İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/1630 E. 2026/557 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1630
- Karar No
- 2026/557
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/1630 Esas KARAR NO : 2026/557
DAVA : Zayi Belgesi Verilmesi DAVA TARİHİ : 10/08/2026 KARAR TARİHİ : 08/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Zayi Belgesi Verilmesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili olduğu şirketin yönetim kurulu karar defterinin, şirketin 05/08/2026 tarihinde gerçekleştirilen arşiv kontrolünde bulunamadığını, defterin kaybolduğu anlaşıldıktan sonra bugüne kadar şirket merkezi arşivi, muhasebe ve finans birimi, mali müşavir arşivi, şirketin hukuk ve danışmanlık dosyaları ile defterin daha önce ibraz edilmiş olabileceği ilgili dosyaların kontrol edildiği ancak yapılan kapsamlı aramalara rağmen deftere ulaşılamadığını, konu olan yönetim kurulu karar defteri, şirket yönetim ve temsil faaliyetlerine ilişkin kararların kayıt altına alındığı ticari defter niteliğinde olduğunu, defterin bulunamaması, şirketin geçmiş tarihli kararlarının fiziki aslıyla ibraz edilmesini ve gerektiğinde bu kayıtların denetim veya yargılama mercilerine sunulmasını güçleştirdiğini, müvekkilinin amacının kaybolan defterdeki kararları yeni bir deftere geriye dönük olarak aktarmak veya geçmişe ilişkin yeni kayıt oluşturmak olmadığını, talebin yalnızca defterin bulunamadığının ve ibraz edilemediğinin mahkemece değerlendirilerek zayi belgesi verilmesine yönelik olduğunu, bu nedenle açılan davanın kabulünü talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE Dava, TTK'nın 82.maddesine dayalı zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nın 82/7 maddesine göre; Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren otuz gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir.(1/7/2022 tarihli ve 7417 sayılı Kanunun 55 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan ‘’onbeş’’ ibaresi ‘’otuz’’ şeklinde değiştirilmiştir.) Söz konusu hükümde "yangın, su baskını, veya yer sarsıntısı gibi bir afet sebebiyle" defter ve belgelerin ziyaa uğramasından söz edildiği dikkate alınarak, sınırlayıcı bir düzenleme yapılmadığı kabul edilmelidir. Bu nedenle hükümdeki "gibi" sözcüğünden de anlaşılacağı üzere, tacirin elinde olmayan benzer olaylar da maddenin kapsamında düşünülmüştür. Bu nedenle tacirin, söz konusu hükümdeki defter ve belgelerin korunması amacıyla gereken dikkat ve ihtimamı göstermiş bulunması, diğer taraftan da ziyaa uğramanın onun iradesi dışında, elinde olmayan bir nedenle meydana gelmiş olması zorunludur (Yargıtay HGK'nın 25/09/1985, E. ..., K. ...tarih ve sayılı kararı). Bundan ayrı olarak, ticari defter ve belgelerin kaybedilmiş olduğu iddiasının, samimi ve inandırıcı bulunması da lâzımdır (Arkan, Sabih: Ticarî İşletme Hukuku, 24. Basıdan Tıpkı Basım, Ankara 2018, s. 382). 6102 TTK'nın 82/7 maddesinde; zayi belgesi verilebilecek haller tahdidi olarak sayılmıştır. Tacirin, anılan yasa maddesinden yararlanabilmesi için bir taraftan ticari defterlerin ve belgelerin korunması amacıyla gereken dikkat ve ihtimamı göstermiş bulunması, diğer taraftan da ziyaa uğramanın onun iradesi dışında, elinde olmayan bir nedenle meydana gelmiş olması zorunludur. Mücbir nedenlerin ispatı, bunu iddia eden tacire aittir. İleri sürülen mücbir nedenin dayandığı olayların defter ve belgelerin yok olması veya elden çıkması sonucunu doğuracak nitelik ve yoğunlukta olup olmadığı araştırılmalı ve irade dışında defter ve vesikaların tamamen veya kısmen kaybı yahut yok olması sonucu oluştuğunda mücbir neden kabul edilmektedir. Davacı tutmak ve saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgeleri özenle korumakla yükümlüdür. Ticari defterlerin zayi olması davalarında; ticari defter sahibinin, defterinin kaybolduğunu ve defterin muhafazası hususunda gerekli özeni gösterdiğini ispat etmesi gerekir. Somut olay, yukarıda anlatılan tespit, sunulan ve toplanan deliller ve yasal düzenlemeler çerçevesinde değerlendirildiğinde, davacı şirkete ait yönetim kurulu karar defterinin, şirketin 05/08/2026 tarihinde gerçekleştirilen arşiv kontrolünde bulunamadığı, davacı şirket tarafından defterin kasten imha edildiğine, üçüncü bir kişiye teslim edildiğine veya şirket iradesiyle ortadan kaldırıldığına ilişkin herhangi bir tespit bulunmadığını beyan ederek zayi belgesi verilmesini talep etmiş ise de; tacirin TTK'nın 82/7. maddesindeki düzenlemeden faydalanabilmesi için öncelikle ticari defterlerin korunması amacıyla gerekli dikkat ve ihtimamı göstermiş olması gerekmektedir. Somut olayda ise, davacı tarafın dava dilekçesinde yönetim kurulu karar defterinin zayi olduğunu iddia etmiş ise de talebi yönünden yukarıda yer verilen 6102 sayılı TTK m. 82/7 hükmünde düzenlenen koşulların gerçekleşmediği, davacının TTK'nun 82/7. Maddesindeki düzenlemeden faydalanabilmesi için öncelikle ticari defter ve ticari belgelerini korunması amacıyla gerekli dikkat ve ihtimamı göstermiş olması gerektiği, (Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin ...Esas, ... Karar ve 02/05/2017 tarihli kararı) kural olarak basiretli tacirin ticari defter ve belgelerinin muhafaza ve korunması için gereken önlemleri alması gerektiği, bu itibarla, ticari evrakları korumada gerekli dikkat ve özeni göstermediği anlaşılan davacıya zayii belgesi verilmesi koşullarının somut olayda mevcut olmadığı anlaşılmakla, davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken harcın peşin alındığından tekrar alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinden bırakılmasına, 4-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine, Kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul BAM nezdinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda karar verildi. 08/09/2026
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır