İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/1540 E. 2026/678 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1540
- Karar No
- 2026/678
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2026/1540 Esas KARAR NO :2026/678
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Vekâlet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:25/08/2026 KARAR TARİHİ:18/09/2026
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizde yapılan yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;taraflar arasında akdedilen 03.10.2022 tarihli taşınmaz simsarlığı ve vekâlet sözleşmesi uyarınca müvekkile her ay başında sabit bir bedel ödenmesi kayıtsız ve şartsız olarak taahhüt edildiği, müvekkil ile Davalı arasında, 03.10.2022 tarihinde Taşınmaz Simsarlığı ve Vekâlet Sözleşmesi akdedildiği, bu Sözleşme uyarınca Müvekkil’e ait olan Taşınmaz’ın yönetimi, üçüncü kişilere kiralanması ve taşınmaza dair tüm bu süreçlerin idaresi Sözleşme kapsamında Davalı’ya bırakıldığı, davalı, Taşınmaz’ın kiralanıp kiralanmadığına veya boş kalıp kalmadığına bakılmaksızın, müvekkile her ay başında sabit bir bedel ödemeyi taahhüt ve garanti etmiştir. Sözleşmenin 7.1. maddesi bu hususu açıkça düzenlediği, sözleşme kapsamında müvekkile ödenmesi gereken aylık sözleşme bedeli, 2026 yılı itibarıyla 62.000,00 TL olarak uygulandığı ve bu bedel, 2026 yılı Nisan ayına kadar davalı tarafından müvekkile eksiksiz bir şekilde ödendiği, sözleşme’nin “EK-1 SÖZLEŞME BEDELİ ÖDEME PLANI” başlıklı bölümünde, sözleşme bedellerinin sözleşmenin başlangıcından itibaren her ayın başında ödeneceği açıkça düzenlendiği, buna göre, ilgili aya ilişkin sözleşme bedeli ayın başlamasıyla birlikte muaccel hale gelmekte olup, ödemenin yapılması için ilgili ayın sona ermesi beklenmediği, nitekim, işbu dilekçe ekinde sunulan ödeme dekontlarının tarihleri de söz konusu ödeme planı ile uyumlu olduğu, müvekkil, 10.04.2026 tarihli cevap e-postasında söz konusu tek taraflı değişiklikleri kabul etmediğini, sözleşme uyarınca muaccel hale gelen ödemelerin zamanında yerine getirilmesi gerektiğini açıkça bildirdiği, buna rağmen Davalı herhangi bir cevap vermemiş, ayrıca Nisan 2026 ayına ilişkin ödemeyi de gerçekleştirmemiştir.Açıklanan nedenler sonucunda Müvekkil tarafından, muaccel hale gelmiş ve ödenmemiş Nisan 2026 ve Mayıs 2026 aylarına ilişkin toplam 124.000 TL tutarındaki Sözleşme Bedeli’nin tahsili amacıyla 22.05.2026 tarihinde .... İcra Dairesi’nin 2026/... Esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, icra takibinde alacak kalemi, taraflar arasındaki yazışmalarda kullanılan terminoloji nedeniyle “kira bedeli” şeklinde ifade edilmiş ise de takip dayanağı belge doğrudan taraflar arasında imzalanan Taşınmaz Simsarlığı ve Vekâlet Sözleşmesi olup, talep edilen tutarlar Sözleşme uyarınca Davalı’nın Müvekkil’e ödemekle yükümlü olduğu aylık Sözleşme Bedelleri’dir. Ancak Davalı, bu isimlendirmeye sığınarak ve taraflar arasındaki asıl hukuki ilişkiyi göz ardı ederek, takibe “kira sözleşmesi bulunmadığı”, “kira borcu bulunmadığı” ve “borçlunun alacaklıya karşı herhangi bir borcu bulunmadığı” gerekçeleriyle haksız ve kötü niyetli olarak 10.06.2026 tarihinde itiraz etmiş ve takibi durdurduğu, müvekkil ile davalı arasında akdedilen Taşınmaz Simsarlığı ve Vekâlet Sözleşmesi uyarınca Davalı, her ay başında ödemekle yükümlü olduğu Nisan 2026 ve Mayıs 2026 dönemlerine ilişkin toplam 124.000 TL Sözleşme Bedelleri’ni ödememiş; üstelik bu borcunu e-posta ile açıkça ikrar etmiş olmasına rağmen hakkında başlatılan icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiği, davalının Türkiye’deki faaliyetlerini sonlandırdığını bildirmesi, alacağın tahsilini tehlikeye düşürmekte olup ihtiyati haciz talebimizin koşulları oluştuğu, ayrıca, aynı Sözleşme’den kaynaklanan ve aynı fesih sürecine dayanan cezai şart ödemesi talepli .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2026/... E. sayılı dosyası ile işbu dava arasında açık hukuki ve fiili irtibat bulunduğundan birleştirme kararı verilmesi usul ekonomisi açısından zorunlu olduğu, yukarıda arz edilen nedenlerle ve Sayın Mahkeme tarafından re’sen nazara alınacak hususlarla birlikte, aşağıdaki taleplerimizin kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava dilekçesi, sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir. HMK'nın 166/1 maddesi uyarınca; "Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar. Aynı maddenin 4.fıkrasına göre; "Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır." .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2026/... Esas sayılı dosyası ile mahkememize işbu dava dosyasının usul ekonomisi açısından birlikte görülmesinin gerektiği, mahkememiz dosyası ile .... Asliye Ticaret Mahkemesi 2026/... Esas sayılı dosyası arasında fiili ve hukuki irtibat olması nedeniyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamanın .... Asliye Ticaret Mahkemesi 2026/... Esas sayılı dosyası üzerinden yürütülmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere; 1-Mahkememiz dosyasının .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2026/... Esas sayılı dosyası ile BİRLEŞTİRİLMESİNE, 2-Yargılamaya birleştirilen dosya üzerinden devam edilmesine, mahkememiz esasının bu şekilde kapatılmasına, 3-Yargılama harç ve giderlerinin birleştirilen dosyada karara bağlanmasına, Dair, HMK 168/1 maddesi uyarınca esas hakkındaki hüküm ile birlikte İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak tarafların yokluğunda dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 18/09/2026
Katip ...
Hakim ...