tarafça poliçede yer alan %25 oranındaki muafiyetin uygulanması gerektiği savunulmuş ise de, söz konusu muafiyetin anlaşmalı yetkili servis dışında onarım hâlinde uygulanacağı düzenlenmiş olup, somut olayda davalı sigorta şirketinin hasar ihbarı sonrasında zararı teminat kapsamında kabul etmeyerek ödeme yapmaktan kaçınması nedeniyle davacının anlaşmalı servis üzerinden onarım sürecinden yararlanmasının fiilen mümkün olmadığı anlaşılmıştır. Sigortacının kendi ret iradesiyle uygulanma imkânını ortadan kaldırdığı bir poliçe şartından, sonradan sigortalı aleyhine sonuç çıkarılması dürüstlük kuralı ile bağdaşmayacağından, somut olay bakımından %25 muafiyet uygulanması cihetine gidilmemiştir. Aynı şekilde, davalı sigorta şirketince parça tedariki yoluyla elde edilebilecek iskontoların uygulanması gerektiği ileri sürülmüş ise de, hasar başvurusunun davalı tarafından teminat dışılık gerekçesiyle reddedilmesi nedeniyle parça tedarik ve onarım sürecinin sigorta şirketi tarafından gerçekleştirilmediği, davacının ise sigorta şirketinin parça tedarik etmesine veya anlaşmalı servis üzerinden onarım yapılmasına engel olduğuna dair dosyada herhangi bir delil bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle, sigortacının kendi iradesiyle kullanmadığı tedarik imkânına dayanılarak davacı aleyhine ayrıca bir indirim yapılması da hakkaniyete ve sözleşmenin uygulanmasına ilişkin dürüstlük kuralına uygun görülmemiştir. Nitekim bilirkişi heyetinin teknik değerlendirmesinde de kazada meydana gelen hasar miktarının KDV dahil iskontolu 130.189,42 TL olduğu, %25 muafiyet uygulanması hâlinde ise 97.642,06 TL'ye düşeceği belirtilmiş; hasarın parça ve işçilik yönünden 130.189,42 TL olarak belirlenmesinin uygun olduğu açıkça ortaya konulmuştur. Mahkememizce, yukarıda açıklanan nedenlerle %25 muafiyetin uygulanmaması gerektiği kabul edildiğinden, davacının talep edebileceği hasar tazminatı 130.189,42 TL olarak belirlenmiştir. Davalı sigorta şirketinin, davacıya ait araçta meydana gelen ve poliçe kapsamında kalan hasar nedeniyle tazminat ödeme yükümlülüğü bulunduğu, davacının zararının 130.189,42 TL olduğu ve davalı sigorta şirketinin ödeme yapmaması nedeniyle temerrüde düştüğü kabul edilmiştir. Davacı tarafça talep edilen faiz başlangıç tarihi sigorta şirketine başvur tarihinden itibaren 45 gün sonrası olan 12.04.2024 tarihi esas alınarak, hüküm altına alınan 130.189,42 TL tazminatın bu tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere; Davanın kabulü ile, 130.189,42 TL'nin 12.04.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, İş bu dava nedeniyle alınması gerekli 8.893,23 TL harçtan 2.223,31 TL peşin harcın mahsubu ile kalan 6.669,92 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan 87,90 TL posta ve tebligat gideri, 12.000,00 TL bilirkişi ücreti, dava açılırken ödenen 2.955,31 TL yargılama harcı olmak üzere toplam 15.043,21 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir ve tespit edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,

Dair davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde ....'da İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.16/07/2026

....

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/208, K. 2026/625, T. 16.07.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-208-e-2026-625-k-4d168185b030